YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Amerika kıtası keşfedilmeden önce biz Irak’ta idik
Amerika kıtası keşfedilmeden önce biz Irak’ta idik
Amerika kıtası keşfedilmeden önce biz Irak’ta idik
07 Mart 2008 / 13:55 Güncelleme: 07 Mart 2008 / 00:00

Güneş Harekatı’nın Irak’ın iç dinamiklerine etkisi; Musul Vilayet Konseyi projesinin Kuzey Irak’taki kaosu sonlandırmaya dair çözüm önerileri, Talabani’nin Türkiye hakkındaki düşünceleri  Sınır Ötesi programında konuşuldu. Programa Orhan Ketene, Murat Sofuoğlu, Dr. Muzaffer Arslan (telefonla) ve Murat Göztoklusu katıldı.


Yrd. Doç. Dr. M. Seyfettin Erol

Yapımcılığını ve sunuculuğunu Dr. Mehmet Seyfettin Erol’un yaptığı Sınır Ötesi programında konuklar şu analizlerde bulundular.

 


 

  

GÜNEŞ HAREKATIYLA SARIKAMIŞ SENDROMU AŞILDI 

·       Güneş harekatı neden iç siyasetin malzemesi haline getirildi?Murat Göztoklusu


Murat Göztoklusu: Güneş harekatı, Türkiye’nin Kuzey Irak’a yönelik şu ana kadar gerçekliştirdiği en önemli operasyon. İlk defa -her türlü iklimsel ve coğrafi zorluklara rağmen- kış şartlarında askeri bir harekat gerçekleştirilmiş oldu. Yakın tarihte yaşadığımız Sarıkamış sendromunu aşmamızı sağlayacak ölçüde başarı gösterildi. Sınır ötesinde edinilen bu başarılar içeride niçin bulundırılmaya çalışılıyor? İktidar ve muhalefetin Irak’a yönelik derin ve köklü bir siyasi perspektifi yok. ABD’nin Irak’ı işgal ettiği ilk günlerinde bölgeye dair hassasiyetimizi göstermek adına ilan ettiğimiz “kırmız çizgiler” ile başlayan siyasi tavrımızda birçok yalpalanmalar ve istikrarsızlıklara şahit olduk. Bu belirsizikten ötürü Türk Silahlı Kuvvetleri de önünü net göremiyor. Harekatın başarılı olup-olmadığı ancak askerî kriterler ile analiz edildiğinde anlaşılabilir.


HAREKATLA TÜRKİYE BÖLGEDEKİ GÜCÜNÜ GÖSTERMİŞTİR


·       Güneş Harekatı neyi değiştirdi?


Orhan KeteneOrhan Ketene: Güneş harekatı, Türkiye’nin bölge dengeleri içerisindeki gücünü ve önemini göstermiştir. Harekattan sonra Irak ve Arap dünyasında çalkantılar oldu. Harekattan önce Türkiye, ABD’nin uydusu olarak görülüyordu. Türkiye’nin tek başına insiyatif kullanarak sınır ötesi bir harekatı gerçekleştirebileceklerine ihtimal vermiyorlardı. Türkiye ise zamanı ve yerini kendi seçtiği bir operasyon ile bu beklentileri boşa çıkararak bölgedeki saygınlığını arttırdı. Güneş Harekatı, Irak’taki ayrılıkçı unsurları ve şovenist Araplar’ı korkuya; baskı ve saldırıların hedefinde olan Türkmenler’de ise ümite sevketti.


Türkiye’nin gücünü daha iyi anlamak için İran’ın benzer sorunlar karşısında neler yapabildiğine bakmakta fayda var. İran, Irak’ta çok etkin olmasına rağmen Halkın Mücahitleri örgütünün saldırılarını engel olamıyor. Sınırından 40 km uzaklıktaki örgütün kamplarına dönük hehangi bir müdahalede bulunamıyor.


PKK ARTIK BÖLGEDE AKTİF OLAMAYACAK


·       PKK bundan sonra bölgede rahat hareket edebilecek mi?


Ketene: Türkiye, ABD’nin izni dahilinde Irak’a girip-çıkmamıştır. İstediği zaman Irak’a girerek gücünü gösterdi. Bunu gören PKK’nın bölgede eskisi kadar aktif olması beklenemez.


Harekat süresince ABD uydularından aldığı teknik istihbaratı Türkiye ile paylaşmıştır. Ama askeri bir başarı için teknik istihbarat tek başına yeterli değildir. Burada insan istihbaratı daha önemli. Nitekim ABD’nin her türlü teknolojik üstünlüğüne rağmen Suriye, Ürdün ve İran’dan Irak’a direnşiçilerin sızmalarını engelleyemediği görülmektedir. Aslında ABD’nin teknik istihbarat adına verilen koordinatlar Türkiye’yi bölgede bir bataklığa çekmek içindi. Ama TSK giriş ve çıkış sürecini kendi hür iradesiyle belirleyerek bu tuzağa düşmedi.


·       Askeri harekatı Irak’taki aşiretler destekledi mi?


Murat Göztoklusu: 1990’ların başında Saddam’ın zulmüne maruz kalan Peşmergelere kapısını açan Türkiye, bu iyi ilişkilerin devamlılığını sürdüremedi. Kürtlere dönük inişli-çıkışlı belirsiz siyasetinden ötürü bu son harekatta aşiretlerden destek alamadı.


TALABANİ İSTANBUL’DA YAŞAMAK İSTİYOR


·       Talabani Türkiye’ye çantasında hangi dosyalarla gelecek?


Muzaffer Arslan: Eski Cumhurbaşkanı Sezer’in vetosuna takılan Talabani’nin ziyareti çok önceleri gerçekleştirilmeliydi. Talabani, Türkiye’ye özel ilgi gösteriyor. Bu yakınlık, emekliliğini İstanbul’da geçirmeyi isteyecek kadar fazla. Talabani, Türkiye ile iyi ilişkiler kurmaya dair ciddiyetini göstermek için çantasında Türkmenler’e dair dosyalarla gelecek.


TÜRKİYE’SİZ IRAK’TA HUZUR MÜMKÜN DEĞİL


·       Talabani ilişkilerinde samimi mi?


Arslan:  Siyasette ebedi düşmanlıklar ve dostluklar olmaz. Türkmenler ve Kürtler, Türkiye’siz bir Kuzey Irak’ta refah ve huzur içinde yaşayamacaklarını her geçen gün daha iyi görüyorlar. Irak’ın yeniden yapılanmasında Türkiye’ye büyük ihtiyaç var. Bunları gören Talabani, Türkiye’ye yakınlaşmak istiyor. Bunun gerçekleşmesi için de Kerkük Türkmenleri üzerindeki baskı kaldırılmalı, sisteme katılımları aktifleştirilmeli ve resmi dil olarak kabul edilen Türkmence’nin önü açılmalıdır.


TALABANİ: “PKK HEPMİZİN DÜŞMANI”


·       Talabani’nin PKK’yı nasıl değerlendiriyor?Celal Talabani


Arslan: Talabani, “PKK hepimizin düşmanı” diyor. Geçmişte de lideri olduğu Yurtsever Kürdistan Partisi (YNK), PKK ile çatışmıştı. Kuzey Irak’taki iç dengeleri gözetme adına kimi zaman PKK hakkında sessiz kalabiliyor.


·       Talabani ve Barzani’nin Türkiye’ye yaklaşımlarında bir değişiklik var mı?


Arslan: Talabani, baştan beri  sürdürdüğü ılımlı söylemini devam ettiriyor. Dengelerin kendi aleyhine dönüştüğünü gören Barzani ise sert çıkışlarından vazgeçmeye başladı.


MUSUL VİLEYETİ KONSEYİ  BARIŞIN REÇETESİDİR


·       Musul Vileyeti Konseyi  nedir?


Göztoklusu: Osmanlı egenmeliğinde Irak eyaleti, üç vilayete (Musul, Bağdat, Basra) ayrılarak yönetildi. Bu idari taksimat Irak’ın yapısına uygun tarihteki en iyi yönetim şekli idi. İşte bu üç vilayetten biri olan Musul’un günümüz şartlarına uygun bir şekilde yeniden yapılandırılmasını öngeren projeye Musul Vilayeti Konseyi  (MVK) diyoruz. Musul


Saddam’ın diktatörlüğü döneminde Kuzey Irak’taki Arap olmayan bir çok unsur büyük baskılara ve katliamlara maruz kaldı. ABD işgalindeki Irak’ta ise Kürtler’in diğer etnik guruplar üzerinde baskıları sözkonusu. Bu her iki dönemde de bölgeye kaos ve korku hakim oldu. Ama Osmanlı döneminde Irak’ta farklı etnik ve dini unsurların barış içinde yaşadıklarına tanık oluyoruz.


MVK projesi ile bölgedeki her unsurun hakkını gözetecek yeni bir düzenleme öngörülüyor. Demografik yapıya uygun yeni bölgeler oluşturulacak. Uzun vadede farklı gurupların kaynaşması ve birleşmesi hedeflenmektedir.


SEÇİMLERDEN SONRA ABD IRAK’TAN ÇEKİLECEK


·       ABD, Irak’tan çekilecek mi?Orhan Ketene


Ketene: Bill Clinton dönemindeki Amerika’nın dünya genelindeki olumlu imajı Bush’un Başkanlığında gerçekleştirilen işgal ve katliamlarla yerle bir oldu. Savaş politikasının uzun sürmesi ise içeride her geçen gün artan bir tepkiye sebep oldu. Ekonomide büyük düşüşlere yol açtı. Kasım ayında ABD’de yapılacak seçimlerle yönetim değişecek. Büyük ihtimalle başkanlığı Barak Obama kazanacak. Yerlerde sürünen ABD’nin imajını Müslüman olduğu iddia edilen bir siyah başkanın düzeltme ihtmali daha yüksek görünüyor. ABD, prestijini kurtarmak için Irak’tan askerini çekecektir. Amerika bu olası çekilmenin Irak’ta yaşanan kaosu daha da derinleştirmemesi için çevre ülkeleri de bölgeye çekerek soruna dahil etme çabasında. Düşmanı Ahmedinejad’ı Irak’a bizzat davet eden ABD’nin bu girşimini  bu zaviyeden okumakta fayda var.


KÜRT DEVLETİ ERİYOR, MUSUL VİLAYETİ KONSEYİ YEŞERİYOR


·       “Kürt Devleti” projesi rafa mı kaldırıldı?


Ketene: 1 Mart tezkeresine “hayır” diyen Türkiye’yi cezalandırmak için ABD, “kırmızı çizgilerin” Peşmergeler tarafından ihlal edilerek Kerkük’e müdahale edilmesine göz yumdu. Kürtler’in Kerkük’teki bu müdahaleleri bölgede kargaşalara ve Türkiye’nin tepkisine sebep oldu. Türkiye’nin baskısı sonucunda  Kerkük’te yapılması öngörülen referandum gerçekleşmedi.  Referandum olmadan bir Kürt devletinin gerçekleşmesi mümkün değil. Kürtler bu nedenle ABD tarafından ihanete uğratıldıklarını söylüyorlar.


Kürt devleti eriyor, Musul Vilayeti Konseyi yeşeriyor. Askıya alınan bir “Kürt Devleti” projesinin yerini Musul Vilayeti Konseyi alabilir. Musul bölgesi gerek coğrafi, gerekse sosyolojik olarak doğal bir bütünlük arzetmektedir. Coğrafî, tarihî, dinî ve insanî bir birlik var. Ama bu birliği bir arada tutacak siyasi irade yok. Barzani’nin kuzeyde yarattığı korkudan dolayı bu irade bir türlü oluşamıyor.   


MUSUL, TÜRKİYE’NİN ORTADOĞU’DAKİ BİLİNÇALTIDIR


·       Türkiye’nin Irak siyasetini nasıl buluyorsunuz?Murat Sofuoğlu


Sofuoğlu: Türkiye, Kuzey Irak’ta PKK’ya karşı Barzani ve Talabani’ye destek veriyor. Bu durum onların daha da güçlenerek bölgedeki diğer unsurları baskı altına almasına imkan sağlıyor.


Musul, Türkiye’nin Ortadoğu’daki bilinçaltıdır. Tarihsel bağımızı inkar edemeyiz. Türkiye siyasetini PKK odaklı değil de Musul Vilayeti Konseyi üzerinden geliştirebilirse şüphesiz bölgede daha etkin hale gelebilecektir. Böylece hem PKK’nın, hem de Barzani ve Talabani’nin etkinliği kırılmış olacaktır.


İÇERİDEKİ HUZUR DIŞARIDA KURULACAK BARIŞA BAĞLI


·        Kürt sorununun çözümünde MVK reçete olabilir mi?


Ketene: Kuzey Irak, Kürtçü hareketlerin merkezi haline gelmiştir. Siz burada MVK projesini hayata geçirebilirseniz bölgenin temel üç unsuru Kürtler, Türkmenler ve Araplar eşit konuma gelebilecekler. Böylece herhangi bir unsurun baskın konuma geçmesini engellenebilecek. İçeride huzur ve barışı sağlamak istiyorsanız dışarıda barışı kurmak zorundasınız.


AMERİKA KEŞFEDİLMEDEN ÖNCE BİZ IRAK’TA İDİK


·       Türkiye bölgede nasıl bir siyaset izlemeli?Murat Göztoklusu


Göztoklusu: Bölgede tarihsel, dilsel ve dini bir altyapımız var. Bu potansiyelleri Türkiye’nin lehine kullanabiliriz. Amerika keşfedilmeden önce biz bu topraklarda vardık. Atlantik ötesinden gelen bir ABD karşısında Türkiye tarihsel mirasından alacağı güçle, bölgenin geleceğini kendi idealleri doğrultusunda inşa edebilecek potansiyele sahiptir. Türkiye, misaki milli sınırlarını aşan küresel bir vizyonla olaylara yaklaşmalı. Güneş harekatı bu vizyonun gerçekleşmesine somut bir adımdır.


ARKAMIZDA HİÇBİR ÖRGÜT VE DEVLET YOK


·       MVK projesinin arkasında kimler var?


Ketene: Bu proje mevcut statükonun siyasetine karşıdır. Kesin çözümler öneriyor. Bu durum şaşkınlıkla karşılanıyor. Bu projenin arkasında istihbarat örgüteri ve süper güçler olduğunu iddia ediyorlar. Arkamızda hiçbir örgüt ve devlet yok. Bu tamamıyla bölge halkının arkasında durduğu bir proje. Bölge halkının sorunlarına çözüm arayışlarının bir sonucu oluşmuştur.


 


Hazırlayan: Mehmet Toprak

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler