YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Akdağ'dan önemli uyarı
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, içeriği bilinmeyen, ''her derde deva'', ilaç gibi sunulan ürünler hakkında vatandaşları uyardı.
Akdağ'dan önemli uyarı
04 Temmuz 2012 / 17:53 Güncelleme: 04 Temmuz 2012 / 17:57

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, içeriği bilinmeyen, ''her derde deva'', ilaç gibi sunulan ürünler hakkında vatandaşın yanlış bilgilendirildiğine işaret ederek, ''Şarlatanlara karşı vatandaşımızın uyanık olması ve bilinç yüksekliğinin önemine işaret ediyorum'' dedi.

1. Piyasa Gözetimi, Denetimi ve Ürün Güvenliği Değerlendirme Kurulu Toplantısı Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan başkanlığında, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve ilgili kurum bürokratlarının katılımıyla Ekonomi Bakanlığında yapıldı.

Toplantının açılışında konuşan Sağlık Bakanı Akdağ, piyasa gözetimi ve denetiminin pek çok bakanlığın ve kuruluşun üzerinde durması ve koordinasyonunu iyi yapması gereken bir konu olduğunu vurguladı.

Konuya ilişkin 2010'da yapılan toplantının ardından Türkiye'de önemli gelişmelerin yaşandığını ifade eden Akdağ, bu süre içerisinde İlaç ve Tıbbı Cihaz Kurumu adı altında bir kurum oluşturduklarını ve bu konudaki etkinliği arttırdıklarını anlattı.

Özellikle son yıllarda Gıda Tarım Bakanlığı'nın da denetim konusunda çok önemli çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Akdağ, bu konuda öncelikli iki alandan birinin soluk alınan alan, diğerinin de yiyecek içecek alanı olduğunu söyledi.

Akdağ, şöyle konuştu:

''Bakanlığımız açısından da özellikle bazı şarlatanlara karşı, (bu kelimeyi bilerek seçerek kullanıyorum) vatandaşımızın uyanık olması ve bilinç yüksekliğinin önemine işaret ediyorum. Kurumlarımız işleri yapıyor. Ama açıkçası buna vatandaşımızın farkındalığıyla destek vermesi lazım. Sonuçta internet yoluyla yapılabilen satışlar var ya da özellikle yurt dışından yayın yapan belli televizyon kanallarının bazen maalesef Türkiye'deki televizyon kanallarının her derde deva ilaç gibi sunduğu ürünler. Bunun mazideki adı şarlatanlıktır. Şimdi bu hale dönüştürdüler. İçeriği bilinmeyen bir ürün hakkında vatandaşı yanlış bir şekilde bilgilendiriyorlar.''


-''Kapıdan kovsanız bacadan giriyorlar''-


Bakan Akdağ, bu ürünlerin üretimine dönük engelleyici tedbirleri aldıklarını ifade ederek, ''Ama inanın kapıdan kovsanız bacadan girilen bir ortam mevcut. Dolayısıyla vatandaşın farkındalığının artması son derece önemli. Çok açık ve basit bir ifadeyle söyleyeyim vatandaşlarımız hiçbir zaman 'şu derde çaredir' sizi şöyle gençleştirir sizi böyle ölümden korur, şöyle kanserden korur' şeklinde doğrudan ya da dolaylı reklamı yapılarak satılan hiçbir ürüne itibar etmesinler'' diye konuştu.

Bu konuda aile hekimlerine ve uzman hekimlere başvurulmasını isteyen Akdağ, şu uyarılarda bulundu:

 ''Tüm vatandaşlarımdan bu şarlatanlara fırsat vermemelerini istirham ediyorum. İşin peşinden koşturmak çok da kolay değil. Özellikle internet yolundan yapılan satışlara mani olmak bütün dünyada çok zor. Vatandaşımız kendi sağlığını korumak açısından da uyanık olmalıdır. Biz tabii ki gerekenleri yerine getirmeye devam edeceğiz herhangi bir sağlık ihtiyacı için bir ürün kullanmak ihtiyacı içindeyseniz ya da böyle bir düşünceniz varsa lütfen doktorunuzla görüşünüz.''

Bu ürünlerle mücadelede basının rolünün de çok önemli olduğunu ifade eden Akdağ, konunun bir sosyal sorumluluk meselesi olduğunu belirterek, basının bu konuda otokontrol sağlayan bir sistem kurmasını önerdi. Akdağ, ''Bu sadece kamu kuruluşlarının dışarıdan yaptırımı şeklinde gitmemelidir. Gelişmiş birçok ülkede bunun örnekleri de var bu oto kontrol sistemini kurarsak işimizin biraz daha kolay olacağına inanıyorum'' dedi.


-Dudak uçuklatan olaylar-


Bakan Akdağ, toplantıya katılan tüm bakanlara sorulan ''Ürün denetimleri konusunda dudak uçuklatan ya da bu kadar da olmaz dedirten tespitleriniz var mı  şeklindeki soruyu ''Evet dudak uçuklatan bazı şeyler var'' diyerek örneklerle yanıtladı.

Bakan Akdağ, şunları anlattı:

''Damarları açmaktan tutun, cinsel gücü arttırmaya varıncaya kadar her derde deva ilaç olmadığı halde ilaç gibi pazarlanan bir ürün için ben bizzat özel kalemimden bazı televizyonlar vasıtasıyla verilen bir numaraya telefon açtım ve karşıda bir asistan bana bir ürünü satmaya çalıştı. Hakikaten dudak uçuklatan bir pazarlamacıydı. Sonunda sipariş de verdik, sipariş bakanlığa da geldi onun neticesi de çok ağır oldu tabii o satışı yapan firma açısından.''

Akdağ, diğer bir olayın özellikle sigarayla ilgili olduğunu belirterek, ''Biz sizi Sağlık Bakanlığı'nca arıyoruz sigara bıraktırmak üzere diyen sahtekarlar türedi. Bunların da peşinden epeyce koşmak zorunda kaldık ve savcılıklara bildirdik'' ifadelerini kullandı.

Bu olayları tespit ettiklerini, ancak ürünlerle alakalı hukuk sisteminin kararlarını geç verdiğini vurgulayan Akdağ, ''Karar verinceye kadar o ürünü pazarlayan kişi zaten köşeyi dönüyor. Yargımıza bu noktada iş düşmektedir'' dedi.

İfşa edilen bazı firmaların bir hafta sonra başka bir markayla piyasaya çıktıklarını belirten Akdağ, ''Konuyla ilgili maalesef mahkemeler uzun sürüyor. 3-5 yıl süren bir mahkeme; böyle bir firmanın, kişinin ya da kişilerin yeterince zengin olması için yetecek bir süre. Bu hususta yargının da elini çabuk tutması, bu davaları süratle sonuçlandırması çok önemli. Dudak uçuklatan kısmı da bu davaların 3-5 sene gibi uzun sürmesidir'' diye konuştu.  AA

SAĞLIK Kategorisindeki Diğer Haberler