YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mirasyediler, reddi miras olacaklar.
Mirasyediler, reddi miras olacaklar.
Mirasyediler, reddi miras olacaklar.
27 Mayıs 2008 / 19:25 Güncelleme: 30 Mayıs 2008 / 00:00

Bugün 27 Mayıs Askeri Darbesi'nin yıldönümü... Üzerinden 48 yıl geçmesin rağmen hala tartışılan, bazı kesimlerce özlemle anılan darbenin mirasını yiyip kendilerine rant edinen kimseler şimdilerde "U" bir dönüş yapmışlar ve başka rantların peşinde koşturuyorlar kendi karanlıklarında...


Kanal a Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, Menderes'in mirasını yiyenleri,  darbeyi ekmeklerine yağ yapıp sürenleri yazdı.  


Danıştay savcısı Tansel Çölaşan’ın coşkuyla karşıladığı 27 Mayıs darbesinin üzerinden 48 yıl geçti. 27 Mayıs’ın anti demokratik yapısının perçinlenmesi için 1971 askeri müdahalesi, 12 Eylül 1980 darbesi, 28 Şubat 1997 darbesi gibi periyodik dikişler atıldı. Başına çuval geçirilen demokrasinin boğulması veya kadük kalması için her türlü numara çevrildi. 27 Mayıs döneminin genç subayları bu günün genelkurmay başkanları, kuvvet komutanları konumundalar. İçlerinden ders çıkarmak isteyenler çıkardılar. Bunlar millete karşı yapılan hareketlerin faturasını milletle beraber, ordunun da ödediğinin farkındalar. Ama Tansel Çölaşan gibi Sabih Kanadoğlu gibi, Vural Savaş gibi “Nerde o eski günler” bekleyişi ile darbeleri özlemle, coşkuyla ananlar ve “Şimdi ne duruyoruz” serzenişi ile içerdeki ve dışarıdaki dostlarını harekete geçirmeye uğraşanlar da yok değil.


SÜLEYMAN DEMİREL ŞİMDİ KİMİNLE BERABER?


Ordunun içinde, demokrasi namına olumlu gelişmeler, aslında siyasetin içindekilerden daha umut verici. Çünkü demokrasinin en önemli unsurlarından biri olan siyasi partilerin ve siyasetçilerin, “Boğulmaktan kurtarıyoruz diye sarıldıkları demokrasiye tecavüzlerine” şahit oluyoruz.


Şimdi şu manzaralara kısaca bir bakalım. Statükonun yılmaz savunucu CHP ile birlikte darbecilerin emir-komuta adaleti ile idam ettikleri Adnan Menderes’in milli irade ve demokrasi mirasını savunur gibi yapıp, hazırdan yiyerek semizleşen, bu sayede kaç defa hükümet olup, kaç defa başbakan olan, yine o mirası yiyerek 7 sene cumhurbaşkanlığı yapan Süleyman Demirel, şimdi kiminle beraber?


Adnan Menderes ve arkadaşları Yassıada’nın haki renkli mahkemelerinin, üniformalı adaletinde idam ve müebbetle yargılanırken Menderes ve ekibinin avukatlığını yapan, sonra da o mirasla Türk siyaset sahnesinde, bu günlere kadar boy gösteren Hüsamettin Cindoruk, bu günlerde kimlerle beraber?


Birlikte darbe yaptıkları cuntacı arkadaşları tarafından Türkçülüğü nedeniyle dışlanarak diğer 13 arkadaşı ile beraber yurt dışına sürgün edilen ama daha sonra milliyetçi hareketin başbuğu olan Alpaslan Türkeş’in partisi MHP, şu sıralar kimlerle temasta, kimlerle beraber?


Şimdi Menderes’i ve Demokrat Parti’yi sevenlere sormak istiyorum. Sizin sevdiğiniz ve oy verdiğiniz Süleyman Demirel, şu an İsmet İnönü’nün CHP’si ile birlikte iş tutan Demirel miydi?


Sizin sevdiğiniz Hüsamettin Cindoruk, Deniz Baykal’ın, Önder Sav’ın Kemal Anadol’un CHP’si ile beraber millet karşıtı politika üreten Cindoruk muydu?


CUNTACI ZİHNİYETLE AYNI ÇİZGİDE SİYASET YAPMAK


Ve bunlar da Milliyetçi Hareket Partisi’ne:
“Milliyetçi Hareket’in” Başbuğ’u Alpaslan Türkeş’i Hindistan’a sürgün eden cuntacı zihniyetle aynı çizgide politika yapmayı kendinize yakıştırabiliyor musunuz? Eğer yakıştırıyorsanız 1980 öncesinde mücadele ettiğiniz CHP ile aynı ideolojiye hizmet etmiş olmuyor musunuz? O halde şimdi mi yanlış yapıyorsunuz yoksa 1980 öncesinde binlerce milliyetçi ve solcu gencimiz heba edilirken mi yanlış yapmıştınız?


DSP’ye:
Zeki Sezer’in CHP’ye kuyruk olarak Meclis’e giren DSP’sinin Deniz Baykal’ın partisinden ne farkı kaldı. Bülent Ecevit’in DSP’si ile Zeki Sezer’in DSP’si arasında bir alaka var mı?


Demokrasinin en temel hasmı darbelere bile açıkça karşı duramayan bir yapıya, demokrasinin en temel unsuru olan siyasi parti denilebilir mi?


Eeyyy büyük büyük siyaset adamlarımız.. Cumhuriyetin darbe geleneğinin ilki olan 27 Mayıs’ın üzerinden geçen yarım asır, ve bu süreçte yaşanan mükerrer askeri darbeler sizi hala uyandıramamışsa bundan sonra daha kaç asrın sizi uyandırması beklenebilir?


Bu gün ordunun komuta kademesinin darbe niyetinde olduğunu söyleyemeyiz ama.. Sizde bu hazım, bu tahammül, sizde bu siyasi mide var olduğu müddetçe.. değil asker, değil Yargıtay, değil Danıştay, değil Üniversitelerarası kurul, emin olun gün gelir belediye zabıtaları bile size darbe yaparlar..


MİRASYEDİLERE ARTIK BU ÜLKEDE EKMEK YOK!


Yalnız tüm siyasetçiler şunu iyi bilmeli ve anlamalı ki artık bu ülkede gizli 27 Mayısçı Demireller, Cindoruklar, Erbakanlar, 28 Şubatçı Yılmazlar, Hüsamettinler, 27 Nisancı Mumcular, Ağarlar siyaset sahnesinde yer bulamayacaklar. Mirasyediler, reddi miras olacaklar.


Türkiye gerçek sivillerin, gerçek demokratların, cesur liderlerin siyaset yapacağı bir ülke olacak. Liderlik, gerekirse Menderes gibi bedel ödemeyi göze alarak ülkenin özgürlüğü ve milletin egemenliği için mücadele eden insanların olacak. Merak etmeyin tatlı su demokratları deşifre olacak.. “Ne şiş yansın ne kebap” siyaseti sona eriyor.


İktidar partisi de dahil, hiçbir parti, hiçbir lider artık milletin beklentilerini istismar edemez. Ya milletin özgürlük ve demokrasi beklentisini yerine getirirsiniz. Ya da CHP gibi, DYP gibi ANAVATAN gibi erirsiniz. Millet iradesine vurulan darbenin üzerinden yarım asır geçmesine rağmen belki siyasetçiler yeterince değişmedi. Fakat, bu yaralı Türk milleti emin olun çok değişti. Millet iradesine karşı plan kuranlar ve bunu umursamadan seyredenler de iyi düşünsünler. Siyasi partiler bu işi yapamadıkları takdirde gerekirse bu millet tüm inisiyatifi tamamıyla kendi eline alır. Kendi kaderini kendi tayin eder. Ama sizi nereye tayin eder onu bilemem..


YAZININ ORJİNALİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN


 

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler