YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Seda Sayan’ın, gündüz programının hiç 6-7 share alacağına inanıyor musunuz?"
"Seda Sayan’ın, gündüz programının hiç 6-7 share alacağına inanıyor musunuz?"
"Seda Sayan’ın, gündüz programının hiç 6-7 share alacağına inanıyor musunuz?"
03 Aralık 2008 / 12:57 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

Habertürk’te Erdoğan Aktaş ile Ece Temelkuran’ın sunduğu ’Türkiye’nin Nabzı’ programında reyting ölçümleri masaya yatırıldı.


Yapımcılar, reklamcılar ve gazetecilerin yer aldığı programda reyting konusunda farklı görüşler ortaya çıkarken İbrahim Tatlıses, telefonla katıldığı yayında oldukça önemli iddiaları dile getirdi.


İşte İbrahim Tatlıses’in canlı yayındaki sözleri ve çok tartışılacak iddiaları:


TELEFONLARI DİNLENSİN


"Burada AGB’nin de gücü yetmiyor bazı şeylere. AGB istese de düzeltemez ki zaten. Şu anda telefonların dinlenmesi lazım. Dinlenen telefonlardan kim var, kim yok onlara gidilmesi lazım. Telefonlar dinlenecek, bu işler telefonlarla bağlanıyor.


DENEĞE TELEFON AÇILIYOR


Deneğin olduğu eve telefonlar açılıyor, ’şu programı izle, şu programı izleme’... Bundan iki sene önce çıkarmıştık bunu. O zaman çok az insan vardı. Şu anda çete var, resmen çete.


BU İŞ 15 GÜNDE ÇÖZÜLÜR


Ben polis olsam, ben savcı olsam belli başlı kişiler var onların telefonlarını dinlemeye alırım. Bu iş 15 günlük iş. 15 günde çözülür. Kim nereye bağlanıyor, kim nereye gidiyor, kim nereyi istemiyor. Çok açık bir şey.


YÜZDE BİN YAPILIYOR


Benimkinde yüzde bin yapılıyor. Çünkü 2 sene önce bu işi başlatan bendim, yine başlatan benim. Biz iki sene önce tespit etmiştik. Adam bize getirdi, ’130 tanenin şu anda bizde listesi var. Bana 50 bin dolar verin ben bunu size vereyim’ dedi. O zaman farkındaysanız İbo Show Star’dayken birinci oluyordu sürekli. Sonra bir ara 15. oldu, 10. oldu. Karşımdaki programlar hep birinci olmaya başladı. Bu işler tespit edilip açığa çıktıktan sonra tekrar İbo Show yine birinciliğe çıktı. Çünkü o adamı ekarte ettiler, açığa çıktı adam.


İÇ YAPIMLARA DİKKAT


İç yapımlar söyleyeyim size. Bazı kanalların iç yapımları. Çünkü program getiriyorlar, programı koyuyorlar, program reyting alıyor. Reyting aldığı zaman reklamcılar reklam veriyor. O, fiyatını yükseltiyor. Buna benzer bir milyon tane şekli var bunun.


BAZI YAPIMCILARIN ELİNDE LİSTE VAR


O yapımcılar, listeyi 2500 tane deneğin alıp götürülüp bir televizyon kanalına ’bunlar budur ama ben şimdi yapmıyorum’ diye. O zaman onun kulağından tutulacak, ’sen yapmıyorsan bunu kim yapıyor’ denilecek. Hırsızlar var, biz ev sahibini arıyoruz. Hırsızlar var, ev sahibi görmemiş ki...


REYTİNG MANİPÜLASYONU NASIL YAPILIYOR?


Bir tane sana televizyon getiriyorlar. Senin evde denek var, gelip seninle AGB anlaşmış. Sana bir aylık da veriyor. Sana aleti anlatıyor. Sana aleti 1 ay da anlatsa totaldeki insanın onu anlaması zaten mümkün değil. Çünkü kalkıp mutfağa gidiyor, düğmeye basıyor ’ben mutfağa gittim’ diyor reyting 1 kişi eksiliyor, share aynı televizyon açık kalıyor. Açık kalan televizyonlar share geçiyor biliyorsunuz. İnsanlar ne kadar televizyonun karşısında çoksa o kadar da reyting oluyor. Bir televizyon da sana veriyor, sol tarafa koyuyor. Diyor ki, ’Bununla işine gelen televizyonu seyret. Ama bu reyting aletinin bağlı olduğu kanalda burayı seyredeceksin’. Bunlar artık anlaşıldıktan sonra telefonlarla hallediliyor.


SEDA SAYAN’IN 6-7 SHARE ALACAĞINA İNANIYOR MUSUNUZ?


Örneğin bir yarışma programı var. Normal program seyrederken 15, 16 share giderken, reklamlara giriyor 24, 25... Bu nasıl bir şeydir? Bunu bana AGB anlatsın o zaman.


Siz Seda Sayan’ın programının, gündüz programının hiç 6-7 share alacağına inanıyor musunuz? Böyle bir şey olabilir mi?


(Erdoğan Aktaş: Seda Sayan’ın reytinginin 37 olmasını nasıl yorumluyorsunuz?) Abi işte yanlış bak, hile var diyorum, anlamıyorsunuz ki yani... Yani siz bugüne kadar Seda Sayan’ın 15 shareden aşağıya düşmüş mü?


POLİS, SAVCI, HAKİM İŞİN İÇİNE GİRSİN


Benim ricam şudur; benim anlatmak istediğim bir tek şey var, bu işin içine polis girmezse, savcı, hakim girmezse işin aydınlanması mümkün değil. Herkes birbirini karalar. Herkes getirir işi kimisi reklamcıya yıkar, kimisi AGB’ye yıkar yok öyle bir şey. Reklamcının ve AGB’nin dışında reklamcıların içinde de var. İç yapımlarda var, ama çok azınlıkta. O azınlıkta olan insanlar zaten 2500 deneği de almışlar ceplerine listeyi koymuşlar, bu kadar basit abi..."


Televizyon Gazetesi



MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler