YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Teröristler arasında fark göremiyorum!
Teröristler arasında fark göremiyorum!
Teröristler arasında fark göremiyorum!
28 Temmuz 2008 / 18:30 Güncelleme: 28 Temmuz 2008 / 00:00

Güngören katliamı faillerinin, PKK’lı teröristler içerisinden çıkacağını söyleyen Gazeteci-Yazar Ahmet Ünal, "Muhtemelen yakalandıktan sonra ‘itirafçı’ olmak isteyeceklerdir." diyerek teröristlerin sıkıştığı "halk kahramanı olmak ve vicdansızlık" çelişkisini kaleme aldı.


Yok aslında birbirinden farkı!


Terörün ne menem bir lanet olduğunu Güngören’deki vahşi katliam yeniden gösterdi.


Kanlı saldırı eninde sonunda bir grubun üzerinde kalacak.


Diyarbakır’da 7 ay önce bir dershane önünde düzenlenen bombalı saldırı ardından yaşandığı gibi terör örgütü PKK, önce reddettiği olayı sonra yarım ağız üstlenmek zorunda kalabilir.


Yahut El Kaide adına gazetelere mail gönderilerek cinayet sahiplenilir. Ardından örgütün bir yetkilisi açıklama yaparak bunu inkar eder.


Senaryo aynı. Sahneler değişken.


DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, “(Kimden gelirse gelsin) demeyeceğim, bu olayı şiddetle ve nefretle kınıyoruz. Bunu barışa, sürece, geleceğe vurulan bir darbe olarak değerlendiriyoruz” diyor.


DTP, Diyarbakır’daki insanlık katliamını da benzeri ifadelerle kınamıştı.


Bingöl’de 1993 yılında, sivil kıyafetli, korumasız ve silahsız 33 askeri otobüsten indirip şehit eden Şemdin Sakık, emri Öcalan’dan aldığını söylerken Öcalan ise ‘işbirlikçi hain’ dediği Sakık’ın, başkaları adına eylem düzenlediğini iddia etmişti. Sakık, şimdi Sinan Aygün’ün desteği ile kitap yazarak terör günlerinin pişmanlığını anlatıyor. Öcalan da kim bilir hangi ülkenin derin güçlerine hizmet vermeyi sürdürüyor…


Eski milletvekili ve PKK / Kongra Gel örgütünün elebaşı Zübeyir Aydar, ‘karanlık güçlerce düzenlenen’ bir ‘katliam’ şeklinde değerlendirdiği saldırıyı, kendilerine yakın bir haber ajansına, “Olay karanlık bir olaydır. Ergenekon ve AKP davaların görüldüğü bir dönemde böyle bir saldırı düşündürücüdür. Bu olay PKK ile ilintilendiremezler.” İfadeleriyle yorumluyor.


Ruşen Çakır, Vatan’daki köşesinde, ‘kör terör’ saldırısını ‘rövanş’ eylemine benzeterek soruyor: “Ama kim kimden?”


PKK’nın kendini böylesi bir ‘kör terör’ eylemi ile hatırlatmak istemesini garip bulan Çakır, eylemin zamanlamasına dikkat çekiyor; yani Ergenekon ve Kapatma davalarına…


Ben olayın düzenleyicisinin PKK’lı teröristler içerisinden çıkacağını düşünüyorum. Muhtemelen yakalandıktan sonra ‘itirafçı’ olmak isteyeceklerdir.


Müthiş bir çelişki olsa gerek; Bir yanda halk kahramanı olmak diğer yanda vicdansızlık...


Vahşi hayvanları bile utandıracak böylesi vahşeti işleyenler de insanlık hissi kalır mı, bilemiyorum. Hangi yüzle ‘pişmanız’ diyebiliyorlar… 


Konunun hassasiyeti sebebiyle, hemen herkes gelişmelerdeki tuhaflığı hissediyor ama net ifade kullanamıyor.


Bu noktada dikkat çekmek istediğim nokta şu:


Halkı infiale uğratmak amacıyla düzenlenen eylemlerden adı ne olursa olsun bütün örgütler çıkar sağlayabiliyor. PKK, El Kaide yahut derin örgütler…


Hepsi aynı amaca hizmet ediyor.


Hepsi halk için cinayet düzenlediğini söylese de halkı canından bezdiriyor.


Ötekinin insaflığını savunsa da benzer eylemler düzenleyip, savaştığı tarafın üzerine atabiliyor.


Eylem hangisinin üzerine kalırsa kalsın hepsine yakışıyor!


Vahşetin, acımasızlığın, ahlaksızlığın olanca seviyesizliğine rağmen örgüt militanları “bırakalım artık silah kullanmayı” diyerek açıktan çağrı yapamıyor.


Bu sözüm de terör sempatizanı aymazlara…


Varsayalım, dış mihraklar yahut derin teşkilatlar, desteklediğiniz örgütün adını kullanarak katliam planlıyor. Öyleyse güya savaştığınız güçler, hakimiyetlerini sürdürebilmek için size gereksinim duymuş olmuyor mu?


Örgütünüzün adı ne olursa olsun, katliamlara sessiz kalıyor ve hala kanla beslenen vampirlerle yaşıyorsanız vahşetin vebali sizin de boynunuzadır.


Yok aslında birbirinizden farkınız…
 
Ahmet Ünal

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler