YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Dikkat: Göz sağlığı için hangi besinler yenilmeli?​
Dikkat: Göz sağlığı için hangi besinler yenilmeli?​
24 Aralık 2015 23:11
İnsanların önem verdiği organların başında göz geliyor. Dikkat ile gözdeki görme kayıpları önlenebiliyor. Yediğiniz besinden izlediğiniz şeylere kadar dikkat edilmesi gerekirken uzmanlar hangi besinlerin göze faydalı olduğunu açıkladı.

Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Coşar, göz sağlığında doğal çözümler ve doğru beslenme ile ilgili olarak açıklama yaptı. Coşar, aynı zamanda halk arasında yaygınlaşmış ve doğru kabul edilen uygulamalar hakkında da bilgi verdi. Vücudun omega-3 yağ asitlerini en rahat kullandığı besinin balık olduğunu belirten Coşar; balık tüketerek göz kuruluğu ve sarı nokta gibi hastalıklardan daha kolay korunulabileceğini söyledi. Gece körlüğü gibi hastalıklardan korunmak için havuç; gözaltı torbacıkları ve şişlikleri içinse salatalık tüketilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Arpacık ve şalazyon hastalıklarının sıklıkla birbirlerine karıştırıldığını söyleyen Prof. Dr. Banu Coşar, bu hastalıklar için bir uzmana danışılması gerektiğini belirtti. Coşar, arpacık tedavisi için gözlere sarımsak sürmek yerine; sarımsakla aynı bileşenlere sahip ve daha etkili olan göz damlalarının kullanılmasını tavsiye etti. Göz Hastalıkları Uzmanı  Prof. Dr. Banu Coşar göz sağlığımıza besinlerin etkileriyle ilgili halk arasında mit haline gelmiş 8 konu ile ilgili bilgi verdi:

1-Balıktaki Omega 3 göze daha çabuk etki ediyor Balık tüketimiyle alınan omega-3 yağ asitlerinin; görmeyi tehdit eden “yaşa bağlı sarı nokta hastalığı” ve kadınlarda “göz kuruluğu” riskini azalttığını gösteren bazı veriler mevcut. Omega-3 yağ asitlerini bol içeren diğer besinler ise keten tohumu, ceviz ve koyu yeşil yapraklı sebzeler. Ancak, balıktaki omega-3’ün vücut tarafından kullanımı daha kolay oluyor.

2. Havuç, göz sinirlerine iyi gelir. Havucun gözlere faydalı olduğu ve gece görüşünü artırdığı yönünde yaygın bir inanç vardır. Gerçekten de havucun içindeki beta-karoten (A vitamini), gözün retina tabakasında ışığı algılayan hücreler için gereklidir. Bu ışık algılayıcılar, ciddi A vitamini eksikliğinde fonksiyonlarını yerine getiremez ve gece körlüğü oluşur.

3. Badem yağı kirpikleri uzatmaz. Badem yağı içerdiği antioksidanlar nedeniyle pek çok göz çevresi kreminin ve makyaj temizleyicinin içinde bulunur. Ancak badem yağının kirpikleri uzattığını gösteren bilimsel bir çalışma yok.

4. Arpacık ve şalazyon (yağ kisti), göz kapağında şişlik yapan ve birbiri ile karıştırılan iki hastalıktır. Her iki hastalıkta da kirpik diplerindeki yağ bezlerinin kanal ağzı tıkanıyor. Şalazyonda sadece tıkanıklık olurken; arpacıkta tıkanıklığa ek olarak, mikrobik iltihaplanma söz konusu. Arpacığın tedavisi sıcak pansuman, antibiyotikli damla ve pomadla yapılıyor. Şalazyonda ise bu tedaviye kortizonlu damlalar da ekleniyor. Sarımsağın içindeki sülfid bileşenlerinden “alisin”in antibakteriyel etkisi biliniyor. Ancak günümüzde pek çok antibiyotikli / kortizonlu damla ve pomad varken, sarımsak sürmek tavsiye edilen bir uygulama değil.

5. Gözler için özel olarak üretilmiş  vitamin kombinasyonları, yaşa bağlı sarı nokta hastalığının ileri evreye geçme riskini yüzde 25 oranında azaltıyor. Şimdilik sadece yaşa bağlı sarı nokta hastalığı olanlara göz için ekstra vitamin kullanımı tavsiye ediliyor.

6. Şiş gözlere salatalık! Göz altı torbaları, göz çevresindeki yağ torbalarından kaynaklanıyor. Yaş ilerledikçe, bu yağ torbalarını geride tutan zar gevşiyor ve yağlar öne doğru gelip, iyice belirginleşiyor. Ancak kimilerinde genç yaşlarda da yapısal olarak bu yağ torbaları belirgin olabiliyor. Sabahları, göz altları daha şiş oluyor. Bunun nedeni yatarken kan dolaşımı dağılımının değişmesi ve yer çekimi etkisi ile göz çevresinde sıvı birikmesi. Salatalık, cilde uygulandığında hafif sıkılaştırıcı / büzüştürücü özellik gösteriyor. Bunun nedeni içindeki askorbik asit (C vitamini) ve kafeik asit. Salatalığın yapısının çoğunu ise su oluşturuyor. Bu da buzdolabından çıkarıldığında soğutucu etki yaratıyor.

Salatalık hem içindeki su tutucu etkiyi azaltan maddeler, hem de soğuk etkisiyle göz kapaklarının üstüne konduğunda sabah şişliğini azaltıyor. Böyle bir uygulama yapmak istiyorsanız - salatalık alerjiniz olmadığı sürece - göz sağlığınız açısından bir sakınca yok. 7. Parlak gözler için sakın limon sıkmayın. Asla böyle bir uygulama yapmayın. Limonun gözleri parlatan bir etkisi yoktur. Aksine limonun içindeki sitrik asit ve düşük pH yüzünden gözleriniz tahriş olur. 8. Haftada iki porsiyon balık, fındık, sebze - meyve gözlere iyi gelir Göz sağlığı için beslenmenizde şu basit değişiklikleri yapmanız faydalı: Omega-6 yağ asitlerinden zengin pişirme yağları yerine daha az omega-6 içeren zeytinyağını tercih edin (Balıkta bol bulunan omega-3 yağ asitlerinin aksine, omega-6 yağ asitleri sağlıklı değil). Bolca balık, meyve ve sebze tüketin. Doymuş yağlar ve margarinden kaçının. Kızartılmış besinlerden kaçının. Özetle, bolca yeşil yapraklı sebze, haftada iki porsiyon balık, fındık, sarı / turuncu meyve ve sebze tüketimi; vücut sağlığınız için olduğu gibi göz sağlığınız için de yararlı...

Yaz sıcaklarının başladığı şu günlerde göz sağlığımız için vücudumuzun düzenli olarak alması gereken vitaminler var. Göz sağlığımız için büyük önem taşıyan vitaminlerin başında A, E, C ve B2 vitaminleri, Omega 3 ve 6 yağ asitleri ile çinko, magnezyum gibi minareler geliyor. Uzmanlar, ağızdan hap olarak alınan vitaminlerin vücutta birikerek bazı hastalıklara yol açtığının altını çiziyor. Bunlardan en önemlisi, beyin etrafındaki sıvının artışı ve göz sinirine bu sıvının yaptığı basınç ile görme kaybının meydana gelmesidir.

Göz sağlığı için yenilmesi gereken besinleri ve göz sağlığına iyi gelen besinleri anlatan Avrupagöz Grubu Medikal Direktörü Prof. Dr. Ömer Kamil Doğan,  “A vitamininin bolca bulunduğu besinlerin başında süt ürünleri ve tüm kırmızı, yeşil, turuncu meyve ve sebzeler gelmektedir. A vitamininin yeterli miktarda tüketilmesinin başta gece körlüğü, olmak üzere makula dejenerasyonu ve katarakt oluşumunu geciktirdiğini bilinmektedir” dedi. Prof. Dr. Ömer Kamil Doğan, E vitamini açısından zengin olan ayçiçeği çekirdeği, badem ve fındığın günün her saatinde rahatlıkla tüketebileceğimiz besinler arasında yer aldığını, ayrıca makula dejenerasyonunun önlenmesinde E vitaminin oldukça etkili olduğunu hatırlattı.

Göz Sağlığı İçin Sofralarımızdan Eksik Etmeyeceğimiz Besin Listesi:

ISPANAK : Göz sağlığı için mucizevi etkileri olan ıspanak, içerdiği lutein ve zeaxanthin adlı doğal antibiyotikler ile görme bozukluklarına karşı etkili olmaktadır. Aynı zamanda yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da gözlerimizi korurken doğal güneş gözlüğü olarak güneşten gelen zararlı mavi dalgaları da filtrelemektedir.

PATATES: Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalar sonrasında A vitamini açısından zengin bir besin olan patatesin ise katarakt riskini düşürebileceği gözlemlenmiştir. Buğday ise özünde bulunan E vitamini ile yaşa bağlı göz bozulmalarını önleyip tıpkı patates gibi katarakt riskini azaltmaktadır.

SOMON: Retina ve gözün dış bölümünde bulunan önemli bir yağ asidi olan dokosaheksaenoik asit, göz sağlığını korumak için düzenli olarak alınması gereken vitaminlerdendir. Dokosaheksaenoik asit daha çok somon, uskumru, sardalye gibi soğuk su balıklarında bulunmaktadır.

KIRMIZI VE YEŞİL BİBER: Kırmızı ve yeşil biber ile turunçgiller de C vitamini açısından zengin olan besinlerdendir. Diyabet hastalarının gözlerini korumak için düzenli olarak C vitamini almaları gerekmektedir. Çünkü C vitamini şeker hastalığının sinirler ve damarlar üzerindeki olumsuz etkilerini ve bırakacağı hasarı önlemektedir.

AYÇİÇEĞİ ÇEKİRDEĞİ, BADEM VE FINDIK:  Vitamini açısından zengin olan ayçiçeği çekirdeği, badem, fındık günün her saatinde rahatlıkla tüketebileceğimiz besinler arasında yer almaktadır. Makula dejenerasyonunun önlenmesinde E vitamini oldukça etkilidir.

Tüm bu besinler insan vücudunun en güzel organlarından biri olan gözlerimiz için birer sağlık deposu olarak sofralarımızdan eksik edilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Ömer Kamil Doğan, göz ile ilgili herhangi bir rahatsızlık hissedilmesi durumunda ise hastaların, teşhis ve tedavi sürecini en kısa sürede başlatması gerektiğini de sözlerine ekledi.

SAĞLIK Kategorisindeki Diğer Haberler