YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bakın zeytin nasıl kanserojen hale geliyor!
Bakın zeytin nasıl kanserojen hale geliyor!
Bakın zeytin nasıl kanserojen hale geliyor!
14 Mayıs 2008 / 16:37 Güncelleme: 15 Mayıs 2008 / 00:00

HABER: ZEHRA BEKAR


Ne yiyeceğimizi şaşırdık elimizi attığımız her şeyde kanserojen maddeler var. Benzer yakınmaları ne çok duyar olduk. Sağlık açısından göz ardı edilmemesi gereken bazı uygulamalar sırf maddi çıkar sağlamak için bakın nasılda kolay yolla fakat sağlıksız yapılıyor. Belki bu zamanda her şeyin önüne geçemeyiz bütün kanserojen maddeleri hayatımızdan çıkaramayız ama bu gibi uzman açıklamalarını da dikkate almamız gerekiyor. Bir gıda düşünün her gün sofralarımızı süsleyen, kahvaltılarımızın vazgeçilmezi zeytin. Evet bildiğimiz yeşil, siyah diye adlandırdığımız beklide kanserojen madde içermediğini düşünerek en rahat tükettiğimiz bir besin.  Gıda mühendisi Servet Ulucan bunun böyle olmadığını zeytinin aslında işlenerek nasıl kanserojen haline getirildiğini gözler önüne seriyor.  


Gıda mühendisi Servet Ulucan, para kazanma istek ve arzusuyla, vatandaşının sağlığının hiçe sayıldığını belirterek, “Her zaman olduğu gibi zeytinde de pratik zekâmız iş başında ama bu zekâ nedense bize yarar yerine genelde zarar getiriyor” dedi.  


Nedir mi bu zarar? İlk önce zeytinin başına gelenler:  


Dalından yeşil olarak toplanan acı zeytinler yalnızca tuz ile muamele görerek doğal yeşil renklerini korurlar. Bu yöntemle tatlanma süresi 4 ayı bulur diyen Ulucan,  ‘bu süreyi kısaltmak için bazı zeytin firmaları tarafından kullanılan yöntemde, zeytin alkali ile 6 – 24 saat muamele edilerek tatlandırılıyor. Bu şekilde işlenen zeytinin renk ve aroma maddeleri kayboluyor. Tatları kaybolduğu için, işleme sırasında dışarıdan sitrik asit eklenen bu zeytinleri piyasada ayırt etmek kolay tatları çok ekşi, turşu gibidir’ dedi. 


Şimdi de bizim başımıza gelen zararlar: 


Uyarılarına bu tür uygulamaların sonunda bizim başımıza neler getireceğini anlatarak devam eden Ulucan, ‘Bazı firmalar zeytin salamurasında biraz daha pahalı olan gıda tuzu yerine daha ucuz olan sanayi tuzu, içme suyu yerine sanayi suyu kullanarak sağlık açısından tehlike yaratıyorlar’ dedi. 


ZEYTİNE RENK VERMEK İÇİN ‘PASLI DEMİR’ 


Zeytinlerin nasıl renklendirilmesi gerektiğine de değinen Ulucan,  zeytinleri karartmak için nasıl zararlı yöntemler kullanıldığını şöyle anlatıyor: ‘Dalından toplandığı zaman bazıları kahverengi veya kızıl kahverengi olan zeytini karartmak amacıyla izin verilen madde olan ferroglukonatın dışında tekstil boyaları bile kullanan üreticiler oluyor. Hatta tekstil boyası pahalı olduğu için zeytin havuzlarına paslı demir bile atılıyor. Tekstil boyası ya da paslı demir ile karartılan zeytinler ise insan vücudunda kanserojen etki meydana getiriyor ve alzheimer hastalığını tetikleyebiliyor.’ 


ZEYTİN NASIL KORUNUR? 


Peki zeytinin ömrünü nasıl uzatacağız, sağlıklı bir şekilde nasıl muhafaza edeceğiz sorusuna ise Ulucan şöyle yanıt veriyor. ‘Zeytini, raf ömrü süresince sağlıklı ve hijyenik bir şekilde korumanın en doğru yollarından biri pastörizasyon. Ancak zeytini pastörize edebilmek için ciddi bir makine yatırımı ve bilgi birikimi gerekli. Bu yatırıma girmek istemeyen bazı üreticiler zeytinin raf ömrünü uzatmak için antibiyotik kullanmaktan çekinmiyorlar’.

SAĞLIK Kategorisindeki Diğer Haberler