26 Temmuz 2017 Çarşamba
  • Altın143,530
  • BIST107.041
  • Dolar3,5635
  • Euro4,1526
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6513
  • İstanbul24 °C
  • Ankara18 °C
  • İzmir23 °C
  • Konya19 °C
  • Adana28 °C
  • Antalya27 °C
  • Diyarbakır29 °C
  • Bursa22 °C
  • Kayseri18 °C
  • Kocaeli18 °C
  • Şanlıurfa28 °C
  • Gaziantep28 °C
  • İçel29 °C
"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR"
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
RTÜK'te neler oluyor? MHP-HDP nasıl yanyana geldi?
RTÜK'ün Kanal A'ya verdiği haksız cezanın yankıları devam ediyor. ulkucukadro.com yazarlarından Ali Şahin, bugün kaleme aldığı 'RTÜK’de Neler Oluyor: MHP-HDP nasıl yanyana geldi?' başlıklı yazısında Kanal A'ya verilen cezayı ele aldı.
RTÜK'te neler oluyor? MHP-HDP nasıl yanyana geldi?
12 Ağustos 2015 / 17:25 Güncelleme: 12 Ağustos 2015 / 17:26

İşte Ali Şahin'in o yazısı:

RTÜK’de Neler Oluyor: MHP-HDP nasıl yanyana geldi?

RTÜK, Kanal A ekranlarında PKK-HDP işbirliği ve dış bağlantıları anlatıldığı “Sivil Düşünce” programına RTÜK izleme ve değerlendirme dairesinin “kanun ihlali yok” raporuna rağmen için para cezası vermiş.

Haberi okuduğumda şöyle arkama yaslanıp derin bir “oh olsun” demedim değil, fakat devamını okuduğumda ne göreyim, “sen misin oh olsun diyen”, hadi bakalım ayıkla pirincin taşını “dercesine bir çıplak gerçekle yüz yüze gelmeyeyim mi?

Meğer; ceza HDP’nin 17 Haziran 2015 tarihinde yayınlanan programla ilgili olarak “Gazeteci yazar Tamer Korkmaz’ ın HDP’ nin tüzel kişiliğini ve partinin Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı hedef aldığı ve gerçekle ilgisi olmayan yorumlarda bulunduğu” iddiasıyla, RTÜK’e başvurması üzerine MHP kontenjanından tekrar  RTÜK üyesi olarak seçilen ve RTÜK başkanlığına seçilmesini dört gözle beklediğimiz  Esat Çıplak’ın oyuyla  4′e karşı 5 oyla ile verilmiş.

Üstelik, RTÜK İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nin  şikayet konusu yayının “Söz konusu yayında 6112 sayılı RTÜK yasasının herhangi bir hükmünün ihlal edilmediği, suç unsuru bulunmadığı” yönündeki raporuna rağmen.

Kimse kusura bakmasın, Esat Çıplak hiç bakmasın.

Büyük bir başarı göstererek MHP kontenjanından RTÜK üyeliğine ikinci defa 6 yıllığına seçilen Esat Çıplak, bugünlerde HDP desteği ile  başkanlık hayalleri kuradursun, biz çıplak maddi ve hukuki gerçek nedir ona bakalım.

Esat bey’in ceza verilmesi yönünde kullandığı oyu savunmasını video kaydından dinledim.

Diyordu ki; “Ben Apo’ yu övdüğü için ceza yönünde oy verdim.”

Eğer bu savunmayı yapmasa idi yukarıda yazdığım her şeyi geri alabilirdim. Fakat bu savunmanın dikkate alınabilir bir tarafı yok.

link.jpg

Ceza RTÜK Kanununun 8 maddesi 1. fıkrası, ç bendi uyarınca verilmiş. Düzenleme şöyle;

ç) İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez.

Görüyorsunuz ki bu düzenlemede Esat Bey’in savunmasındaki gibi “övme” eylemi ile ilgili bir hüküm yok. Peki “övme” eyleminin suç olduğu bir hüküm var mı.? Evet var. Aynı maddenin 1. fıkrası (d) bendi.

d) Terörü övemez ve teşvik edemez, terör örgütlerini güçlü veya haklı gösteremez, terör örgütlerinin korkutucu ve yıldırıcı özelliklerini yansıtıcı nitelikte olamaz. Terör eylemini, faillerini ve mağdurlarını terörün amaçlarına hizmet eder şekilde sunamaz.

Haydi, Esat Bey’e inanalım ve bir an kendisinin (d) bendi uyarınca “Apoyu Övme” fiili nedeniyle oy verdiğini kabul edelim. Ama ne yazık ki mızrak çuvala sığmıyor. Çünkü aşağıda verdiğim düzenlemeden de anlaşılacağı üzere (ç) ve (d) bendlerinde öngörülen yaptırımlar da farklı. Dolayısıyla Esat Bey’in savunması gibi ortada (d) bendinden istenilmiş bir ceza önerisi ve verilmiş bir ceza falan yok.

İdarî yaptırımlar

MADDE 32 – (1) Bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (g), (n), (s) ve (ş) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.

(2) 8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcıları uyarılır. Uyarının ilgili kuruluşa tebliğinden sonra ihlalin tekrarı hâlinde medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz.

Yine acaba diyelim ve bakalım. Esat Bey’in bir karşı ceza önerisi ve bir karşı oyu falan var mı? Üzgünüm dostlar. RTÜK kararları herkese açık. İsteyen (http://www.rtuk.org.tr/) adresinden bu kararlara ulaşabilir. Ancak sizi uğraştırmayayım. Karar Metni aşağıda.

Toplantı No                                :  2015/30

Toplantı Tarihi                      :  01.07.2015

Karar No                                :  41

Karar Konusu                  : 6112 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün ihlali nedeniyle İPC (KANAL A -KTV YAYINCILIK VE REKLAM SANAYİ TİCARET A.Ş.)

İnceleme ve Değerlendirme  : İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın 23.06.2015 tarihli ve 980 sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;

Bahse konu yayına ilişkin Uzman Raporunda;

“İLGİ : 18.06.2015 tarih ve 018952 sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Evrak Akış ve Talimat fişi ekinde Halkların Demokratik Partisi’nin yazılı başvurusu.

Halkların Demokratik Partisi 18.06.2015 tarih ve 018952 sayılı Radyo Televizyon Üst Kurulu Evrak Akış ve Talimat fişi ekindeki Üst Kurulumuza yaptığı başvurusunda;” KANAL A medya hizmet sağlayıcının 17.06.2015 tarihinde saat 00:09:28-01:55:00 saatleri arasında sunuculuğunu Alper Tan’ın yaptığı “Sivil Düşünce” adlı programın yayınlandığı Koalisyon tartışmalarının ele alındığı programda gazeteci Tamer Korkmaz HDP’nin tüzel kişiliğini ve Sn Selahattin DEMİRTAŞ’ı hedef alan hakaret içerikli sözler sarf etmiş, kamuoyunu yanıltmaya yönelik gerçeklikle ilgisi olmayan yorumlarda bulunmuştur” şeklindeki ifadelerin yer aldığı dilekçede, Yayıncı Kuruluş hakkında ilgili yasa uyarınca yaptırım uygulanması için gereğinin yapılması istenmiştir.

17.06.2015 tarihinde saat 00:09.27de yayınlanan ve 01:55:00 de biten 01:46:28.sn. süren “Sivil Düşünce” adlı programa konuk olarak Celal KAZDAĞLI ve Tamer KORKMAZ katılmıştır. Şikayet konusu yayın 00:43:14 -00.49.10 saatleri arasında yapılmış ve 06:02 sn  sürmüştür. Sözü edilen yayın aşağıdaki şekilde ekrana getirilmiştir.

Alper TAN: (Sunucu) Akp-Hdp formülü olursa ne olur?

Tamer KORKMAZ: (Gazeteci) Akp’nin en çok eriyeceği formül bu. Şundan dolayı bizim söylediğimiz çözüm süreci ile Selahattin Demirtaş’ın bahsettiği çözüm süreci arasında neredeyse hiçbir benzerlik kalmadı. Çözüm sürecinden rahatsızlık, Türkiye’de barış olmasından rahatsızlık başında eş başkan geliyor. Kobani kalkması eyleminin işaret fişeğini çakan ve eline kan bulaşmış bir Parti Genel Başkanıdır. Buna hiç kimsenin itiraz etme şansı varmı? Mal meydanda. Çözüm sürecinden anlaşılan şey farklı demek ki. Niye çözüm süreci için atılan adımların hepsi Hdp tarafından bloke ediliyor? Boşa çıkarılıyor? Talimatı Kandilden alıyor. Kandil ağzından kaçırdı diye bir gerçeği, emanet oyları ağzından kaçırdı diye azarladı Selahattin Demirtaş’ı. Bugün Abdullah Öcalan’ın Pkk lideri olduğu iddia ediliyor, bugün o hale geldi. Böyle cümle kuralım. Lideri olduğunu yıllardır söylüyordu. kaynaklaştırılmıştı kendisine göre, bugün bu şüphe götürür. Öcalan’ın iki kere silah bırakın çağrısını çöpe attılar, refüze ettiler. Arada sırada liderimiz demelerinin hiçbir önemi yok. Çözüm sürecine akılcı bir katkıda bulunacağı anlaşıldığı için bundan vazgeçtiler. Kandil vazgeçti. Kandil uluslararası güçlerden talimat alıyor. İçerdeki mekanizma da bunlardan talimat alıyor. Çözüm sürecine dahil olan Öcalan bizim için üzerini çizdik dediler. Çizdiler. Demirtaş Öcalan’a gönderme yapıyor.3 ay sonra hatırladı. Demirtaş bile Kandil için gerektiğinde tedip edilecek birisi niye? Emirlerini başka yerden alıyorlar. Birkaç ay önce tartışma vardı. Kamu düzenini bozacak hareketlere biz karşı çıkarız. Bizim adamlarımızdan olursa emperyalist güçlerden olduğunu ilan ederiz diyordu  Kandil. Kandil bugün PKK terör örgütü, Uluslararası güç merkezlerinin, Emperyalist güç merkezlerinin, Küresel baronlarının, Türkiyede’ki adamlarının hepsinin bir taşeronu olan bir mekanizma terör örgütü. Bu kadar açık. Olması gereken çözüm sürecini ifade etmedikleri açık.

Akp-Hdp koalisyonu yanlış olur.Akp’yi eritir. Hdp kuklacıların kuklası bugün. İradesi yok. Koş diyorlar Kobani fitilini ateşliyor.Git batıda  Boğaziçi Üniversitesinde barış güvercini rolünü oyna diyorlar onu oynuyor. İradesi elinden alınmış.

Alper TAN: Bugün de Adıyaman’da baraj yapan inşaatta çalışan 5-6 iş makinasını yaktılar. Orada barajı engelliyorlar.

Tamer KORKMAZ:Türkiye’nin kalkınmasını sağlayan bütün projelere karşı bunlar. Bunlar Türkiye’nin düşmanı. Kendimi bildim bileli bunu söylüyorum, gene söyliyeceğim.Bu Hdp’yi ne duruma sokar? bu tip bir durum onların aleyhine gerçekleşecek bir süreçtir. Böyle yaparak çözüm sürecini geciktirirler. Kendileri kaybettikleri bir sonla karşılaşırlar. Uluslararası güç merkezinin piyonu olanlar bu ülkede kazanamazlar. Ajanlıkları ortaya çıkmıştır. Türkiye husumetleri ortaya çıkmıştır. Bağımsız müslüman Türkiye’yi istemeyenlerin piyonu oldukları ortaya çıkmıştır. Kirli işlerde, Kanlı işlerde vazifelendirildikleri ortaya çıkmıştır…..

Şeklindeki ifadelerle yayın ekrana taşınmıştır.

Sözü edilen yayında, somut bir olayın aksettirilmesi dışında, güncel siyasi konjonktüre ilişkin düşünce ve değerlendirmelerin açıklanması olanaklarının ve hakkının yayın yoluyla kullanıldığı görülmüştür. Yayın yoluyla eleştiri hakkının kullanılması olarak nitelendirilebilecek bu durum, demokratik yaşamın gelişmesi, ulusal birliğin sağlanması, kamuoyunun sağlıklı biçimde oluşmasında sosyal ve siyasal ilerlemenin bir gereği olarak görülmelidir. Yayında kamu yararına olan ifade özgürlüğünün, kişisel haklarla ilgili meşru genel kabul görmüş ilkelerle dengelendiği anlaşılmaktadır. Yayının niteliğine uygun ve yeterli bir tarafsızlık sergilendiği düşünülmektedir. Yapılan yayının ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek bir nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.

Bu hususlar dikkate alındığında, “Sivil Düşünce “adı altında yapılan yayında 6112 sayılı Radyo ve Televizyon Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanuna aykırı herhangi bir husus olmadığı ancak istenirse, ilgilinin cevap ve düzeltme hakkını kullanma yoluna gidebileceği düşünülmektedir.” Şeklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olduğu,

Anılan yayında; 6112 sayılı Yasa’nın; herhangi bir hükmünün ihlal edilmediği kanaatinin Daire Başkanlığınca belirtildiği, Konu hakkında karar alınmasını teminen yazının Üst Kurula havale edildiği, anlaşılmaktadır.

Gerekçe: Konunun; İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın yazısı, eki belgeler ve ilgili mevzuat kapsamında Üst Kurulumuzca değerlendirilmesi neticesinde;

Her ne kadar Daire Başkanlığınca rapora konu yayında 6112 sayılı Kanunun herhangi bir hükmünün ihlal edilmediği kanaati belirtilmiş ise de; söz konusu yayına ait deşifre kayıtlarının ve video görüntülerinin tetkiki sonucunda; rapora konu programda kişi ve kuruluşlar hakkında kullanılan ifadelerin eleştiri sınırlarını aşan nitelikte ifadeler olduğu anlaşılmıştır.

Bu nedenlerle 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendinde yer alan;  “…kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez.” hükmünün ihlal edildiği tespit edilmiştir. olduğunun kararlaştırılmasının isabetli olacağı açıktır.

Anılan kuruluşa 21.06.2013 tarihli yayını nedeniyle evvelce 31.10.2013 tarih ve 2013/60 sayılı toplantısında alınan 99 nolu Üst Kurul Kararıyla 6112 Sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca uyarı yaptırımı uygulandığı Üst Kurul kayıtlarından anlaşıldığından; aynı hükmün tekraren ihlali nedeniyle, Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, anılan Yayın Kuruluşu hakkında “İdari Para Cezası” yaptırımının uygulanması gerektiği, kanaatine varılmıştır.

Karar: Yapılan görüşmeler sonucunda, ayrıntıları ve gerekçeleri yukarıda izah olunduğu üzere, KANAL A logosuyla yayın yapan KTV YAYINCILIK VE REKLAM SANAYİ TİCARET A.Ş. unvanlı kuruluş hakkında; 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan; “…kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez.” ilkesinin tekraren ihlali nedeniyle, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca;

1- İhlalin tespit edildiği  tarihi itibariyle kuruluşun Mayıs 2015 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının 98.840,00 Türk Lirası olduğu değerlendirilerek, televizyon kuruluşları için idari para cezası 10.000 (onbin) ( 2015 yılı için yeniden değerleme oranına göre belirlenen 13.601 (onüçbinaltıyüzbir – ) Türk Lirasından az olamayacağından 13.601 TL. İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINA,

2- İdari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde Üst Kurulun T.C. Ziraat Bankası Ankara Kamu Girişimci Şubesi TR98 0001 0025 3300 9999 9951 93 no’lu hesabına “6112 sayılı kanunun 32 nci maddesine göre ödenen para cezasıdır” şerhiyle ödenmesi gerektiği veya 6112 sayılı kanunun 32 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca tebliğden itibaren en geç onbeş gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, dava açma süresi içerisinde  peşin ödeme yapılması halinde, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın dörtte üçünün tahsil edileceğinin ve taksitlendirme talebinde bulunabileceğinin, peşin ödemenin kanun yoluna müracaat hakkını engellemeyeceğinin, en geç 1 aylık süre içerisinde ödenmeyen idari para cezasının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairesine gönderileceğinin bildirilmesine,

Üst Kurul Başkan Vekili Hasan Tahsin FENDOĞLU ile Üst Kurul Üyeleri Hamit ERSOY, Nurullah ÖZTÜRK ve Taha YÜCEL’in karşı oylarıyla ve oyçokluğuyla karar verildi.”

Karşı oy kullanan başkan vekili Prof. Dr. Hasan Tahsin FENDOĞLU’nun ülkemizde önde gelen bir kamu hukuku profesörü olduğunu da hatırlatmış olayım bu arada.

Şimdi bize düşen, Esat Çıplak’a eski TÖRE dergilerinden birinde rahmetli Ayvaz Gökdemir’in Refik Halit Karay’ın “Şeftali bahçeleri” hikayesini anlatan yazısını ve bu hikayeden hareketle yazdığı “Şeftali Bahçelerine Ek” makalesini bir yerlerden bulup okumasını ve sonra hikayedeki Agah Bey’in yaptığı gibi her sabah kendisini “Günaydın Esat Bey” diyerek selamlamasını önermekten başka bir şey değildir.

Böylesi durumlara düşmüş “ülkücü”lere (!)  iyi gelir.

Günaydın Esat Çıplak, günaydın!

Belki bugün değilse de birgün HDP desteği ile güne RTÜK Başkanı olarak başlayacaksın! Umudunu yitirme!.. Sadece dikkat et, bu işi bu işi kotarmağa çalışırken “şehit” “ülkücü” vb. sözleri kullanma fazla. Çarparlar adamı!

 

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler