YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Osmanlı'da "Dertlilerin" şifası orası oldu
Osmanlı'da "Dertlilerin" şifası orası oldu
05 Ekim 2014 12:17
Osmanlı darüşşifasının sunum ve modellemelerle en iyi şekilde anlatıldığı II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi, yurt içi ve dışından gelen ziyaretçilerden büyük ilgi görüyor.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1488 yılında II. Bayezid zamanında yaptırılan darüşşifanın, 1997 yılında Trakya Üniversitesince müzeye dönüştürüldüğünü söyledi.

Türk İslam eserlerinin zirvelerinden sayılan Selimiye Camisi'nden sonra en çok ziyaretçiyi kentte sağlık müzesinin çektiğini anlatan Yörük, şöyle konuştu:

"Sağlık müzesinin bu kadar çok değer görmesi, yaşayan bir müze olmasından kaynaklanıyor. O dönemdeki bir hastaneyi buradaki canlandırmayla ziyaretçiler hayal edebiliyor. Ünü yurt dışına da yansıdığı için Balkanlar'dan ve çeşitli dünya ülkelerinden ziyaretçilerimiz geliyor. Buradaki en önemli ana vurgu, o dönemdeki hastaların müzikle, aroma terapiyle ve su sesiyle tedavi edilmesi. Burada yapılan işlemler de Evliya Çelebi tarafından belgelenmiş, müzenin anlatımında bu belgelerden yararlanıldı. Bu anlamda burada gördüğünüz her şey o dönemdeki işlevi anlatıyor."

Teknoloji ile buluşturulacak

Müzenin yakın zamanda teknik olarak yenileneceğini vurgulayan Yörük, "Yeni bir aydınlatma, yeni görsel materyallerle daha da zenginleştireceğiz. Ayrıca sunumda 21. yüzyıl teknolojik sistemlerini de kullanarak ziyaretçilerin daha ergonomik şekilde müzeyi gezmelerini sağlayacağız. Genel kabul görmüşlüğü olduğu için müzenin genel konseptiyle oynamadan ışıklandırma ve akıllı telefon uygulamalarıyla yakın süreçte yenileyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Yörük, müzeyi yılda yaklaşık 250 bin kişinin ziyaret ettiğini kaydetti.

Sağlık müzesi

Külliyenin önemli bir bölümünü oluşturan eski adı Medrese-i Etibba olan Tıp Medresesi, medrese (fakülte) ve şifahane bölümlerinden oluşmakta. 

Dönemin hekimlerinin yetiştirildiği bu bölümde 18 öğrenci odası, bir dershane ve bunların açıldığı bir orta avlu var. Şifahanenin yatakhanesinin akustiği oldukça hassas. 10 kişiden oluşan musiki topluluğunun haftada 3 gün verdiği musiki konserleri, yankılanmadan binanın her tarafından rahatlıkla dinlenebilir.

Musikiyle hasta tedavisi bu hastanenin özellikleri arasında. Tedavide ayrıca su sesi ve güzel kokudan da yararlanılmaktaydı. Şadırvandan fışkıran suların çıkardığı ses, tedavinin önemli bir kısmını oluşturmakta, hastayı huzura kavuşturmaktaydı. Şifahanede tedavi parasızdı ve haftada 2 gün şehirdeki hastalara parasız ilaç dağıtılırdı. 

Külliyenin camisi hariç diğer bölümleri Vakıflar Genel Müdürlüğünce 1984'te Trakya Üniversitesine (TÜ) devredildi. TÜ bünyesinde sağlık müzesine dönüştürülmesi çalışmalarına 1993'te başlanan darüşşifa, Kültür Bakanlığının 1997'deki onayıyla resmen müze oldu. Ruh Hastalarını Readaptasyon Derneğinin katkılarıyla 2000'de şifahane kısmı Psikiyatri Tarihi Bölümü olarak düzenlendi.

Müze, 2004'te Avrupa Konseyi Avrupa Müze Ödülü'nü kazandı. 2005'te ise Hırvatistan'ın Dubrovnik kentindeki "Dünya Ödüllü Müzeler Buluşması'"nda en iyi 2. sunum, 2008'de ise Almanya'nın Köln kentinde en iyi sunum ödülünü aldı.

KÜLTÜR SANAT Kategorisindeki Diğer Haberler