25 Ocak 2017 Çarşamba
  • Altın147,005
  • BIST84.208
  • Dolar3,7769
  • Euro4,0596
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7314
  • İstanbul6 °C
  • Ankara-2 °C
  • İzmir7 °C
  • Konya-3 °C
  • Adana12 °C
  • Antalya5 °C
  • Diyarbakır0 °C
  • Bursa5 °C
  • Kayseri-3 °C
  • Kocaeli3 °C
  • Şanlıurfa1 °C
  • Gaziantep5 °C
  • İçel10 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Günay'dan bir müjde daha
Günay'dan bir müjde daha
18 Ağustos 2012 11:57
Kültür ve Turizm Bakanı Günay, Sinanpaşa Camisi'nden 2002'deçalınan 34 parça çininin Türkiye'ye iadesinin ardından önemli bir eseri daha kamuoyuna açıklayacağını bildirdi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Bursa'nın Yenişehir ilçesindeki Sinanpaşa Camisi'nden 2002 yılında çalınan ve İngiltere'ye götürülen 34 parça çininin Türkiye'ye getirildiği müjdesinin ardından, bir aydan daha az sürede önemli bir eseri daha açıklayacağını bildirdi.

Bakan Günay, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin sahip olduğu zenginliklerin uçsuz bucaksız olduğunu ancak geçmişte yeteri kadar kıymetinin bilinemediğini söyledi.

Bu nedenle kültürel ve tarihsel zenginliklerin iki farklı yöntemle yurt dışına çıkarıldığını belirten Günay, ''Birisi, biz bunların ne kadar önemli tarih değeri olduğunu henüz bilmeden, yani 1800'lerin sonuna kadar gelen süreçte olmuş. Anadolu'ya gelen yabancılar, diplomatlar bir mezar taşı vermiş, Roma taşı, Bizans taşı veya bir Osmanlı, Selçuklu taşı. Alıp götürmüşler. Diplomatlar valizlerine koymuş götürmüş. Arkasından Avrupalılar demiş ki 'kazı yapalım yarısı sizin olsun, yarısı bizim.' İyilerini götürmüş, götüremediklerini bizde bırakmışlar'' diye konuştu.


-''Gümrükte yakalanan eserler oda kadar yeri doldurur''-


Eserler, o dönemde izinle götürülmüş gibi göründüklerinden dünya mevzuatının geri istemeye izin ve imkan vermediğini dile getiren Günay, şöyle konuştu:

''Ama bir de resmen çalıntı olanlar var. Türkiye'den bir valize koyulup götürülmüş. Bizim gümrük kapılarımızda sayısız, Türkiye'den hala yakın zamanlarda götürülmeye çalışılan eserlerin deposu vardır. Edirne'ye gidin, gümrükte yakalanan eserler oda kadar yeri doldurur. Bu tür çalıntılar var.

Şimdi biz herhangi bir koleksiyoncuda, müzayedede veya müzede hiçbir belgeye dayanmadan ülkemizden çıktığını gördüğümüz bir eser varsa öncelikle onları talep ediyoruz. Diyoruz ki 'Bu çalıntıdır. Onun için önce bunu verin, ondan sonra müzayedeye, koleksiyonculuğa devam edin, ondan sonra sizin müzenizle işbirliği yapalım.' Ama sizde ülkemizden çalınmış bir eser varsa benden çıkan eseri çalmış olanlarla hukuki ilişkimi, kültür ilişkimi sürdürmem kendime saygısızlıktır.''


-''Vicdanlarının yerinde cüzdanları olanlar bize cephe açtı''-


Batı müzeleri ve koleksiyoncularda, getirilen İznik çinileri gibi çok eser olduğunun altını çizen Günay, eserlerin getiriliş sürecinde ciddi sıkıntılar yaşadıklarını dile getirdi.

''Dünyada vicdan sahibi birçok insan bu kampanyamızı destekliyor fakat ne yazık ki vicdanlarının yerinde cüzdanları olan kurullar, kurumlar, kişiler, müzeler veya koleksiyoncular bize cephe açmış durumda'' diyen Günay, şöyle devam etti:

''Şu anda Amerikan, İngiliz, Alman dergilerinde zaman zaman bu kampanyamıza, gayretimize bir miktar dudak bükerek cepheleşen yazarlar, yazılar okuyorum ben de. Ama kendiliğinden getirip eser teslim edenler de olmaya başladı. Dünyada ve Türkiye'de bizim kampanyamızın bıraktığı olumlu hava da var. Polonya, Yunanistan ya da Ön Asya'da bir ülkeye gittiğimde, kendilerinden eser çalınmış ülkeler kampanyamızı heyecanla karşılıyor. Bu ülkelerin kültür bakanlarıyla işbirliği konusunda yeni protokoller yapıyoruz.''


-Bakan Günay, çinilerin getirilme hikayesini anlattı-


Sinanpaşa Camisi'ndeki çinilerin 16. yüzyılın özgün eserlerinden olduğunu belirten Günay, caminin 1998'den 2001'in sonuna kadar 3 kez soyulduğunu bildirdi.

Bir arkadaşının kendisine çalınan çinilerin izini bulduğunu söylediğinde çok heyecanlandığını anlatan Günay, şunları kaydetti:

''Arkadaşım Türkiye'ye getirilmesiyle ilgili bazı maddi yükleri alabileceklerini söyledi ama getirme kısmını bizim üstlenmemizi istedi. Büyük sevinçle ben de bütün süreci yakından takip ettim. Biraz polisiye bir süreç oldu. En son karşılıklı teyitleşmeleri sağladıktan sonra Kültür ve Turizm Müşavirimizi görevlendirdim. Londra'nın 3-4 saat dışında bir yerden gidip aldı. Çalıntı olduğu için bir yere depolamışlar ve iki çelik valizde bize verdiler. Hemen Büyükelçi ile görüştük, bize diplomatik kargo yaptılar ve aldık. Alanda arkadaşlarımız sabah 04.00'ten itibaren uçağı beklemeye başladı. Gelir gelmez aldılar, bize getirdiler Dışişleri üzerinden gelen kargoyu. Hemen koşuştuk, açtık paketleri. Puzzle gibi darmadağınıktı.''


-''Daha sonra belki İstanbul Türk İslam Eserleri Müzesi'nde sergileriz''-


Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Etnografya Müzesi ve İstanbul'dan gelen restorasyon uzmanlarının birkaç günlük çalışmadan sonra parçaları birleştirdiklerini belirten Günay, sözlerine şöyle devam etti:

''Ben haftanın başında Bakanlar Kurulu öncesinde, biraz yüreğimizi soğutsun diye Kadir Gecesi öncesinde, inançlarımıza göre çok özel ve önemli bir günün öncesinde açıklamak istedim. Gergin bir hafta yaşamıştık çünkü. Allah yardım etti, gayretlerimiz boşa gitmedi. Şimdi Ankara Etnografya Müzesi'nde sergileniyor. Bir süre de böyle olacak. Daha sonra belki İstanbul Türk İslam Eserleri Müzesi'nde de sergileriz. Bursa Yenişehir'e de bunun özgün bir replikasını yapıp koyarız diye düşünüyorum ama asıl olanlar korunmak açısından müzede kalsa çok daha iyi olur.''

Eserin benzerini, 1 milyon sterline 10 yıl kadar önce bir körfez şeyhinin aldığına ilişkin bilgiler olduğunu dile getiren Bakan Günay, bunun, maddi değerinin yanında çok önemli manevi değere sahip olduğunu vurguladı.

Dileyenlerin Ramazan Bayramı'nda çinileri, sergilendikleri Etnografya Müzesi'nde görebileceklerini belirten Günay, ziyaretçilere, eserin hikayesinin ve resminin yer aldığı bir sertifikayı da hediye edeceklerini söyledi.


-''Yakın zamanda yeni eserleri Türkiye ile tanıştıracağız''-


Bakan Günay, ''Yakın zamanda iadesini beklediğiniz eser var mı'' sorusu üzerine de ''Bu, bayram müjdem olsun size. İnşallah bir aya kalmayacak, daha yakın zaman içinde çok güzel, çok önemli, yeni eserleri Türkiye ile tanıştıracağız'' diye konuştu.

Günay, şunları kaydetti:

''Hatay'daki heykelin ardından bu sefer de 'Yeni bir şey bulduk, onu da açıklayacağım' deyince yine 'heykel bulduk' dediler. Halbuki bu sefer heykel değil, levhaydı. Gelecek sefer de başka bir şey. Çünkü Türkiye'nin zenginliklerinin sonu yok. Ama ne yazık ki biz bu zenginliklerin geçmişte yeteri kadar kıymetini bilmemişiz. Hem içeride tahrip etmişiz hem yurt dışına kaçırılıp götürülmesine, bazı açgözlü, derin, kötü hırslara bir miktar tolerans göstermişiz ya da ihmalkar davranmışız. Şimdi hem içerdekilere sahip çıkmaya hem de dışarıdakileri geri getirmeye çalışıyoruz.'' AA

KÜLTÜR SANAT Kategorisindeki Diğer Haberler