YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Böbrek Nakli İlaçları Kanser Yapıyor Mu? İşte Uzmanların Cevabı..
Böbrek Nakli İlaçları Kanser Yapıyor Mu? İşte Uzmanların Cevabı..
03 Kasım 2015 10:25
Sağlık insanların en çok dikkat ettiği şeylerin başında gelmeye devam ediyor. Tedavilerine devam edenlerin diğer korkusu ise o tedavinin diğer tedavilere etkisinin hangi yönde olacağı ile ilgili ayrıntılılar. İşte Böbrek ilaçlarının kansere etki edip etme

Uzmanlar böbrek naklinden sonra kullanılan ilaçların kanser yapmadığını özellikle belirtiyor. Bu savın çok eski bilgilere dayandırılarak, hastalar organ nakli olmasın diye kullanılan bir bahane olduğunu ekliyorlar

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi Nefroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, 3-9 Kasım Organ Bağışı ve Nakli haftasında toplum bilincini artırabilmek için sorularımızı yanıtladı... 

Neden böbrek hastası oluruz? 

Böbreklerimiz; vücudumuzu yiyecek artıklarının zehirli maddelerinden temizleyen, kan üretimini sağlayan hormonu üreten, asit baz dengesini sağlayan ve kemik erimesini engellemek adına D vitaminini aktif hale getiren çok önemli organlarımızdır. Şeker hastalığı ve yüksek tansiyon, böbrek yetmezliğine yol açan en önemli iki nedendir. Bunların yanı sıra böbrek iltihaplanması (glomerülonefrit) ve enfeksiyonları, genetik geçiş gösteren kistik böbrek hastalıkları, prostat veya taş gibi nedenlerle idrar yollarının tıkanıklıkları ve uzun süre non-steroid ağrı kesicilerin kullanılması da sayılabilir. 

 Ne zaman diyaliz hastası oluruz? 

Böbreklerimizin çalışmasının belirli bir limitin altına inmesine kronik böbrek yetmezliği diyoruz. Kronik böbrek yetmezliği; kansızlık, kemik erimesi ve kalp hastalıklarına yol açması nedeniyle tedavi edilmez ise hayat kaybına yol açan önemli bir hastalıktır. Toplumun yüzde 8-10'unun böbrek hasarı olduğu ve her yıl milyonlarca insanın kronik böbrek yetmezliğine bağlı olarak hayatını kaybettiği bilinmektedir. Böbrek yetmezliği her yaş ve ırkta görülebilse de özellikle ilerlemiş yaşlarda ve kadınlarda daha çok görülür. Kronik böbrek yetmezliği geliştikten sonra kesin bir tedavisi yoktur. İlaçlar ve diyet ile ancak gelişim hızı yavaşlatılabilir.

Hastalık son safha olan 5. safhaya ulaştığında (kabaca böbrek süzmesinin 20 ml/dakikanın altına inmesi), diyaliz veya organ nakli seçenekleri dışında tedavi yolu kalmamıştır. Diyalizde amaç, hastalıklı böbreklere bağlı vücutta biriken zehirli maddeler ve sıvı fazlasından vücudu kurtarmaktır. Böbrekler çalışmadığından çoğu diyaliz hastası idrar çıkaramaz ve bir bardak su içmek bile onlar için çok önemlidir. 

KAN VE İDRAR TA HLİLERİ YAPILMALI 

 Böbrek hastası olmamızı engelleyebilmek için erken teşhise katkı amacıyla yapabileceğimiz neler var? 

Böbrek yetmezliği erken safhalarında herhangi bir bulgu ve belirti göstermez. Hastalığı saptamanın tek yolu, basit kan ve idrar tahlillerini belirli aralıklarla yaptırmaktır. Erken teşhis ile böbrek yetmezliğini yavaşlatmak ve hatta tedavi etmek mümkün olabilir. Nedensiz yere geceleri idrara çıkan birisi mutlaka böbrek doktoruna görünmelidir. Erkek çocuklarında birinci, kız çocuklarında ikinci idrar yolu enfeksiyonu sonrası çocuklar mutlaka vezikoüreteral reflü (idrar kaçağı) açısından araştırılmalıdır. Ağrı kesici olarak parasetamol türevleri tercih edilmelidir. Taş hastalığı olanlar, taşın gelişimini engelleyecek tedavi almalıdırlar. Şeker ve tansiyon hastaları düzenli olarak muayeneye gidip şeker ve kan basınçlarını ideal seviyelerde tutmalıdırlar. 

Türkiye böbrek naklinde nerede? 

Tüm dünyada kadavra vericili nakilin az olması sebebiyle her yıl milyonlarca insan organ beklerken ölmektedir. Bu nedenle organ bağışı yapmak bir insanlık görevidir. 2013 yılında yeni son dönem böbrek yetmezliği tanısı alan 10 bin 601 hastanın ancak yüzde 6.5'u direkt böbrek nakli olmuş, geri kalanı ise (yüzde 94) diyalize başlatılmıştır. Eski hastalar da göz önüne alındığında, hastaların ancak yüzde 14'ünün böbrek nakli olabildiği, halen diyalizlerde 60 bin civarında hastanın olduğu görülmektedir. Türk ve dünya tıbbına kazandırılan yenilikler, yıllık 600 olan böbrek nakil sayısının 3 binlere çıkmasını sağlamıştır. Ancak bu rakam gurur verici olsa da ülkemiz için çok yetersizdir. İlk planda tüm yurtta organ bağışı konusunda eğitimler verilmeli ve kadavradan nakil sayısı artırılmalıdır. 

Nakledilen böbreğin ömrü ne kadardır?

Bu konuda, nakledilen böbreğin ömrünün 5-10 yıl olduğu gibi şehir efsaneleri dolaşmaktadır. Başarılı bir böbrek nakli hastasında ilaçlar düzenli kullanılır ve hasta kontrollerini aksatmaz ise hastanın ömrü kadar böbreği de ona eşlik eder. 

BEŞ KEZ NAKİL OLAN VAR 

Bir insan kaç kere böbrek nakli olabilir? 

Böbrek nakli herhangi bir sebebe bağlı başarısız olmuşsa hastanın ikinci, üçüncü şansları da vardır. Ekibimizin takip ettiği bir hasta beş kez böbrek nakli ameliyatı olmuştur. 

Böbrek nakli ilaçları kanser yapar mı? 

Bu sav da çok eski bilgilere dayandırılarak, hastalar organ nakli olmasın diye kullanılan bir bahaneydi. Geçenlerde yaptığımız ve uluslararası yayınlanan bir çalışmamızda 4 bin nakil hastamızın 10 yılı aşkın takiplerinde kanser gelişim oranının yeni kullanılan ilaçlarla birlikte genel toplumdan farklı olmadığını (nakilde yüzde 0.7, genel toplumda yüzde 1.5 civarı) saptadık. Böbrek nakli ilaçları kanser yapmaz. 

ON İKİ YILDA 19 HASTAM ANNE OLDU

Böbrek hastalıkları kalıtsal olan veya sebebi belli olmayan hastalarımızın sağlıklı bir çocuğa sahip olmaları adına gebelik öncesi genetik tanı testlerini yaptırmalarını öneriyoruz. Kronik böbrek yetmezliği olan bir kadının hamile kalması, hastalığını hızlandırıp erken dönemde nakil ve diyaliz hastası olmasına neden olabileceğinden çok risklidir. Diyalize giren bir hasta anne olabilir ancak çocuk kaybı riski nakilli bir hastaya göre daha yüksektir. Nakilli bir hasta naklin birinci yılından sonra rahatlıkla hamile kalabilir. Son iki yılda ekibimizin bu şekilde 19 çocuğu olmuştur. Anneler ve çocukların hepsi sağ ve sağlıklıdır. 

BÖBREKLER İÇİN 5 ALTIN KURAL

Fit ve aktif ol: Spor yapmak ve fit olmak, kan basıncımızı düşürerek böbreklerimizin bozulmasını engeller. 

Kan şekerini belirli aralıklarla kontrol et: Şeker hastalığı olanların yarıya yakınında böbrek yetmezliği gelişir. Bunu engellemenin en iyi yolu kan şekeri yükselmesinin erken teşhisi ve tedavisidir. 

Kan basıncını kontrol et: Hipertansiyon; kalp krizi ve felce yol açtığı gibi böbrek yetmezliğinin de en sık sebebidir. Normal kan basıncı 120/80 ve altıdır. 

Sağlıklı ye ve kilona dikkat et: Tuz alımını günde maksimum bir çay kaşığı olacak şekilde kısıtlamalıyız. 

Gereksiz yere ağrı kesici ve antibiyotik alma: Özellikle non-steroid ağrı kesiciler, böbrek yetmezliğine yol açtığından doktor kontrolü dışında kullanılmamalıdır. 

SABAH

Böbrek nedir?

Böbrekler, omurgalılarda bulunan fasulye biçiminde boşaltım organlarıdır. 10 cm boyuna kadar olabilen böbrekler, boşaltım sisteminin bir bölümünü oluştururlar. Bu organlar, başta üre olmak üzere atıkları kandan süzer ve onları su ile birlikte idrar olarak boşaltırlar. Böbrekleri ve böbreklere etki eden hastalıkları inceleyen tıbbi dal nefrolojidir. Nefroloji, adını Yunanca "böbrek" anlamına gelen nephros sözcüğünden alır. Böbrek(ler) ile ilgili anlamında kullanılan renal sözcüğü ise Latince renalis sözcüğünden gelir. Böbreklerin içindeki süzme birimlerine nefron denir. Her böbrekte yaklaşık 1 milyon nefron bulunur.

Anatomi

Böbreğin yapısı: 1. Renal piramit (pyramides renales, Malpighi piramitleri), 2. Interlobar arter (a. interlobaris), 3. Renal arter (a. renalis), 4. Renal ven (v. renalis), 5. Renal hilus (böbrek hilusu, hilum renale), 6. Renal pelvis (pelvis renalis), 7. Üreter, 8. Minör kaliks (calices minores renales), 9. Renal kapsül (capsula fibrosa renalis), 10. Alt pol (inferior pol, extremitas inferior), 11. Üst pol (superior pol, extremitas superior), 12. Interlobar ven (v. interlobaris), 13. Nefron, 14. Renal sinüs (sinus renalis), 15. Majör kaliks (calices majores renales), 16. Renal papilla (papilla renalis), 17. Renal column (columna renalis, Bertin sütunları)


İnsanlarda, böbrekler karın bölgesinin arka bölümünde, bir başka deyişle karınzarı arkası (retroperitonal) bölgesinde yer alırlar.[4] İki tane bulunan (çoğu insanda tek böbrek bulunabilmektedir, ve bu insanlar bunun ayrımına varmadan sağlıklı bir yaşam sürdürebilirler) böbreklerden sağda olanı diyaframın hemen altında, ve karaciğerin arkasında (posterior), solda olanı ise diyaframın altında ve dalağın arkasında yer almaktadır. Böbreklerin ikisinin de üstünde böbreküstü bezleri yer almaktadır. Böbreklerin konumları bakımından bakışımsız olmalarının nedeni karın boşluğunda büyük bir yer kaplayan karaciğerin, sağda bulunan böbreğin soldakine göre 1-2 santimetre daha aşağı bir konumda (inferior) bulunmasına neden olmasıdır.

Karınzarı arkasında bulunan böbreklerin boyutları 9 ila 13 cm arasında değişmekte, ve sol böbrek sağdakinden az da olsa biraz daha büyüktür. Yaklaşık 12. göğüs omuru ile 3. bel omurlarının (T12-L3) düzeyleri arasında yer almaktadırlar. Böbreklerin üst bölgeleri 11. ve 12. kaburgalarca korunmaktadır. Böbreküstü bezleriyle birlikte böbrekler, yağ dokuyla çevrelenip (buna pararenal yağ denilmektedir), bu yapı da böbrek zarı (renal fasiya olarak da bilinir) ile bütünüyle sarılmış durumdadır. Yukarıda da belirtildiği gibi, böbreklerden biri ya da ikisi doğuştan bulunmayabilirler, ve bu duruma böbrek oluşmaması ya da renal agenez denilmektedir.

Böbrekler, süzülmemiş kanı karın bölgesi aorttan ayrılan sol ve sağ böbrek atardamarları yoluyla almaktadırlar. Böbrekten dönen süzülmüş kan ise sağ ve sol böbrek toplardamarları yoluyla alt ana toplar damara döner. Böbreğe giden kan, kalbin pompaladığı toplam kanın (kardiyak debi) üçte birine ulaşabilir.

SAĞLIK Kategorisindeki Diğer Haberler