YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Görüş Farkı Seçim 2009 programı seçim gündemini belirlemeye devam ediyor
Görüş Farkı Seçim 2009 programı seçim gündemini belirlemeye devam ediyor
Görüş Farkı Seçim 2009 programı seçim gündemini belirlemeye devam ediyor
19 Şubat 2009 / 13:32 Güncelleme: 19 Şubat 2009 / 00:00

Görüş Farkı Seçim 2009 programı seçim gündemini belirlemeye devam ediyor. AK Parti ile CHP arasında yıllardır süren “Yuvacık Barajı” tartışması yerel seçim yaklaşırken yeniden patladı. AKP’nin “Dünya yolsuzluk tarihine geçer” dediği olayla ilgili tarihi bir görüşme ilk kez anlatıldı. Başbakan R.Tayyip Erdoğan ile CHP’li Sefa Sirmen’i buluşturan isim o görüşmeyi ilk kez Kanala’ya anlattı.Gazeteci Ömer Şahin’in hazırlayıp sunduğu “Görüş Farkı” programına katılan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Erdoğan ile Sirmen’in buluştuğu “gizli toplantıyı” şöyle anlattı:



“ERDOĞAN’LA SİRMEN’İN TARİHİ GÖRÜŞMESİ İLK KEZ AÇIKLANDI”


Hadi Özışık: Ben bu Yuvacık Barajı’nı merak ediyorum. Şimdi Sefa bey dedi ki ‘Başbakan bana taahhütte bulundu.’ Başbakan da dedi ki, ‘Yok taahhütte bulunmadım.’ Şimdi bu Yuvacık Barajı yıllardır böyle hep konuşuluyor. Ama bir türlü de bir tarafından birisinin çok net bir şekilde biz anlayamıyoruz yani siz Sefa Bey’den sonra belediye başkanı oldunuz. Devlette devamlılık esas olduğuna göre böyle bir metin, yazılı bir sözleşme var mı taahhüt? Başbakan’ın taahhüdü var mı?
 
İbrahim Karaosmanoğlu: Yuvacık Barajı konusunda konuşmaya en yetkili şahıslardan biriyim, çünkü Yuvacık beldesinde ben de 10 yıl belediye başkanlığı yaptım ve benim dönemimde yapıldı.


Ömer Şahin: Tam kaynağına sordunuz.


İbrahim Karaosmanoğlu: Yuvacık Barajı 1986’da ihale edildi. 87’de inşaat başladı. 1997 yılına kadar 10 yıl süreyle devlet bir miktar para veriyordu. İki ay çalışıyordu. %50’si Devlet Su işleri tarafından yapıldı. Baraj dediğiniz küçük bir gölet. Gidip gördüğünüz zaman hak vereceksiniz. Yarısı yapıldı ancak o günlerde ne varsa devletin parası yoktu. Şu anda bizim ödediğimiz aylık borç miktarı o gün müteahhit verilse müteahhit aylık olarak o parayı harcayamaz. Harcayamaz mümkün değil çünkü 15 milyon dolar veriyoruz bu ay, her ay veriyoruz bu parayı biz. 15 milyon dolarlık bir müteahhit o küçücük alanda, 15 milyon dolarlık istikak yapamaz o küçücük alanda.O baraj için arkadaşlar 15 yıl içerisinde ödeyeceğimiz para 4,5 milyar dolar. Şu ana kadar sanırım 2 milyar dolar kadar ödendi. Hazinenin ödediği rakamdan bahsediyorum. Hazine ödüyor bize de borç olarak yazılıyor.


Hadi Özışık: Sizin de yakanızda bir IMF var yani!


İbrahim Karaosmanoğlu: Evet var. IMF kurban olursun. Ve bu 2014 yılının sonuna kadar devam ediyor. Sözleşme var mı dediniz, var. Ha, Sefa Bey’in iddia ettiği, ‘Bana başbakan söz verdi’ ben o olayın üç tanığından biriyim. Sefa Sirmen beni aradı bir gün, ‘Tayyip Bey’den randevu almak istiyorum’ dedi. Ben aradım, bizzat randevuyu ben aldım ve bizzat İzmit’ten Sefa Sirmen’le ben geldim, beraber. Üsküdar’da bizzat görüştük. Kim görüştü? Tayip Erdoğan Bey İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, Sefa Sirmen ve ben. Bu konuyu açtı ve Tayyip Bey  benim su ihtiyacım yok, sen o barajı yap zaten ben Gebze’ye Darıca’ya su veriyorum. Buranın suyunu sen ver, yeter başka bir şey istemiyorum ben, dedi. Senin sınırında Kocaeli il sınırında yetki de sana verildi, benim ihtiyacım yok, dedi. Kesinlikle böyle bir taahhüdü olmamıştır, asla böyle bir belgeden falan bahsediyorsa, ben bizzat tanığım. Üç kişiden biriyim.


Ömer Şahin: Burada ödetilmesi gereken bir bedel varsa tamamı Sefa Bey’in mi, dönemin hükümetinin sorumluluğu yok mu?


İbrahim Karaosmanoğlu: Tamamı Sefa Bey’in değil. Bakın Yucavık Barajı, projesi, işletmesi ve yapılan sözleşme bana göre dünya yolsuzluk tarihine geçecek olan bir belgedir. Özel olarak üniversiteler bunu ele almalı. Özel olarak bunun için doktora tezleri hazırlanmalı, doçentlik profesörlük tezleri hazırlanmalı. ‘Türkiye nasıl soyulur’un en güzel belgesidir. Bundan daha güzel bundan daha büyük bir belge Türkiye'de asla bulamazsınız. Bu yolsuzluk sadece Sefa Sirmen'in cesaret edebileceği bir şey değildir, gücü yetmez. Bu konuda devletin en yüksek kesimlerinin imzası var. Yani uluslararası bir projenin parçasıdır. Bana o konuda böyle bir belgeye imza attıramazlar. Sefa Bey böyle konularda imza atmakta ustadır.


Hadi Özışık: Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminde Sefa Sirmen’e attığı kazık olarak yerine getirmediği taahhüt nedeniyle hazinenin elinde patlamış bir baraj, deniyor. Yani siz bunun bir numaralı tanığısınız, içindesiniz. O zaman iyi anlatamadınız yani niye halk böyle bir tereddüt içerisinde?


İbrahim Karaosmanoğlu: Ona katılıyorum ben. Bunu biz iyi anlatamadık. Yuvacık Barajı’nın İstanbul’a su verebilecek kapasitesi yok. Yani nereden verecek. Vermemiş mabut neylesin Mahmut, demiş adam. Yani bunun Kocaeli’ne yetecek kapasitesi yok. Samimi söylüyorum, yetmiyor. Yuvacık barajının en yüksek kapasitesi verebileceği maksimum su miktarı yıllık 120 milyon metreküpün üzerine çıkması mümkün değil. Bugüne kadar da çıkmamıştır. Peki nereden İstanbul’a su vereceksin? Benim zaten 120 milyon metreküp şu anda su  ihtiyacım var. Bana 2006 yılında 120 milyon metreküp su veremedi ve 2006 yılında hatırlayın biz 15 gün susuz kaldık. Baraj dibe vurdu. O zaman da çıktı saçma saçma konuştular. Dediler ki, barajı deldiler suyu başka yere verdiler. Kocaman dağların arasında Allah aşkına o baraj nereden delinir de başka yere verilir. Yani çok mantıksız. 
 
DSP’Lİ A.VEFİK ALP: KILIÇDAROĞLU ADAYLIKTAN ÇEKİLSİN


“Kaybedersem gelecek seçimde yine aday olacağım”


“Topbaş çağırırsa danışmanlık yaparım”


MHP,DYP’den sonra şimdi de DSP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olan Ahmet Vefik Alp, en çok parti değiştirip aday olan isim. Alp, seçimi kaybetmesi durumunda gelecek seçimlerde yeniden aday olacağını söylerken, “Hangi parti olur bilemem” dedi. Başka partilere kapıyı açık bıraktı. Alp, Kadir Topbaş’ın davet etmesi durumunda ona danışmanlık yapacağını da belirtti. İşte A.Vefik Alp’in Kanal a’daki açıklamalarından bazı satırbaşları:


“SİYASİ TARTIŞMALARIN DIŞINDA OLMAK İSTİYORUM”


Ömer Şahin: Adaylığınız sağdan sola tartışmalı oldu. Yani sağdan sola tartışma doğuran -ideolojinizde çok kırılma olduğunu ben zannetmiyorum- Türkiye’de siyasi partiler arasında çok fazla bir fark da kalmadı ama… Partinizde de sorun doğurdu beş milletvekili isyan etti. Anlarla ilişkileriniz nasıl, giderildi mi parti içi çekişme?


A. Vefik Alp: Benim o konuyla uzaktan yakından bir ilgim olmadı, olamaz da. Ben bu milletvekili arkadaşlarımızı da tanımıyorum. Bir tanesiyle Suudi Arabistan’da üniversitede çalışırken rahmetli Cumhurbaşkanımızın isteği ile Riyad Büyükelçiliğimizi projelendiriyordum. O sırada da Ahmet Tan, yanılmıyorsam, Cumhuriyet gazetesi olarak gelmişti devlet erkanıyla. O zaman tanıştık. O konunun dışında olmak istiyorum. Keşke olmasaydı tabii, diyorum. Ben hizmet etmek istiyorum. Kim imkan verirs,e İstanbul’un geriye dönülmez noktaya gelmeden, hizmetine gitmek istiyorum.


“KEMAL KILIÇDAROĞLU ADAYLIKTAN ÇEKİLSİN”


Bülent Korucu: CHP’lilerin de size karşı az da olsa bir tepkileri var. Bir bölen olarak görüyorlar. ‘Biz ne güzel Kadir Topbaş’la başa baş yarışacaktık ama DSP de aday çıkardı. Keşke Ankara’daki gibi centilmenlik yapsalardı aday çıkarmasalardı ve bizim oylarımızı bölmeselerdi’  gibi bir eleştiri getiriyorlardı. Ona yaklaşımınızı öğrenmek istiyorum.


A. Vefik Alp: Tabii ben çok yeni bir DSP’liyim. Parti adına bir beyanat vermek istemem. Ama DSP de her ilde bir başka partinin koltuk değneği olma durumu olacağını tahmin etmiyorum. Ayrıca bu aşamada tüm adayları ben başkanlık koltuğuna eşit mesafede görüyorum. Sandıktan ne çıkacağını bilmiyoruz. Evet bugün belli kesimlerin öne çıkardığı daha şanslı gördüğü adaylar var ama beklenmedik sonuçlar olabilir. Bugüne kadar İstanbul seçmeni diğer birçok ilimizde olduğu gibi partiye oy verdi, rozete… Belediye seçimlerinde dahi öyle verdi. Ama bugün İstanbul’un durumu işte belli. İstanbul kaymak üzere..... Bence aday olmamalıydı Kadir Bey bu tablo karşısında. Ben hatta onu biraz mizah olarak söylüyorum, Japonya’da olsa intihar ederdi başkan, %85’i illegal hale gelmiş bir kentte. Tabii Bülent beyin sorusuna dönecek olursak Kemal Bey (Kılıçdaroğlu)  çekilsin niye ben çekiliyorum. Ben bu iş için yetiştim, İstanbulluyum, İstanbul’da  doğdum. Başka bir kentten gelmiyorum. Ben açılış konuşmasında da Kemal beye o mesajı gönderdim. Doğru insan ben olduğuma inanıyorum. 03:40


“AK PARTİ’DEN ADAY OLMAK İSTEMEDİM”


Hadi Özışık: Ben İstanbul’da yaşayan bir vatandaş olarak şunu merak ediyorum. 1- Sizin siyasi görüşünüz nedir? 2- Yakanızda DSP rozeti görüyorum az önce söylediniz ‘Ben yeni bir DSP’liyim’ diye. Rozet değiştirmek ve yeni bir partili olmak gerçekten bu kadar kolay mı? 3- Bu kadar parti değiştiriyor olmanız, her dönemde bir partiden aday olmanız İstanbullulara, seçmenlere karşı nasıl bir güven verecek?


A. Vefik Alp: Bir kere şunu söyleyeyim. Her isteyen gelip İstanbul’dan Büyükşehir belediye adayı olamıyor. Yani birinin size imkân tanıması lazım.


Hadi Özışık: Sizin Ak Parti İzmir Belediye Başkanlığı adaylığınız da geçti. Hatta o konuda siz çok arzuluydunuz.


A. Vefik Alp: Hayır hiç öyle bir arzum yoktu.


Hadi Özışık: Bir röportajınız vardı sizin çok arzuluydunuz.


A. Vefik Alp: Hayır arzulu değildim onu açıklığa kavuşturayım, benim ailem İzmir Kuşadalı. Oradaki Ak Partili arkadaşlar da hatta tanıdığım gazeteciler de var içinde. Beni oraya aday olabileceğimi düşünmüşler ve beni biraz rahmetli Ahmet Piriştina’ya benzetmişler. İzmir’in de böyle bir aday aradığını düşünerek beni Ak Parti’den aday göstermek istediler. Geldiler, gittiler, konuşuldu, ama onun ötesine gitmedi. Yani öyle ciddi bir teklif olmadı.  Öyle bir arzum da olmadı.



(Habere hazırlayan: Zeynep Zelan)

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler