YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Yeni 'derin devlet' mi kuruldu?
Yeni 'derin devlet' mi kuruldu?
Yeni 'derin devlet' mi kuruldu?
26 Temmuz 2008 / 17:23 Güncelleme: 26 Temmuz 2008 / 00:00

Büyük! gazetenin yönetmeni kalenin burcundan uzattığı namluya top güllesinden dom dom kurşununa, bulduğu tüm mühimmatı koyarak yaylım ateşi açıyordu. Hatta gerçek mühimmat bittiğinde çorum leblebisinden baldo prince, Karadeniz fındığından, çürük domatese, kabak çekirdeğinden, küflü mantara kadar eline geçen her şeyi namluya sürdü.


Yaylım ateşi yaklaşık altı ay devam eti. Hasmı onu hiç ciddiye almadı. Karşıdan ateş eden yoktu. Ama o ucuz kahramanlık numaralarına devam etti. Malezya uzmanı, mahalle sosyoloğu, kaos terzisi yönetmen, gürültülü yaylım ateşini devam ettirdi. Hatta bir ara pılısını pırtısını toplayıp yad ellere gideceğini yazdı. Mahalleden arkadaşları “Aman etme sensiz olmaz” dediler. O da “Pardon yanlış anlaşılmışım. Aslında ben öyle demek istememişim” şeklinde keskin bir viraj aldı.


“Dağ fare doğuracak” dediler, “fasa fiso” dediler, böyle delil olmaz dediler, “Şemdinli” tehdidinde bulundular.


Tutmadı. Tutmadı. Tutmadı.


Bu kokuşmuş numaraları kimse yemiyordu. Yeni bir manevra gerekiyordu. Düşündü ve 18 Temmuz tarihli köşesinde “Hatırla sevgili” dedi.


"Bugünlerde her telefon çalışta, her kapı çalınışta, yine ürkerek kalkmaya başladım.” Diyordu başkalarını adres göstererek.


Ergenekon zanlısı iken ölen Kuddusi Okkır’dan devletin özür dilemesi talimatını veriyor, sonra da soruyordu:
”Hangi devlet özür dileyecek? Eski "derin devlet mi", yoksa şimdi onun yerine inşa edilen yenisi mi?”


Yani yeni bir “derin devletin” kurulduğunu ifade ediyordu. Sonra da o yeni “Derin Devlet”e, empati, vicdan ve demokrasi tavsiye ediyordu. Demek ki şimdiye kadar ihtiyaç duymadığı bu kavramları “Hini hacette lazım olur” diye bu güne kadar bodrumda saklamıştı.


Sonra, 23 Temmuz Çarşamba günü Dolmabahçe görüşmesi yaptı. Halbu ki geçen yıl yapılan Dolmabahçe görüşmesi halen gündemden düşmemişti, hala tartışılıyordu. Şimdi necip milletimiz bu Dolmabahçe görüşmesini de pek merak edecek.


Arkasından neler konuştuklarını yazdı. Sakın bu yönetmen 18 Temmuzda “Hatırla sevgili” dedikten sonra bir de “Ak Parti’nin kapanmama ihtimalini sevmeye” başlamış olmasın. Gelecek hafta belli olması beklenen Anayasa Mahkemesi kararı öncesinde tüm ihtimalleri satın almak için bu görüşmeyi yapmış olmasın.


Bir taraftan Ergenekon koalisyonuna bakın sizi kurtarmaya çalışıyorum mesajı verirken diğer taraftan hasmına da “Aslında abi ben iyi çocuğum ama, ne yapayım, ulusalcı çevrelerin, laikçilerin, ailenin, patronun baskısı nedeniyle böyle rol yapmam gerekiyor beni mazur gör” demiş olmasın.


“Aslında seninle ne de güzel anlaşabiliriz” demiş olmasın. “Mahalleyi kurtarıyorum” derken kendini kurtaracak olmasın.
 
Ne dersiniz?


Siz ne dersiniz bilmiyorum. Ama benim bildiğim, ortada artık yeni bir derin devlet falan yok. Sadece Türkiye’nin istisnasız tüm vatandaşları ile “Derin millet” var.


Bütün marifet, o derin millette ve o derin milletin verdiği derin enerjide.


O, öyle derin ve öyle yüce bir millet ki karşı kaleden yaylım ateşi edenler şimdi burçlara teslim bayrağını dikti bile.


Şimdi kalenin burçlarına dikilen beyaz bayrağın etrafından şöyle hafiften bir ses geliyor:


“Seni versinler ellere, beni vursunlar.
Sana sevdanın yolları bana kurşunlar”


Yanındaki de kendi kendine konuşuyor:


“Keser döner sap döner, bir gün olur hesap döner”


Artık her şey ortada. Türkiye’nin gözü aydın olsun.


26.07.08
Alper TAN

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler