YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Güzel’den İttihatçılar ile Ergenekoncular hakkında
Güzel’den İttihatçılar ile Ergenekoncular hakkında
Güzel’den İttihatçılar ile Ergenekoncular hakkında
29 Nisan 2008 / 16:02 Güncelleme: 29 Nisan 2008 / 00:00


“Vatanı kurtarmak” adına tarih sahnesine çıkan İttihatçılar ile Ergenekoncular arasındaki şaşırtıcı benzerlikler, tarihin Türkiye’den yana nasıl bir kısır döngü içerisinde tekerrür ettiğini Eski Devlet Bakanı Hasan Celal Güzel’in kendi özgü üslubuyla çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi.


Kanal A Televizyonu’ndan Dünden Yarına Belgesel Kuşağının Usta Yapımcılarından Cüneyt Polat’ın yaptığı röportajı sunuyoruz.


  • II. Abdülhamit neden İttihatçıları durdurmadı?

  • 31 Mart vakası, II. Abdülhamit’in tahttan indirilmesi için düzenlenmiş bir olaydı. II. Abdülhamit elindeki ordu güçleriyle buna mani olacak kudretteydi. Fakat kesinlikle Türk ordusunun ikiye bölünüp bir iç savaş çıkmasını da istemiyordu. Ve adeta “hal”line müsaade etti. Önce Selanik’teki Alatini köşküne çekildi. Düşman, Selanik’i kuşatınca da İstanbul’a getirildi ve 1917’de vefat etti.


    1913’TE OSMANLI 5 MİLYON KM2



    • İttihatçılar ülkenin yönetimini ele geçirdiklerinde Osmanlı ne kadar toprağa sahipti?

    Ramazan Özey’in yaptığı bir çalışmaya göre, 1913 yılında elimizden bütün toprakların çıkmasına rağmen hala Osmanlı topraklarının yüzölçümü 5 milyon kilometre kareye yakındı. 4.980.000 km2’di. Hâlbuki bu gün ki Türkiye Cumhuriyeti toprakları 800.000 km2’dir. Yani 6’da 1’e düştük. Aslında Mustafa Kemal Paşa önderliğinde yapılan milli mücadele olmasaydı, bu 6’da 1’de elimizde olmayacaktı.


    VATANSEVERLER, VATANIN YIKILMASINA SEBEP OLDULAR



    • İttihatçılar, vatansever miydi?

    Hiç şüphesiz İttihatçılar, vatansever insanlardı. Hele ittihatçıların militarist kanadının vatansever olduğuna hiç şüphe yoktur. Mason locasından aldıkları ritüelleri dahi milli unsurlarla takviye etmişlerdir. Mesela parolaları “hilal”di. Aynı şekilde gözleri bağlı olarak yeni üyeler alınırlar, sağ tarafa Kur’an-ı Kerim, sol tarafa tabanca konur, ellerini bunların üzerine koyarak yemin ederlerdi. Aklımıza o Fikri Karadağ’ın yemin ettirdiği kişiler geliyor Ergenekon çetesinde! Hiç şüphesiz vatan kurtarmak için ortaya çıktılar. Zaten orada hep “halaskâran” vardı. Yani kurtarıcılar vardı. Hiç kimse vatanı batırmaktan bahsetmiyordu. Ama ne yazık ki vatanseverliklerinden şüphelenmediğimiz bu kişiler; sonradan vatanın yıkılmasına, bölünmesine, parçalanmasına, küçülmesine yol açtılar.


    624 YILLIK İMPARATORLUĞU 5 YILDA YIKTILAR!


    Bakınız çok ilgi çekicidir; 1909’dan 1914’e kadar 5 yıl içinde sadece 5 yılda 624 yıllık koskoca imparatorluğun dibine darı suyu ektiler. Bu özellikle şu anda ortaya çıkıp, vatan kurtarıcılığından bahsedenler, vatanseverlik iddia edenlerin de, son Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti için ne derece tehlike arz ettiğini göstermek bakımından tarihi bir ibret levhasıdır önümüzde! Bunu hiç kimse unutmasın.


    DARBECİLER KAÇACAK DELİK ARARLAR


    Türkiye’de eğer meşruiyetini kaybetmiş bir darbe yönetimi tekrar kurulursa, Türkiye’yi parçalanmaktan kimse kurtaramaz. Nasıl o zaman İttihatçılar kaçacak delik aradılar ve teker teker şehit edildilerse, bu defa yine yeni İttihatçıların, Neo-İttihatçıların da başına o gelir. Gelir amma ne yazık ki mesele onların başına gelenler değil, bir defa milletimiz, devletimiz çok büyük bir felakete daha maruz kalır.



    İTTİHATÇI VE MUHALİF SUBAY ÇATIŞMASI BALKANLARI KAYBETTİRDİ



    • Askerin siyasete katılması Osmanlı’yı nasıl etkiledi?

    Ordunun siyasete katılmasının belasını düşünün! Evvela sadece alaylı-mektepli ikiliği vardı. Ama sonra İttihatçı subayla, muhalif subay ikiliği meydana geldi. 1912 ve 1913 I. ve II. Balkan Savaşlarında çeşitli birlikler arasında, birlik komutanlarının İttihatçı veya İttihatçı muhalifi olması, savaş sırasında düşmana karşı işbirliklerini aksatmıştır. Tasavvur edebiliyor musunuz bu rezaleti? Ve Türkiye bir avuç Balkan komitacısının karşısında dağıldı. Edirne’yi elimizden verdik. Sonra zor bela aldık biliyorsunuz. Yani bu büyük bir felaketti. İşte ordunun içine politika girerse sonu böyle olur. Onun için kulaklarını açıp dinlesinler bizi!


    ERGENEKONCULAR’IN SONU İTTİHATÇILAR GİBİ OLUR



    • Ergenekoncular ile İttihatçılar arasında zihniyet olarak bir benzerlik var mı?

    Orduyu siyasete alet etmek; darbeci yapmak, muhtıracı yapmak ona en büyük kötülüğü vermektir. Türkiye’de ordusunu sevmeyen insan yok. Hangi grup olursa olsun, ordusunu muazzez, mübarek, mukaddes bilir. Başında taşımaya hazırdır. Onun için, Türk milleti için ordusu Peygamber Ocağıdır. Ama ordu eğer siyasete girerse, 27 Mayıs’taki gibi yaparsa, 12 Mart gibi muhtıra verirse, 12 Eylül gibi üstelik bütün kademeleriyle bir kötü darbenin aleti olursa, 28 Şubat’ta insanların inançlarına ambargo koymaya kalkarsa ya da 27 Nisan’da olduğu gibi Cumhurbaşkanının serbestçe seçimine engel olmak için muhtıra yayınlarsa, o ordunun sonu son derece kötü olur. O ordu gücünü kaybeder. En büyük zararı kendilerine verirler. Herkes İttihatçılara baksın ve ondan ders alsın. Şimdi Ergenekon diye, çok sevdiğimiz bir mefhumu istismar ederek teşkilatlananlar ve darbe ortamı oluşturmaya çalışanlar bilsinler ki, sonu İttihatçılar gibi olur.


    MASON LOCALARININ OYUNLARINA ALDANMAYALIM



    • İttihatçılar dini nasıl algılıyorlardı?

    Bütün bu badirelerden geçeriz. İttihat Terakki’den ibret alalım. Mason locaları gibi dışarıdan yönetilen, dış güçlerin tesirinde olan, gayri milli bir takım teşekküllerin, teşkilatların yaptığı oyunlara aldanmayalım. İttihatçıların, Osmanlıcı ve Türkçü olmalarına mukabil, -maalesef- 19. yüzyılın pozitivizmi ve materyalizmine de duçar olmuşlardı. Birçoğu ateistti. Din düşmanıydı. İslam düşmanıydı. İşte İttihatçılar her ne kadar vatanperver olduklarını iddia etseler de, vatanperverliğin en büyük unsurlarından biri olan inanç unsurunu hep göz ardı etmişlerdi.


    CHP’NİN DE SONU İTTİHATÇILAR GİBİ OLUR



    • CHP, dine yaklaşımında İttihatçı geleneğin etkisi ne olmuştur?

    İttihatçılar din karşıtı söylemlerinden ötürü hiçbir zaman sevilmedi. CHP’lilerin sevilmediği gibi! Kendilerinden bilmediler, onlara oy vermediler. Şimdi CHP’liler de İttihatçıların derdine uğramış vaziyetteler. CHP’liler aslında dinsiz demek istemiyoruz. Ama milletin diniyle, imanıyla uğraşmaları, laikliği bir silah gibi kullanmaları onlardan da nefret edilmesine sebep oluyor. Akıllarını başlarına toplasınlar! Sonları ittihatçılar gibi olmasın!


    KANALAHABER.COM


     

    MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler