YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"O ses yarışmalarına katılmayın"
"O ses yarışmalarına katılmayın"
06 Mayıs 2014 12:06
Türk Pop Müziği’ne 90’lı yıllara hızlı giriş yapan ve o dönemlerde kendinden sıkça söz ettiren Zafer Peker ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Müzik hayatına başladığı yıllardan itibaren hayran kitlesi hızla çoğalan Ünlü şarkıcı Zafer Peker ile keyifle okuyacağınız bir söyleşi gerçekleştirdik. Türk Pop Müziğinde unutulmaz eserlere imza atan Sanatçı Zafer Peker 90'lı yıllar denilince beğenerek dinlediğiniz bir isim. "Diyemedim", "Sensiz Olmaz", "Kafayı Taktım Sana" ve "Anlamazsın" şarkılarıyla büyük beğeni toplayan Peker o yıllara ait yaşadıklarını, müziğe nasıl başladığını, ses yarışmalarında ki olumsuzlukları, magazin haberlerinde neden çok göremediğimizi, uzun yıllar sonra 2013 yılında sevenleri için çıkardığı "Vallahi" adlı albümü hakkında ve özel hayatı ile ilgili bilinmeyenleri sizler için anlattı.

-Müzik hayatına nasıl başladınız?

Profesyonel olarak 1992 yılının Ocak ayında Peker Müzik şirketini kurduktan sonra başladım. Hakan Peker'in "Hey Corç " adlı albümünden sonra 1992 yılının Temmuz ayında Sensiz Olmaz albümümü piyasaya çıkardık. Bu albümün içinde “Diyemedim” şarkım büyük ses getirdi. Zaten Peker olarak tanınmamda rol oynayan şarkıda bu şarkım. Devamı geldi daha sonra da slow şarkıların adamı olarak gündeme geldim. Müzik hayatına başlamam böyle oldu.

-1990’lı yıllar sizin için için çok önemli. Bu yıllarda şarkılarınız büyük ses getirdi o yıllar hakkında ne söylemek istersiniz?

1990'lı yılları ikiye ayırmak lazım. Birinci yıllarında Barış Manço, Cem Karaca, Erol Büyükburç gibi birçok usta isim vardı. Biz biraz ikinci kısmındaydık. O dönemlerde gençler pop müziğine karşı büyük ilgi gösteriyordu. Yapılan her albüm mutlaka hit albüm bulunuyor ve o şarkı patlıyordu. Müthiş bir üretim başladı.1990'lı yıllarda yaptığım çalışmalar büyük ses getirdi. Bu yüzden benim açımdan bu yıllar çok önemli.

- Yaptığınız çalışmalar dinleyiciler tarafından çok beğenildi. Zafer Peker olarak bir isim kazanmanızın yanı sıra şöhret size bir şeyleri kaybettirdi mi?

Müziğe geç yaşta başladım 33 yaşındaydım. Bazı şeylerin farkında bile değildim. Prodüksiyon şirketimiz vardı. Ben daha çok bununla ilgilileniyordum. Diyemedim şarkısı patladı. Hakan gelirdi eve 'Abi ne oturuyorsun evde ya şarkın her yerde bangır bangır çalınıyor' diyordu. Ben ise elimde kumanda ayağımda terlik televizyon başındaydım. Benim sahne çalışmaya vaktim bile olmuyordu. Bütün gün şirketteyim. Gerçekten şöhretimin farkında bile değildim. Sahnelerde bulunmadım belki bunun eksisi olabilir ama çokta önemsemiyorum. Çünkü ben hala şarkılarıma devam ediyorum.


-Hakan Peker ile kardeş olduğunuzu biliyoruz. Peki Zafer Peker kardeşi ile düet yapmayı düşündü mü?

O zamanlarda da bunu çok soruyla çok sık karşılaşıyorduk. Bizim Hakan ile ses renklerimiz çok benziyor. Okuma tarzımız farklı olabilir. Müzikal anlamda da baktığınız zaman iki erkek sanatçının düet yapması çokta güzel durmuyor. Bu sadece Hakan ile ilgili değil hangi erkek sanatçı olursa olsun pek hoş karşılamıyorum.

-Sizi magazin ya da TV programlarında pek göremiyoruz. Bu sektörde çizginizi bozmadan, sadece müzik yaparak yol almayı nasıl başardınız?

Ben bunun tercih meselesi olduğuna inanıyorum. En popüler dönemlerimde de ben akşam eve gelirdim. Sakin sessiz ve işimle gücümle uğraşan biriyim. Çok öne kendimi atamam yapamam zamanımda olmuyor zaten. TV’lerde devamlı çıkmak orda burada konuşulmak bana yorucu geliyor.

-Çeşitli kanallarda ses yarışmaları yapılıyor. Bu programları sanat hayatına yıllarını vermiş başarılı bir isim olarak nasıl değerlendiriyor ve yeterli buluyor musunuz?

Günümüzde ilk önce Popstar adı altında birçok yarışmalar halen devam ediyor. Aslında bunların star bulma değil sadece TV izleyicilerini müzik dinletmek zamanlarını geçirmek için yapılan show programlarıdır. Bunlar bir yarışma programı, böyle olunca sen yarışmacı oluyorsun sanatçı olmuyorsun. Oraya çıkanlar şarkı söylüyorlar haliyle en sevilen parçaları seslendiriyorlar. Daha sonra orası bitiyor ve kendi hayatlarına sıfırdan devam ediyorlar. Dinleyişler için de en baştan bir şeyleri yapmak çok zor. Bugüne kadar çok sayıda program yapıldı 100 Kişi neredeyse duyuldu. Bunların şuan hemen hemen hiçbiri piyasada yok. Bir sene önce yere göğe sığdırılamayan insanlar bir anda çöküş yaşıyorlar. Bana göre o çocukların psikolojik sıkıntıları oluyor. Burada bir nevi TV programları onları kullanmış oluyor. Programlar hep kabuk değiştiriyor zaten şimdi de O ses olmuş. Ben hep yazıyorum twitter adresimden de paylaşıyorum. Profesyonel anlamda devam edecekseniz sakın ses yarışmalarına gitmeyin. Yarışmaya giderseniz yarışmacı olarak kalırsınız. Popstar Ali ya da O ses Ali isminizin önüne bunu koymayın. Bu işe gönül verdiysen uğraş çabala bu çaba oralarda değil müzik şirketleriyle olması lazım. Zaten gereken muhakkak olacaktır. Son zamanlarda zaten albüm yapıyorlar ama kalıcı olacağını zannetmiyorum.

-Günümüzde birçok kişi albüm çıkarmaya başladı aynı zamanda da single çıkarıp ortadan kayboluyorlar. Bunlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Müzik sektörü çok çabuk kabuk değiştiriyor.90'lı yıllarda müzikte hareketlilik başladı. Televizyon kanalları çoğalınca bu şarkılara klip çekmek gerekiyor. Klibi yayınlıyorsun, duyuluyor, görülüyor, kaset satılıyor tamam o da olmadı teknoloji gelişmesiyle CD ye geçtik daha şimdi telefonda kolay olunca çok çabuk eriştik. Sektörde zaten o zamanlar sıkıntılı dönemdeydi. Maliyetler yükseldi Çünkü albüm yapıyorsun, şarkıya klip çekiyorsun diğerleri çöpe gidiyor.90'lı yıllarda single yapılıyordu ama insanlar tek şarkıya para mı vereceğim düşüncesindeydi haliyle o zaman bu tutmadı. Türkiye genç nüfusa sahip olduğundan müzik ihtiyacı durmuyor sürekli yenilik gerekiyor. Sabah erken kalkan şarkıcı oluyor sözü bu anlamda kendini yeniliyor. Bir single yaptın oldu ama diğeri de olması gerekiyor. Tutmadığı zaman olmuyor.

-Sosyal medyayı aktif kullanan biri olarak, sosyal medyanın sağladığı avantajlar ve dezavantajlar nelerdir?

En güzel şey ulaşılmayacak kimse kalmadı dünya starı dahi olsanız ulaşılabiliyorsunuz. Aktif olarak kullanıyorum bundan da şikâyetçi değilim. Çünkü sizi sevenler size daha yakın olmak istiyor. Onların duygu ve düşünceleri bize yardımcı oluyor. Düzgün kullanıldığı takdirde dezavantaj olacağını düşünmüyorum.

-Zafer Peker, hangi tür müzikleri ve kimleri dinlemeyi sever?

Ben her türlü müziği dinlerim. Türk Halk Müziği de dinlerim klasik müzikleri de dinlerim. Refik Fersan, Hicaz Peşrev, dinleyebiliyorken, bir taraftan da Billie Jean, Narvas, Latin türleri ya da Chansonlar da olabiliyor. Oğlum konservatuarda okuduğu için onun da bana kattığı birçok şey var. Aynı zamanda Barış Manço, Bülent Ersoy, Orhan Gencebay şuanda sayamadığım birçok sanatçı var.

-6 parçadan oluşan Vallahi-Aşk Bize Yakışmadı adlı albümünüz ne kadar sürede hazırlandı?

”Vallahi” isimli şarkım 2011 yılında hazırladığım ve üstünde uzun süre durduğum, iki ayda bitirebildiğim bir şarkıydı. Aslına bakarsak ara ara keyfe keder çalıştık. Ancak şarkıları dinleyiciye ulaştırma sürecine bakarsak toplamda bir yılı aldı.

-Yeni albüm çalışmalarınız var mı?

2015 Şubat ya da Mart gibi düşünüyorum aranjörlüğünü oğlum Barış Mert yapıyor. Şuan askere gitme hazırlığında onu bekliyorum diyebilirim.

 

İHA

MAGAZİN Kategorisindeki Diğer Haberler