YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Önce kıvılcımdı, büyüdü ateş oldu
Önce kıvılcımdı, büyüdü ateş oldu
Önce kıvılcımdı, büyüdü ateş oldu
19 Mayıs 2008 / 18:38 Güncelleme: 19 Mayıs 2008 / 00:00

Kuşak Aylık Folklor Magazin Dergisi, Halk oyunları ve Anadolu Ateşi konularını kapak yaptı. Genel Yayın Yönetmeni Tahir Erdem tarafından hazırlanan “Anadolu’nun ateşi dünyayı yakıyor” başlıklı dosyada ilginç tesbit ve röportajlar var.


“Önce kıvılcımdı, büyüdü ateş oldu, sardı dört bir yanı ve yedi iklim dört bucağı. Aydınlandı dört bir taraf o ışıkta buldu insanlar kendilerini, kaybettiklerini, aradıklarını. O ateşin başında yakıldı en acı ağıtlar, kederlerini dağlayıp, gözyaşlarını ateşte kuruttular. Tüm sevinçler onun başında paylaşıldı, çoğaldı, ve dünyayı sardı. İlk kez o ateş başında birleşti eller, ateşin sıcaklığı yüreklerden gözlere yansıdı sonra. O ateş başında yaşandı her şey ve her kıvılcım bir figür oldu, her kıvılcım bir oyun. Yüzyıllardır o ateşin hikâyesini seyrediyor insanoğlu, ateşin yazdığı kendi hikâyesini.” İfadeleri ile başlayan dosya haber şöyle devam ediyor:


KIVILCIM ATEŞE DÖNÜŞTÜ


Anadolu Ateşi’ni yakan Mustafa Erdoğan; gurubu kurarken dansçı adaylarına Anadolu Ateşi’nin bir gün yakalayacağı başarı çizgisini şöyle anlatmıştı: “Dünyanın en iyileri arasına girecek en prestijli salonlarında ayakta alkışlanacağız.” Erdoğan, bugün o sözünü tutmanın mutluluğunu ve haklı gururunu yaşıyor.


“Halk oyunlarını beden dilimizin sınırlarını geliştirmek ve bedenimizi daha fazla özgürleştirmek için oynuyoruz.”


“Anadolu’daki bütün kültürler, bizim atalarımızın kültürüdür.”


“5000 senelik tarihi olan bir şeyi, bir sene içinde modernize etmek gibi bir iddiamız yok.”


“Anadolu Ateşi; ülkemizde çok geniş bir dans izleyicisi olduğunu, bizim yerel danslarla çok karmaşık öyküleri sahnede anlatabileceğimizi ve Anadolu kültürünün eşsiz zenginliğinin dünyanın her yanında izleyici bulduğunu öğretti.”


Halk Oyunları Federasyonu Başkanı SERTAÇ DEMİRTAŞ:


“Halk Oyunlarının hizmetkârıyım”



Atalarımızdan bizlere miras kalan, Türk kültürünün önemli bir parçası ve insanlığın ortak değerlerinden biri olan halk oyunlarımızın geniş kitleler tarafından tanınmasını, korunmasını, geliştirilmesini, gelecek kuşaklara aktarılmasını, ulusal ve uluslar arası platformda en üst seviyede temsil edilmesini sağlamak şiarımızdır.



“Halk oyunları eğitmenliğinde işin hakkını veremeyenler hizmet içi eğitimlerle kendini yetiştirmelidir. Çünkü yanlış bir öğretim oyunun aslının bozulmasına hatta kültürel değerlerimizin gelecek nesillere yanlış aktarılmasına neden olabilir.”



“Anayasanın 56. maddesine göre gençlerin boş zamanlarını değerlendirmesi ve kötü alışkanlıklardan uzak tutulması görevi Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’ne ve ona bağlı federasyonlara verilmiştir.”


“Gelecek nesillere sağlıklı bir Kültür bırakmak ve halk oyunları meşalesini tüm Türkiye’de ve dünyada yakmak istiyorsak elimizi ateşe sokarak üzerimize düşün sorumluluğu büyük küçük demeden herkes yerine getirmeli”


SABAHAT AKKİRAZ:


“Müzikal zenginlik üretimle olur”


Anadolu müziğinin geniş kitlelere ulaşabilmesi için çalıştığını söyleyen Sabahat Akkiraz, yaptığı çalışmaların amacının caz festivallerine Türkü ya da Deyiş sokma çabası olduğunu belirtiyor.


Soru: Semah’ların icrasında isminiz ilkler arasında yer alıyor. Sizin bakış açınıza göre Semah halk türkülerinin bir kolu olarak mı, yoksa dini müzik olarak mı algılanmalı?


- Semah, inancın bir parçası ve ibadetin bir bölümüdür. Alevi-Bektaşi toplumu için Cem töreninde inanç, ritüellerini müzikle gerçekleştiren, hangi yöre ya da bölgede olursa olsun yapılan ve yöresel özellikler de gösteren bir ibadet biçimidir. Aynı zamanda da bir müzikal formdur. Çünkü yapısı itibari ile diğer tarzların dışında özel bir konumu vardır. Sonuçta ibadet ve müzik bu kadar yaşam içinde eriyince bu iki kavram bir araya gelmiştir.


Soru: Guardian yazarı Jon Lusk, gazetesinde İngiliz dinleyicilerin, milyonlarca hayranı olan Türk sanatçılarına karşı neden bu kadar ilgisiz olduklarını yorumladı. İstanbul'a gelerek Türk müziğini yakından izleyen Lusk, sizinle de bu konu üzerine konuştu. Lusk, Sanatçılarla yapılan konuşmalarda, “Batı kulağının Türk müziğine alışkın olmadığı ve bu sebeple Türk müziğindeki farklılıkları ayırt edemeyeceklerini” öne sürdü. Lusk ile siz de bir görüşme yaptınız. Sizin cevabınız ne oldu?


- Ben ona temel bir konuyu anlatmaya çalıştım. Avrupalıların müziği ARMONİKTİR. Anadolu müziği ise MELODİKTİR. Tabi ki genel dinleyici olarak bir Avrupalı için Anadolu Müziği’ni dinlenmesi zor bir müzik tarzıdır. Ama dinlenmiyor iddiası komik bir iddiadır. Temeli de Anadolu’yu küçük görme gayesidir. Yıllardır sadece bu coğrafyada değil dünyanın her yanında türkü söyleyen bir müzisyen olarak uzun hava dinlerken ağlayan İsveçliden, bağlama partilerinde sahneye bravo diye fırlayan Brezilyalı’dan, halay kuyruğuna takılan Uzakdoğulu ya da Hollandalı’lar gibi çok şaşırtıcı olaylara tanık olduk. O yüzden bu yazılanlar komik değil maksatlı…


Devlet Halk Dansları kurucusu MUSTAFA TURAN:


Kültürümüzün teminatı halk oyunları


“Gençlerimizin kendi kültürlerinden beslenmesi geleceğimizin teminatı olduğu için bu konuda en büyük görev federasyona düşüyor”


Soru: Türk Halk Oyunları Camiası’nda devlet sanatçısı unvanını taşıyan tek devlet sanatçısısınız, halk danslarında devlet sanatçılığı unvanının verilmesi insanları teşvik eden bir olgu mudur?


- O yıllarda devlet sanatçılığı unvanı; kendi dalında temayüz etmiş, yurt içinde ve dışında kabul görmüş, yayınlarıyla, çalışmalarıyla dorukta olan insanlara veriliyordu. O nedenle halk dansları konusunda böyle bir unvanın verilmesi beklenen bir durum değildi. 11 kişilik bir komisyon değerlendirmesiyle 1991 yılında devlet sanatçılığıyla takdim edildim. Bu onuru, camiada ter döken herkesin adına aldığımı o zaman da ifade ettim, şimdi de ifade ediyorum. Devlet sanatçılığı unvanının verilmesi, kesinlikle insanları teşvik eden bir olgudur.


Kültürel çeşitliliğe, renkliliğe ve zenginliğe sahip olmamıza rağmen sahne gösterilerimiz son derece zayıf.


Mustafa Turan


25 Şubat 1991 tarihinde UNESCO Uluslar arası Dans Konseyi Milli Komitesi üyeliğine seçildi. Uluslar arası Halk Dansları yarışmalarında jüri üyelikleri ve başkanlıkları yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı’nda konu ile ilgili Yüksek Danışma Kurulu Üyeliği yapmaktadır.


(Röportajların tam metnini Kuşak Aylık Folklor Magazin Dergisi’nden okuyabilirsiniz.)

KÜLTÜR SANAT Kategorisindeki Diğer Haberler