YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"AKP’nin kapatılmasını hiç, ama hiç istemiyorum"
"AKP’nin kapatılmasını hiç, ama hiç istemiyorum"
"AKP’nin kapatılmasını hiç, ama hiç istemiyorum"
08 Nisan 2008 / 16:33 Güncelleme: 08 Nisan 2008 / 00:00

Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, "AKP’nin dünkü MKYK toplantısından sonra açıkladığı kararlar, bana herkesin endişesini giderecek bir yolun açılabileceği umudunu verdi.Başbakan Erdoğan, istediği takdirde..."dedi ve...


İşte Özkök'ün yazısı


BUNLARIN NİYETİ KÖTÜ


İKİ ihtimal var.Bir; Türkiye sadece kendisinin değil Batı’nın kimyasını da bozmaya başladı.

Bu teşhisim doğru değilse, geriye şu ihtimal kalıyor:

Batı’nın ciddi kurumları, ciddi yayın kuruluşları, AKP’yi kapattırmak için uğraşıyor.

Ne yazık ki, AKP saflarında bu tuzağı anlayacak kimse de yok.

Bakın şu üç-dört gün içinde ciddi sandığım bazı gazete ve dergilerde ne saçmalıklar yapıldı.

"Economist" Dergisi ne diyor?

"Demokrasi, laiklikten önemlidir."

Sizi bilmem ama ben bu cümleyi şöyle okuyorum:

"AKP demokrasiyi istiyor ama laik değil. Karşısındakiler (onlar kimse) ise laik ama demokrat değil."

Öyleyse bu "savaş" nasıl sonuçlanacak?

AKP kapatılırsa, demokrasi bitecek.

Kapatılmazsa, laiklik bitecek.

* * *

Türkiye’de gerçekten böyle bir savaş mı var?

Cepheler hakikaten böyle mi?

Günlerdir bekliyorum, aklı başında bir AKP’li çıkıp, "Kardeşim siz ne diyorsunuz? Ne demek demokrasi, laiklikten daha önemli? Bizim Anayasamızda hem demokratik, hem hukuk, hem laiklik kavramları var. Biz de bu çizgideyiz. Bizden söz ederken laiklik karşıtı demeyin."

Evet bir AKP’li çıkıp bunu söylemiyor.

Çünkü o yazılanları kendilerine destek gibi okuyorlar.

Unuttukları bir şey var.

AKP aleyhine, "laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmaktan" dava açıldı.

Yarın bir gün Başsavcı bu yazıları mahkemenin önüne koyup, "Bakın bütün dünya AKP’yi nasıl görüyor" derse ne yapacaksınız?

Galiba AKP’nin önde gelenleri bu yazıları "hayırlara vesile" olarak görüyorlar ve en kalbi duygularıyla selamlıyorlar.

Veya bu sükût, ikrardan geliyor.

Batı’nın kendilerine biçtiği "laiklerin karşısındaki" mevzide kendilerini iyi hissediyorlar.

Ya Newsweek’te ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz ile Henry J.Barkey’in yazdıkları?..

Açık açık ABD hükümetinden Türkiye üzerinde baskı yapmasını, AKP kapatılırsa ilişkileri bitireceğini ilan etmesini istiyorlar.

* * *

Ben AKP’nin kapatılmasını hiç, ama hiç istemiyorum.

Ama bu fütursuzluk beni bile çileden çıkarıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Anayasal kurumunun vereceği karar onların istediği gibi çıkmazsa, ilişkileri bitirecekler öyle mi?

Bizim, Amerikan Anayasa Mahkemesi’nin aldığı veya alacağı kararlarla ilgili böyle bir tehdide hakkımız var mı?

Bizi bırakın, kendileri Amerikan Anayasa Mahkemesi’nin bir davasıyla ilgili böyle bir fütursuzluk yapabilirler mi?

Tekrar ediyorum, bazı Batılı kurumların bu fütursuz tehditleri, benim gibi Avrupa Birliği üyeliğine inancı tam olan insanlarda bile tiksinti yaratmaya başladı.

O tavrın altında Batı’ya yakışmayan bir ikiyüzlülük görmeye başlamamıza az kaldı.

Ben, Türkiye’nin bu büyük krizini, hem demokrasisini, hem laik sistemini hiç zedelemeden aşması için uğraşıyorum.

Demokrasi ile laiklik arasında bir tercihi asla yapmam.

Bunlardan birini kaybetmek, benim için felakettir diye düşünüyorum.

Başbakan Erdoğan’ın, istediği takdirde bu sorunu çözebileceğine samimiyetle inanıyorum.

Çünkü çözüm o kadar da zor değil.

Türkiye’de Başbakan’ın çevresindeki bazı kişilerin "katı laik" diye kategorize ettiği insanların çoğu bile, türbanın üniversitede serbest bırakılmasına, buna karşılık kamu kurumlarında, ilk, orta ve lise eğitiminde yasaklanmasının, imam hatip okulları meselesinin kaşınmamasının güven ortamı oluşturacağına inanıyor.

Bunları yapmak çok mu zor?

Bence değil.

AKP’nin dünkü MKYK toplantısından sonra açıkladığı kararlar, bana herkesin endişesini giderecek bir yolun açılabileceği umudunu verdi.

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler