YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Sivil Düşünce'de bomba açıklamalar
Sivil Düşünce'de bu hafta Gazeteci-Yazar Orhan Miroğlu, Eski İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu ve SDE Ekonomi Koordinatörü Dr. Cemil Ertem gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Sivil Düşünce'de bomba açıklamalar
29 Kasım 2014 / 08:10 Güncelleme: 29 Kasım 2014 / 08:30

Kanal A'da yayınlanan ve Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan'ın sunduğu 'Sivil Düşünce' programı bu hafta Alper Tan'ın Kudüs ziyaretinde olması nedeni ile Kanal A Yayın Koordinatörü Fahrettin Damga'nın moderatörlüğünde gerçekleşti. Sivil Düşünce'ye bu hafta Gazeteci-Yazar Orhan Miroğlu, Eski İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu ve SDE(Stratejik Düşünce Enstitüsü) Ekonomi Koordinatörü Dr. Cemil Ertem konuk oldu.

Programda genel çerçeveyi, Başbakan Davutoğlu'nun Tunceli ziyareti, Alevi açılımı, Devlet Bahçeli'nin ziyareti, Papa Francis'in Türkiye'yi ziyareti, Putin'in gelişi, Çözüm süreci ve Ferguson olayları oluşturdu.

Gazeteci Yazar Orhan Miroğlu'nun programda yer alan konuşmasının satır başları şöyle:

"Belki de olmayan, çok rahat çözülebilecek sorunları konuşuyoruz"

"Devletin bakış açısı değişiyor. Bu bir esnemenin göstergesidir. Geçenlerde Dersim'li bir akademisyen arkadaşımız, "CHP ve Aleviler arasındaki ilişki belki de Stockholm sendromu değildir" dedi. Biz hep bu bakış açısıyla bakıyoruz. Bunu kim araştırmış dedi?"

"Cemevi'nin statüsünü Aleviler nasıl görüyor? Bu soruyu sormak Aleviler kendi arasında anlaşamıyor demek değildir. Geçmişte Kürtler içinde aynı tartışma yapılıyordu."

"Ben geçen hafta Erbil'deydim kimsenin Kürdistan falan kurmaya niyeti yok. Orada arkadaşlarımızla bir röportaj yaptık Türkmenlerde bağımsız Kürdistan talebi var. Ama Kürtlerde yok. Bunun sebebi çok basit Erbil bugün Ortadoğu'nun Cenevre'si gibi."

"Alevi toplumunu iyi gözlemek ve iyi analiz etmek lazım. Ben 12 maddeyi dikkatli okudum ve karşı çıkacak hiçbir şey bulamadım. Önemli olan şiddeti ortadan kaldırmak. Devlet şiddeti kalktı. Şimdi ise siyasal şiddetin kalkması gerekir."

Alevi meselesi devede kulak bir meseledir

"Çünkü durumu kabullenmişiz. Ötekileştirme zihniyetinden uzaklaşmışız. Halk başkasını ötekileştirmenin sıkıntısının farkında. Türk milliyetçiliğinin geleneksel bir politikada ısrar etmesi rahatsız edici bir mesele."

"Abdullah Öcalan'a dışarıdan bir sekretarya sağlanmalı"

"Sekretarya konusunda çeşitli görüşler var. Ancak bu sekretarya içerideki tutuklulardan oluşturulacaksa bu iyi bir şey değil. İçeriden oluşan bir sekretarya,silahsızlanma kongresine girişte Abdullah Öcalan'a katkı sağlamaz. Bunun yerine Abdullah Öcalan'ın tarih sahnesine çıkışını bile bilen, dışarıdan olan Kürt siyasetine yıllarına vermiş Naci Kutluay, Canip yıldırım gibi vicdanıyla hareket edecek insanlar olması gerekir."

Eski İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu'nun konuşmasının satır başları ise şu şekilde:

Ayak öptüren devletten el öpen devlete nasıl geldik?

"İlk olarak resmi devlet ideolojisinden vazgeçildi. Zaten Başbakan Davutoğlu'da bunu belirtti."

"Kobani meselesinde vesayet makamları tekrar ortaya çıktı. Vesayet makamlarını yıkmak isterseniz, karşınıza bazı engeller çıkacaktır. Türkiye Dersim ile yüzleşmelidir."

28 Şubat sürecini iyi anlamak lazım

"28 Şubat sürecinde Cem evleri'nin sayısında artış vardır. Alevi vatandaşlarımızın vesayette yerleşmiş yapıların inisiyatifine bırakmamak lazım."

SDE Ekonomi Koordinatörü Dr. Cemil Ertem ise çarpıcı açıklamalarda bulundu Ertem'in konuşmasının satır başları ise şu şekilde:

İlker Başbuğ ve Fethullah Gülen aynı adamlardır

"Birisi Ergenekon tarafında, devletin Kürtleri ezen kendisi dışında hiçbir şey görmeyen, baskı yapan, dışkı yediren sivil iktidarın karşısında olan tarafında yer alır. Diğeri ise aşağıdan ve sinsice devleti ele geçirmeye çalışan İslamı kullanan bir yapının adamıdır. Bir de ortada duran yağmacıları vardır. Buradaki hikaye bir tarihsel bloktur. 12 Eylül'den sonra gördüğümüz sol aslında Ergenekon'un sol tarafıymış. Bir de kırmızı Ergenekon var yeşil var ve bunların hepsinin bağlı olduğu bir üst akıl var."

Ortadoğu kendi zenginliklerine sahip çıkıyor

"Kürtler,Araplar, Türkmenler ve Türkler tarihsel süreçte ilk defa 21.yüzyılın şafağında üretim bazlı ortaklık yapıyorlar. Kendileri kendi zenginliklerine sahip çıkarak yeni bir dünya kurmaya çalışıyorlar. Bu demektir ki ekonomik entegrasyon sağlanıyor ve ekonomik entegrasyon zamanla siyasi entegrasyonu da getirecektir."

 

KANALAHABER/ÖZELİÇERİK

 

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler