YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'27 Nisan E-Muhtıra'nın bilinmeyenleri Gündem Anka
'27 Nisan E-Muhtıra'nın bilinmeyenleri Gündem Anka
'27 Nisan E-Muhtıra'nın bilinmeyenleri Gündem Anka
03 Mayıs 2008 / 17:16 Güncelleme: 04 Mayıs 2008 / 00:00

11. Cumhurbaşkanı seçimlerini engellemek ve bu doğrultuda 367 şartını meclise kabul ettirmek için yayınlanan 27 Nisan E-Muhtıra'nın yıl dönümünde, meclise girerek milli iradeden yana tavır koyan dönemin milletvekilleri Eski DYP’li Ümmet Kandoğan ile eski CHP’li Esat Canan ve o dönem Anavatan Partisi MKYK üyesi Hüseyin Kocabıyık, Gündem Ankara’da tarihe not düştüler.


DYP ve Anavatan’ın ittifak girişimlerinde “derin bir el” rol aldı mı? DYP ve Anavatan niçin birleşemedi? Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu niçin meclise girmeme kararı aldılar? Herhangi bir derin odaktan “tehdit” veya “taahhüt” aldılar mı? Genel başkanlarına rağmen meclise giren milletvekilleri ne tür baskılarla karşılaştı? CHP niçin kapatılmalı? Siyaset dışı müdahalelerin bir daha yaşanmaması için 27 Nisan e-muhtıradan hangi dersler çıkarılmalı?


Bütün bu soruların cevapları Kanal A Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan’ın hazırlayıp sunduğu Gündem Ankara’da cevaplandırıldı.




ESAT CANAN





TBMM’de 27 Nisan gerçekleşen 11. Cumhurbaşkanı 1. tur oylamasına, CHP’den hür iradesiyle katılan tek isim Hakkari Milletvekili Esat Canan olmuştu. Partinin Cumhurbaşkanı seçim sürecinde sergilediği tavrı kıyasıya eleştiren Canan, “CHP, statükodan ve muhtıradan medet umar hale geldi. Bağımsız adayların seçimini zorlaştırmak için yapılan değişikliğe destek oldu ve CHP artık ülkenin iki bölgesinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yok. Bu çatı altında siyaset yapma şansım kalmadı” sözleriyle, CHP’den istifa etti.




HÜSEYİN KOCABIYIK





Cumhurbaşkanı seçimi 1. tur oylamasına günler kala, Genel Başkanı Erkan Mumcu’ya, partisinin oylamaya katılmaması halinde MKYK üyeliğinden de, partiden de ayrılacağını söyledi… Nitekim 4 Mayıs 2007’de istifasını duyurduğu yazılı açıklamada, “Partisinin oylamaya katılmayarak milli iradeye, onun temsil makamı TBMM’ye, demokrasi ve Anayasa’nın açık hükümlerine sadakatsizlik gösterdiğini” savundu…




ÜMMET KANDOĞAN





Partisinin aldığı aksi karara rağmen Cumhurbaşkanı seçimi 1. tur oylamasına katılan Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan, parti kurulları tarafından hakkında başlatılan incelemenin ardından, DYP’den ihraç edildi. Kandoğan, 27 Mayıs 2007’deki tarihi oturuma, DYP tabanı ve milletin düşüncelerin tercüman olmak için girdiğini ve Cumhurbaşkanı seçiminde oy kullandığını açıkladı.


 


‘367’ ANTİDEMOKRATİK BİR UYGULAMADIR



  • 367’yi dayatan siyasetçiler neyin mücadelesini veriyorlardı?

Esat Canan: Demokratik bir mücadele değildi. Doğrusu Cumhurbaşkanlığı gibi önemli bir seçimi 367 odaklı bir tartışma konusu yapmanın hiçbir gereği yoktu. Cumhurbaşkanlığı seçimi, ülkeyi kutuplaştırmaya götürme yolunda kullanılmaya çalışıldığını üzülerek gördüm.



  • CHP’den istifa ettiğinizde Hakkarili seçmenlerinizin tepkisi ne oldu?

Canan: Sadece Hakkari’de değil, doğudaki bütün seçmenler Genel Kurul’a girerek, Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kullanmamı istediler. Girdikten sonra da 1 hafta boyunca Türkiye’nin her yerinden tebrik telefonları aldım.


CHP İÇİNDE 20 MİLLETVEKİLİ MECLİSE GİRME TARAFTARIYDI



  • CHP içinde sizin gibi düşünen başka milletvekilleri var mıydı?

Canan: CHP içinde 20’ye yakın demokrat arkadaşımız Genel Kurul’a girme taraftarıydı. Ama Cumhurbaşkanı seçiminden hemen sonra gerçekleşecek milletvekili genel seçimlerinde tekrar aday gösterilememe korkusundan dolayı bu düşüncelerini eyleme dönüştüremediler.


SEZER, CUMHURBAŞKANI SEÇİLİRKEN KANADOĞLU NEREDEYDİ?



  • Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde şart olarak öne sürülen 367 ne anlama geliyordu?

Ümmet Kandoğan: Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı seçimleri hep sıkıntılı olmuştur. 1960 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmak için İstanbul’dan Ankara’ya gelen Ali Fuat Başgil yolda önü kesiliyor, zorluklar çıkartılıyor. Ankara’ya ulaştığında ise Başbakanlığa götürülerek başına silah dayanarak Cumhurbaşkanlığı adaylığından vazgeçirtiliyor ve ertesi gün tekrar İstanbul’a geri dönüyor.1970 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise Faruk Güler’in seçilmesi için meclise büyük baskılar yapılıyor. Ama meclis bunlara boyun eğmeyerek kendi istediği birini Cumhurbaşkanı seçiyor. Rahmetli Turgut Özal’ın seçimlerinde de aynı şeyler oldu. 2007’deki seçim de bunların bir benzeriydi. Milletin iradesine inanmayanlar, Ak Parti’den birinin Cumhurbaşkanı olmasını engellemek için 367 şartını öne koydular. Bunlara meclis kürsülerinde, “367 Anayasal bir şart ise niçin Ahmet Necdet Sezer’in seçiminde aynı şart aranmamıştır? O zamanlar Sabih Kanadoğlu ve CHP’li milletvekilleri Türkiye’de yaşamıyor muydu?” dedim. 367 şartı antidemokratik bir uygulama, meclis iradesi üzerine bir dayatmaydı.


MEHMET AĞAR KORKTUĞU İÇİN MECLİSE GİRMEDİ



  • Bu demokratik duruşunuzdan ötürü herhangi bir yerden baskı gördünüz mü?

Kandoğan: Bütün dünyanın önünde e-muhtırayı yayınlayanlar, artık düşünün kapalı kapılar arkasında neler yaptılar… Cep telefonuma gönderdikleri mesajlarda, “Meclise girmemem gerektiğini, çoluk-çocuğumu kaybetme tehlikesi içinde olduğumu” tehdidinde bulundular. Meclisteki odama gelip genel kurula girmemi engellemek isteyenler de çıktı. Bütün bunlara rağmen sadece halkın sesine kulak verdim. Mehmet Ağar’la birlikte 2007 yılında Demokrat Parti ve Adalet Partisi’nin devamı olduğumuzu söylüyorduk. Ama Mehmet Ağar, dayatma ve baskılara dayanamayıp, o kesimlerden gelen baskılardan korkarak meclise girmedi. Hem Erkan Mumcu korktu, hem de Mehmet Ağar…


Ayrıca Mehmet Ağar’ın meclise girmemesinde Güniz Sokak’ta Demirel yaptığı görüşmelerin de büyük etkisi olmuştur.


367 DAYATMASI BİR KARŞI DEVRİMDİR



  • 367’yi neyin mücadelesi olarak görüyorsunuz?

Hüseyin Kocabıyık: Bu bir karşı devrim harekâtı idi. Çünkü Cumhuriyet dediğimiz oluşum 3 kaide üzerine oturur: tam bağımsızlık, üniter yapı ve egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olması. Bu esasları Mustafa Kemal Atatürk koymuştur. Atatürk’ün öngördüğü muasır medeniyet seviyesinde olan bütün ülkeler de demokrasi ile yönetiliyor. Milletin seçtiği vekillerinin meclis dışından askeri vb. müdahalelerle alaşağı edilmesi karşı bir devrim harekâtıdır.



  • Karşı devrim içinde olanlar kimler?

Kocabıyık: Bunların içerisinde başta CHP gibi işbirlikçi partiler vardır. İkincisi bir takım askerler vardır. Bu askerlerin nasıl bir tür olduğunu 28 Şubat’tan da biliyoruz. Bir takım medya unsurları vardır. Her bunalım dönemlerinde düğmeye basıldığında ortaya fırlayan köşe sahibi kiralık adamlar vardır. Bir tarafta darbe üzerinde iken açıkça yakalanan emekli askerler vardır. Adı sivil toplum örgütü olan ama gerçekte paramiliter güçler şeklinde hareket eden guruplar vardır.


AĞAR’A EN BÜYÜK YANLIŞLIKLARI YAPTIRAN KİŞİ



  • 367 olayının yaşandığı günler parti olarak ne tür baskılar gördünüz?

Kandoğan: Başlangıçta Meclise girme taraftarı olan Mehmet Ağar, “367 hukuku zorlamadır, 184 yeterlidir. Bugüne kadar bu işi askeri darbeler yapıyorlardı. Bugün ise bunu hukuk darbesiyle yapmak istiyorlar” diyordu. 26 Nisan akşamı Celal Bayar Köşkü’nde Sayın Ağar’la beraber 6 Genel Başkan Yardımcısı ve ben tam iki buçuk saat bu meseleyi tartışdık. Mehmet Ağar’a yalvararak, “Bugün meclise girmesek yarın seçim meydanlarında bunu hesabını veremesin” dedim. O akşam sadece Nevzat Ercan benimle aynı düşünceleri paylaştı. Genel Başkan ve diğer arkadaşlar aksi yönde tavır koydular. Sayın Ağar’a bu hususta en büyük yanlışlıkları yaptıran kişi Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan olmuştur. Bana hitaben Adan, “Gül Cumhurbaşkanı seçildiğinde Başbakan Tayyip Erdoğan ile Erzurum’da Ulucami’de bir Cuma namazı kılarlar. Bunların oylar yüzde 60, 70 olur” sözleriyle Cumhurbaşkanlığı seçimlerine niçin katılmaması gerektiğini açıklıyordu.


DYP VE ANAVATAN İTTİFAKI



  • Anavatan ve DYP neden ittifak kuramadı?

Kandoğan: DYP ile Anavatan Partisi’nin birleştirilmesindeki gerçek amaç bu iki partiyi meclise sokmamaktı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde iki farklı parti, ortak karar aldı. Cumhuriyet tarihinde bunun örneği yok. Ayrıca o dönemde CHP-MHP koalisyonu isteniyordu. Bu koalisyonun önündeki engel Anavatan ve DYP ittifakı idi. Önce bu partileri bir araya getirerek meclise sokmadılar, sonra da sudan bir sebeple ittifakı bozdular.


AĞAR VE MUMCU’YA ALTIN TEPSİDE İMKÂNLAR TAAHHÜT EDİLDİ



  • Ağar ve Mumcu’ya meclise girmemeleri için herhangi bir şey taahhüt edildi mi?

Kandoğan: 25 Nisan’da YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’e bir suikast girişimi oldu. Bu tamamen bir provokasyondu. Laikliğin simge isimlerinden olan Teziç’e yapılan bu saldırı ve benzerlerinin Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle daha da artacağı yüksek perdeden dillendirildi. Daha önce meclise girme taraftarı olan Mumcu ve Ağar o gün kendilerine gelen telefonlardan sonra fikir değiştirdiler. Mehmet Ağar beni arayarak erken seçime gitmek ve hükümeti son kez uyarmak için Erkan Mumcu ile basın açıklaması yapacaklarını söyledi. Bu basın toplantısında Ağar ve Mumcu’nun çok keyifli ve mutlu oldukları açık bir şekilde görülmektedir. Çünkü meclise girmemeleri durumunda kendilerine altın tepside imkânlar verileceği taahhüt edildi.


“ASIL BRÜTÜS MEHMET AĞAR’DIR!”



  • Mehmet Ağar neden uyarılarınızı dikkate almıyordu?

Kandoğan: İzmir İl Başkanı haricinde Türkiye’deki bütün teşkilatlar DYP’nin meclise girme taraftarıydı. Bu istekleri Ağar’a ilettiğimde, “Tayyip Erdoğan iki defa mağduru oynayamaz” sözleriyle isteklerimi kulak ardı ediyordu. Ama seçimden sonra, “O gün salona girmeliydik, meclise girmemek büyük bir hataydı” itirafında bulunmak zorunda kalmıştı. O gün “girelim” dediğim için –savunmamı almadan- beni partiden ihraç etti ve basın önünde, “Kandoğan beni sırtımdan bıçakladı” dedi. Ben buradan Sayın Ağar’a diyorum ki, “Asıl Brütüs sensin Sayın Ağar! Sen DP ve AP’nin devamı olan DYP gibi bir partiyi hançerledin!” Mehmet Ağar bu hatayı yapmamış olsaydı bugün Başbakan Yardımcısı olacaktı.


TEHDİT AĞAR VE MUMCU'NUN ŞAHSINA DEĞİL, REJİME DÖNÜKTÜR



  • Ağar ve Mumcu’nun aldıkları tehditleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kocabıyık: Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu’nun 367 olayı sürecinde aldıkları tehdit kendi şahıslarına dönük değil, rejime dönüktü. Kendi şahıslarına olsaydı bu tehdide papuç bırakmazlardı. Ama söz konusu olan rejim olanca uymak zorunda kaldılar. Ama buradan -Ümmet Beyin dediği gibi- bir “post” çıkarabilir miyiz diye de düşündüler. Hiçbir mazeret pis bir senaryonun aleti oldukları gerçeğini örtemez. Darbeler hep merkez sağa yapıldı. Ama bu işe alet olmalarıyla bir darbe girişimi merkez sağ üzerinden meşrulaştırılmaya çalışıldı.



  • Anavatan olarak neden meclise girmediniz?

Muharrem Doğan (Anavatan Genel Başkan Yardımcısı): Ak Parti, Anavatan Partisi’nin hazineden alacağı parayı vermeyi önerdiği için meclise girmeme kararı aldık. Böyle bir itham altında meclise giremezdik.


DEMOKRASİ KARŞITI ODAK OLAN CHP DERHAL KAPATILMALI!



  • Bu süreçte Baykal’ın duruşunu nasıl buluyorsunuz?

Kocabıyık: Deniz Baykal’ın “367 kabul edilmezse ülke kaosa girer” vb. sözleriyle Anayasa’nın 2. maddesindeki devletin demokratiklik ilkesi ve niteliğine karşı tehlikenin odağı olduğu için CHP derhal kapatılmalı. Başsavcı CHP’ye karşı böyle bir dava açarsa o zaman samimiyetinden şüphe duymam.


MUHTIRADAN ÇIKARILACAK DERSLER



  • 27 Nisan e-muhtıradan çıkarılacak dersler nelerdir?

Kandoğan: Siyasi partiler ve liderler, halkın düşüncelerine aykırı bir işlem yaptıklarında halkın kendilerine nasıl bir tepki göstereceklerini çok açık bir şekilde 22 Temmuz’da gördüler. Türk Silahlı Kuvvetleri, 27 Nisan e-muhtıraya karşı seçimlerde halkın nasıl bir cevap verdiğini görüp ders çıkarmalılar. Gelişmiş ülkelerde ordunun hangi konumda olduğunu görmeliler.


Kocabıyık: Anayasa’nın yeniden ele alınması lazım. Darbe girişimlerine karşı savunma sistemi kurulmalı. Milli iradenin içini boşaltmayı çalışıyorlar. Bunun önünü almak için genel seçimlerle mahalli seçimleri birleştirerek acilen erken seçime girmeli.


Alper Tan: Demokrasiye uygun hareket etmeyen DYP büyük bir hezimete uğradı. Anavatan Partisi ise seçime bile giremedi. CHP, 27 Nisan’a sevinmişti. Ama 2008’deki kara harekatından sonra CHP ve MHP, Genel Kurmay Başkanı’nın, “Siz hainlerden daha fazla zarar veriyorsunuz” sözüne muhatap oldular. Demek ki antidemokratik tutumlarla, antidemokratik tutum içerisinde olan kişilere bile yaranamayabiliyorsunuz. Bunu hepimizin görmesi gerekiyor.


 


KANALAHABER.COM

MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler