27 Temmuz 2017 Perşembe
  • Altın143,369
  • BIST107.206
  • Dolar3,5533
  • Euro4,1312
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6415
  • İstanbul25 °C
  • Ankara18 °C
  • İzmir23 °C
  • Konya17 °C
  • Adana26 °C
  • Antalya27 °C
  • Diyarbakır24 °C
  • Bursa23 °C
  • Kayseri16 °C
  • Kocaeli18 °C
  • Şanlıurfa25 °C
  • Gaziantep26 °C
  • İçel29 °C
"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR"
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Dün Dündür" ama...
"Dün Dündür" ama...
"Dün Dündür" ama...
13 Mart 2008 / 14:51 Güncelleme: 00 0000 / 00:00


Şimdiden çok tartışılacağa benzeyen Sosyal Güvenlik Refermu'nda kamuoyunun en merak ettiği konu emeklilik yaşı...

20 yıl çalışan kadın ve 25 yıl çalışan erkeğin kaç yaşında olursa olsun emekli olabilmesi Demirel'in iktidar olduğu bir dönemde yürürlüğe girdi. Seçmeni memnun etmek için yapılan bu uygulama vatandaşın hoşuna gitti ama; Türkiye'nin sırtındaki ekonomik kamburu ise gitgide önünü alamayacak bir şekilde büyüttü.

 

Deneyimli gazeteci Taha Akyol, Milliyet'teki köşesinde yeni reform bağlamında bu konuyu işledi.

 


Sendikalar ve reform


Tam 16 yıl önce; 1992 yılının ocak ayı... Cumhurbaşkanı Özal ile Başbakan Demirel arasında müthiş bir kavga yaşanıyor.
Seçimlerde erken emeklilik vaat etmiş olan Başbakan Demirel erken emeklilik için kanun hükmünde kararname çıkarmış, fakat Özal veto etmiştir. Kararname, kaç yaşında olursa olsun, 20 yıl çalışan kadın ve 25 yıl çalışan erkeğe emeklilik imkânı veriyor!
Demirel, Özal’ın vetosuna rağmen erken emekliliği yasalaştırıyor. Dünyada ortalama ömür uzadıkça emeklilik yaşı yükseltilirken, Türkiye’de aşağıya çekiliyor! 40’lı yaşlarda emekli olunabiliyor! Hesap en az 7 çalışanın ödeyecekleri primlerle bir emekliyi beslemesini gerektiriyor, fakat bu yasayla Türkiye’de 3 çalışan bir emekliyi besliyor! Aradaki açık bütçeden karşılanıyor: 2007 bütçesine getirdiği yük, yaklaşık 26 milyar YTL’dir!
Demirel’in seçim faturası olan bu açık kar topu gibi büyüyor.
Eski Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan’a göre, “erken emekliliğin” yarattığı birikimli açık, hazine birleşik faiziyle, bugün iç ve dış borcumuzun toplamına ulaşmıştır!

Dün dündür
Cumhurbaşkanı merhum Özal, 11 sayfayı bulan veto gerekçesinde “bu tür emeklilik sistemine zengin ülkelerin bile dayanamadığını” belirtiyordu. Erken emekliliğin “başlangıçta ve uzun vadede devlete getireceği ağır yükün ve özellikle teknik personel kadrolarında yarattığı etkilerin” vahim olacağına dikkat çekiyor, rakamlar veriyordu.
Fakat nafile... Demirel erken emekliliği yasalaştırdı! Kaynakları yutan korkunç bir kara delik oluştu!
O zaman ben bu sütunda aktüerya oranının 7’ye 1’in altına düşmemesi gerektiğini vurguluyordum. Emeklilik yaşının indirilmesine karşı çıkıyor, aksine yükseltilmesini savunuyordum:
“1970 yılında Türkiye’de ortalama yaş 55’ti, bugün 65’i geçmiştir. 2000 yılından sonra 70’e merdiven dayayacak... 45 yaş civarında emekli olmak ne demek biliyor musunuz?..
Kısa vadenin emekli ikramiyesine ve emekli maaşına tamah ederek, sonunda çalışanların da ülke ekonomisinin de çıkmaza girmesini savunmanın akılla, mantıkla ne ilgisi var?” (Milliyet, 17 Şubat 1992)


Bugün ve yarın
Bugün de sosyal güvenlik reformuna karşı çıkan sendikalara aynı soruyu soruyorum.
Kaldı ki:
-  Reform tasarısı 2036 yılına kadar emekli olacaklara dokunmuyor.
-  2036 yılından sonra ise emekli olacakların yaşı birdenbire değil, kademeli olarak artacak, 2048 yılından sonra emekli olacak kişilerde emeklilik yaşı 65 olacak.
Mevcut çalışanlara hiç dokunmadığını itiraf eden sendikacılar “Torunlarımızın geleceğini düşünüyoruz” diyorlar! Pes yani!
Torunlarımız, gelişmiş ülkeler düzeyine çıkabilecek kırk yıl sonraki Türkiye’de Batı’daki emsalleri gibi 65 yaşına kadar çalışsalar da bu milyarlarca dolar eğitime, sağlığa, teknolojiye gitse hem ülke için hem onların refahı için daha iyi olmaz mı?!
Bu mesele hesap kitap meselesidir, tasarruf ve yatırım oranları meselesidir... “Sosyal devlet” gibi soyut laflarla ekonomideki kara delikler savunulamaz.
Torunlarımızın yaşayacağı Türkiye’yi düşünerek sendikalar bu “kara delik”lerin kapatılmasına yardımcı olmalıdır.
Son görüşmelerde Türk-İş ile hükümet arasında beş konudan dördünde anlaşmaya varılması umut vericidir.

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler