YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Akyol, Türkiye'de neden darbe olmayacağından bu ka
Akyol, Türkiye'de neden darbe olmayacağından bu ka
Akyol, Türkiye'de neden darbe olmayacağından bu ka
06 Mart 2008 / 17:06 Güncelleme: 06 Mart 2008 / 00:00

"Türkiye'de yine darbeler, idam sehpaları görür müyüz? Malum Baykal, Erdoğan'a gönderme yaptı...
Baykal'ınki çok talihsiz bir açıklama. Er­doğan da keşke bu kadar tepkisel olmasay­dı tabii. Ama bence asla görmeyiz bir daha böyle şeyler."


Taha Akyol, MediaCat dergisinden Selin Akın'ın sorularını yanıtlarken Türkiye'de artık darbe olmayacağına emin olduğunu bu sözlerle ortaya koydu: 'Sıkıyorsa darbe yapsınlar'

 

Nasıl emin olabiliyorsunuz? İdamla yargılanmış bir köşe yazarı olarak korkuyu içinizden nasıl atabildiniz?

Uzun bir süreç bu elbette. Türkiye'de bir darbe olduğu an Türkiye Kıbrıs'ı kaybe­der, milli gelir yarıya düşer, dünyada ayak­ta duramayacak hale gelir. Eskiden borsa, Avrupa İnsan Hakları, AB ambargosu falan yoktu burada. Artık bu riskler göze alınamayacak kadar büyük. Şimdi sıkıyorsa dar­be yapsınlar. Bugün PKK ile mücadelede Amerika'nın, Avrupa'nın politik desteğine sahipsek demokrasi eskisine göre daha iti­barlı hale geldiği içindir. Artık Türkiye'de darbeye karşı sokakra yürüyecek insanlar, üniversiteler var. Eskisi gibi eli kolu bağlı gözyaşı dökecek Anadolu köylüsü yok.

Türbanın geldiği noktaya nasıl bakıyorsunuz peki?


Şu anda çok kötü görüyorum, keşke bu ka­dar gerilimli bir noktaya gelmeseydi. Ama 20-25 yıldır çok faüla genç kızın canı yan­dı bu ülkede. Türkiye artık şablonlardan kurtulup, çoğulcu hayat tamna alışmalı. Çağdaşlık adına tesettürlü kılların bilim öğrenmekten yasaklanması akıl alır bit şey değil. Ben bunu gaddarlık olarak görüyo­rum. Siz kendinizi bu kızların yerine ko­yun. Yahudileri gaz odalarına kapatmadan önce yakalarına altı köşeli yıldız takmayı mecbur edip sokaklarda gezdirmekten an­cak derece farkı "vardır bunun. Türkiye'de mayo reklamlarından da kimse rahatsız olmamalı, diğer yandan başını kapatmak isteyenlerden de... Bu çağın getirdiği bir gerçekliktir.


Yazılarınızdan birinde önceden bu acıyı çekenlerin şimdikilerin korkusunu anlamasının, şimdi korkanların da türbanlıların neler yaşadığını anlayabilmesinin gerekliliğini vurguladınız. İnsanın doğasında meydan okuma var değil mi?


Evet, elbette.

Peki bu durumda yıllarca çekilen sıkıntının yasak kalktıktan sonra yalnızca olgunlukla geçileceğine inanıyor musunuz?


Ben böyle birşeye ihtimal vermiyorum. Bilinçli provokasyonlar olabilir: 'Bakın türban kalkıyor, irtica geliyor' anlamında. Bunlar mümkün. Ama ben bunun gayet masum bir istek olduğuna inanıyorum: "Bizi bırakın istediğimiz gibi okuyalım" diyor bu insanlar. Artık tek tip insan anlayışı mümkün değil.


Tarih tekerrürden ibarettir denir. Şu anki durum neyin tekerrürü?


Türkiye 1950'de ismet Paşa ile seçimlere giderken Batı dünyasında yer almak için gitti. Batılılarla ittifak yapacaksanız, demokrasiye geçeceksiniz. Fakat o dönemde Yakup Kadri ne kadar korkuyor ki bu durumdan 'Eyvah sandıktan gericiler çıkacak, biii kesecek' diye roman yazıyor, Sağlıklı mı bu? Çok ciddi, gerçek ama asılsız ve temelsiz bir korkuydu. Ama vardı. Bıı korku zamanında Menderes'e karşı militan bir muhalefet yarattı. Paranoya ve korku, dedikoduyu da besler. O dönemde bir dedikoduya göre Menderes üniversite gençlerini makineye atıp kıyma yapmış. Şimdi gülünç ama o donem insanlar inanmış buna. İsmet Paşa komisyon kurdurmuş bunu araştırtmak için. Sonuçta böyle bir şey olmadığı ortaya çıkınca da "Bunu söylemeyin kimseye, bırakın herkes öyle bilsin" demiş. Bu korku ta buralardan geliyor aslında. Zamanında genlerimize işletilmiş irtica korkusu bugün hala bizi korkutuyor.

Hayli uzun olan Röportajın tamamına MediaCat dergisinin şu an bayilerde satılmakta olan16. sayısından (Mart 2008) ulaşabilirsiniz...

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler