YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Türk dizilerinden organ bağışına destek
Türk dizilerinden organ bağışına destek
17 Kasım 2014 11:19
Arka Sokaklar, Ulan İstanbul ve Kaçak dizilerinin oyuncuları, yapımcı ve yönetmenleri, bir insanın verebileceği en değerli hediyenin organ bağışı olduğunu belirterek, herkesi organ bağışlamaya davet etti ve bunun dizilerinde ele alınması için destek sözü

Sağlık Bakanlığı ve Avrupa Birliği (AB) tarafından ortaklaşa yürütülen "Organ Bağışında Uyum için Teknik Yardım Projesi" kapsamında dizi setlerine yapılan ziyaretlerde, yapımcı, yönetmen ve oyuncularla bir araya gelindi.

Türkiye'de en çok izlenilen aksiyon dizileri arasında yer alan Arka Sokaklar, Ulan İstanbul ve Kaçak dizilerinin setlerine giren Anadolu Ajansı muhabirinin sorularını yanıtlayan oyuncular, organ bağışına "evet" dedi.

Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Arif Kapuağası, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oyuncuların diziler aracılığıyla herkesin evine girebildiğini, toplum üzerinde etkili olduklarını belirterek, sanatçılara olumlu algının yaygınlaştırılabilmesi için birlikte yürüme çağrısı yaptı. Kapuağası, "Senaristlerin dizilerin bir bölümünde organ bağışını ele almasını ve sizlerin de vereceği mesajla bağış oranlarının artırılmasını istiyoruz" dedi.

-Arka Sokakların Mesut Komiseri'nden organ bağışına davet

Kimi bölümlerinde senaryo gereği organ mafyasını da işleyen diziler arasında yer alan Arka Sokaklar dizisinin başrol oyuncularından Şevket Çoruh, dikkatli bakıldığında herkesin çevresinde organ bağışına ihtiyacı olan kişilerin olduğunu görebileceğini söyledi.

Türkiye'de mutlaka bağışların artırılması gerektiğine inandığının altını çizen Çoruh, "Organlarımızı başkasına vermemiz, bir başkasına da yaşama şansı sağlayacak. O yüzden Türkiye'deki tüm insanları organ bağışına davet ediyoruz. Organ bağışı güzel bir şeydir" dedi.

Dizinin sevilen kahramanı Hüsnü komiser Özgür Ozan da herkesin bir gün organa ihtiyaç duyabileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Kimilerinde 'acaba organlarımı bağışlamış olursam ölmeden alırlar mı' şüphesi var. Öncelikle bu yanlış algının düzeltilmesi, insanların aydınlatılması gerekiyor. İnsanlar, böylesi bir cehalet içerisindeler. İnsanların kendilerine emanet edilen organlarına iyi bakarak, kendilerinden sonra da fayda sağlamaları gerekir."

Kendisinin de 9 yaşında bir çocuğu olduğunu anlatan Ozan, organ bağışının konu alındığı bir rolün zor olabileceğini belirtti. Ozan, "Bir baba düşünün ki evladını kaybetmiş; bir baba düşünün ki oğlunun yaşaması için organa ihtiyacı var. Bir taraf acı içinde, diğer taraf evladına organ bulmanın sevinci içerisinde. İki zıt duygu. Ben ikisini de istemezdim ama organa ihtiyacı olan bir babayı sadece ve sadece oynamak isterdim" diye konuştu.

-Ulan İstanbul'dan senaryoda organ bağışı sözü

En sevilen aksiyon dizileri arasında yer alan Ulan İstanbul dizisinin yönetmeni Murat Onbul, dizilerde konunun genellikle organ mafyası şeklinde işlendiğini belirterek, bunun korkuya yol açabildiğine dikkati çekti. Onbul, şöyle devam etti:

"Suç gerektiğinde bunları kullanmak zorunda kalabiliyoruz. Oysa bunları yaparken de bu işin olması gereken tarafını da anlatabilirsek, eminim ki çok faydalı olacağız. Dizilerde organ bağışının işlenmesi için senaristlerimizle konuşarak, suç unsurunun yanı sıra aynı zamanda bilinçlendirme için de kısımlar bulmalıyız. Ulan İstanbul ekibi olarak, bu konuyla ilgili ciddi bir şeyler yapmaya çalışacağız, senaristimizle görüşeceğim."

Onbul, "Ben de organlarımı bağışlamayı düşünüyorum, gerekli müracaatları yapacağım" dedi.

Başrol oyuncu Uğur Polat da organ bağışının çok fazla dizide işlendiğine şahit olmadığını belirterek, "bunun bir kültür haline gelmesi, bunun için de konunun mutlaka dizilerde işlenmesi gerektiğini, herkesi bu konuda sorumluluğa davet ettiğini" bildirdi.

Kendisinin bugüne kadar organ bağışını içeren bir rol oynamadığını ifade eden Polat, "Organ bağışında bulunan ya da bağışlanan organla hayata dönen bir kişiyi seve seve oynardım" diye konuştu.

Polat, "Ben de organ bağışında bulunacağım" dedi.

Başrol oyuncularından Şebnem Bozoklu da konunun, sevilen dizi, köşe yazıları ve program aracılığıyla aydınlatılması gerektiğini dile getirerek, "Organ bağışının sanatçılar, yazarlar gibi kanaat önderleri aracılığıyla halkın hücrelerine kadar yayılması çok önemli" dedi.

Kendisinin de organ bağışçısı olmayı istediğinin altını çizen Bozoklu, "Bunu en kısa zamanda yapacağım" diye konuştu.

-"Ben, bir organ bağışçısıyım"

Kaçak dizisinin yönetmeni Serkan Birinci, kendisinin de organ bağışında bulunmayı düşündüğünü belirterek, bunun ne şekilde yapılacağının da tam olarak bilinmediği eleştirisinde bulundu.

Konunun, dizilerde işlenebilmesi için bir hikayeye dayandırılması gerektiğini, bu konuda da senaristlere görev düştüğünü die getiren Birinci, "Eşim de senarist. O'na yazdığı senaryolarda bunu işlemesini rica edeceğim. Ayrıca kendim ve yapımcım adına, senaristimizle konuşma sözünü verebilirim" diye konuştu.

Usta oyuncu Haluk Bilginer, herkesin organlarını bağışlaması gerektiğini düşündüğünü ifade ederek, "Öleceğini bilen tek yaratık insan. Bir gün nasıl olsa öleceğiz. Öldükten sonra başkasının yaşamasına katkıda bulunmak için mutlaka organlarımızı bağışlamamız gerekiyor. Ben, bir organ bağışçısıyım mesela" diye konuştu. Bilginer, bu konuyu işleyen iyi yazılmış bir senaryoda her rolü oynayacağını söyledi.

Memati olarak ünlenen dizinin oyuncularından Gürkan Uygun da dizilerde bu tür bir yönlendirmenin yapılabileceğini ifade ederek, "Her şeyden önce bu bir oyuncunun değil vatandaşlık görevidir. Ancak popüler insanlar olan sanatçıların bağışçı olması olumlu etkiyi artıracaktır. Ancak, dizilerin içerisinde rol modellere bunu yaptırmak daha faydalı olacaktır" diye konuştu.

Uygun, dizilerdeki ana karakterlerin hikayelerinin bir köşesine bu konunun yerleştirilmesinin çok katkı sağlayacağını belirterek, "Bir ana karakter organlarını bağışlayabilir ya da organ bağışıyla hayatı kurtulabilir. Bu halkın üzerinde çok daha etkili olur" dedi.

Uygun, kendisinin de organ bağışında bulunacağını dile getirdi.

Dizi oyuncularından Burak Deniz, herkesin organlarını bağışlaması gerektiğini, kendisinin de bağışçı olacağını belirtti.

Özellikle aksiyon dizilerinde sadece organ mafyalarının işlenmemesi gerektiğini ifade eden Deniz, "Bağışlanan organla bir kişinin hayatını kurtarması de konu içinde yer almalı. Bu senaristlerle alakalı bir durum. Örneğin, dizinin iyi kahramanlarından biri, bağışlanan bir organla hayata dönerseçok etkili olacaktır" dedi.

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler