YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kraliçe darbe sonrasında gelir!
Kraliçe darbe sonrasında gelir!
Kraliçe darbe sonrasında gelir!
14 Mayıs 2008 / 10:59 Güncelleme: 14 Mayıs 2008 / 00:00

İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth, 37 yıl sonra Türkiye’ye geldi. Türkiye’ye 3. ziyaretini gerçekleştiren Kraliçe’nin, ülkemize gelmesinin nedenleri şimdilik normal gözüküyor. Bu ziyareti çok derin hatta dengeleri sarsacak şekilde lanse edenlere de rastlamak mümkün. Böyle düşünenlerde “Türkiye adına rapor hazırlayan bu yüzden de popülaritesini kaybetmek istemeyen analistlerdir”. Kraliçe II. Elizabeth’in, güvenlik açısından dikkatli olması anlayışla karşılanabilir ancak; savaş gemisinde kalacak kadar da sıkı önlem alınması komplo teorisyenlerine zemin hazırlıyor.


Kraliçe ve ‘patates kafa’


İlginç çıkışlarıyla gündemde kalmayı başaran Verso Başkanı Erhan Göksel, İngiltere Kraliçesi'nin ülkemize, “iç siyasete el atmak için geldiğini” savunuyor. Göksel’e göre, Kraliçe görüşmeler yapacak asıl ekibi gizliyor. “Gölgedekiler konuşacak” diyen Göksel’in tuhaf iddiaları da var(özetle):


“Buradan uyarıyorum. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ’un genelkurmay başkanlığı tehlikededir. Temmuz ayında Başbakan Erdoğan siyasetten yasaklanır yani ‘defteri dürülürse’ Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, hükümet kurma görevini Ali Babacan'a verecek.”


“1 Ağustos'ta Yüksek Askeri Şura var. Cumhurbaşkanı ve Başbakanın imzasıyla Genelkurmay Başkanı atanır. Anlaşılan o ki, 'Dolmabahçe Mutabakatı'nda Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın görev süresi uzatılacak, Gül de aday olmayacaktı. Aday olunca mutabakatı Gül bozdu. Görev süresinin uzatılmasını bekleyen Yaşar Paşa valiz toplayacağını açıkladı.”


Güya ‘Cumhurbaşkanı Gül – Başbakan Babacan’ ikilisi, 30 Ağustos’a kadar Başbuğ’un Genelkurmay başkanlığına atamasını bekleterek, Başbuğ’u mecburen emekliye sevkedecek ve yerine başka kıdemli bir orgenerali atayacak. Teorik açıdan ihtimal dahilinde olsa da TSK’nın geleneklerini aşırı zorlayacak böyle bir kutuplaşma şimdiye kadar hiç yaşanmadı. Bundan sonra da yaşanmaz. Göksel, Türkiye’de gündemde kalmak ve yurtdışındaki itibarını korumak için yeni 1. Başkan’ı şimdiden tartışmalı bir pozisyonda bırakıyor. Tezini doğrulamak isteyen Göksel, neredeyse Kraliçe’nin bu yüzden Türkiye’ye geldiğini bile öne sürecek.


TÜRKİYE SENİ KORUR KRALİÇE BU GİZLİLİK NİYE?
2008 yılının ilk yurtdışı gezisini eşi Edinburg Dükü Prens Philip’le birlikte gerçekleştiren İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in, bu, Türkiye’ye 3. ziyareti.


İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosu Barbara Hay, gezi öncesi basına verdiği brifingte, Kraliçe’nin programını güvenlik nedeniyle gizli tuttuklarını açıklamıştı. Habercilerin görüntü almasına dahi izin verilmeyen programda konuşan Hay, Elizabeth'in gelişini 3 önemli nedene dayandırdı. Buna göre geziyle; Türkiye'yi AB yolunda destekledikleri, 14 milyar dolar ticaret gerçekleştiren iki ülke arasında ilişkilerin ne kadar derinlere dayandığı ve enerji konusunda giderek önem kazanan Türkiye'nin dünyada stratejik açıdan ne kadar değerli olduğu mesajları verilecek...


Cumhurbaşkanı Gül'ün davetlisi olarak 13-16 Mayıs tarihleri arasında Türkiye'de bulunacak Kraliçe, El Kaide saldırısından çekindiği için boğazda demirleyen donanmaya ait “Queen Elizabeth” uçak gemisinde konaklayacak ayrıca yine gemide resepsiyon verecek.


İngiltere dış istihbarat teşkilatı MI6'nın, Kasım 2003'te, İstanbul Başkonsolosu Short'un hayatını kaybettiği bombalı araç saldırısının benzerinden çekindiği için böyle bir tedbir alması normal görülebilir.


757 yabancı basın mensubu akredite olduğu gezi, bana bundan 22 yıl önce gerçekleşen ancak sonuçları itibarıyla Türkiye’de ciddi değişimlere sebep olan başka bir seyahati hatırlattı.


Kodu: Patates Kafa
1986 yılında (22 Mart 1986) ABD Dışişleri Bakarı Shultz İstanbul’a gelir. Gezinin güvenlik kodu ‘potato head’, yani ‘patates kafa’dır. Türk tarafı İstanbul gezisinin arabayla değil, helikopterle yapılmasını teklif eder. Birkaç gün sonra hayır cevabı gelince Türk güvenlik makamları helikopterle dolaşmanın daha güvenli olacağını düşündüklerinden merakla sorgular.


Devamını, “Amerikalılar nuh der, peygamber demez” diyen merhum Ufuk Güldemir’den aktarayım: “1987’de Washington’a geldikten sonra bunun nedenini araştırdık. Öğrendik ki, Amerikalılar Türkiye’de sadece teröristlerden değil, TSK içine sızmış olabileceğini düşündükleri bazı dinci guruplardan da kuşkulanmaktadır. Mısır lideri Sedat’ın kendi ordusuna mensup subaylar ve askerler tarafından öldürüldüğünü Amerikalılar bir türlü unutamamıştır.” (Texas - Malatya, Ufuk Güldemir)


Bu tarihin Silahlı Kuvvetler’de ‘irticai görüş benimsediği gerekçesiyle’ Harp okullarında ve özellikle Hava Kuvvetleri’nde toplu subay ve astsubay ihraçlarına denk gelmesi manidardır. Meteorolojik olaylar dahil her operasyona bir isim vermeyi gelenek edinen Amerikalıların buna ne ad verdiğini şimdilik bilmiyoruz…


Birleşik Krallık, Osmanlı’nın yıkılış ve Cumhuriyet’in kuruluş dönemlerinden itibaren geliştirdiği, 2. Dünya Savaşı’nın son yılında da sağlamlaştırdığı ilişkilerini sonraki yıllarda ABD’ye devretmişti. İngiltere, “üzerinde güneş batmayan imparatorluk”un askeri kontrolünü, ekonomik ve siyasi haklarının korunması karşılığında ABD’ye devretmişti. ‘Dünya jandarması’ ABD bu gücü, BM ve NATO şemsiyesi altında kullanıyordu. İngilizler dahiyane bir strateji ile kötü adam rolünü ABD’ye yıkmış ve sömürgeci devlet imajından da kıvrak bir manevra ile büyük ölçüde kurtulmuştu.


Kendisiyle birlikte bütün dünyayı da felakete sürüklüyen ABD ile Büyük Britanya Krallığı’nın arasının pek de iyi olmadığı bir dönemde, Kraliçe’nin yeniden teşrifinin Türkiye’de yönetimi değiştirecek çapta etkisinin olduğunu düşünmüyorum. Bu tür abartılı tezleri ancak, yabancı kurumlara Türkiye adına rapor hazırlayan bu yüzden de popülaritesini kaybetmek istemeyen analistler ileri sürer…


KRALİÇE DARBE SONRASINDA GELİR!


Fakat şu kadarı söylenebilir, bundan önce 1961 ve 1971’de yani stratejik açıdan Türkiye’nin yönünü değiştirebilecek kadar iki önemli askeri darbenin hemen ardından gelen Kraliçe’nin ‘yasal muhtıra’ sırasında yeniden görünmesi herhalde tesadüf değildir.


Kraliçe önceki ziyaretlerini, olağanüstü dönemler sonrası oluşan yeni yönetimlerle ilişkilerini yenilemek için gerçekleştirmişti. Bugünlerde olağan dışı çok şey oluyor. Yoksa yönetim değişti de haberimiz mi yok?


 


 

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler