YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"HSYK padişah gibi"
Kürt aydın ve siyasetçi Tahsin Sever: 'Hayır' dersem babamın kemikleri sızlar
"HSYK padişah gibi"
21 Ağustos 2010 / 17:30 Güncelleme: 21 Ağustos 2010 / 17:30

 Kürt aydın, siyasetçi ve yazar Tahsin Sever, referandumun Kürt sorunun çözümü için ihtiyaç duyulan ortamı oluşturacağını ve "Anayasadaki kısmi değişiklik, Kürt sorununun çözümüne katkı sunacak, tartışma zemini oluşturacak. Sorunların çözülmesi ve konuşulabilmesi için gündeme gelmesi gerekiyor. Referandum bunun için zemin oluşturacak." dedi.
     

"HALA DARBE ANAYASASIYLA YÖNETİLİYORUZ"  

Demokrat Kürtler Arayışı (Legerîna Kurdên Demoqrat ) üyesi Sever, Avrupa Birliği'ne üye olmaya çalışan bir ülkenin halen darbe anayasasıyla yönetilmesinin doğru olmadığını, "Değişiklik anayasanın tamamını kapsayacak şekilde olması gerekiyordu. Ama bugüne kadar gerçekleşmedi. Yargı mekanizmasındaki tıkanmalar, Ergenekon sürecinin yargı safhasına bu değişiklik gündeme geldi. Bu kısmi değişiklik içerisinde bütün toplumu ilgilendiren toplumsal ve siyasal meselelerin çözümü yoktur. Buna rağmen değişiklik, sürecin normalleşmesi için önemli. Çünkü Türkiye'de halktan korunan tabu devlet yapılanması var." diye konuştu. 


 "HSYK PADİŞAH GİBİ"

1991 ile 1996 yılları arasında fail meçhul cinayetler diye nitelendirilen bir katliamın yaşandığını hatırlatan Sever "Son zamanlarda üst düzey devlet yetkilileri bunun bir devlet politikası olduğunu ifade etti. Bunların araştırılabilmesi, yapanların cezalandırılabilmesi, bu mekanizmanın ortaya çıkarılabilmesi için bu değişiklikle son derece ilgilidir. Mevcut yapı ile bağımsız yargıdan söz edemeyiz. Yani ortada 5 kişilik bir HSYK var nerdeyse padişahlarda mevcut olan yetkilere donatılmıştır."
       

"BDP'NİN GEREKÇESİ ANLAMLI DEĞİL"

Sever  "BDP'nin bu pakete karşı durmasının gerekçeleri çok anlamlı gerekçeler değildir. Hele hele siyasal tezleriyle beraber düşündüğünde çok daha anlamsızdır. BDP'nin söylemleri siyasal tezleriyle aktiviteleri arasında yürüttüğü yol ile yöntem itibariyle bir paradoks yaşamaktadır. Bu açıklanmaya muhtaç bir konudur ve açıklanması herhalde kendilerine düşer. 86 yıllık devlet politikasının asıl mağduru Kürtlerdir. Bu mağduriyet sadece 12 Eylül'den kaynaklanan bir mağduriyet değildir. 12 Eylül, bu mağduriyetin en katmerli halidir. Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi insanın aklının alamadığı bir işkence tezgahıdır. Bu mağduriyeti yaşayan bizlerin en azından ahlaki olarak evet dememiz gerekiyor." 
       

HAYIR DERSEM BABAMIN KEMİKLERİ SIZLAR
       

12 Eylül'ü bizzat yaşayan Sezer, "Babam 65 yaşında, hiç bir siyasal örgütle, hiçbir illegal yapıyla ilgisi olmadığı halde 12 Eylül'de tutuklandı. İstanbul'daydım o zaman. Akşam haberlerini bir yerde izlerken televizyonda babamı gördüm 3-5 kişiyle beraber önlerinde bir sürü ağır silahla götürülüyordu. Yaşı ve konumu itibariyle saygın biriydi. Gözaltı süresi 90 gündü her defasında o yaşına rağmen 30-40 gün göz altında, hücrede kalıyordu. Kendi çapında tanınan biriydi, şimdi ben bu mevcut değişikliğe hayır dersem ya da başka bir şey yapsam vicdanımı nasıl rahatlatırım? Yani kendi yaşadıklarım, çevremin yaşadıkları, Kürt halkının yaşadıkları, bunları bir tarafa bırakırsam eğer, babamın kemikleri sızlamayacak mı?"  CHA
 

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler