YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Telefonla konuşurken anlaşılmayan isimlerin olayı
Telefonla konuşurken anlaşılmayan isimlerin olayı
Telefonla konuşurken anlaşılmayan isimlerin olayı
29 Eylül 2008 / 13:24 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

Telefonla konuşurken anlaşılmayan isimlerin veya e-postaların kodlanmaları, olayı çözmekten ziyade daha da karmaşık hale getirebilir. Genellikle de -şu fıkrada olduğu gibi- çok komik sonuçlara yol açar.

Ankara'nın hangi a'sı

Temel arkadaşı Dursun'la telefonla konuşurken "Akşam Azamettin abinin kahvesinde buluşalım demiş. Dursun ismi anlamayınca "bak kodluyorum. Ankara'nın a'sı" der demez Dursun şaşkın şaşkın sormuş: "İyi ama Ankara'nın hangi a'sı?".

Tabii ki bu bir fıkra… Ancak yaşanmış ve komik sonuçlara yol açarak Türk mizah tarihinde mümtaz yerini almış ilginç kodlama örnekleri de var. İşte bunlardan biri;

Bir okuyucu, Doğan Grubu'ndan bir gazeteye kupon yollamak için telefonla adres sorar. Santral "Hürriyet Medya Towers" şeklinde cevaplar. Türkiye gibi Türkçe konuşulan bir ülkede haklı olarak "Towers"ı anlayamayan vatandaşımıza santraldaki bayan kelimeyi kodlar. Birkaç gün sonra Towers'a aşağıdaki şu ilginç mektup gelir;
 


 


 


----------------------------------------------------------------------------------


Hastaneden pastaneye iletişim krizi

Mektuptan sonra bir de "pasta" örneği verelim ki, gerçekten evlere şenlik;

Özel bir hastanede çalışan İngiliz asıllı Dr. Hilda'ya doğum günü sürprizi için hastaneden yakındaki pastaneye telefonla bir pasta siparişi verilmiş. Üzerine de "nice yıllara Hilda" yazın demişler. Pastacı ismi anlamayınca hemşire "size kodluyorum" demiş.
Bir saat sonra pasta geldiğinde üzerinde "Nice yıllara Hatay, İzmir, Liverpool, Diyarbakır, Ankara" yazıyormuş. Bu pastacı arkadaşı bulup tebrik etmek lazım. Zira o ufacık alana bu kadar kelimeyi sığdırmak gerçekten büyük maharet ister.
------------------------------------------------------------------------------



" Niçin jandarma'nın j'si"

Anlaşılmayan isimlerin kodlamalarında genellikle şehir isimleri kullanılır ama sıra J'ye gelince nedense hep jandarma denir. Bu konuda gazeteci-yazar Can Ataklı'nın başından geçen ilginç bir örneği aktaralım;

"1980'li yılların başıydı. Sahibi olduğum turizm şirketinin Alanya'daki bir turist otobüsü kaza yapmıştı. Neyse ki bir yaralı vardı. Janet adında bir kadın. O günün şartlarında bin bir emekle bölgenin jandarma karakoluna telefonla ulaşabildim. Karşıma çıkan jandarmadan bilgi almaya çalışırken Janet'in de durumunu sordum. Jandarma ismi bir türlü anlamıyordu. Ben de 'kodlayayım' dedim. Asker bir an sessiz kaldı belli ki ne dediğimi anlamamıştı ama 'Peki' dedi.

Ben de başladım 'Jandarma, Ankara, Niğde...' derken jandarma sert bir tonla sözümü kesip 'Ulan sen memleketin jandarması ile dalga mı geçiyorsun, böyle isim mi olur?' dedi."

İnternet'te yer alan abartılı bir iş görüşmesi örneği de esprili anlatımıyla çarpıcıdır; 
-----------------------------------------------------------------------------


Kodlamalı bir iş "görüşememesi"
- Pekala o zaman Ahmet bey, yarın sabah 9.30'da görüşmek üzere size iyi günler diliyorum.
- İsminiz neydi hanımefendi, unuttum ben.
- Ben Silgi Siler. Sssilgiii Sssileeer.
- Ben yarın oraya geldiğimde sizinle mi görüşeceğim iş için?
- Hayır Ahmet bey, daha evvel de söylediğim gibi siz Mert Beyhan bey ile görüşeceksiniz.
- Pardon kim?
- Mmmert Beeeyhaan.
- Murat kim?
- Ahmet bey, Murat değil, Meeeeert Beeeyhaaan.
- İlgi hanım tekrar söyler misiniz ses cızırdiyör.
- İlgi değil Ahmet bey, İlgi değil, Sssiiilgi.
- Peki ben kiminle görüşecektim?
- Ahmet bey şehir isimlerini kullanarak kodluyorum şimdi. Beni duyuyor musunuz?
- Duyuyorum Sergi hanım.
- Ahmet bey Sergi değil, silgi. Neyse efendim kodluyorum ben. Beyhaan. Yani, Bursa'nın B'si, Edirne'nin E'si, ee şey (o anda Yozgat akla gelmez) Yüsra'nın Y'si…
- Ne, Hüsran mı?
- Ahmet Bey Hüsran değil, Yüsra. Tamam Yüsra da değil, Yasemin'in Y'si.
  Silgi hanım, bu sırada yalvaran gözlerle çevreden yardım dilenmektedir.
- Sevgi hanım sizi vallahi duyamıyorum ben.
- Akın bey ismim Sevgi değil, İlgi de değil, Sergi de değil, silgi, yeminle silgi Adem bey, yeminle.
- O zaman ben kiminle görüşeceğim yarın gelince? 
---------------------------------------------------------------------------- 


"Şasi" kodlarken "şaşı" olmak
Telefonda kodlama yaparken en çok araçların şasi numaralarında zorlanılıyor. Zira 17 karakterli şasi numaralarının yarıdan fazlası harf oluyor ve telefonda şasi harflerini kodlamaktan gözünüz şaşı olabiliyor.
Zaman zaman bazı kodlamalar da insanı çok kasar. İşte buna bir örnek;
+ Beyefendi anlaşılmadı kelimeyi kodlayabilir misiniz?
- Tabi kodlayayım. Lalenin l'si, Ankara a'sı, Fransanin f'si, Manisanın m'si
+ Bi saniye nerenin m'si?
  İşte o an film kopar.
- Kastamonunun m'si, Amasya'nın elması, Diyarbakır'ın karpuzu, armudun sapı, üzümün çöpü…
+ ……………

(Rıfat Yörük/Habervaktim.com)

MAGAZİN Kategorisindeki Diğer Haberler