YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Bir şartla oyumu AK Parti'ye veririm
Başbakan Erdoğan'ın Kürt açılımına 'ulusalcı' bazı kalemler de destek veriyor. Sürpriz destek Sabah yazarı Hıncal Uluç'tan geldi
Bir şartla oyumu AK Parti'ye veririm
07 Ağustos 2009 / 14:31 Güncelleme: 07 Ağustos 2009 / 00:00

"Ahmet Türk gibi ılımlı, Ahmet Türk gibi Türk siyasal sistemi içinde yetişmiş, Ahmet Türk gibi, bölünmeden, ayrılmadan değil, tek devletten yana bir liderin uzattığı eli de sıkmazsak, çözümü nasıl bulacaktık?.. " diyor Sabah'ın usta kalemi Hıncal Uluç...


Aslında ulusalcı yanı ağır basan kalem bugünkü yazısında hepimizi şaşırttıyor.


Baykal'a 'çözüme destel ol' çağrısı yapan Uluç, "Bu savaşı bitirsin, ben bile oyumu Erdoğan'a veririm.. " diye de ekliyor


(...) Dağdakileri indiremezsen, yenilerin dağa çıkmasını önleyemezsen, yani besleyen suyu kesemezsen bataklığı kurutamazsın..
Siviller askerin mesajını aldılar.. Nihayet aldılar.. Düne kadar DTP'yi yok saydığını her eylemi ve söylemi ile gösteren Başbakan Erdoğan sonunda Ahmet Türk'ün uzattığı eli sıkmaya cesaret etti..
Bunun cesaret neresinde?..
Şurasında.. Erdoğan bunu yaptığı için "Vatana ihanet" dahil her türlü suçlama ile karşılaşacağını, hatta oy kaybedeceğini biliyor. Sırf "Düz ovada siyaset" dediği için siyasi hayatı tükenen Mehmet Ağar örneğini yaşadı. Ama başarırsa, ödülünü fazlasıyla alacak.. Nobel'den daha önemli bir Barış ödülü alacak.. Ana kalplerinin ödülü.. Ve de işte söylüyorum.. Asıl o zaman oy patlaması yapacak..
Bu savaşı bitirsin, ben bile oyumu Erdoğan'a veririm.. Anlayın ötesini..
Erdoğan'ın toplantıyı Başbakan değil, AKP Başkanı sıfatıyla yapması, hâlâ bir takım çekinceleri olduğunu gösteriyor.. Olmasın.. Çözüme giden yolda her adımı cesaretle atsın.. "O ne der, bu ne yapar" diye, çözümü, çözümsüzlüğü hedef edinenlere endekslemesin..
İşte açık açık söylüyorum..
Çözüme yardımı olacaksa, inanıyorsa, İmralı'yla dahi görüşsün..
Binlerce gencimizin hayatı, geleceği, binlerce ailenin mutluluğu, binlerce annenin cehennem azabının bitmesi uğruna, her şeyi göze almalı başbakan..
Vietnam'da birbirlerini acımasızca boğazlayanlar, barışa nasıl ulaştılar?.
Barış için her, ama her adım atılır.. Atılmalı.. Barış en kutsal amaçtır. Hele de iç barış!..
Erdoğan'ın buluşmayı Meclis çatısı altında gerçekleştirmesinin anlamı da büyük. Mesaj açık..
"Gençler, çözüm Meclis'tedir.."
Buna inandırabilirsek, inandıracak adımları korkusuzca atarsak, çözüm gerçekten Meclis'te olacaktır.. Çözüm Meclis'te olunca da, Kürt gencinin silaha sarılıp dağa çıkmasına ihtiyaç kalmayacak, bataklık işte o zaman kuruyacaktır.
Çözüm, DTP'yi yok saymaktan değil, Kürtlere "İşte sorunlarınıza sahip çıkacak siyasal kuruluş, Meclis'te. Onu tanıyoruz ve sayıyoruz. Önlerine koyduğumuz engelleri de kaldırıyoruz" demekten geçer..
Recep Tayyip Erdoğan, askerin de onayı, hatta teşvikiyle, sivil çözüm konusunda ilk ve en önemli adımı atmıştır. Bugünkü sivil-asker dayanışması, çözüm ihtimalini arttırıyor..
Peki muhalefet..
Boş verin.. MHP, kendisinden beklenenleri söylüyor. Biraz da günah çıkarma telaşı içindeler. Seçim ertesi AKP'ye nasıl koltuk değneği olduklarını kimse unutmadı..
CHP'ye gelince..
Mehmet Barlas dün gene cince bir başlık atmış.. "Kuş kuşluğunu yapacak" vezninde "İktidar iktidarlığını, muhalefet muhalefetliğini yapacak" diyerek..
Ne yazık ki, Deniz Baykal bu kafada olduğu, 40 yıldır "Ben muhalefetim, muhalif olmalıyım" dediği için, hayat boyu muhalefet kalmaya mahkûm..
Oysa, daha düne kadar Güney Doğu'da oy rekorları kıran bir partinin lideriyken bugün oralarda niye sıfırladığının araştırmasını yapmalı, Atatürk'ün, Cumhuriyeti kuran partinin lideri olarak çözüme asıl o liderlik etmeli, sahip çıkmalı, çözüm için atılacak adımların en önünde gitmeliydi..
Baykal, çözümün engeli değil, parçası olduğu gün yükselecektir..
Ah bunu bir anlayabilse..

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler