YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Gazeteci Ünal: Cunta dönemi tarih oldu
Gazeteci Ünal: Cunta dönemi tarih oldu
Gazeteci Ünal: Cunta dönemi tarih oldu
24 Mart 2008 / 18:09 Güncelleme: 25 Mart 2008 / 00:00

Tecrübeli gazeteci Ahmet Ünal'dan çarpıcı bir yazı daha... Gündemi ve gündemin perde arkasını yakından takip eden Ünal şöyle diyor: Merve Kavakçı'ya yapılanı onaylamadığım gibi İlhan Selçuk'a yapılanları da onaylamıyorum... 

İşte "onaylamıyorum..."un açılımını merak ediyorsanız bu yazıyı mutlaka okuyun...

 

 ‘İlhan abi’ darbeyi değil devrimi destekler!

İlhan Selçuk’un sabah 04.30’da evinden alınmasını onaylamak mümkün değil. Doğu Perinçek’le birlikte 5.30’da uçakla Almanya’ya havalanacak olsalar bile baskınlar, özellikle ailenin diğer fertleri ve yakın çevresi üzerinde yıkıcı etki bırakır. O vakitte yapılacak bir ev araması, şahit olan yakınlarının devlet kurumuna ve yargıya güvenini ciddi şekilde sarsar.

MERVE KAVAKÇI'YA DA İLHAN SELÇUK'A DA YAPILAN HATAYDI


İddia, “Darbe teşebbüsü” olsa da, kamuoyunun yakından tanıdığı siyasetçi ve yazarlara yönelik operasyonlarda titiz davranılması gerekir. Merve Kavakçı’nın evinin bir gece yarısı DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel tarafından aranması ne kadar yakışıksızsa, iki gün sonra serbest bırakılan İlhan Selçuk’un da bu şekilde gözaltına alınması hoş değil. Bu kez infaz memurlarının ve sorgucuların ‘insanca’ davranması ve nezaketi haricinde her iki olayın da savunulacak tarafını bulmak zor.

SAVCININ AÇIKLAMALARI ÖNEMLİ


Bununla birlikte NATO’nun diğer ülkelerinden yaklaşık 17 yıl gecikmeyle yapılmış olsa da Ergenekon- Gladyo soruşturmasına gölge düşürmememek çok önemli. Bu soruşturma cunta heveslilerinin son umumutlarını da kursaklarında bırakacak ve demokratik mücadeleden başka yol olmadığına kendilerini de ikna edecektir. Artık gazeteci mangasının atış desteğindeki subay takımı ile sonuçta ABD'ye hizmet eden darbeler dönemi tarih olmuştur. Bu açıdan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in “eşzamanlı yapılması zorunluydu” açıklamasını da dikkate almak ve en azından iddianameyi görünceye kadar eleştirilerin dozajını makul bir ölçüde tutmak gerekiyor.

Zaten geceyarısı operasyonları da Dede Korkut misali yeni ‘gece korkut’ (Deyim Ömer Lütfi Mete’nin) türünden destansı kahramanlar çıkarır ve sonuç herhâlukarda iktidarın aleyhine gelişir. Yani kapatma davasını iştahla bekleyenlerin ağzını sulandırır…


“Milli Demokratik Devrim”


27 Mayıs’ı darbe değil devrim olarak gören küçük bir azınlığın halen devletin önemli kademelerini işgal ettiğini görüyoruz. Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan bu kadar net ifade ettiğine göre, kimilerini laiklik adına bu tür ‘devrimler’ için yola çıkmasına da şaşmamak gerekiyor. Nitekim İlhan Selçuk da, Silahlı Kuvvetler içinde genç subaylardan oluşan bir cuntanın gerçekleştirdiği 27 Mayıs darbesinin bir devrim olduğuna inanıyor ve gözaltına alınmadan 15 gün önce Çölaşan’ı destekleyen yazılar kaleme alıyordu. Üstelik Selçuk, Sosyalist jargonla ‘milli demokratik devrim’ diyerek nitelendirdiği 27 Mayıs darbesini yetersiz buluyor ve 12 Mart 1971 öncesi 9 Mart’ta yine aynı (bu kez orta yaşlı) subayların darbe hazırlığına sadece köşesini değil odasını da karargah haline dönüştürerek destek veriyordu. İşin garabeti, Selçuk, 1971’de de, bugün olduğu gibi fikren desteklediği oluşum yörüngesinden çıktıktan sonra cuntacılar yüzünden mağduriyet yaşamış ve işkence görmüştü.


Yani ‘İlhan abi’ darbeleri desteklemez ama ‘devrim’ olursa iş değişebilir…


Yoksa Selçuk’un, Ergenekon soruşturmasına giren “Dava açtırıyoruz. Kapatma davasından sonra mutlaka kriz çıkar” sözlerini telefondan söyleyecek kadar ‘acemi cuntacı’ olduğuna inanmamız beklenmemeli. Sorgusunda da söylediği gibi olsa olsa şaka yapmıştır.


İLHAN SELÇUK DEVRİM KONSEYİ ÜYESİ Mİ OLACAKTI?


Perinçek’in partisinde siyaset ve Cumhuriyet Gazetesi’nde yazarlık yapan Erol Bilbilik, 9 Mart darbesi (Madanoğlu Cuntası) başarılı olsaydı, cunta arkadaşı İlhan Selçuk’un ‘Devrim Konseyi Üyesi’ olacağını yazmıştı.

Sözün özü, ‘İlhan abi’ye ‘darbeci’ derseniz haklı olarak kabul etmeyecektir. Onun yerine ‘milli demokratik devrim’in yaşayan son savunucularından olup olmadığının sorulması daha yerinde olacaktır!
 


GECE YARISI GÖZALTILAR AİLELERİ ÇOK SARSAR


İlhan Selçuk’un sabah 04.30’da evinden alınmasını onaylamak mümkün değil. Doğu Perinçek’le birlikte 5.30’da uçakla Almanya’ya havalanacak olsalar bile baskınlar, özellikle ailenin diğer fertleri ve yakın çevresi üzerinde yıkıcı etki bırakır. O vakitte yapılacak bir ev araması, şahit olan yakınlarının devlet kurumuna ve yargıya güvenini ciddi şekilde sarsar.
 

                                                                                   Ahmet Ünal- Gazeteci-Yazar

 


 

                                                                                

 
MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler