YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tuncay Güney'i cımbızlamak, Ergenekon'u sulandırır
Tuncay Güney'i cımbızlamak, Ergenekon'u sulandırır
Tuncay Güney'i cımbızlamak, Ergenekon'u sulandırır
09 Mayıs 2008 / 21:05 Güncelleme: 09 Mayıs 2008 / 00:00

“Hürriyet&Ergenekon ilişkileri” başlıklı haberini NTV’de eleştiren Ertuğrul Özkök’e, haberi yayınlayan Aktifhaber.com sitesinden Cevheri Güven sert bir cevap verdi.


Cevheri Güven’in yazısı şöyle(Ara başlıklar kanalahaber.com’a ait):  


Ertuğrul Özkök, Ruşen Çakır ve Mirgün Cabas’ın NTV’de yaptığı Yazı İşleri programının konuğuydu.


Programda söz döndü dolaştı Hürriyet Gazetesi’nin Ergenekon haberlerini veriş tarzına geldi. Ertuğrul Özkök, Aktifhaber’in verdiği “Hürriyet&Ergenekon ilişkileri” haberine atıfta bulundu. Tabi Aktifhaber’in ismini vermeden.


Özkök, Ergenekon’la ilgili haberleri yayınladıklarını iddia ediyor. Ancak sonra “Ergenekon’la ilgili çok keyfi sızdırmalarla olayın yönlendirilmeye çalışıldığı endişesine kapıldım” diyerek şuan ki göremezden gelme tavrını açıklıyor.


Önce şu “sızdırma” olayına açıklık getirelim. Son yıllarda en çok kullanılan medya tabirlerinden birisi oldu bu. Herhangi bir özel, gizli, elde edilmesi zor bilgilerden oluşan haber, Hürriyet’te çıkarsa “Hürriyet ele geçirdi, Hürriyet ulaştı, Hürriyet ortaya çıkardı” nitelemeleriyle veriliyor.


Ama Hürriyet kendi grubu dışında bir gazete bu tip özel haberleri verirse “sızdırıldı, kim sızdırdı” biçiminde yaklaşıyor.


Bi kere bu mantıkla bakarsak bütün haberler sızdırmadır. Haber kaynağı, muhabire haberi belli bir amaç için verir. Muhabir filmlerdeki gibi kapılardan gizlice girerek, dosyaları karıştırarak sır belgelere ulaşmaz. Her haber, haber kaynağının işine geldiği için muhabire iletilir.


Burada önemli olan haberin doğru olup olmadığıdır. Diyelim ki belli bir yönlendirme çerçevesinde Ergenekon haberleri sızdırılıyor. Peki, bu durumda gazeteci ne yapacak?


Alparslan Aslan’la Veli Küçük’ün birlikte çekilen fotoğrafı, İlhan Selçuk’un “ekonomik kriz çıkarmalıyız” dediği telefon konuşmaları, Ümraniye bombalarının TSK envanterinde bulunduğu… gibi belgeler gazetecinin önüne geldiğinde ne yapmalı?


Gazeteci “bu haberi bu kaynak amaçlı sızdırıyor” gibi bir içtihat yapıp, sümen altı mı etmeli? Hürriyet bu haberleri görmezden gelirken telapatik yöntemlerle mi haber kaynaklarının niyetlerini okuyor? Haber kaynağının belli bir niyeti olsa bile somut biçimde her satırı skandal olan bu belgeleri sümen altı etmek gazetecilik mesleğine ihanetin daniskası değil midir?


Özkök, örnek olarak da “Tuncay Güney”i veriyor. “Bu adamın sözleri masamıza geldiğinde, gazetede verirsek Ergenekon operasyonunu sulandırırız” biçiminde savunma yapan Özkök sözde, operasyonu ciddiye alma adına hareket ettiklerini anlatıyor.


 


TUNCAY GÜNEY’İ CIMBIZLAMAK, ERGENEKON’U SULANDIRIR


Oysa Ergenekon gibi her tarafından ayrı bir skandal patlayan, her yeri haber kaynayan bir operasyonun içinden “Tuncay Güney”i cımbızlayıp örnek vermek, operasyonu sulandırmanın ta kendisi. Zaten Tuncay Güney de bu operasyonu sulandırma görevlisi. Özkök’ün bu cımbızlaması sulandırma yolunda bir adım oldu.


Kaldı ki Star, Yeni Şafak gibi Ergenekon’un özüne vakıf olamayıp sürüklenen gazetelerin, Tuncay Güney’i manşetlerine çekmesinde Hürriyet’in fiştiklemesi olmasa da Hürriyet.com.tr başroldedir. Saygı Öztürk’ün kaleminden Tuncay Güney’in açıklamaları çarşaf çarşaf verildi Hürriyet.com.tr’de…ŞATO’YA ÖZKÖK DE GİTTİ!


Gelelim Sevil Atasoy olayına...


Ertuğrul Özkök, Sevil Atasoy’la ilgili haberimiz nedeniyle “sızdırma” yaftasını yapıştırdıktan sonra “ŞATO”dan bahsediyor. Ve “Sevil Atasoy Şato’ya gidiyormuş ta ben o yüzden onu Hürriyet’e aldırmışım” diye haberimizi yalan sınıfına sokuyor.


Bir kere haberimizde verdiğimiz Ergenekon nedeniyle tutuklu bulunan Doç. Ümit Sayın’ın bilgisayarından çıkan MSN kayıtlarıydı. O kayıtlarda ve haberimizde belirttiğimiz gibi Şato’ya giden Sevil hanım değil Ertuğrul Özkök’tür…


ŞATO 1. ORDU MU? 


Şato’nun 1. Ordu olduğunu biz açıklamamıştık, ama Ertuğrul Özkök açıkladı. O belgelerde “Şato’nun 1. Ordu olduğu" açıklama kısmında belirtiliyordu ve deşifreyi yapan görevliler tarafından yazılmıştı. Demek ki Özkök, bu resmi belgeleri görmüş. O zaman o yazışmaların Doç. Ümit Sayın’ın bilgisayarından çıktığını gösteren resmi belgeleri de görmüştür.


Demek ki, bize “sızdırılan” belgeler Hürriyet’e de sızdırılıyor. Özkök, Tuncay Güney olayında yaptığı cımbızlamayı aynı şekilde bu olaya da uyguluyor. Sevil Atasoy'u öne çıkarıyor ama Ergenekon Operasyonu'nun ilk perdesinde tutuklanan Türk Ortodoks Kilisesi Sözcüsü Sevgi Erenol'un Hürriyet gazetesine yaptırdığı haberlerin dinlemeye takılmış olmasını, Sevgi Erenerol’un Hürriyet gazetesi Yazıişleri Müdürü Doğaner Gönen’le yaptığı bu görüşmeler nedeniyle sorgulandığını atlıyor.


ÇANAK RUŞEN, YAMAK MİRGÜN… 


Özkök asıl buna cevap vermeliydi. Ama karşısında çanak Ruşen Çakır ve yamak Mirgün Cabas olduğu için ne onlar sordu ne de kendi açıkladı. Mehmet Barlas’ı aldığı maaşa kadar sıkıştıran Cabas ve Çakır, Ertuğrul Özkök karşısında kuzu olmuşlardı.


Soru sormak bir yana Sevil Atasoy olayında Özkök kendi tezlerini savunup giydirdikçe, Ruşen Çakır keyifli sırıtışlarıyla kameraya yakalandı.


Oysa sorulacak sorular çoktu.


“Ergenekon operasyonuyla ilgili haber girmiyoruz çünkü iddianame yok, iddianame çıkınca üzerine gideceğiz” diyen Ertuğrul Özkök’e “Darbe günlükleri yalan diye kocaman bir yazı döktürdünüz. Günlükleri yalanlayan sayfa sayfa haberler verdiniz. Günlüklerin Oramiral Örnek’in bilgisayarından çıktığı resmi belgelerle ortaya çıktı/kanıtlandı, bu konuda niye tek satır yazmadınız, Hürriyet’te bu niye kutu haber bile olmadı?” diye bir soru sorabilirlerdi mesela…İddianame ortaya çıkınca Ergenekon'un üzerine gideceğinin inandırıcılığını sorgulayabilirlerdi.


Ama Ruşen’le yamağı, Alper Görmüş’ü yayına alıp “kim sızdırdı” diye sıkıştırmayı tercih ettiler.


O yüzden Ertuğrul Özkök’ün “çanakla yamağın” programına çıkıp, Aktifhaber’e “sızdırmayla yönlendiriliyor” yaftası yapıştırması hiçbir anlam taşımıyor.


O önce Perinçek ve Selçuk’un tutuklandığı gün, Hürriyet muhabirlerinin yazdığı en özel Ergenekon haberlerinin akşam üstü müdahalesiyle sayfalardan çıkarılışını açıklasın. 


HÜRRİYET MUHABİRLERİ: BİZDE ÇIKMIYOR, SİZ YAZIN 


Ertuğrul Özkök önce “nasıl olsa girmiyor” diye ellerindeki özel Ergenekon haberlerini, Taraf’taki, Yenişafak’taki, Star’daki arkadaşlarına veren Hürriyet muhabirlerine anlatsın bu hikayelerini. Çanakla yamak ne anlatsa inanır zaten..


08 Mayıs 2008 Perşembe


ERGENEKON’UN UCU AYDIN DOĞAN’A MI İLERLİYOR?


Aktifhaber 25 Mart tarihinde, “Hürriyet'in Ergenekon Bağları” başlığı ile aşağıdaki haberi yapmıştı:


Ergenekon operasyonu derinleştikçe ucu Aydın Doğan'a doğru ilerliyor. İşte Ergenekoncuların MSN kayıtları ve ayrıntılarıyla Hürriyet'in Ergenekon'la bağları..


Cumhuriyet Başyazarı İlhan Selçuk'a yönelik operasyon gerçekleştirildikten sonra Ergenekon'un medya bağlantıları deşifre olmaya başladı.


Türkiye'yi istediği yörüngede, yarı canlı, kontrol edilebilir düzeyde tutmaya çalışan Ergenekon'un suikastlar, bombalamalar, satın almalar ve fahişelerin kullanıldığı kasetlerle sürdürdüğü bu düzende, medyanın önemli bir yeri vardı.


Aslında yıllardır “tek merkezden atılan başlıklar” şeklinde ifade edilen şey, Ergenekon'un bu “LOBİ” gücünden kaynaklanıyordu. Anayasası da “LOBİ” ismini taşıyan Ergenekon, yıllardır Medyayı etkin biçimde kullandı.


Gözaltına alınan Vedat Yenerer'den Güler Kömürcü'ye kadar pek çok isim farklı düzeylerde medya ilişkileri içinde vardılar.


Ancak bir kale olan Cumhuriyet'in Başyazarı İlhan Selçuk'un bağlarının tespit edilmesi, Ergenekon Operasyonu'nda ulaşılan belgelerin derinliğine işaret ediyor. Bu derinliğe inilince de ister istemez “Büyük Medya”daki bağlantılara rastlanılacak.


Şamil Tayyar'ın köşesinde verdiği “Geçen ay Ergenekon soruşturması kapsamında 'tanık' sıfatıyla dinlenen birine şu soru yöneltilmiş: Aydın Doğan bu işlerin neresinde?” sorusu, Savcı Zekeriya Öz'ün bu noktayı araştırdığının delili.


Aslında birazdan okuyacağınız ve Ergenekon Operasyonu dosyasına da giren MSN kayıtları, Doğan Grubu ile Ergenekon arasındaki bağlantıları, Ergenekon'un Doğan Grubu'ndaki etkinliğini, Doğan Grubuna nasıl yazı ve haber sokabildiğini, hatta Doğan Grubu'na yazar bile kabul ettirebildiğini anlatıyor.


Önce MSN kayıtlarını okuyun, sonra olayların perde arkasına geçelim:


Tarih: 03.07.2005


sevil_atasoy:


herkes bir çok şey biliyor da, memleket elden gidiyor. ne yapılacak


umitsayin:


işte onu konuştuk


umitsayin:


memleketin elden gitmesine karşı paşaların duyarsızlığını konuştuk.


umitsayin:


emin gürses laz damarından silahlı mücadele diyor.


umitsayin:


ama emin gürses televizyonlarda mesut parlağa çatmaya başlarsa bu korkunç bir ivme kazandırır bize. şimdi detaylı okuyacak ve Perinçeke de anlatır.


umitsayin:


Perinçek ingilterede imiş. Ondan randevu alıyorum. gelince birlikte konuşuruz.


sevil_atasoy:


perinçek hala alemdaroğlunu destekliyor mu


umitsayin:


Evet perinçek alemdarı destekliyor. onların da bilgileri var, bu aydınlıka kapak olursa korkunç olur.


sevil_atasoy:


aytaç paşa buna karşı idi mesela


umitsayin:


ama hem sağ, hem ülkücü, hem radikal sol, hem orta kanaldan gitmek daha iyi. siftahı avrasya tv yapacak pzt. başlıyor.


umitsayin:


bu arada Haftalık'taki hakkımız hala saklı


umitsayin:


şermin ve ertuğrul özkök de yardım etsinler. biraz.


umitsayin:


tuncay özkan bana güven telkin etmediyse de bu yayınlardan sonra bize imkan sağlar


sevil_atasoy:


önce başta medyayı bir görelim, sonra haftalık'a döneriz


umitsayin:


tamam


Tarih: 21.07.2005



umitsayin:


atasoy aradı


umitsayin:


yanlız sadece ikimiz arasında strictly confidential (katı biçimde gizli)


umitsayin:


bugün ertuğrul özkök ile görüşmüş


umitsayin:


sıkı dur


umitsayin:


e.özkök atasoyun şatoya gittiğini biliyormuş


umitsayin:


ve atasoya özel bir sayfa yapmayı teklif etmiş yani ayrı investigatif bir iş


umitsayin:


bir sürü ekip kuracak, ekibin içinde ben de varım tabii


umitsayin:


G2 var ve tabii ki A2 de var


umitsayin:


sonuçta hürriyette her istediğimiz haberi çıkartma serbestisi veriliyor bize


zaferyener2004:


e. özkök bir şeylerin kokusunu almış hocam. o yaş tahtaya basmaz


umitsayin:


şatoya gittikten 1 ay sonra bu teklifi veriyor


umitsayin:


bu bilgiyi sadece emre alb., atilla alb., hakan binb. ve oğuz binb.ya iletebilirsin


umitsayin:


4 kişiden başkasına gerekmedikçe iletme


zaferyener2004:


anlaşıldı


umitsayin:


olayın arkasında hurşit tolon olduğu açık


umitsayin:


ekibin kurulmasında A2nin ne kadar etkin olacağını sen düşün


“ŞATO'YA GİTTİ VE YAZAR YAPTI”


“Haftalıktaki (Vatan Gazetesinin eki) hakkımız duruyor… Aydınlık kapak yapsa… Siftahı Avrasya TV yapacak, Ertuğrul Özkök te yardım etsin….” 


MSN konuşmaları başlı başına Ergenekon – Medya ilişkilerinin belgeseli gibi.


Ertuğrul Özkök'ün “ŞATO”ya gittikten sonra Sevil Atasoy'a yazarlık teklif ettiğini Ümit Sayın söylüyor.


Şuan Ergenekon üyesi olmaktan tutuklu bulunan Doç. Dr. Ümit Sayın'ın bu konuşmayı yaptığı tarih; 21 Temmuz 2005… Sevil Atasoy'un Hürriyet'te ilk yazısının çıktığı tarih ise: 18 Eylül 2005


ŞATO'daki görüşmeden sonra Atasoy'u parlatma işi de yine Hürriyet'in kumandanı Ertuğrul Özkök'e düşmüş. Özkök, 11 Eylül 2005'te bizzat kendi Sevil Atasoy'la röportaj yaptı. Hürriyet'in haftasonu ekinde yayınlanan röportaj devasa büyüklükteydi.


Ancak Atasoy'un yazılarının Ümit Sayın ve Ergenekon ekibinin istediği gibi olmadığı ve hoşuna gitmediği de ayrı bir gerçek. Bu durum, bir süre sonra kavgalı hale gelmelerine sebep olmuş. Hürriyet'le Ergenekon arasıdaki kontak ise bundan ibaret değil.


HÜRRİYET YAZI İŞLERİ'NDEKİ KONTAK


Ergenekon Operasyonu'nun ilk perdesinde tutuklanan Türk Ortodoks Kilisesi Sözcüsü Sevgi Erenol'un Hürriyet gazetesine yaptırdığı haberler de dinlemeye takıldı. Sevgi Erenerol, Hürriyet gazetesi Yazıişleri Müdürü Doğaner Gönen ile


26 Ekim 2007 tarihinde temas kurdu ve “vakıflar yasasıyla ilgili” bir haber sipariş etti.


Dinlemeye takılan konuşmanın o bölümü şöyle:


"Konu hakkaten bu cemaat vakıfları meselesi açısından son derece önemli şu anda böyle bir yasağında çıkması önümüzdeki günlerde çıkması söz konusu olacağı için ne yapıp edip bu vakıflar yasasının önlememiz lazım. Şayet bu konuda bunların en büyük sahtekarlıklar çevirerek bir takım mal mülkü bizden istediklerini ortaya koyabilirsek belki vakıflar yasasına da etkileyebilir diye düşünüyoruz. Eee siz bu konuyla ilgili muhabirlerle mi görüşürsünüz yoksa bu konunun davacı olan şahsa sizin numaranızı versem o size detaylı  konuyu anlatsın. Nasıl arzu ederseniz ona göre."


ERENEROL DOĞRULADI


Hürriyet'le bu temas gözaltındayken Erenerol'a soruldu. Erenerol'un verdiği yanıt şöyle: "Bu konuşmayı yaptım Doğaner Gönen Hürriyet Gazetesinde çalışır vakıf konusu Balıklı Rum Hastanesinin davasının gazetede yayınlanması konusu ile alakalı konuşmadır."


Görüldüğü gibi Büyük Gazete'nin Ergenekon'la bağları da büyük ve üst düzeyden. Soruşturma ilerlerken yeni bağlantıların bulunması işten bile değil. Hürriyet'in Ergenekon haberlerini kullanış biçimine dikkatli gözlerle bakılırsa, olabilecekler daha iyi anlaşılabilir.


 


 

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler