YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Şimdi AYM büyük bir sınav verecek
Şimdi AYM büyük bir sınav verecek
Şimdi AYM büyük bir sınav verecek
19 Mayıs 2008 / 15:14 Güncelleme: 19 Mayıs 2008 / 00:00


Şimdi AYM büyük bir sınav verecek. Bir yanda, geniş bir ittifakla özgürlükleri artırma istemi diğer yanda toplumun dar bir kesiminin, öğrencilerin kılık kıyafeti sebebiyle eğitim ve öğretim hakkından mahrum bırakılması ihtirası...


AYM, CHP mi eşitliğe karşı çıksın!


Anayasa Mahkemesi (AYM) Raportörü, üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakacağı iddia edilen düzenlemenin Anayasa’ya şekil yönünden aykırı olmadığını kayda geçirdi.


Zaten mahkemenin anayasa değişikliklerine esastan görüşme gibi bir yetkisi de yok. Anayasa’daki değişiklikleri yok sayması ise “ağır hukuk ihlalleri” durumunda sözkonusu oluyor.


Oysa bırakın hukuk ihlalini, düzenleme “kanun önünde eşitlik” ilkesini vatandaş lehinde sağlama alıyor. Bir muhalefet partisi, ‘kanun önünde eşitlik’e karşı çıkma hezeyanına kapıldı diye Yüce Mahkeme, demokratikleşmenin önünde nasıl ve hangi gerekçeyle durabilir…


CHP’nin klasik muhalefet refleksinin değişmesini beklemek saflık olsa da, bu iptal istemini AYM’nin kabul etmesi aynı derecede vahim bir hata olur.


Anayasanın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair 5735 numaralı kanun 9 Şubat 2008’de kabul edildi. Değişiklikle;
“Kanun önünde eşitlik” konusu düzenleyen Anayasanın 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına aşağıda renkli olarak gösterdiğimiz ibare eklendi. Böylece fıkranın son şekli söyle oldu:


“Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde -ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında- kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”


“Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir” diye başlayan Anayasanın 42. Maddesine ise “Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir” hükmü eklendi


411 kabul ve 102 ret oyuyla, yani Milli İrade’nin 5’te 4’ünün kararıyla yasalaşan değişikliği CHP, Anayasa Mahkemesi’ne götürdü.


Şimdi AYM büyük bir sınav verecek. Bir yanda, geniş bir ittifakla özgürlükleri artırma istemi diğer yanda toplumun dar bir kesiminin, öğrencilerin kılık kıyafeti sebebiyle eğitim ve öğretim hakkından mahrum bırakılması ihtirası...


Bir tarafta, AYM’yi yetki aşımı tartışmasına sürükleyecek “ille de yasak isterük” taifesinin “Laiklik elden gidiyor” teranesi eşliğindeki baskıları, öte tarafta kızgınlıkları küskünlükleri ortadan kaldırarak toplumun rahatlatılması yönündeki halkın teşekkürleri ve duası…


KIYAFET DÜZENLEMELERİNİN TARİHÇESİ


Özal Hükümeti, 10 Aralık 1988'de, 3511 sayılı 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 44. Maddesini değiştiren bir kanun çıkardı. Kanun, 27 Aralık 1988'de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.


7 mart 1989’da, Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in başvurusu üzerine, YÖK Yasası'na ek madde getiren 3511 sayılı yasanın "Yükseköğretim kurumlarında, dersane, laboratuvar, klinik, poliklinik ve koridorlarında çağdaş kıyafet ve görünümde bulunmak zorunludur. Dini inanç sebebiyle boyun ve saçların örtü veya türbanla kapatılması serbesttir" şeklindeki 2. maddesini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.


Özal Hükümeti bunun üzerine, 25.10.1990 tarihinde 3511 Sayılı, Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğünün Kurulması Hakkındaki Kanun”a meşhur Ek 17. Maddeyi ekledi. Böylece, “Yürürlükteki Kanunlara aykırı olmamak kaydı ile; Yükseköğretim Kurumlarında kılık ve kıyafet serbesttir.” Hükmü getirildi.


Bu kez Evren’in yerine CHP Genel Başkanı Erdal İnönü devreye girdi. Kanunu AYM’ne şikayet etti. Yüksek Mahkeme bu kez kanunu iptal etmedi. Fakat uygulanmasını yorumlayarak yasak kapsamını kendisi belirledi. 9.4.1991 tarihli kararda şöyle denildi:


CEZALARA İPTAL, YASAĞA DEVAM
“2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na eklenen ve içeriği bakımından dini inanç ve gereklere dayalı bulunmayan, Anayasa Mahkemesi’nin 7.3.1989 günlü, E. 1989/1, K. 1989/12 sayılı kararına aykırı olmayan ve Yükseköğretim Kurumlarında, çağdaş kıyafet ve görünüme ters düşen dinsel nitelikli kılık ve kıyafetin serbest bırakılmasını öngörmeyen, ancak yürürlükteki yasalara aykırı olmamak kaydıyla kılık ve kıyafette serbestlik tanıyan “Ek Madde 17”nin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin” reddine karar verdi.


İptal kararı; “Haşim KILIǒın Anayasa’ya aykırı bir yön bulunmadığına ilişkin değişik gerekçesi ve Mustafa ŞAHIN, Selçuk TÜZÜN, Ahmet N. SEZER ve Güven DİNÇER’in “Dava konusu düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’nin 7.3.1989 günlü, 1989/1-12 sayılı iptal kararını etkisiz kılması, bu nedenle Anayasa’nın özellikle 153. maddesine aykırı bulunması karşısında iptal kararı verilmesi” gerektiği yolundaki karşıoyları ve oyçokluğuyla” alındı.


AYM, bu kanunun geçiçi maddesinde öngörülen; “Yürürlüğe girmesinden önce yükseköğretim kurumlarında kılık ve kıyafet ile ilgili olarak verilmiş her türlü disiplin cezalarını bütün hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasını” da Anayasa’ya aykırı olmadığına oybirliğiyle karar verdi.

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler