YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Türkiye, Malezya olur mu?
Türkiye, Malezya olur mu?
Türkiye, Malezya olur mu?
22 Haziran 2008 / 09:16 Güncelleme: 22 Haziran 2008 / 00:00

Türkiye Malezya olur mu? Ülkemizde tartışlan bu sorunun cevabını Malezya Kraliçesi Anis'in cevaplarının içinde arayalım.


 Kraliçelik öncesinden başlayalım. Nasıl bir ailede büyüdünüz?
- Babam Tayland'ın güney kısmından, annem Klantan Kraliyet ailesine mensup. Yani kraliyet ailesiyle bağlantım vardı zaten. Yedi kardeşiz. Çok sade bir şekilde büyütüldüm. Annem çok sert ve sıkı bir anneydi, kendi ayaklarımızın üzerinde duracak, başımızın çaresine bakacak şekilde büyüttü bizi.

- Nasıl bir eğitim aldınız, üniversite okudunuz mu?
- Klantan'ın önde gelen kolejlerinden birinde okudum. İç mimari konusunda da bir Amerikan üniversitesinde eğitim aldım. Ayrıca söylemek isterim ki, tarihe karşı özel bir ilgim var; Osmanlı sultanlarının otobiyografilerini de okudum. Politika konusunda da çok okuyan biriyim.

- Politik bir aile miydi sizinki ya da çok üst seviye mi?
- Babam Güney Tayland'da siyasetçiydi, dedem de valiydi.

- Tayland'dan kız almak âdet midir?
- Böyle bir gelenek yok, bir tesadüftü aslında...

- Krallar özel yetiştirilmiş ya da politik ailelere mensup kızları mı seçerler? Herhangi bir kriter var mı bu seçimde?
- Hiçbir özel şey yok.

- Görücü usulü mü evlenilir Malezya'da?
- Hayır, kadın ve erkek birlikte üniversiteye gider, tanışır, evlenecekleri insanları da kendi seçer. Biz de çocukluğumuzdan beri birbirimizi tanıyorduk, çok spontane gelişti her şey. Veliaht prenstti Sultan İsmail, babam da onu çok severdi.

- Kaç yaşında evlendiniz?
- 19 yaşında evlendim. 40 yıl oldu.

- Kadınlar belli bir yaşa geldiklerinde evlenmek zorunda mıdır?
- Eskiden, 14-15 yaşında evlenilirdi. Artık kadınlar eğitim peşinde, bazen bu yaş 30'u bile geçiyor. Malezyalı kızlar çok bağımsızlar, kendi ayakları üzerinde duruyorlar. Bu çok hoşuma gidiyor çünkü ben, genç kızları iş hayatında olmaları için motive ediyorum. Bu gördüğüm fotoğraftan da gayet memnunum.

- Eğitim konusuyla siz bizzat ilgileniyorsunuz değil mi?
- Çok önemli çünkü. Klantan'da 200 yetim çocuğa bakıyorum, evlatlık olarak aldım onları. Eğitimleriyle, üniversiteleriyle ben ilgileniyorum. Fakir çiftçilerle de projelerim var, ayda 70 dolar kazanan çiftçiler artık 1500 dolar kazanmaya başladı. Çocuklarına eğitim verebilsinler istiyorum çünkü. Buna sadece fakir çocukları doyurmak olarak değil, ülkemin eğitim meselesi olarak bakıyorum. İnsanlara para versem bunu işletemeyebilirler, o para bir noktadan sonra biter. Onlara balık vereceğime oltayı nasıl kullanacaklarını öğretmek daha önemli. İyi bir eğitimleri olursa dünyanın her yerinde kendi kendilerine geçinebilirler.

- Kadınların okuma yazma oranı nedir?
- Erkek ve kadınların okuma yazma oranlarında fark yok. Aslında bazı üniversitelerde kadın öğrenci sayısı da daha fazla. Erkekler ev erkeği olmaya doğru bile gidebilir bizim ülkede. Bence Malezya'da bir sosyal problemle karşılaşabiliriz! (kahkahalar atıyor)

- Kral konuşmayı tercih etmiyor, baskın olan sizsiniz sanırım! Kraliyet ailesi için mi geçerli bu, ülkede genel durum mu böyledir?
- Hep desteklerim eşimi, hep beraber alırız kararları. Ben kendi kızıma da aynı şeyi öğütlerim. Şu anda hukuk mastırı yapıyor ve hâkim olmak istiyor. Malezya'daki en genç avukat unvanına sahip! Okula beş yaşında başladığı için, 21 yaşında mezun oldu fakülteden. İkinci oğlum üç yaşında okumaya başladı, bütün ülke biliyor bunu. 23 senedir de İngiltere'de, tarih üzerine doktora yapıyor. Oğlum Ali de, en iyi öğrenci seçildi. Onlar küçükken, yatmadan önce hep kitap okurdum. Malezyalı kadınlara da bunu öneririm; çocuklarına yatmadan evvel kitap okusunlar, eğitimle büyütsünler onları.

- Devlet işlerine de karışır mısınız siz?
- Kralla beraber karar veririz hatta bazen son sözü ben söylerim. O da beni hep motive eder.

- Kral bu durumdan ne kadar memnun peki, kendisine soralım?
- Sultan İsmail: Çok memnunum, mutluyum onun gibi biriyle olmaktan.



Başörtüsü bir tercihtir


-Türkiye'deki tartışmalardan ve başı örtülü bir first lady'miz olduğundan haberdar mısınız?
- Ülkenizi çok seviyor ve her şeyi takip ediyorum. Bence first lady'nizin başını örtmesi kendi seçimidir, buna müdahale olmamalı.

- Modern olmadığı iddia ediliyor bunun, sizce?
- Benim için modernliğin göstergesi değildir bu, seçimlerle ve tercihlerle ilgilidir.

- Türbanlı kadın özgür müdür sizce?
- Bunu bir özgürlük veya modernlik değil, bir tercih meselesi olarak görüyorum. Mesela ben bir duaya giderken, Kuran okunurken başımı örterim. Bizde başını örten de, açan da üniversiteye girebiliyor. Önemli olan insanların refah seviyesidir ve ekonomik gidişattır. Bu, ön plana çıkarılmalı.

 

-Türkiye'ye ilk gelişiniz mi?
- 10 yıl önce gelmiştik; İzmir, Antalya ve Bursa'da kalmıştık. Gördüğüm kadarıyla çok gelişmiş Türkiye. Ve Avrupa'daki birçok ülkeden çok daha güzel ve çok daha temiz olduğunu söyleyebilirim. Londra'dan daha temiz mesela. (gülüyor) Şehirleşme gelişmiş; her yeri çiçeklendirmiş, güzelleştirmişsiniz. Çok modernsiniz. İnsanlar çok sıcak, çok yakın ve mütevazılar.

- Nereleri gezdiniz?
- Kapalıçarşı, Akmerkez, Kanyon ve Mısır Çarşısı'nı gezdim. Özellikle mücevherler ve antikalar çok enteresan. Bütün saray ve müzeleri daha önce gezmiştim zaten. Sultan, özellikle askeri müzeden çok etkilendi.

- Her kadın gibi alışverişe meraklısınız!
- Özellikle yerli üretimlere ve yerli tasarımcılara karşı özel ilgim var. Mesela önceden beri cam işlemeleri konusunda Türkiye bilinirdi, benim büyüdüğüm ortamlarda mutlaka masalara konur ve 'İstanbul camı' olarak sergilenirdi. Avrupa pazarına karşı hayranlık var Türkiye'de ama bence tasarımcılarınızı Malezya pazarına girmeleri konusunda motive etmelisiniz. Özellikle kıyafet ve mücevher konusunda çok zevkli ve estetikler...

 

-Basından tanıdığımız Malezya fotoğrafı yanlış mı yoksa bu ülkenin ikinci bir yüzü daha var mı?
- Türkiye'ye Malezya'yı yanlış resimle tanıttıklarına inanıyorum. Birçok konuda benziyoruz oysa. Gelip, görüp ondan sonra karar vermeleri gerekirdi; biraz önyargılarla hareket edildi. Bizim bölgemiz Klantan mesela; özel bir statüsü var. Geleneklerine, dinine bağlıdır ama aynı zamanda eğitime, modern dünyaya da çok açıktır. Kral, Müslümanların başıdır ama aynı zamanda da diğer dinlere mensup insanların da inançlarını istedikleri gibi yaşamalarını sağlamakla görevlidir. En büyük Buda heykeli bizde mesela. Biz demokrasiyi destekliyoruz.

- Geçen yıl başa geçen Kral Mizan Zeynel Abidin'in, eşi Nur Zahire türbanlı olduğu için Türkiye'de olduğu gibi tartışma çıktı. Ne düşünüyorsunuz?
- Onun kendi bireysel seçimidir, kimse müdahale etmemeli diye düşünüyorum. Malezya'da hiçbir kanun yoktur başörtüsü örtmek için de, çıkartmak için de! Kimse karışamaz. Ne zorla örtebilirler, ne de zorla çıkartabilirler başörtüsünü.

- Ama ülkenin bağımsızlık törenlerine kraliçe türbanlı katılınca Danıştay Başkanı "Laik yasaları kaldırmalı, yerlerini İslam yasalarıyla doldurmalıyız," demiş. Böyle bir laiklik tartışması var mı sonuç olarak ülkede?
- Kılık kıyafete müdahale olmaz bizde.

- Kanunda olmayabilir ama ülkede bir tartışma yok mu bununla ilgili?
- Bizim ajandamızda önemli bir konu da değil. Şu anda en önemli şey ekonomi, petrol fiyatları ve kalkınma.

 

-Muhafazakâr bir kral ve kraliçe mi var şu anda Malezya'da?
- Hepimiz aynı görüşteyiz; çok fark yok. Dokuz sultan seçti sonuçta bu kralı. Ayrıca kral siyasetin dışındadır; siyasetle başbakan ilgilidir. Onu da halk seçiyor.

- Gazete haberlerine göre Malezya'da ılımlı değil muhafazakâr İslam yayılıyor. Gece kulüplerine baskınlar düzenleniyor, alkol ruhsatları iptal ediliyor, 13 eyaletten ikisinde şeriat yasaları gayrıresmi olarak uygulanıyor. Var mı böyle bir şey?
- Hayır, hepsinde genel Malezya kanunları geçerli, alkol de serbest.

- Bir de fetva konseyiniz var. Bu kurumun bir yaptırım gücü var mı?
- Dinle ilgili bütün münasebetler krala bağlı olduğu için o konsey de her eyaletteki sultana bağlı. Siyasetçiler buna müdahale edemezler. En son otorite biziz, fetvalar da bizim elimizden geçer. Ayrıca fetva çıkarabilmek için de sultanların izni gerekir.

- Peki sultanların hepsi gerçek anlamda laiklikten yana mı?
- Biz ılımlıyız ve orta yoldan yanayız.

- Fetva kurulu günlük yaşama karışmıyor mu?
- Sultana tavsiyelerde bulunur; mesela miras konusunda, çok kargaşa olan konularda, çeşitli özel konularda devreye girerler ama sadece sultana tavsiyelerde bulunabilirler. Kararı sultan verir

 

SABAH (ŞİRİN SEVER)
MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler