YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Nasuhi Güngör, Vadi'dekileri niçin bu kadar kızdırdı?
Nasuhi Güngör, Vadi'dekileri niçin bu kadar kızdırdı?
Nasuhi Güngör, Vadi'dekileri niçin bu kadar kızdırdı?
09 Mart 2009 / 21:06 Güncelleme: 09 Mart 2009 / 00:00

Yayınlandığı son bölümde kullanılan tiplemenin Abdullah Gül'e benzemesi nedeniyle büyük eleştiri alan Kurtlar Vadisi'nin yapımcı şirketi Pana Film'den sert açıklama geldi


İşte o açıklama...


Psikiyatr’dan randevu al, vizite ücreti bizden!


Star Gazetesi’nden Nasuhi Güngör yazısında “27 Nisan muhtırasında Kurtlar Vadisi rolü diye yazsam beni Kemal Sayar’a emanet edersiniz” demiş!


Kendisi acilen psikiyatrdan yardım almalı çünkü:


1. Bu senaryo ekibi yıllardır “demokratik hukuk devletinde”, “güçlü bir Türkiye’de” çetelerin olmaması gerektiğini anlatır ve kendi senaryo diliyle bu “hukuk mücadelesini” ifa eder. Yıllardır aldığımız rating, gördüğümüz beğeni de insanımızın bu konularda hassas olduğunu ve senaristlerin dünyasını beğendiğini gösterir: Çetelerle mücadelenin iyi çocuklar tarafından kurulan çetelerce yapılacağını değil!


2. Bu dizi bu ülkede ve bu bölgede yaşayan insanlar arasında ayrımcılık yapmadı, yapmayacak! İnsanımızın din, dil, ırk, mezhep ayırmadan birlikte huzur ve refah içinde yaşamasını gerek Ömer Baba karakteriyle gerek bizzat Polat Alemdar’ın şahsıyla onlarca bölümde yüzlerce kez anlattık! Ve anlatmaya devam edeceğiz!


3. Kurtlar vadisi Terör ile ilgili kışkırtıcı ve savaş çıkarmaya yönelik ifadelerini aynen sahibine iade ediyoruz! Kurtlar Vadisi Terör bütün unsurlarıyla dökülen kanın durmasını, gözyaşlarının dinmesini savunup anlatacakken yayını durdurulmuştur… Ancak maksatlı ve terörden nemalanıp bitmesinden rahatsız olan kişiler bunun tersini iddia etmektedir!
4. Bazı gazetelerde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e benzemeyen bir oyuncu seçmekle eleştirilirken kendisi dizide gösterilen karakteri sayın Cumhurbaşkanı’na benzetmiş… Ve birilerinin kulağımıza bir şeyler fısıldadığını öne sürmüş! Kişi kendisi gibi bilirmiş herkesi! Kendisi emrinde olduklarından gönlünce emir alabilir. Ama biz kimseden belge, bilgi, emir almadık. Bize kimse bilgi-belge-emir vermeyi aklından dahi geçiremez, buna cüret dahi edemez! Bu iddiadakileri ispata çağırıyoruz. İspat edememeleri halinde kendilerini aşağılık, haysiyetsiz müfteri ilan ediyoruz!


5. Kurtlar Vadisi’ni altı yıldır seyreden insanlarımız diziyle gerçeği pekala ayırt edebilirken, maalesef bazı kimseler, özellikle de bazı gazeteciler bu ayrımı yapamamakta. Kendisine kısaca hatırlatalım: Doktorlar dizisindeki Kutsi’ye sakın ameliyat olmasın çünkü o şarkıcı… Çakır öldü ama Oktay Kaynarca yaşıyor, şimdi Adanalı. Baron polis oldu, Aslan Amca boynuzlanan Amca’yı oynuyor. Kendisine isterse uygun bir hastanede Kılıç’ın yanında bir oda ayarlayalım. Kılıç öldü ama Atilla Olgaç çıldırdı!


Kamuoyuna saygıyla duyurulur,


Pana Film



Nasuhi Güngör 'ün Star'daki yazısı


Cumhurbaşkanı Ergenekoncu mu oldu?


Şu son 10 yılı bir bakın. Herbiri izlenme rekorları kıran televizyon dizileri, toplum zihnini öylesine yanlış bilgilerle doldurdu ve öylesine düşmanca dönüştürdü ki, ‘Alt tarafı dizi kardeşim, abartmayın’ deyip geçemiyorsunuz.


Bu türün ilk örneklerinden olan Deli Yürek , önce dizi, ardından sinema filmi olarak, bir yandan çetelerle mücadelenin ‘iyi çocukların kurduğu çeteler’ eliyle mümkün olduğunu anlatırken; diğer yandan Kürt sorunu ve Kuzey Irak gibi hassas konular üzerinden derin bir düşmanlık söylemi oluşturdu.


Kuşkusuz burada en büyük payı Kurtlar Vadisi’ne ayırmak gerekiyor. Aynı söylemin aktüel olaylarla süslenerek ekrana taşınması, milyonlarca izleyicinin kafa karışıklığını daha da artıran ve öfkesini derinleştiren bir etki yarattı.


* * *


Yayınlandığı kanalla yaşadığı anlaşmazlığın ardından tekrar ekranlara dönen Kurtlar Vadisi, öyle bir dönüş yaptı ki, anlayabilene aşkolsun.


Abdullah Gül’e benzemesine özen gösterdikleri bir tiplemeyle Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nü Ergenekonla pazarlık merkezi haline dönüştürmüş dizinin senaristleri. Ya da onların kulaklarına fısıldayanlar. Her neyse.


Ergenekon davasının geldiği aşamaya dair bir yorum mu? Kafa karıştırmaya dönük bir hamle mi? Bu mesele üzerinde uzun zamandır Taraf’ta kafa patlatan Rasim Ozan Kütahyalı’nın da vurguladığı gibi cumhurbaşkanlığından intikam almak mı? Yoksa hepsi mi?


Adı seçim pusulasında yazmasa da, seçimlerin en iddialı partilerinden olan ADP (Aydın Doğan Partisi) sözcüsü M. Ali Birand tarafından ‘Olup biteni önceden biliyorlar, bunlar entresan çocuklar’ imajıyla süslenen Kurtlar Vadisi bize ne söylüyor?


* * *


Bunu anlamak için biraz geriye gitmek gerekiyor.


2007 yılının hemen başlarında Kurtlar Vadisi Terör başlığı ile yayına giren bölüm, kelimenin tam anlamıyla kışkırtıcı ve iç savaşı özendiren bir kurguya sahipti. Neyse ki sağduyu galip geldi ve dizinin yayını durduruldu.


Dikkat; 2007’nin ilk ayları. Terörün azgınlaştırıldığı bir dönem, üstelik çok değil birkaç ay sonra cumhuriyet mitingleri ve cumhurbaşkanlığı krizleri yaşanacak bir ortamdan söz ediyoruz. Böyle bir dizinin masumiyetine ve sadece dizi olduğuna inanan varsa, beri gelsin. Kalkıp ‘27 Nisan muhtırasında Kurtlar Vadisi’nin rolü’ diye yazı yazsam, beni Kemal Sayar’a emanet edersiniz. Ama durum böyle.


Ondan sonra diziye bir haller oldu. Birdenbire Polat Alemdar ve arkadaşları, Ergenekon’la mücadele eden ve bu ilişkileri gözler önüne seren bir ekibe dönüştüler. Bu defa da Ergenekon davasının seyrini izlediğimiz bir dizi vardı ekranlarda.


Ardından yapımcıların ‘maddi’ gerekçelerle Show Tv ile anlaşmazlık yaşadığı dedikoduları başladı. Sonra yollar ayrıldı. Dizinin izlenme oranı ve reklam gelirleri hakkında bir parça fikri olan herkes, sorunun ‘maddi’ olmadığını gayet iyi biliyordu.


Yapımcılar bir süre çeşitli kanallarla görüştü. Sonuçta ilginç bir şekilde ‘yuva’ya döndüler. Ama ne dönüş!


Daha ilk bölüm üzerinden bunlar söylenir mi diyorsanız, asıl eleştirimi ifade edeyim.


İster Ergenekon’la mücadele ediyormuş gibi devam etsin, ister onlar adına pazarlık tezgahlasın. Gözden kaçırmamamız gereken, sahnedeki ekibin her türlü hukuk dışı yolu mübah sayan bir katil sürüsü olması.


Daha ne olsun ki!

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler