YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mustafa Topaloğlu, tekrar dünyaya döndü
Mustafa Topaloğlu, tekrar dünyaya döndü
12 Ocak 2014 10:20
Mustafa Topaloğlu'nu herkes 'uzaylı türkücü' diye bilir... Topaloğlu, tekrar dünyaya döndü. 'Artık uzaylıyım demiyorum; Ben insanım!'

Mustafa Topaloğlu'yla sohbete başlarken aslında siyaset, felsefe konuşmayı düşünmüyordum. Ama ne yaptım ne ettim olmadı. Çok doluydu, Mustafa Ağabey. Üzgündü de aslında biraz. Hem güldürdü, hem de düşündürdü… Sona doğru yanımıza gelen oğlu Çağlayan Topaloğlu ile aralarında sevgi ve saygı ise şeker gibi bir son oldu sohbetimize.

> Ben soru sormak üzereyken Mustafa Abi benimle röportaj yapmaya karar verdi. 'Neden bugün bu haldeyiz, neden buraya gelindi?' diye sorarak başladı. Tabii fırsattan istifade aynı soruyu kendisine yönelttim.

Buraya niye gelindiğinin nedenini ararsak bu nedenin içindeki nedeni buluruz. Olay 'Neden buraya gelindi?' sorusunun içinde. Arıyorlar ama aradıkları yer belli olmadığı için büyük bir kargaşa var. Birisi orada arıyor, birisi burada. Dünya birbirine bağımlı, iç ve dış birbirine bağlantılı. Dünyada birbirinden bağımsız düşünen ülkeler yanlış düşünüyor. Hiçbir ülke birbirinden bağımsız değil. Alış veriş var. Alışveriş bağımlılık demektir. İnsanın özgürlüğüne giden nereye gitmek istiyorsa gitme özgürlüğü var. Bazı hareket kısıtlılıkları var, vize gibi ama bu da yavaş yavaş ileride kalkar. Biz kendimizi o kadar soyutlayamayız dünyadan.

Soyutladık mı sizce?

Halkın kendi içinde 'biz özgür ve bağımsızız' diye bir algı görüyorum. Nasıl bağımlıyken bağımsız olunur onu anlayamıyorum. Birbirimize bağımlıyız. Ailesine bağlıdır. Devletine, milletine bağlıdır. Dostlarına bağlıdır.

Bağımsız olan ülke var mı sizce?

Yok bence. Şu anda dünyada bağımsız ülke yok. Herkes birbirine bağımlı. Bağımsız olduğu miktarda zarar görür. Alışveriş yapmak durumundasın.

Neden buraya gelindi diye bana sordunuz. Nereden buraya gelindi? Hiç ideal noktada olduk mu sizce? Siyasi, sosyal ve ekonomik açıdan mutlu olduğunuz bir dönem var mı ?

İyi gördüğüm bir zaman süreci var. Mesela şu ana kadar iyi gidiyordu. Ak parti bu çalışkanlığı verdi. Yapılanları gözümüz önünde görüyoruz. Yürütmenin elbette öncelik kararları var bu çalışkanlığın içinde. Halen tam gerektiği şekilde bir anayasamız yok ki. Seçim yasasının değişmesi lazım.

Barajları mı kast ediyorsunuz?

Örneğin muhalefet. Başka iyi bir parti gelmiyor, gelemiyor muhalefet yapacak. Bunun değişmesi lazım. Muhalefet nedir; iyi fikir, iyi düşüncedir. Bunu yapmalıyız demektir. 'Sen onu yapamıyorsun, sen bunu yapamıyorsun!' demek değildir. Yıllardır birbirini acımasızca eleştiren siyasal konum gördüm. Bu milletvekilleri benim milletvekillerim ama birbiriyle kavga eden, doğru dürüst bir öneri getirmeyen vekillerimiz var. Büyük Millet Meclisi diyoruz. O 'büyük' kelimesi önemli. Oradaki insanların da o 'büyük' anlayışı içinde hareket etmesi lazım. Ben o büyüklüğü ruhumda hissettim ama onların davranışlarında hissedemedim. Adı 'Büyük' Millet Meclisi ama içeridekilerin yaptığı çok 'küçük' hareketleri var.

Siyasete girmeyi düşündünüz mü ?

O Büyük Millet Meclisi'nin içindeki o büyüklüğü koruyamadıktan sonra düşünmedim bile. Mecliste kavga olur mu? Seçilmiş insanların gittiği bir yerde kavga olur mu?

Siyaseti bırakıp, sizin hayatınızı konuşalım biraz da. İşinizde ne önemli sizin için?

Çok iyi analizciyim, çok iyi takipçiyim. Sadece şarkı söylemem. Söylediğim şarkıların nereye gittiğini görmek isterim. Neşe içinde huzurlu mu insanlar eğlenirken diye de bakarım. Ama hep 'niye öyle niye böyle' dediklerini gördüm. Devamlı bir tartışma gördüm.

Geçmişi değerlendirdiğinizde, farklı yapardım diyeceğiniz neler var?

Kendimi eleştiriyorum. Hep ısrarcı oldum iyi olmak adına. Ama kendime daha huzurlu bir hayat seçip, vurdumduymaz, gördüm bilmez bir hayat yaşayıp, köşeye çekilse miydim acaba diyorum. Ama olamıyorsun, insanın yapısı bu.

İçinizde kalan, yapmak istediğiniz de yapamadığını neler var?

Aklımı, zekâmı, birikimimi, eğitimimi kullanamadığım ülke. Sadece şarkılarımda kullandım. İyinin hep iyisi olma adına hayal ettikerlerim olgularımda, hep bende kaldı. Muhteşem topraklar, muhteşem coğrafya 'da yaşıyoruz. Bu kadar güzel; Allah'ın bize bağışladığı ve atalarımızın uğraş verdiği bu topraklarda insanların daha mutlu bir yaşam içinde olmalarını hep arzu ettim. Bunda yeterince payım olamadı. Hep dünya ile konuşuyoruz. Ama bu konuşmada ne isteyeceğimi ve ne alacağımı bilirim. Şu noktada iyi tezler oluşturamadık. Siyaset bunu yapamadı bence.

Uzaylılık durumu ne zaman ve nasıl başladı?

Bu kadar kargaşanın içinde özgür olmak düşüncesi taşıdığım için, bu düşünce oluştu bende. Çıkayım da biraz yukarılarda dolaşayım dedim. Bedensel dolaşamadımsa da ruhen dolaştım en azından.

Ne zaman başladı bu durum?

Kendimi bildim bileli bir kargaşanın içindeyim. Başbakanı astılar bu ülkede. Yani bu beni inanılmaz üzdü. Herkes üzülmüştür. Görüyorsun gelinen noktanın nedenlerini, her nedenin içinde bir neden vardır. Önemli olan o nedenleri iyi araştırıp bulabilmek. Dünyayı yönetenler tabii kendi menfaatlerini düşünürler. Herşeye eyvallah derim de şu artı fazlalıklara 'Allah Allah' demek lazım. Neden fazlasını istiyorsun? Fazla olsun daha fazla olsun düşüncesi ardından savaşları, zalimliği, çok kötü şeyleri insanlara sunuyor.

İslam'a bakış açınız nasıl?

İslam bir hukuk insan hukuğu. Birbirine şefkat, merhamet, saygı, sevgiyi gerektirir. İslam'ın gerektirdiği gibi mi yaşıyoruz? Ben göremiyorum. İyiler var ama az….

2014'te sizi nerelerde göreceğiz?
Ah bir bilebilsem. Çok fazla bilmeye de gerek yok. Olduğu gibi yaşıyorum hayatı.

Günlük hayatınız nasıl geçiyor sabah kaçta kalkarsınız, gece kaçta yatarsınız?

Onu da bilmiyorum. Sabah 5'te 6'da uyurum ve az uyurum. Hayatımın çoğu ibadetle geçiyorum, her şeyi bir ibadet aşkı içinde yapıyorum.

Sevdiğiniz sanatçılar kimler?

Orhan Gencebay eğitimlidir, tarihi bilgileri iyidir. Ajda Pekkan edebiyattan iyi anlar. Kahtalı Mıçı doğadan iyi anlar.

Türkiye'de gitmek istediğiniz görmediğiniz bir yer var mı?

Mardin'e gitmek istiyorum. Hiç gidemedim. Bütün dinlerin buluştuğu bir yer orası, beni cezbediyor.

Uzay'dan inciler...

- Ben uzaylıyım demiyorum. Ben insanım. Farklı bir sevginin anlayışıdır o ruhun yükselişi. Ruhumun yükseldiği yerde yukarıdan da bakıyorum dünyaya. Büyük resme bakıyorum. Uzaylılık bu aslında. Bedensel dolaşamasam bile, ruhen dolaşıyorum.

- Yarın ne olacak bugün ne olacak. Hep bu ne olacak, nasıl olacak derken. Kendini unutuyor insan, ne olduğunu unutuyor….

- Kimse bu dünyaya geldiğinde ne olacağını bilmiyordu. Geldi ve gördü. İnsanın gittiğinde, ne göreceğinin hesabını yapması lazım. Gidince görecek…

- İnsanların hep burada kalacağız diye bir olgu var kafasında. Hep burada kalmayacaksın. Gidecekleri öteki tarafı bilmiyorlar. E gittiğinde göreceksin, geldiğinde gördün mü? Geldiğinde gördün sen, gittiğinde de göreceksin, gitmeden görülür mü?

- Allah insanların her şeyi gözünün önüne koymuş, ama bir bilmemezlik, anlamamazlık var ben bunu anlamıyorum.

- Bazen tasarlamadığın, planlamadığın bir hikâyenin içinde gün geliyor bir yerde buluyorsun kendini. Belki hayalin olmuyor, hiç hayal etmediğin bir yerde oluyorsun. O bir yerde olmayı anlamlı kılmak adına, kendinde bir görev hissediyorsun o görevi de yerine getirmeye çalışıyorsun. Ben bir görevliyim….


 

İHA

MAGAZİN Kategorisindeki Diğer Haberler