YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Demir Demirkan: "Sertab'ı başkası için terk etmedim"
Demir Demirkan: "Sertab'ı başkası için terk etmedim"
20 Eylül 2015 13:27
Sertab Erener'le 18 yıllık ilişkisini bitiren ve lise aşkı Seda İnce ile 1 yıldır beraber olan Demir Demirkan, Erener'den neden ayrıldığını anlattı.

Sertab Erener'le 18 yıllık ilişkisini bir anda bitiren, ardından lise aşkı Seda İnce ile birlikte olmaya başlayan Demir Demirkan, "Başka bir kadın için Sertab'ı bıraktı" yorumlarına sitem ediyor. Demirkan, Hürriyet'e verdiği röportajda "Kendim olamadığım için bu ilişkiyi bıraktım" açıklamasında bulundu.

İşte Demir Demirkan'ın röportajındaki çarpıcı noktalar:

Nasıl bir farklılık var yeni hayatında?

Bir sürü. Bir kere artık antidepresan kullanmıyorum. Model'in 'Antidepresan Gülümsemesi' diye bir şarkısı var ya, gerçekten de doğru o. Hayal-meyal yaşıyorsun hayatı, yüzünde garip bir gülümseme oluyor. Öyle değilim artık. Ben, benim. Gerçeğim. Sırtımı gerçeğe dayadım.

Nasıl yani?

Ben hayatımı, 'eski hayatım' ve 'yeni hayatım' olarak ikiye ayırıyorum. Eski hayatımda, 24 yaşında bir kadına âşık oldum. Çok güzel bir aşktı. Onunla birlikte büyüdük, geliştik. Tam 18 yıl birlikte olduk. 42'yken ondan ayrıldım. Ve ben onu bir başka kadın için terk etmekle, satmakla suçlandım. Oysa, bu doğru değil. 18 yıl uzun bir süre. Bu sürenin sonlarına doğru ben artık duygularını dışa vuramayan bir adama dönüşmüştüm.

Oysa ne hissediyorsan, ne düşünüyorsan söyleyeceksin. Bense içime gömülmüştüm. Yaşayan bir ölüydüm. Dürüst olmamak bu aslında. Kendini gizlemek, olmadığın bir adam gibi davranmak. Her şeyi içinde tuttuğun zaman, “Kimseye bir şey olmasın, durumu idare edeyim” dediğin zaman, sen aslında yalan söylüyorsun. Hem kendine hem birlikte olduğun insana… Durumum buydu. Ama bir kısır döngü içindeydim, nasıl çıkacağımı bilmiyordum. Kapana kısılmış gibiydim. Ve bir an geldi, daha fazla yalan söylemek istemedim, “Ayrılalım!” dedim…

Panik atak geçirdim

İyi de buna nasıl karar verdin? Bir sabah uyandığında aniden, “Ben artık duygularımı dışa vurmak istiyorum!” mu dedin? Yeni bir hayata atlama kararını nasıl verdin?

Bunu hayat bana tokat atarak öğretti! Tabii ki yaşadığım sıkıntılar, anlattıklarım kadar hafif değildi. Bundan bir buçuk yıl önce, bir restoranda toplantı yaparken çok acayip bir şey oldu. Bir anda, yer ayağımın altımdan kaydı sandım. Ölüyorum sandım. Yığıldım oraya. “Bitti!” dedim, “Ölüm bu… Buraya kadarmış!” Nasıl bir ağrı göğsümde… Hayat beni terk ediyor sandım. Meğer panik atak geçiriyormuşum!

Ben sonunda Sertab'ın nesi olduğumu bilemez hale gelmiştim, sevgilisi miyim, iş arkadaşı mıyım, ortağı mıyım, çalışanı mıyım, elemanı mıyım… Demir öyle yapar, Demir eder… Tamam eyvallah da, gün geliyor, verecek kanın kalmıyor ve sen ölüyorsun! Bu, olmuş bana meğer. Bilinçaltım bana, “Oğlum kendine gel!” deyip bir tokat indirmiş. Daha kötüsü de olabilirdi. Bütün o panik ataklarımın sebebi, olduğum beni sevmiyor olmam, kendi özümden uzaklaşmış olmam, başkalarının hayatını yaşıyor olmam… İşte o zaman karar verdim, kendim olmak istedim.

N'oldu sonra o panik ataklar?

Kendim için yaşamaya karar verdikten sonra kesildi. Allah'a şükür şimdi iyiyim. Özetle sana bir önceki hayatımın bana iyi gelmediğini söyleyebilirim. Ama bunu, kendime itiraf etmem bile çok uzun zaman aldı. Uzun süre suçluluğunu yaşadım. “Hayır böyle olamaz! Bu ilişki böyle bitemez!” dedim, kendimi baskıladım. Ama sonra bilinçaltı bu meseleye el koydu.

Yani başına gelen neydi? Özgürlük talebi mi, âşık olmak mı?

Ölüm korkusu. Başıma gelen buydu, bildiğin ölüm korkusu! Ben o hayatın bana iyi gelmediğini, onun değişmesi gerektiğini anladım. İnisiyatifimi kullanıp bu adımları atmasaydım, bana çok daha kötü bir şey olacaktı, kimseye de faydam olmayacaktı. Belki de mesele bu: Ben hep faydalı olmaya çalıştım. Sonunda da bu beni öldürür hale geldi!

Peki eski hayatındaki insanlar sana sırt mı çevirdi?

Evet, bir saflaşma oldu. Sertab'ı sattım gibi değerlendirdiler. Bir şekilde taraf olmak zorunda hissetti bazı insanlar. Başka bir arkadaş kitlem var artık.

Peki yeni aşk nasıl geldi?

İnsanlar sanıyorlar ki, “Yeni kızı buldu, öbürünü bıraktı!” Öyle değil. Bu kadar aşağılık bir adam mıyım, bu kadar mı sığım? Güya “Ayrılmaya karar verdim” diye açıklama yapmışım. İyi de bir ekip var orada. Ben basın bülteni yollayamam ki. Birileri bu basın bültenini onaylayıp yolluyor.

Nasıl yani?

Benim tek taraflı “Ayrılmaya karar verdim” gibi bir açıklama yapabilmem mümkün değil ki! Neden 'karar verdim' yazıyormuş da 'verdik' yazmıyormuş. Ben dikkat etmedim ki. Ayrılmak istediğimi söyledim, “Artık taşıyamıyorum” dedim. E o zaman bunu basına söylemek gerekiyor. Beni yalnız bir yerlerde görecek, “Aldatıyor mu?” diyecek, yanımda kim olursa abuk sabuk şeyler yazacak, bir açıklama yapmak gerekiyordu. O yüzden adam gibi bildirelim dedim. İşin ilginci, insanlara ayrıldığımızı ilan edince, bir daha hiç panik atak geçirmedim. Yani onlar bana “Sen yanlış yaptın!” diyorlar, ben de diyorum ki, “Ayrılmasam ölecektim!”

Bu yeni aşk seni ne kadar değiştirdi? O süreç nasıl gelişti?

Yatay geçiş gibi bir durum yok. Seda'yla bir yıldır birlikteyiz. Gelecek ne olur bilinmez ama çok mutluyuz şimdilik. Sade, basit bir hayatımız var. Öteki ilişkim, beşik kertmesi gibi bir şeydi, böyle hissettiriyordu bana. Bir de bu ilişkimde proje mroje yok.

Bir evlilik lafı okudum…

Evet. Ben bu medya işini öğrendim galiba Ayşe. Biliyordum bu haberlerin çıkacağını. Şöyle alengirli bir laf ettim, “İmza gibi bir teknik sorun varsa, imza da atılır canım, sorun değil!” dedim. Haber yapacaklarını bildiğim için söyledim. Ama doğruluk payı yok mu? Var. Yarın evlenebilirim de… Ailemle vakit geçiriyorum artık Bu da çok iyi geldi bana. Annem babamla, kardeşlerimle görüşemediğim zamanları kayıp gibi görüyorum. Kendimi başka türlü konumlandırıyordum, hiçbir şeye vaktim yoktu, telefonla konuşuyordum ama gidip göremiyordum. Şimdi onlara vakit ayırıyorum.
En büyük iftira: "Başkası için Sertab'ı bıraktı"

Eski lise aşkınla, yıllar sonra nasıl oldu da karşılaştın?

O da enteresan bir durum. 25 sene önce ben lise sondayken, o lise 2'deydi. Okul da Özel Çamlaraltı Lisesi. 6 ay çıktık. Sonra Amerika oldu, üniversite oldu, hayatım değişti. O kendi yoluna gitti, ben kendi yoluma, görüşmedik. O orada evlenmiş boşanmış…

Peki nerede karşılaştınız yeniden?

İstanbul'da. Seda'yı ben aradım. Çünkü aramam gerektiğini hissettim. Biraz romantik o kısım. Vahiy gibi…

Nasıl yani?

Bir rüya gördüm…

25 yıl önceki sevgilini mi?

Evet. Mutlu mutlu kitap okuyorduk, yan yana birlikte. Sanki hayat, hep onunla geçmiş ve hep öyle huzurluymuş gibi uyandım. 25 yıldır konuşmadığım, görüşmediğim birisine nasıl ulaşırım diye düşünmeye başladım. Facebook sağ olsun!

Ne yazdın, “Seni görmek istiyorum…” filan mı?

Ben cool yaptım böyle. “Nerelerdesin? Görüşsek...” gibisinden. Sanki bir hafta olmuş görüşmeyeli falan gibi.

O ne yazdı?

“Şuradayım buradayım, tabii tabii, bira ara görüşürüz…” Ama ondan çok sonra görüştük. Bana ilginç gelen, duygusal olarak bu kadar bağlanabilmiş olmam, görüşürsün birlikte de olursan biraz sürer ama sonra ayrılırsın. Bizde öyle olmadı. İlişkimiz sürdü. Oysa uzun bir ilişkiden çıkmış insanlar, tekrar ciddi bir ilişkiye girmemek için direnirler. Sadece gezip tozarlar, bizimki öyle olmadı. Biz, birbirimize iyi geldik.

En büyük iftira bence, “Başkası için yıllarca birlikte takıldığı sevgilisini yüzüstü bıraktı!” iftirası. Bu kadar can acıtan bir şey yok. Yeni single'ım 'Günahı Boynuma!'da bunun acısını haykırıyorum. İçimden bu geldi, bu şarkıyı yaptım.

Sevgilinin mesleği ne?

Çalışmıyor şu anda. Reklamcılık yapmış daha önce… Şimdi dünyayı geziyor. Yaşıyor. Özgür bir ruh, şahane bir insan…

 

KARAR.COM

MAGAZİN Kategorisindeki Diğer Haberler