YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
“İrtica, kendi statükolarını sürdürmek isteyenl
“İrtica, kendi statükolarını sürdürmek isteyenl
“İrtica, kendi statükolarını sürdürmek isteyenl
31 Mart 2008 / 09:57 Güncelleme: 31 Mart 2008 / 00:00

Kanal-A Televizyonu’nda yayınlanan “Bilinmeyen İslam” programında konuşan Ankara İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Hayri KIRBAŞOĞLU, Hamdi MERT’in “İslam Korkusu”, “İrtica” ve “Terör” konularındaki sorularını cevaplandırdı..


28 Mart 2008 Perşembe günü saat 19.00’da canlı olarak; 30 Mart 2008 Pazar günü saat 05.30’da ise tekrarı yayınlanan programda “İslamiyet” ve “Şeriat” bahane edilerek gündeme taşınan güncel problemler tartışıldı.


“İslamiyet insanlığın gördüğü en büyük ileri hamledir” diyen Hayri KIRBAŞOĞLU; insan haklarının, adaletin, eşitliğin, farklı inançların bir arada yaşama imkânının, adil paylaşımın gerçek güvencesini insanlığın İslamiyet ile birlikte tanıdığını belirterek, şunları ifade etti:


“İslamiyet, dünya hayatı ile ilgili olarak 5 temel esas getirmiştir: Adalet, canın dokunulmazlığı, malın dokunulmazlığı; inanç dokunulmazlığı, neslin muhafazası..


Bu esaslar bugün evrensel hukuk normları haline getirilmiştir. İslamiyet’in 1400 yıl öncelerden ortaya koyduğu bu güvencelere, insanlık nice savaşlardan, nice kıyımlardan, nice sarsıntılardan sonra ulaşabilmiştir”.


İslamiyet’in insan ve toplum terbiyesini öngören esaslarından uzaklaşıldıkça suçların, tek ve toplu hak ihlallerinin arttığına ve cemiyet hayatının huzursuzluğa sürüklendiğine dikkat çeken Kırbaşoğlu, dışarıda ve içeride körüklenen “İslam korkusu” ve “İrtica iddiaları” hakkında da şunları söyledi:


“İslamofobiya ve irtica iddiaları, kendi statükolarını sürdürmek isteyen bir avuç mutlu azınlığın topluma giydirmek istediği deli gömlekleridir… Milletin inanç ve ayakta kalma dinamiklerini yok etmek için uydurulmuş yalanlardır..


İslamiyet, gücü yetenin egemen olduğu bir bedevi toplumdan, 10 yıllar içerisinde muhteşem bir medeniyet çıkarmıştır..


İnsan hakları; kadının-çalışanın-çalıştıranın-güçsüzün-zayıfın-yaşlının…hukukunu maddi ve manevi güvencelere bağlayan İslamiyet’tir..Müslüman’ın-Hristiyan’ın-Musevi’nin-inançsızın bir arada yaşama imkanlarını ortaya koyan İslamiyet’tir..Müslümanların Halifesi’ni sanık sandalyesine oturtarak, sade Musevi teb’adan iddia sahibi kişi ile yargılayan, o İslami devrimdir..


Batı’yı aydınlanma dönemine hazırlayan Endülüs Medeniyeti’ni bu anlayış inşa etmiştir. İnsanlığa örnek Buhara Medeniyeti’ni; Bağdat Medeniyeti’ni bu anlayış yeşertmiştir...


İslamiyet’e sahip çıkmak, geri gitmek değil en büyük ilericiliktir..Fırat ve Dicle kenarındaki koyunu ısıran kurttan taa Medine’de kendini sorumlu tutan devlet anlayışından, kapkaç korkusundan sokaklarında rahat yürüneyemen toplum düzenine gelmişsek, bunun sorumluları önce kendilerini sorgulamalıdırlar..


‘Batı’, ‘Çağdaşlık’, ‘İlerilik-İlericilik’ diye-diye geldiğimiz süreç, bir yolsuzluk ve soygun düzenidir..


Hep ‘Batı’yı yücelterek ve kendimizi aşağılayarak bir yere varamayız..


‘Gericilik’ bir düşünce kalıbı ve kafa yapısıdır… Müslümanım diyenden de, Laik ve Atatürkçüyüm diyenden de, liberal vb. olandan da bu kafa yapısına sahip olanlar çıkabilir..


1400 sene öncesinden gelmek, gericilik anlamına gelmez… Asr-ı Saadet düzenini istemek gericilikse, ben gericiyim..Endülüs bilgi medeniyetine gıpta etmek gericilik ise, ben gericiyim..Buhara-Bağdat-Kazan medeniyetlerine sahip çıkmak gericilikse ben gericiyim..


Onlar, önce kendi soygun düzenlerinin utancını sorgulasınlar!..”

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler