YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
“Acıların karşılaştırılması ilkel bir iştir”
“Acıların karşılaştırılması ilkel bir iştir”
“Acıların karşılaştırılması ilkel bir iştir”
17 Aralık 2008 / 13:53 Güncelleme: 17 Aralık 2008 / 00:00

Bir kısım aydının başlattığı “Özür diliyoruz” kampanyası tartışılmaya devam ediyor. Bu kampanyaya karşı “özür bekliyoruz” hareketini başlatanlar da çıktı. Araştırmacı yazar Ali Bayramoğlu ise Ermenilerden niçin özür dilenmesi gerektiğini yazdı.


İşte o yazı…


Bu kampanya yaşanmakta olan bir sürecin, Türk kimliğinin olgunlaşması, demokratikleşmesi ve güçlenmesi sürecinin bir parçasıdır.


1915'te yaşanan felaketten söz ettik az önce…


Ne oldu 1915'te?


Yaşanan ne gizdir, ne tozludur.


Belgeler, bilgiler yıllardır ortada, her geçen gün yeni bir çalışma yayınlanıyor bu konuda.


1915, Türk-Ermeni gerginliği ve ilişkilerinin dört önemli aşamasından birisini, ama en önemlisini oluşturur.


İlk aşama 1870'de başlar.


Ermeni milliyetçiliği, isyanlar, Batı'nın baskısı, buna karşılık Abdülhamit'in özellikle 1894-1896 yıllında aldığı çok sert tedbirler söz konusudur. Dönem, devletin ölçüsüz, zaman zaman katliama varan boyutlarda isyan bastırma eylemlerinin dönemidir, karşılıklı çatışma dönemidir.


İkinci aşama 1915'tir.


İttihat Terakki Anadolu'yu Yahudilerle birlikte geride kalan son gayrimüslim unsurdan, Ermenilerden arındırma hamlesine girişir.


Önce tüm Ermeni erkekleri askere alır, ardından geride kalan çocuk, yaşlı ve kadınları ülkenin her yanından Edirne'den Antakya'ya, Erzurum'dan Yozgat'a kadar güvenlik gerekçesini anlamsız kılacak bir kapsamla zorunlu göçe tâbi tutar.


İstikamet Suriye çölleridir.


Devlet denetimi altında bir sürgündür bu.


Talat Paşa'nın defterlerine göre tehcir öncesi Osmanlı topraklarında 1,200,000 Ermeni vardır. Tehcir sonrası ise aynı defterlere göre (Suriye Çölleri dahil) 400,000 kişi kalır geriye. 800,000 Ermeni şu ya da bu şekilde telef olur.


Üçüncü aşama Osmanlı'nın savaşı kaybetmesi ve Rus işgaliyle birlikte Rusya'dan gelen Ermenilerin ve Ermeni çetelerin yaptıkları katliamdır, 100,000-150,000 arasında Müslüman ahaliyi öldürür çeteler.


Ermeni mezalimi olarak hatırlanan, yaşanan acı olarak belleklerde yer eden budur.


Dördünce aşama bir terör örgütünün, ASALA'nın 1970'li yıllarda öldürdüğü Türk diplomatları evresidir...


Bu yaşanan aşamalara bakınca elbet herkes birbirine özür borçludur.


Ancak 1915 tüm bu olaylar içinde özel bir yer tutar.


İki nedenle:


1. Çatışma yoktur, 9 ay süren bir sürgün vardır, altını tekrar çizelim İttihat Hükümeti'nin, devletin denetiminde yok olmuş 800,000 insan söz konusudur.


2. 1915'te Ermeniler Anadolu'dan sürülmüşler, canlarını mevcutlarının çoğunluğu itibariyle kaybetmişlerdir.


İşte bu olaydır ki ne 1870 sonrası Ermeni isyanlarıyla ne 1916 sonrası Ermeni çeteleri zulmüyle eşitlenebilir ya da üstü örtülebilir.


Acıların karşılaştırılması ilkel bir iştir.


İlkel kan davalarında olduğu gibi…


Biz üzerimize düşeni yapıyoruz…


Yaşadıklarımız belleğimizde…


Aynı yere, belleğe şimdi yaşattıklarımızı ekliyoruz….


Yaşattıklarımızdan dolayı gerçekler önünde boyun eğiyoruz…


İsteyen eğer, isteyen eğmez… (Ali Bayramoğlu/Yeni Şafak)

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler