YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ulusal 1 TV'ye şiddeti özendirme cezası
Ulusal 1 TV'ye şiddeti özendirme cezası
27 Eylül 2013 11:30
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Ulusal 1 TV'ye, Ergenekon Davası'yla ilgili "Türkiye Cumhuriyeti'nin varlık ve bağımsızlığına aykırı ve şiddeti özendiren yayın" yaptığı gerekçesiyle ceza verilmesini kararlaştırdı.

CHP kontenjanından seçilen Ali Öztunç, MHP kontenjanından seçilen Esat Çıplak ve BDP kontenjanından seçilen Doç. Dr. Ahmet Yıldırım'ın da olumlu oy kullandığı Ulusal 1 TV'ye ceza kararı, oy birliğiyle alındı.

RTÜK Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu'nun başkanlığındaki toplantıda, Ulusal 1 TV'nin Ergenekon Davası'yla ilgili yayınları hakkında düzenlenmiş uzman raporu değerlendirildi.

Kamuoyunda Ergenekon Davası olarak bilinen ve 13. Ağır Ceza Mahkemesince karara bağlanan davanın Ulusal 1 TV tarafından dikkatle izlendiği, çeşitli yorum ve telefon bağlantılarıyla dava sürecindeki gelişmelerin izleyicilere aktarıldığı belirtilen raporda, yayıncı kuruluşun konuya ilişkin yayınlarının sunum dili ve haber aktarma biçimi incelendi, bulgular ve argümanlar ele alındı.

Raporda, Ulusal 1 TV'nin söz konusu tarihlerdeki yayınlarında yer verilen, "Devrim rayına girmiştir. Devrim, Ankara Kalesi'nin. BOP eşbaşkanlığını yıkmakla, Ankara Kalesi'ne Türk bayrağını çekmek koşusu devam etmektedir. Artık her yer Silivri'dir, her yer devrim için taarruz yeridir. Yıkılıyorlar, yıkılacaklar, yıkacağız. Engelleyin gücünüz yetiyorsa. O zaman engellediğiniz her yer Silivri olacaktır, her yer Silivri olacak, her yer taarruz olacaktır.

Sloganı değiştiriyorum. Her yer Silivri, her yer direniş değil. Her yer Silivri, her yer taarruz. Silivri zindanı yıkılacak. Yeminler edildi, yıkılacak Silivri. Perinçek'i alırız, Silivri'yi yıkarız. Yakın zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin de kapılarına dayanacağız" şeklindeki ifadelerin, kamuoyunu açıkça sokağa inmeye teşvik edici ve kontrolsüz bir kitle hareketinin oluşmasına zemin hazırlayıcı nitelikte olduğu vurgulandı.

"Durum, yayıncı sorumluluğuyla bağdaşmıyor"

Yayınlanan programın genel karakteristiğinin ve üslubunun şiddet olgusuyla örülmüş olduğu ve son derece sert, şiddet içeren bir anlatım dili kullanıldığına dikkat çekildi.

Ayrıca, yayın kuruluşunun gerek reklam kuşağında gerekse diğer yayın bölümlerinde, kullanılan ifadelerden herhangi bir rahatsızlık duymaması, bu ifadelere herhangi bir tepki göstermemesinin, sözü edilen şiddet içerikli görüş ve düşüncelere katıldığını ve tüm bunları desteklediğini ortaya koyduğu, bu durumun yayıncı sorumluluğuyla asla bağdaşmayacağı görüşüne yer verildi.

RTÜK, Mart 2011'den beri lisans iptali yolunu açmadı

6112 sayılı Yasa'nın "İdari Yaptırımlar" başlıklı 32. maddesine göre, yayın hizmetlerinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin varlık ve bağımsızlığına aykırı yayın yapan Üst Kurulca ceza verilen bir kuruluş, bir yıl içinde aynı ihlali tekrar ederse on güne kadar yayınları durduruluyor.

Kuruluşun aynı yasa hükmünü ikinci kez ihlalinde ise yayın lisansı iptal ediliyor. Üst Kurul, 6112 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 3 Mart 2011'den bugüne kadar hiçbir yayın kuruluşuna, lisans iptali yolunu açan kanun hükümlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle müeyyide uygulamadı.

 

AA

Etiketler:
MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler