YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'İslam düşmanlığı asıl insanlığın kaybıdır'
'İslam düşmanlığı asıl insanlığın kaybıdır'
'İslam düşmanlığı asıl insanlığın kaybıdır'
13 Nisan 2008 / 13:00 Güncelleme: 13 Nisan 2008 / 00:00

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet GÖRMEZ, “İslam Düşmanlığı”nın Batı’da bir ortak kültür olduğunu ve bunun yüzyıllardır sürdürülen ısrarlı öğretilere dayandığını söyledi. 


Kanal-A Televizyonu’nda 10 Nisan 2008 Perşembe günü canlı; 12 Nisan 2008 Pazar günü ise tekrarı yayınlanan “Bilinmeyen İslam” programında konuşan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı  ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ, Hollanda’da piyasaya çıkarılan “Fitne” filmi ve Batı’daki “İslam” ve “Hz. Peygamber” düşmanlığının sebepleri konusunda Hamdi MERT’in sorularını cevaplandırdı.. 


Batı’da İslamiyet’e ve O’nun kutlu Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.)ya karşı sürdürülen olumsuz tavrın yeni bir şey olmadığını ifade eden Mehmet GÖRMEZ, özet olarak şunları söyledi: 


“İslam’a ve onun Peygamberine karşı Batı’da ısrarla sürdürülegelen açık düşmanlık, yüzyıllar içerisinde oluşan ve gelişen önyargılara dayanmaktadır. 


   Kilise’nin içe dönük koyu taassup döneminde bu bir dini öğreti idi.. 


Hayata bilimin, bilimsel araştırmaların ve bilimsel buluşların egemen olduğu Aydınlanma Dönemi’nde bu taassubun sona ermesi beklenirken, düşmanlık bu defa bilim ve aydınlanma adına sürdürülmüştür. 


Oryantalistlerin de tırmandırdığı düşmanlık, modern zamanları ve günümüzü içine alan bir aymazlıkla maalesef devam ettirilmektedir”.. 


   Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ, amansız düşmanlığın “Sebep”lerini ise şöyle izah etti: 


   “Düşmanlığın sebebini üç maddede özetleyebiliriz: 


BİR. Batı’da bir ‘İnsan Peygamber’ tasavvuru yoktur. Onlar, Hıristiyan kültürünün teslis inancı gereği, İslam inancındaki insan/beşer Peygamber tasavvurunu kabullenememişlerdir. Bu nasıl bir Peygamberdir ki, kökenleri, coğrafyaları, dil ve kültürleri farklı Müslüman topluluklar, kendileri gibi insan olan birinin peşinden bu kadar sadakatla gidiyorlar.. İnançlarını, yaşayışlarını yemek ve sofra kültürüne varıncaya kadar bir insana uyarlayabiliyorlar?..Batı bunu anlayamıyor.. 


İKİ. İkinci sebep siyasi ve ideolojiktir. İslam Peygamberini dünyevi ve siyasi açıdan kendilerine rakip olarak görüyorlar..Müslüman toplumların üzerine gelirken, başarıyı, onları İslamiyet ve Hz. Peygamber sevgisinden uzaklaştırmakta buluyorlar..Müslümanları ancak kendi İslami bağ ve değerlerinden uzaklaştırabilirlerse, altedebileceklerini düşünüyorlar.. 


ÜÇ. Bir önemli sebep de, Müslüman toplumlar olarak, bizim hatalarımız. Bazı yayınlarımızla, İslamiyet ile ilgili bazı yorumlarımızla ve uygulamalarımızla bizim dışımızdakilere kaynak ve gerekçeler hazırlıyoruz..Batı’lı yazarlar; İslamiyet’e ön fikirlerle yaklaşan bazı ideologlar ise cımbızla çekercesine bu yanlışlarımızı bize ve inanç değerlerimize karşı kullanıyorlar”.. 


Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “Kutlu Doğum” haftası etkinliklerinin bu yıl “İslam Medeniyetinde Birlikte Yaşama” tecrübesi teması etrafında yoğunlaşacağını belirten Görmez Türkiye’de, Türk vatandaşlarının yoğun olarak bulundukları Batı ülkelerinde, Balkanlarda, Kafkasya’da , Ortaasya Türk ülkelerinde, Moğolistan’da, Belarus’ta, Kırım ve Kıbrıs’ta, Tataristan başta olmak üzere Rusya Federasyonu içerisindeki soydaş topluluklarda bir hafta boyunca sürdürülecek etkinleklerde İslamiyet’in bir arada yaşama kültürü konusundaki mesajlarının işleneceğini ifade etti. 


Savunma psikolojisi içerisinde hareket etmediklerini belirten Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Mehmet GÖRMEZ, Batı kaynaklı İslam düşmanlığının sadece Müslümanlara değil, 14 yüzyılı aşkın bir sürede oluşan bir müktesebatın karalanmasının zararının ve kaybının, asıl insanlığın kaybı olduğunu vurguladı..

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler