YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Hürriyet ve Özkök Gülen'i övdü!
Hürriyet ve Özkök Gülen'i övdü!
05 Haziran 2010 12:45
Fethullah Gülen'in dün Wall Street Journal gazetesine verdiği İHH'yı eleştiren açıklamaları Doğan Grubu gazetelerinde geniş yer buldu... Yıldızı Gülen'le pek de barışmayan Doğan Grubu'nun bu tavrı ise İsrail'i aklamaya çalışıyor yorumlarına neden oldu....

İsrail’in yardım gemilerine yönelik terörist saldırısına ilk günden beri temkinli yaklaşan hatta İsrail’i aklamaya çalışan Doğan Grubu yayın organları, Fethullah Gülen’in Wall Street Journal gazetesine yaptığı açıklamalara çok geniş yer ayırdı.

 Gülen’le yıldızı hiç barışmayan Doğan Grubu’nun, Gülen’in İHH’ya bazı eleştiriler yönelten açıklamalarını göklere çıkarması gözlerden kaçmadı. Özellikle grubun amiral gemisi Hürriyet hem verdiği yarım sayfaya yakın haber, hem de Ertuğrul Özkök ve Mehmet Yılmaz’ın yazılarıyla Gülen’i adeta övdü.

 

untitled-9.20100605124150..jpg

 

Hürriyet, “Gemi Yorumu” başlığıyla haberi manşetine taşıdı. “Otoriteye karşı gelmenin işareti” cümlesinin büyük harflerle manşetin altına yerleştirdi. Manşetin yanı sıra iç sayfada da açıklamaya yarım sayfa ayırdı.  

 

Haberin spotu ise şöyleydi;

 

ABD’nin Pennsylvania eyaletinde yaşayan Fethullah Gülen, Wall Street Journal Gazetesi’ne verdiği demeçte, İHH’nin İsrail ile anlaşmaya varmadan böyle bir işe kalkışmasını, “Otoriteye karşı gelmenin işareti ve bunlar yararlı şeyler değil. Gördüklerim çirkin şeylerdi” sözleriyle değerlendirdi. Gülen, İHH’yi de ilk kez duyduğunu belirterek, “Politize bir örgüt olup olmadıklarını söylemek zor” dedi.

 

Ertuğrul Özkök ise açıklamalarından dolayı Fethullah Gülen’e adeta övgüler yağdırdı. Gülen’in “İslamcı hassasiyetle İslami hassasiyet” arasındaki farkı ortaya koyduğunu savundu. “Gülen ne Türkiye içinde ne Türkiye dışında din eksenli manzara çıkarılmasından hoşlanmaz” ifadesine yer verdi.

  

İşte Özkök’ün o yazısı..  

 

DÜN sabah saatlerinde bir dostum aradı.
Fethullah Gülen’in Wall Street Journal’deki sözlerine çok şaşırmış görünüyordu.
“Ben hiç şaşırmadım” dedim.Evet, şaşırmadım, tanıdığım Fethullah Gülen bu insandır.
Ne Türkiye içinde, ne Türkiye dışında din eksenli maraza çıkarılmasından hoşlanmaz.
Tam aksine, din eksenli gerginliklerde hep yatıştırıcı bir rol oynamıştır.
Yıllar önce Çevik Bir’e telefonda bunları anlatmaya çalışmıştım.
Dün Fethullah Gülen’e yakın sayılabilecek bir kişi ile konuştum.
“Hocaefendi başından beri bu olaya temkinli yaklaşıyor” dedi.
Anladığım kadarı ile İHH’ye hâkim olan “İslamcı” kesimle de aralarına bir mesafe koymak istiyorlar.
* * *
Benim gördüğüm manzara şu:
Türkiye dış politikası, Abdülhamid döneminden beri sürdürdüğü “rasyonel”, yani akılcı çizgisinden çıkıp, tam anlamıyla bir “duygular imparatorluğunun” emrine girdi.
“Duygu imparatorluğu” çok cazip ama çok tehlikeli bir şeydir.
İnsanın akli melekelerini etkiler.
Üç gündür yapılanlara bakıyorum.
Neredeyse, kendi elimizle İsrail’in savunma dosyasını hazırlıyoruz.
Dün hükümete yakın Sabah Gazetesi’nin manşetine bakıyorum.
“Gaza’dan dönüş”.
Gazze’yi “Gaza” olarak yazmak, bir yazıişleri zekâsı olarak görülebilir.
Ama yardım gemisinin gerçekten “insani” bir niyeti varsa, bu manşet ona hizmet mi ediyor, yoksa ihanet mi?
Cevabı ben vermeyeyim.
Ferit Devellioğlu’nun “Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat”inin 337’nci sayfasında “Gazâ” kelimesinin karşısında, tek bir cümle var:
“Din uğruna savaş.”
Allah aşkına o gemi oraya “din uğruna savaş” misyonu ile mi gitti?
E hani niyet sadece “insani yardımdı”.
Şimdi siz İsrailli olsanız, bu manşeti savunma dosyanıza koymaz mıydınız?
Unutmayın, sizin “psikolojik savaş” uzmanınız varsa, onların da var.
* * *
Gemide bulunanlar çektikleri fotoğrafları basına dağıtmışlar.
Fotoğraflardan biri başı gözü yarılmış bir İsrailli askeri gösteriyor.
Bu fotoğraf hangi amaçla dağıtılmış?
“Bakın biz İsrailli askere bile insanlık yapıyoruz, tedavi ediyoruz” demek için mi?
İyi ama bir başkası, “O askerin kafasını kim yarmış” diye sormayacak mı?
Ne diyeceksiniz? “Barış aktivistleri mi?”
Demek ki İHH, asıl misyonunu saklamıyor.
Tabii misyon bir “gaza” olarak görülünce, 9 insanın canının da bir kıymeti kalmıyor.
Aileler memnun, örgüt memnun.
Bu olayı siyasi açıdan sömürmek üzere ellerini kollarını sıvayanlar da memnun.
* * *
Fethullah Gülen’in çıkışı bana göre, “İslami hassasiyetle”, “İslamcı hassasiyet” arasındaki sınırları çiziyor.
İHH bir sivil toplum kuruluşu.
Onun “İslamcı hassasiyet” hakkı da var.
Ama Türk dış politikasını “İslamcı hassasiyetin” emrine tahsis etmek söz konusu olduğunda benim itirazım var.
Orada samimi olmak lazım.
Bakın Kuzey Irak Kürt Yönetimi’nin seçilmiş başkanı Ankara’ya geldiğinde ona bir yöresel bayrağı çok görüyorsunuz.
Niye çünkü “Türkiye’nin menfaati” budur.
Kuzey Irak Kürtleri Budist olmadığına göre o “İslamcı hassasiyet” burada neden devreye girmiyor?
O insanlar, bir zamanlar Saddam’ın zehirli gazla katletmeye çalıştığı Müslümanlar değil mi?
Yoksa Barzani’nin “Yahudi” olduğu yolundaki o şahane komplo teorisine, devletimizin yöneticileri de ciddi şekilde inanıyor mu?

untitled-10.jpg

Gülen’in açıklamaları -alışılmadık şekilde- Milliyet ve Vatan’da da geniş yer buldu. Milliyet, “Gülen’den Gazze filosuna eleştiri” başlığıyla verdiği haberde “Gördüklerim Çirkindi” , “İHH’yı yeni duydum” gibi başlıklara yer verdi. Birinci sayfadan anons edilen ve Yarım sayfaya yakın büyüklükte olan haberde kullanılan dil de dikkatlerden kaçmadı.

Vatan Gazetesi de haberi birinci sayfadan, logosunun hemen yanından duyurdu okuyucularına, “Fethullah Hoca’dan Farklı Tavır” başlığını attı. İç sayfada ropörtajın geniş özetine yer veren Vatan, “Filo İsrail’le anlaşarak oraya gitmeliydi” ifadesini öne çıkardı.

untitled-12.jpg

Daha önce her fırsatta Fethullah Gülen’i eleştiren Doğan grubunun, İHH’ya bazı eleştiriler yönelten bu açıklamaları manşetlerine taşıması, geniş yer ayırması hatta Gülen’i övmesi dikkatli gözlerden kaçmadı.. (Kanal A Haber)

gülen can pazarında...
 // ibrahim çelikoğlu
Bir insanın parası çoğaldığı zaman canı kıymetleşir.Gülen de nefsine uymuş,kaderini unutmuş korku içinde laf ediyor."İsrail den izin almak gerekirdi"diyor.Mavi Marmara İsraile gitmiyorduki.Filistin topraklarına yanaşacaktı...Bunu inkar eden Yahudi işgaline destek vermek demektir.Orada zulüm içinde aç,susuz yaşamaya mahküm insanlara yapılmak istenen yardıma karşı gelmek Allah'ın hükümlerine doğrudan karşı gelmektir."O gün verdiği selam kabul edilmez,yüzü...
05 Haziran 2010 19:44
MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler