YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Murat Karayalçın'ın adaylığını Demirel mi istedi?
Murat Karayalçın'ın adaylığını Demirel mi istedi?
Murat Karayalçın'ın adaylığını Demirel mi istedi?
06 Kasım 2008 / 21:44 Güncelleme: 07 Kasım 2008 / 00:00

SHP Parti Meclisi üyesi Sarp Kuray, CHP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olan Murat Karayalçın’ın partisinden karar çıkartmadan aday olduğunu belirtti.


Kanal a Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan’ın hazırlayıp sunduğu Gündem Ankara programının konuğu olan SHP Parti Meclisi üyesi Sarp Kuray, Murat Karayalçın’ın, CHP’den Büyükşehir belediye başkanlığına aday olması için partinin yetkili organlarından karar çıkarması gerektiğini ancak böyle bir kararın alınmadığını açıkladı. Sarp Kuray, ömür boyu hapis cezası onaylansa bile cezasını çekeceğini, Türkiye’den ayrılmayı düşünmediğini söyledi. 


Kuray, bir internet sitesinde gündeme getirilen Karayalçın’dan boşalan SHP genel başkanlığına aday olacağı iddiasının ise gerçekle alakasının olmadığını belirtti.
Gündem Ankara 10 Kasım Pazartesi akşamı Kanal a ekranlarında olacak. Kuray’la birlikte Ömer Gürcan da Gündem Ankara’nın konuğu oldu.


KARAYALÇIN PARTİDEN KARAR ÇIKARTMADI


SHP Parti Meclisi üyesi Sarp Kuray, CHP’den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olan Murat Karayalçın’ın partisinden karar çıkartmadan aday olduğunu belirtti.


Kuray, "Ben Sosyal Demokrat Halk Partisi'nin tek başına seçimlere girmesinden yanaydım… Ve yerel seçimlere girmekten çok Türkiye'deki yangını görmek olduğuna inanıyorum…"


Kuray, partisinin aldığı karara göre Karayalçın'ın CHP'den aday olmasının mümkün olmadığını ise şu sözlerle anlattı:


"Parti meclisinden seçimlere soysal demokrat halk partisinin tek başına girmesi kararı çıkmıştır. Ortada bir karar varsa o da seçimlere sosyal demokrat halk partisinin tek başına girmesi kararıdır… "


"Ben Murat Karayalçın gibi birikimli bir insanın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olmasını isterim. Ancak bu karar partinin bilgisi dışında bireysel bir girişim olmuştur."


KURAY'DAN, CHP'YE SERT ELEŞTİRİLER
"CHP gibi statükocu hatta şoven bir partinin Türkiye'de, yangını göğüsleyemeyeceği kanaatindeyim. Diyarbakırdan öteye giremiyorlar. Türkiyenin üçte birine giremeyen bir partinin türkiyede muhalefet partisi olamayacağı düşüncesindeyim."


KARAYALÇIN'IN ADAYLIĞI İÇİN DEMİREL DEVREYE GİRDİ
SHP'li Ömer Gürcan ise, "Ne yapıldı bir operasyon yapıldı. Genel başkanımız Cumhuriyet Halk Partisi'ne götürüldü ve Kürt hareketi ile tamamen zıt olan bir siyaset hareketine gidildi…"


Alper Tan'ın "Karayalçın'ın CHP'den aday gösterilmesini bir operasyon olarak mı görüyorsunuz?" sorusunu ise "evet bir operasyon olarak görüyorum." diyerek cevaplandırdı.
Tan: Kimin operasyonu bu?
Gürcan: Belli güçlerin mesela yukarıda bir Güniz sokaktaki bir demirelin
Tan: Demirelin müdahalesi olmuş mudur?
Gürcan: Evet evet…


SAPR KURAY'IN KÜRT SORUNUNA İLİŞKİN İKİ ÇÖZÜM ÖNERİSİ...
"Kürt sorununu çözmemiz demek Ortadoğu sorunun çözmemiz demektir."
"Ortak vatan asli unsur ve yoğun yaşadıkları yerlerde Mustafa Kemal Paşanın dediği kadar onlara verilecek haklarla Türkiye'de Kürt meselesi biter."


KURAY'IN DİĞER BİR ÖNERİSİ İSE GENEL AFTI...
Kuray: "Biraz korkmayacaklar açıkça bu bir genel afla halledilir biliyor musunuz bu sorun."
Tan: Halledilir mi inanıyor musunuz?
Kuray: Devlet devletliğini bilecek bir genel afla halledilir bu iş.
Tan: Yani sadece afla çözülür mü sizce bu iş?
Kuray: Tabi güven ortamı oluşturulacak, ne istediğine ne söylediğine iyi bakılacak ve görülecek ki Türklerle halletmek istiyorlar asında işi…"
(KANALAHABER.COM)


ÖMÜR BOYU HAPİS KARARINA İTİRAZ


Sarp Kuray’ın avukatı Saygın Bedri Gider, müvekkili aleyhine verilen ömür boyu hapis cezasına itiraz ettiklerini belirtti. Basına açıklama gönderen Av. Gider, Sarp Kuray'ın deneme tahtasına çevrilmeye çalışıldığı acı bir sürecin yaşandığını belirterek, “Biliyoruz ki "bu görevden korkarak  kaçanlar ya da basit çıkarlara tamah ederek meseleleri saptırıp belli merkezlere hizmet edenler" ve "bağımsızlığı, özgürlüğü, demokrasiyi, adaleti, hukuku, ezilenleri savunma yolunda mücadeleyi düstur edinenler" hiç kuşkusuz tarihte hak ettikleri yeri alacaklardır. Belki de an yakındır. Belki de bizzat o günleri de yaşayacaklardır.” Dedi.


Basın açıklamasında, “TASFİYE SÜRECİ” şöyle anlatıldı: 
  
“Müvekkilim Sarp Kuray maalesef Türk Siyasi Hayatı ve Türk Hukuk Tarihine kapkara bir leke olarak geçen bir “kararla” Türkiye Cumhuriyeti Anayasal düzenini cebren yıkmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsine mahkum edildi. Müvekkilimizin tek başına yargılandığı dava hukuken su götürmeyecek şekilde tartışmalı hale gelmiş bir davadır. 


SALDIRILARLA YILDIRILMAYA ÇALIŞILIYOR


1992 yılından beri süren dava verilen beş ayrı kararla hukukiliğini yitirmiş ve kanaatimizce siyasi bir hüviyete büründürülmüştür. 1980 faşist darbesini öngörüp yurtdışına çıkarak, darbenin yaratmaya çalıştığı ortamı bozmaya ve halkı antiemperyalist sol çizgide bilinçlendirmeye yönelik siyasi mücadelesini yurtdışından sürdürmeye çalışan müvekkilimiz Kuray, yurtdışından bu mücadelenin sürdürülmesinin imkansızlığını görmüş ve fikirlerini ülke içinde somutlaştırmaya karar vererek özlem dolu yıllar sonrası çok sevdiği memleketine her türlü riski göze alarak 1993 yılında geri dönmüştür. Döndüğü tarihten neredeyse bugünlere kadar inanılmaz bir biçimde gerçek dışı saldırılarla yıldırılmaya, sindirilmeye çalışılan Kuray inandıklarından, bildiklerinden vazgeçmeden, onurlu geçmişine sadık kalma niyetinden asla taviz vermeden yaşantısı ve siyasi çizgisini büyük zorluklara karşı bugünlere kadar sürdürmüştür. Halkımızın 1919 antiemperyalist bağımsızlık hareketini ve 1960’lardan günümüze devrimci birikimimizi sentezleyerek, Misakı Milli  barikatının içinde neo-liberal,emperyalist,gerici politik-askeri-ekonomik kuşatmaya karşı Amerikan Hegemonyasına teslim edilerek çatışma öznesi haline getirilen ülkemizin kurucu unsuru Kürt dinamiğiyle yeniden kardeşleşerek egemen sömürücülerin oyununu bozma girişiminin SHP çatısı altında somutlaşmaya başladığı bugünlerde Sarp Kuray’ın amaçları ve fikirlerinin bu kararla kesileceğini isteyenlerin yanıldığını öncelikle ifade etmek gerekiyor. Çünkü tarihi kimse çarpıtamaz. Yalancının mumu yatsıya misali… 


Tutuklu bulundukları yargılama aşamasında, müvekkilimizi mahkûm ettirmek ve kendilerini kurtarmak amacıyla müvekkilimiz aleyhine ifade veren söz konusu davaya konu olan fiilleri gerçekleştiren 16 Haziran oluşumu mensuplarının sekiz ayda tahliye olmaları sonucu müvekkilim, daha dava söz konusu olmadan kamuoyu nezdinde ve iç ilişkilerde, yapılan fiillere en başından beri karşı çıktığını, bu fiillerin marjinalleşmeye götüreceğini ve doğru olmadığını defaatle dile getirdiğinden isnat edilecek her türlü iddiaya karşı masum olduğuna ve yapacağı savunmalarla beraat edeceğine sonuna kadar inanarak Türkiye’ye dönmüştür. Ülkemize döndükten sonra hemen tutuklanmasına rağmen üçüncü ayda tahliye edilmiştir.


1988’DE YEREL MAHKEME BERAAT KARARI VERDİ


Davanın ilk karara bağlandığı 1998 yılında yerel mahkeme müvekkilimizle ilgili BERAAT kararı vermiş, savcılığın temyizi sonucu yüksek mahkeme örgüt ilişkisi olduğu iddiasıyla kararı bozarak davayı yerel mahkemeye göndermiştir. Yapılan ikinci yargılamada yerel mahkeme 2002 yılında müvekkil aleyhine eski TCK 168.Madde gereği örgüt üyeliğinden hüküm tesis etmiş, savcılık bu kararı da temyiz etmiş ve yüksek mahkeme bu kerre verdiği kararda Sarp Kuray’ın örgüt üyeliğinden ziyade örgütte kumandayı haiz bir sıfatı olduğundan bahisle yerel mahkeme kararını bozmuş, yerel mahkeme de 2002 yılında bu karara uymuştur. Bu kararı da temyiz eden savcılık makamının talebi sonucu yüksek mahkeme 2004 yılında Sarp Kuray’ın eski TCK 146.Madde/1, yani “Anayasal düzeni cebren değiştirmeye teşebbüs” suçundan mahkûm edilmesi gerektiğine karar vermiş ve yerel mahkeme bu karara 2005 yılında verdiği kararla uyarak Dünya’da eşi benzeri görülmemiş bir hukuk faciasına yol açmıştır.


TEK BİR KİŞİ ANAYASAL DÜZENİ NASIL YIKAR?


Tek bir kişinin koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzenini cebren yıkacağı kanaatine varmıştır çok saygın yargı makamımız. Temyiz ettiğimiz davada, yüksek mahkeme bizim dile getirmememize rağmen duruşma tutanaklarının imzalarında eksiklik olması gerekçesiyle 2006 yılında kararı bozmuş ve  gerekçelendirilmiş temyiz taleplerimizi daha sonra incelenmek üzere ötelemiştir. Yerel mahkeme usuli eksiklikleri gidererek aynı hükümden karara varmış olup, bu kararı temyizimiz sebebiyle dava 9 Ekim 2008 tarihli mürafaada görülmüştür. Bu kritik mürafaada bir buçuk saate yakın süren bozma gerekçelerinin dile getirilmesi heyet tarafından dikkat ve ciddiyetle dinlenmiş ancak bugünkü tefhim duruşmasında daha evvelki temyiz sürecinde bilahare incelenmek üzere ötelenen taleplerimiz ve bu temyizde dile getirdiğimiz savunmalarımız dikkate alınmadan söz konusu hukukuka aykırı karar yüksek mahkemece onanmıştır.
 


BİRBİRİNDEN FARKLI 5 KARAR VAR


Ondört senelik tutuksuz yargılamayı içeren onaltı yıllık yargı süreci boyunca birbirinden çok farklı beş karar ve bugün mahkûmiyeti tesis edilen hükmün onandığı karar nazara alındığında adli açıdan nasıl büyük bir hata işlendiğini hukuktan en bihaber kimse bile dile getirecektir, getirmelidir. Hukuki niteliğini kaybetmiş bu davanın kanaatimizce siyasi hüviyete büründürülmesi her platformda anlatılmalı, maksatlar ortaya çıkarılmalıdır. Ülkemizin bin bir felaketle, sefaletle boğuştuğu bu sancılı süreçte tam bağımsız ve demokratik Türkiye için gözünü budaktan esirgemeyen Sarp Kuray aleyhine verilmiş kapkara bir leke olarak tarihe geçen bu kararın tüm ülkece protesto edilmesi hususunda her onurlu yurttaşın kendisine vazife çıkaracağına inancımız tamdır.”


(KANALAHABER.COM)                                                                              



MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler