YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Cinsiyet eşitliği için Türk ve Ermeni kadınları işbirliği yapmalı
Cinsiyet eşitliği için Türk ve Ermeni kadınları işbirliği yapmalı
Cinsiyet eşitliği için Türk ve Ermeni kadınları işbirliği yapmalı
07 Aralık 2008 / 12:27 Güncelleme: 07 Aralık 2008 / 00:00

Hafta içinde İstanbul'da, BM Kalkınma Programı (UNDP) ve Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi (TİKA) tarafından ortaklaşa düzenlenen Doğu Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinde Kadın ve Yönetişim konulu uluslararası bir toplantı yapıldı.








Dünyanın dört bir yanından milletvekilleri, sivil toplum örgütü temsilcileri, akademisyenlerin katıldığı konferansta uzmanlar, kadınların siyasete katılımı konusundaki araştırma sonuçlarını paylaştı. Katılımcılar arasında Ermenistan da vardı. Cumhurbaşkanı Gül'ün bu ülkeyi ziyaretiyle başlayan ve gelecek yıl Ermeni mevkidaşının yine bir spor karşılaşması için Türkiye'yi ziyaretiyle yeni bir ivme kazanacak olan diplomatik ilişkiler, doğal olarak başka alanlara da yansıyacak. Bu bakımdan, az tanıdığımız bu komşumuzun kadınlara fırsat eşitliği tanınması amacıyla hazırladığı yasa tasarısını sunan temsilcileriyle konuşmak istedim. BM Kalkınma Programı üyesi Armine Hovhannisyan ile Fırsat Eşitliği Kanunu Milli Enstitüsü'nden Vladimir Osipov'u ikna etmek kolay olmadı. Onca ülkenin temsilcisi arasında neden sadece kendilerini istediğimi sorguladılar, kadın konusunun dışına çıkmak istemediler. Tedirginlikleri fotoğraf çekiminde ve röportaj sırasında da devam etti. Samimiydiler ama sorularıma derinlikli yanıtlar alamadım. Eh, onlar da haklılar. İki toplumun önyargılarını çoğu kez medya besliyor. Ama diyaloğa bir yerden başlamak lazım...


Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler son zamanlarda ivme kazandı, diplomatik ilişkiler gelişiyor. Kadınlara yönelik cinsiyet ayrımı konusunda iki ülke ortak çalışabilir mi?


Armine: Aileyi ayakta tutan, çocukları yetiştiren ve aktif olan kadının politikada söyleyecek çok fazla sözü var. Politikada kadınlar tüm karar alma süreçlerinde aktif rol almalılar.


Birkaç yıl önce Kars'ta Ermeni ve Türk kadınlarını bir araya getiren ve kadınların iş hayatında yer almasını destekleyen bir buluşma yapılmıştı...


Armine: O projeyi benim çalıştığım bölüm gerçekleştirmedi. Çok iyi bir proje olduğunu biliyorum. Karşılıklı olarak fayda sağlamak için bu tip imkânları gözetmeliyiz. Öncelikle sosyo-ekonomik projelerde, yoksulluk konusunda spesifik sonuçlara ulaşmak için çalışmalıyız. Türk ve Ermeni kadınlar arasındaki işbirliğini geliştirecek her türlü girişime alan açmalıyız. Çünkü bunda iki toplum için de herhangi bir kötülük olamaz. Türkiye'den böyle bir girişim olursa kesinlikle olumlu karşılanacağını düşünüyorum.


Vladimir: Öncelikle UNDP ve TİKA'ya, beni bu muhteşem konferansa davet ettikleri için teşekkür etmek istiyorum. Bu konferans bilgi, deneyim ve veri paylaşımı için muhteşem bir kaynak. Burada birçok meslektaşımızla tanıştık, bağlantılar kurduk. Kurulan her bireysel bağlantı, her insanî ilişki çok önemli. Kadın kuruluşları ile çalışıyorum. Türk kadınları ile, Gürcü kadınları ile ve diğer ülkelerin kadınları ile bağlantı kuran, paylaşımda bulunan tanıştığım tüm kadınlar hep pozitif düşünüyorlar. Hep iyi sonuçlar var. Bu alanda girişimler oldukça arkadaşımın dediği gibi iki toplum da bu konuya pozitif yaklaşacaktır.


Kadınların politikadaki katılımı Türkiye'de de, Ermenistan'da da çok düşük...


Vladimir: Evet. Türk meslektaşlarımın sunumundan, Türkiye'de Parlamento'daki kadınların oranının % 9,2 olduğunu öğrendim. Ermenistan'da da bu oran aynı seviyede. Dünyadaki ortalama oran daha yüksek: % 16,5. Avrupa'da bu oran daha da yüksek. Avrupa'ya entegre olmak isteyen iki ülkenin erkekleri ve kadınları açısından cinsiyet eşitliği alanında yapacak çok şeyi var. Denge gerekli. Kadınlar barış yapmada, toplumda güven oluşturmada çok önemli bir role sahipler. Sadece savaş zamanlarında değil, her zaman. Bu çerçeve içinde, çözüm odaklı olarak UNDP gibi kuruluşlar, kadın hareketi bağlamında hükümetlere ve toplumlara yardımcı olabilirler.


Sunumunuzda parlamentonun % 30'unun kadın, % 70'inin erkek olmasını hedeflediğinizi söylediniz. Ermenistan'da parlamentonun % 30'u kadın olsa, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sorunlara faydası olur muydu?


Vladimir: Kadınların adına konuşamam. Bu oran sadece parlamento için değil, kadınların kırsal kesimde, hükümette, yerel yönetimlerde tümüyle yer almasını sağlamak için öngörülüyor. Şirketler de kadınlara daha çok iş vermeleri için teşvik ediliyor. Bu, diplomatik ilişkilere de yardım eder tabii. Ben de Ermenistan'da politikada daha fazla kadının yer almasından yanayım. Kadınlar iki ülke arasında politik açıdan pozitif bir değişim yapabilir.


Türk ve Ermeni toplumları birbirini yeterince tanıyor mu?


Vladimir: Birbirimize aşina değiliz fakat günlük hayatımızda inanılmaz benzerlikler var. Bu benzerlik, iki toplum arasında köprü kurabilir. Bu benzerlik kadınlar arasında bir diyaloğu başlatabilir.


Türkiye'de namus ve töre cinayetleri çok ciddi bir konu. Ermenistan'da bu sorun var mı?


Vladimir: Bu, benim kişisel görüşüm değil. Tamamen ulusal verilere dayalı olarak söylüyorum. Ermenistan'da kadınların çok sorunu var ama namus veya töre cinayeti gibi bir fenomen yok.


Uluslararası Af Örgütü'nün raporlarına göre, Ermenistan'da da kadına yöneltilen şiddet önemli bir olgu. Hem işyerinde hem de aile içinde kadına yönelik şiddetin önüne geçmek için iki ülke kadınları nasıl işbirliği yapabilir?


Armine: Şiddet konusunu toplum içinde dile getirmek çok önemli. Şiddete uğrayan kadınların, bu konuyu toplum içinde dile getirmelerinin ne derecede kabul gördüğünden emin değilim. Şiddet, toplumun bir parçası ve en derinlerde yer alıyor. Dile getirilmiyor, konuşulmuyor. Ve bu şekilde de çözülmüyor. Öncelikle şiddetin yüksek sesle söylenmesi için yollar aranmalı. Çıkış yolları ararken en önemlisi toplumsal farkındalık yaratmak.


Sunumunuzda 24 kavramın yeniden tanımlandığından söz etmiştiniz. Bunlar Ermenilere göre mi tasarlandı?


Armine: Tümüyle uluslararası standartlara göre tasarlandı. Kopyala yapıştır yapmıyoruz. Kendi kültürel bağlamımıza göre düzenliyoruz. Bu kavramlardan bazıları şöyle: Cinsiyet politikası, cinsiyet bazlı ayrımcılık, cinsiyet istatistiği, cinsiyet sorgusu, cinsiyet eşitliği, yasal cinsiyet eşitliği, cinsiyet analizi, eşit haklar, cinsiyet bazlı şiddet, cinsel taciz, fırsatlara erişme eşitliği...


Bu yasa ne zaman çıkıyor?


Armine: Şu anda ulusal ve uluslararası ekspertizde. Ne kadar sürer bilmiyorum. Daha sonra parlamentonun kabul edeceğini umuyoruz.


Vladimir: Sadece uluslararası veya domestik ekspertiz meselesi değil. Halkla açık birçok tartışma da organize ediliyor. Sadece kadınlar değil, siyasî partilerin aktivistleri de işin içinde. Çünkü ellerinde yasanın taslağı var. Eleştirilerini ve önerilerini sunabiliyorlar. Biz de buna açığız çünkü mümkün olduğunca girdi almak istiyoruz. Bu şekilde yasayı geliştirmek istiyoruz. Taslak mükemmel değil. Uluslararası arenadaki meslektaşlarımızla, bireylerle görüşüyoruz. Onlar da önerilerini sunuyorlar, eleştirilerini de değerlendiriyoruz.


Soykırım iddialarını canlı tutmaya çalışmalarının ötesinde, diaspora kadın sorunu çerçevesinde, sosyal ve ekonomik açıdan ülkenizi destekleyebiliyor mu?


Vladimir: Bir Ermeni kadın kuruluşu var. Feminist bir grup değiller. Kadınların sorunları dışında daha sosyal konulara yöneliyorlar. Resmî hedefleri Ermeni kadınlara yardım etmek. Kadınlara yardım ettiğinizde aileye ve çocuklara hizmet ediyorsunuz, tüm aile bundan fayda sağlıyor. Aileyi geliştirirseniz toplum da gelişiyor.


Bildiğim kadarıyla Ermenistan nüfusunun % 46'sı yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Fakirlik de cinsiyet eşitliğini etkiliyor olsa gerek. Kocaları Ermenistan dışında çalışan bir sürü kadın var. Aileler bölünüyor...


Vladimir: Yoksulluk, Ermenistan için çok önemli bir konu. 5-6 yıl önce kamuda 'küçülme stratejisi' raporu yayımlandı. Hükümetin yoksulluğa karşı yürüttüğü bir plan diyebiliriz. Bu plan işe yaradı. Tabii ki çok fazla problem var. Yoksulluğu toplumdan silmek; dediğiniz gibi bu çok önemli bir konu, pek çok aile Ermenistan'da hâlâ ülke dışında yaşayan ebeveynlerin kazandığı para ile ayakta duruyor.


Erkekleri eğitmek için ne yapıyorsunuz?


Vladimir: Ben kadın organizasyonlarıyla çalışıyorum. Kendi deneyimimden söyleyebilirim ki; kadın organizasyonları, verimli, etkin ve başarılı oluyor. Erkeklere de alan açılıyor. Bazı kadın organizasyonları artık bunu kavradı. "Kadın organizasyonu" kavramı sadece "dişileri" kapsamıyor. Şimdi cinsiyet konularına da el atıyorlar. Bu organizasyonlar erkeklerin de potansiyelini taşıyor. Ben böyle bir kadın organizasyonuna üye değilim ama onlarla çok yakın çalışıyorum. Erkeklere de potansiyel işgücü yaratıyorlar. Birçok erkek, bu organizasyonda çalışıyor. Birçok profesyonel erkek, kadın sorununa profesyonel katkı veriyor, kapasite getiriyor, yardım ediyor. Projelerin tamamlanmasına da yardım ediyorlar. Bu strateji tüm ülkelerde uygulanabilir, sadece Ermenistan'da değil. Cinsiyet konusundaki eğitimler 10 yıl önce başlatıldı, üniversitelerde. Bu deneyim hükümetin dikkatini çekti ve ana akım haline geldi. Tarihçi, sosyolog olmak istiyorsanız size bu cinsiyet meselesi öğretiliyor. Sadece erkeklere bir şey öğretmiyorlar, lise öğrencilerine ve genç araştırmacılara da yardım ediyorlar. Bir sürü genç adam araştırma yapıyor. Bu, tüm mantaliteyi kökünden değiştirmeye yardımcı oluyor.


Bizim cumhurbaşkanımız sizin ülkenize bir maç vesilesiyle gitti. Ermenistan cumhurbaşkanı da buraya yine bir maç için gelecek. Futbol çok erkeksi bir şey. Şöyle bir kadın şöleni, festival olsa daha şık olmaz mıydı?


Armine: Çok iyi bir fikir.


Vladimir: Güzel bir söz vardır. Bir niyet varsa bir yol vardır. Bize kendini sunan her fırsatı değerlendirmek lazım. Eğer iyi niyet ve anlayış varsa. Bu, atletizm etkinliği olabilir, kültürel etkinlikler olabilir. Herhangi bir etkinlik olabilir.



Üniversite mezunlarının çoğu kadın ama ekonomide yoklar

UNDP, Ermenistan hükümeti adına çalışan Ulusal Sendika ve Sosyal Hizmetler Enstitüsü'nün danışmanlığında, "Güney Kafkasya'da Cinsiyet ve Siyaset Projesi" kapsamında cinsiyet eşitliği yasa taslağı ve devlet cinsiyet politikası için çerçeve konsept oluşturdu.


Ermenistan'da toplumsal cinsiyet yasa tasarısının olması gerektiği yerel STK'lar tarafından gündeme getirildi. Siyasî partilerin aktivistleri tarafından desteklendi. BDT ve Batı ve Doğu Avrupa ile ilgili çalışmalar incelendi ve 9 bölüm 39 maddelik yasa tasarısı hazırlandı.


Bu yasa ile tüm hak ve özgürlüklerin ulusal mevzuat ve uluslararası hukuk kapsamında tümüyle cinsiyetten bağımsız olarak devletin koruması altına alınması, sosyal hayatta tüm kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olmasının sağlanması, ayrımcılığın her türünde suç işleyenlerin adalete teslim edilmesi amaçlandı.


Kadınların politikaya ve ekonomiye katılımı konusunda ve en azından % 30'luk bir temsilini öngören tasarıda, konu ile ilgili 24 kavram yeniden tanımlandı ve bu kavramların kamuoyuna tanıtımı ve önyargıların kırılması için çalışmalar yapıldı.


Ülkedeki üniversite mezunlarının % 57'si kadın, fakat ekonomik alanda yeterli temsiliyet yok. Parlamentoda kadınlar yüzde 8 oranında temsil ediliyor. Yalnızca iki kadın bakan ve bir kadın vali var. Hiç kadın belediye başkanı yok. Yerel kent meclislerinde kadın temsil oranı % 0,5. Buna karşın, kadın konusunda çalışan 60 STK var. Faaliyetleri BM, Avrupa organizasyonları ve hibe veren diğer uluslararası kurumlar tarafından destekleniyor.

NURİYE AKMAN / ZAMAN
MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler