25 Ocak 2017 Çarşamba
  • Altın147,005
  • BIST84.208
  • Dolar3,7769
  • Euro4,0596
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7314
  • İstanbul6 °C
  • Ankara-2 °C
  • İzmir7 °C
  • Konya-3 °C
  • Adana12 °C
  • Antalya5 °C
  • Diyarbakır0 °C
  • Bursa5 °C
  • Kayseri-3 °C
  • Kocaeli3 °C
  • Şanlıurfa1 °C
  • Gaziantep5 °C
  • İçel10 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan'dan büyük övgü
Başbakan Tayyip Erdoğan'dan, '2011 Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nü alan fotoğraf sanaçılarına övgü.
Erdoğan'dan büyük övgü
02 Mart 2012 / 17:26 Güncelleme: 02 Mart 2012 / 18:10

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sanatla siyasetin her zaman birbiriyle uyuşmayan, iki ayrı uçta alanlar olarak görüldüğünü, bu anlayışın tam aksine, kendisinin siyaseti aynı zamanda bir sanat olarak gördüğünü ifade ederek, ''Milletin hizmeti için yüreğini ortaya koymuş, ömrünü adamış, aşkla ve sevdayla çalışmış herkes de inanıyorum ki, ortaya bir sanat eseri koymakta, sanatçı ruhunu teneffüs etmektedir'' dedi.

Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ''2011 Yılı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü''nün Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen ödül töreninde yaptığı konuşmasına, ''2011 Kültür ve Sanat Büyük Ödülü''nü alan fotoğraf sanatçıları Ara Güler, Sıtkı Fırat, Prof. Dr. Sabit Kalfagil ve İzzet Keribar'ı tebrik ederek başladı.

Bu 4 değerli sanatçıyı bugüne kadar yurt içinde ve dışında aldıkları tüm ödüllerden dolayı da ayrıca kutladığını ve başarılarının devamını dilediğini kaydeden Erdoğan, ''Şunu da tüm samimiyetimle ifade etmek istiyorum… Sayın Güler, sayın Fırat, sayın Kalfagil ve sayın Keribar, sadece başarılı birer fotoğraf sanatçısı değiller. Onlar, bu ülkenin ve bu milletin gururu haline gelmiş büyük sanatçılar'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, 4 sanatçıya da eserlerinden ve muhteşem fotoğraflarından, yetiştirdikleri, örnek oldukları öğrencilerinden, özellikle de Türkiye'nin adını dünyaya duyurmalarından ötürü şahsı, ülkesi ve milleti adına şükran ve minnet duygularını sunduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Evet... Vizörün ardında geçmiş, tarihin tanıklığına adanmış bir ömür görüyoruz. Geriye dönüp baktığınızda siz neler görüyorsunuz bilemem ama biz, sizin gözünüzden, sizin yüreğinizden neşet etmiş, sizin kadrajınıza yansımış ihtişamlı başarı öyküleri görüyoruz. Tarih yazdığınız, tarihin tanıklığını yaptığınız, bizim göremediğimizi bize gösterdiğiniz için elinize, yüreğinize, gönlünüze ve gözünüze sağlık diyorum. Açıkçası, sanatla siyaset her zaman birbiriyle uyuşmayan, iki ayrı uçta alanlar olarak görüldü. Bu anlayışın tam aksine ben, siyaseti, aynı zamanda bir sanat olarak görüyorum. Esasen, gönülle üretilen, sabırla üretilen her şey sanattır diyorum. Sanat, tutkunun, aşkın, sevdanın, adanmışlığın, sabır ve estetik imbiğinden süzülmesidir. Milletin hizmeti için yüreğini ortaya koymuş, ömrünü adamış, aşkla ve sevdayla çalışmış herkes de inanıyorum ki, ortaya bir sanat eseri koymakta, sanatçı ruhunu teneffüs etmektedir. Siyasetçi, ömrünü hizmet sanatına adadığı için, belki diğer sanat dallarına yeterli ilgiyi göstermeyebilir ama müzik olsun, resim olsun, özellikle edebiyat olsun, sanat her zaman ilgi alanımız içinde oldu ve olmaya devam edecek.''


-İstanbul sevdalısı olmak-


Bugün ödül tevdi edilen 4 sanatçının, dünyanın her yerinden çok anlamlı kareler kaydettiğini belirten Erdoğan, 'Ancak, 4 sanatçımızın da en önemli ortak vasfı, bana göre, birer İstanbul sevdalısı olmalarıdır. İstanbul'u en güzel onlar anlattılar, en güzel onlar kaydettiler'' şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, çoğu zaman, bu 4 sanatçının fotoğraflarının İstanbul'un güzelliğini yansıttığı kadar, İstanbul'un güzelliğine güzellik kattığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

''İşte bizler de siyasetçiler olarak, o güzelliği korumanın, o güzelliğe daha da güzellik katmanın, hem İstanbul'da, hem Türkiye'de objektiflerinize en güzel malzemeyi sunmanın gayreti içinde olduk. Biz, vizörün arkasına geçme fırsatı bulamadık ama objektifin önünde ziyadesiyle bulunduk ve bulunmaya devam ediyoruz. Bu açıdan da kendimizi fotoğraf sanatına çok yakın hissettiğimizi, o sanatla iç içe olduğumuzu hatırlatmak isterim. Gerçi, Ara Güler üstadımızın sanat konusunda çok farklı görüşleri var. O, 'Sanatçı olmanın en kolay yolu fotoğrafçı olmaktır; sıkıysa müzisyen ol' diyor ama bir başka ifadesi de aynen şöyle; o çok ilginç, 'Ben, Singer dikiş makinesiyle bile fotoğraf çekerim' diyor. Singer dikiş makinesiyle fotoğraf çekebilen biri hiç kuşkusuz sanatçıdır, hem de büyük sanatçıdır.''

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bugün artık herkesin cebinde, cep telefonunda bir fotoğraf makinesi olduğunu ama meselenin deklanşöre basmaktan ibaret olmadığı, o kadar basit olmadığının da herkesin malumu olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

''Sabit Kalfagil üstadımız, 'Sıradan bir gözün gördükleri ile bir fotoğrafçının görüntüye dönüştürdükleri birbirine hiç benzemez' diyor. Aynı şekilde, Sıtkı Fırat üstadımız da fotoğraf sanatını, 'Fotoğraf makinesinin özüne, gözümüzü değil, gönlümüzü yerleştirmektir' diye tarif ediyor. İzzet Keribar üstadımız, 'Yaşamak için fotoğraf çekmiyorum ama fotoğraf çekmek için yaşıyorum' diyerek, hayata vizörden bakmanın heyecanını ifade ediyor. Hiç kuşkusuz, sizleri, sözlerinizden daha ziyade fotoğraflarınız anlatıyor ve anlatmaya devam edecek. Sizler, tarihe böyle silinmez izler, silinmez eserler bırakırken, bizler de sizlerin yüreğinizin yansımalarını keyifle izlemeye, karelerle anlattıklarınızdan dersler çıkarmaya devam edeceğiz.'' AA

KÜLTÜR SANAT Kategorisindeki Diğer Haberler