YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Herkes ona aşık o ise baklavaya...
Herkes ona aşık o ise baklavaya...
01 Kasım 2015 23:24
Dünyanın gelmiş geçmiş en çok kazanan mankeni Gisele Bündchen, verdiği bir ropörtajda Türkiye'yi öven sözler söyledi. Bündchen, "akLımda en çok kalan baklava... Aşırı lezzetliydi! Kutu kutu götürmüştüm eve..." dedi.

Gisele Bündchen, kariyerinde 20 yılı geride bırakırken, dünyanın gelmiş geçmiş en çok kazanan mankeni oldu. Şahsi serveti 1.2 milyar TL. 11 yıldır elinde tuttuğu ‘dünyanın en çok kazanan top modeli’ titrini, geçen yıl servetine 120 milyon TL katarak güçlendirdi. Özel hayatı da bir hayli imrendirici: Amerikan futbolunun süperstarı, yakışıklı sporcu Tom Brady ile altı yıldır sürdürdüğü mutlu evliliğinden iki dünya güzeli çocuğu var. Para, şan, şöhret, güzellik, mutluluk... Bir kadın daha ne isteyebilir ki?

Şanslıyım, bir tanrıçayla çalışma şansım oldu: Mert Alaş ve Marcus Piggott’nun 2003’te Missoni için çektikleri bu kare, kitapta yer alıyor. Mert Alaş, Gisele’le dostluğunu şöyle anlatıyor: “O, enerjisi ve güzelliğiyle tüm sayfaları aydınlatır. Çok şanslıyım, bir tanrıçayla çalışma ve arkadaş olma fırsatı kime çıkar ki!”

Tüm bunlar yüzünden 35 yaşındaki Bündchen’in dünyanın en ulaşılmaz, en soğuk ve ‘havalarda’ kadını olduğu da düşünülebilir. Seneler içinde röpörtaj yaptığım, onun başarılarının onda birine sahip olabilmek için ömrünü feda edebilecek onlarca top modelin ego şişkinliğini de göz önüne alırsak, ‘havaya girseydi’ haklı da sayılabilirdi. Ama Gisele, tam da tersine dünyanın en doğal, sade ve egosuz kadınlarından biri. “Nereden biliyorsun” derseniz...

Top modelle ilk kez 2010’da, Ipanema terliklerini tanıtmak için ülkemize geldiğinde röportaj yaptım. Hayatımın en şaşırtıcı deneyimlerinden biriydi: Buluşma saatinden önce gelmiştim, o ise ikizi Patricia Bündchen ve işbirliği yaptığı Twigy’nin kurucusu Sinan Öncel’le kahvaltı ediyordu. Buraya kadar her şey normal. Tam beklemeye hazırlanıyordum ki, beni çağırdı. İnsan bekletmek prensibi olmadığından toplantıyı yarıda kesip kahvaltı masasına oturttu; omletinin yarısını zorla verip, kendi elleriyle peynir-reçel servisi yaptı. Sonrasında sohbet muhabbet, gelsin baklavalar, gitsin Türk kahveleri.... ‘Yıldızcıkların’ bile kapris üstüne kapris yaptığı bir endüstride yaşadığım sürreal gün aklımdan asla çıkmadı. Beş yıl sonra yaptığımız bu röportaj, o günden izler taşıyor. İşte evliliğindeki bulutlar, kariyeri ve çocuk planlarıyla ilgili efsane model Gisele’in anlattıkları....

KUTU KUTU BAKLAVA GÖTÜRDÜM

Beş yıl önceki İstanbul ziyaretinize gelirsek... Aklınızda neler kaldı?

-Kendimi çok ‘evde’ hissetmiştim Istanbul’da. Türkiye’yi gerçekten çok seviyorum ve İstanbul’da geçirdiğim zamanları da hep mutlulukla anıyorum. Mutlaka yeniden gelmek istiyorum ama ne zaman olacağını bilemiyorum. Herkes bana çok kibar davranmıştı, insanların ne kadar sevgi dolu olduğuyla ilgili şoke olmuştum. Bir de kahvaltıdan sonra Boğaz’da tekne turu yapmıştık.  Şehrin ne kadar renkli olduğunu, güzelliğini görmek benzersiz bir tecrübeydi. 

Her ne kadar incecik olsanız da baklava çeşitlerine karşı da hayli ilgiliydiniz.
-Gerçekten de akımda en çok kalan baklava... Aşırı lezzetliydi! Kutu kutu götürmüştüm eve....

Sonra bir fal bakma faslımız olmuştu, fincanda kızınız olacağı ve kitap çıkartacağınız gibi ‘kehanetler’ çıkmıştı. Ne düşünüyorsunuz? İnanıyor musunuz bu tip şeylere?

-Hatırlıyorum. Ben zaten çok ruhani bir insanım. Hayatta hiçbir şeyin tesadüf olduğuna inanmam mesela. Her şey olması gerektiği için olur. İnanırım mistik şeylere, artık nasıl yorumlarsanız...

MAGAZİN Kategorisindeki Diğer Haberler