YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Çapulcu sözü kulağıma hoş geliyor
Çapulcu sözü kulağıma hoş geliyor
07 Ekim 2013 15:23
Antalya’da bu yıl 50’ncisi düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürisi basın toplantısı düzenledi.

50.Antalya Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürisi basın toplantısı düzenledi. Toplantıya jüri başkanı Türkan Şoray, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ve jüri üyeleri yapımcı Şükrü Avşar, yönetmen senarist Ümit Önal, yönetmen Reis Çelik, opera sanatçısı Rahman Altın, Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Başkanı Feride Çiçekoğlu, görüntü yönetmeni Zekeriya Kurtuluş ve oyuncu Mahir Günşıray katıldı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, festivalde yarışacak filmlerin Cennetten Kovulmak (Ferit Karahan), Kısa Film (Ali Kemal Çınar), Kutsal Bir Gün (Serdar Temizkan), Kusursuzlar (Ramin Matin), Mavi Dalga (Zeynep Dadak- Merve Kayan), Mavi Ring (Ömer Leventoğlu), Meryem (Atalay Taşdiken), Sev Beni (Mehmet Bahadır Er, Maryna Er Gorbach), Uvertür (Alpgiray M. Uğurlu), Uzun Yol (Nihat Seven) olduğunu hatırlattıktan sonra sözü jüri başkanı Türkan Şoray’a verdi

İzlediğimiz filmler çok güzel

Şimdiye kadar izlediği filmlerin çok güzel olduğunu belirten ünlü sanatçı Türkan Şoray, gençlerin önünün açılması gerektiğini belirterek, "Bu yılki festivalde çok onurlu bir görev üstlendik. Ben bu görevin sorumluluğunu çok yürekten hissediyorum. Jüride sinema kültürü olan arkadaşlarım var. Filmleri hep birlikte izleyeceğiz ve izlenecek filmleri değerlendireceğiz. Belki de çok zorlanacağız. Türk Sineması çok büyük bir gelişim gösterdi. Genç sinemacılarımız arttı. Onların hepsi heyecan içinde. Diğer festivallere katılan filmler burada yok. Yeni sinemacıların önünü açmak için Antalya Altın Portakal Film Festivali çok önemli. Gençlerin önünü açacak bir festival. Burada hediye alan, ödül kazanan filmlerin önü daha da açılacak" dedi.

Filmlerin seyirciye ulaşması gerekiyor

Filmlerin seyirciye ulaşmasının da çok önemli olduğunu vurgulayan Türkan Şoray, buna bir çözüm bulunması gerektiğini ifade etti. Şoray, "Filmin seyirciye ulaşması da çok önemli. Maalesef festivallerde ödül alan filmler, gişede para kazanacak ve dağıtımı başarılı olacak ki başka bir film çeksinler. Böyle bir şansları olduğunu ben pek sanmıyorum. Buna bir çözüm bulunacağına inanıyorum. Çok güzel günler yaşıyoruz jürideki arkadaşlarımla. Şimdiye kadar izlediğimiz filmler çok güzel. Arkadaşlarımla çok zorlanacağız" diye konuştu.

Filmlerin bana ne anlattığı önemli

Habercilerin "Filmlerde sizi ne etkiler?" sorusuna Türkan Şoray, "Ben filmlerin genelinde bize ne anlatmak istediğine bakarım. Bir filmi herkese çok farklı anlatır. Anlatıma göre değişir. Sinema da böyle bir şey. Filmlerin beni ne kadar etkilediğine bakacağım. Sonra da tekniksel konulara bakacağım. Oyuncular bizi ne kadar etkiliyor. Yani bunlar olacak kriterlerim" dedi.

Haksızlığa uğradım

Jüri başkanı Türkan Şoray, sinema filmleri çektiği zamanlarda festivallere katıldığı filmlerde haksızlığa uğradığını ifade etti. Şoray, "Jürinin haksızlığına uğramışımdır. Bazı yıllar benim oynadığım filmlerden birkaç tanesinde yönetmeni, senaristi ve oyuncusu ödül aldı. Ama ben almadım. Acaba kötü müyüm diye düşündüm"ifadelerini kullandı.

Verilen destek gitgide azaldı

Festivale gerekli desteğin olup olmadığı hakkında sorulan bir soruya ise Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, "Ben belediye başkanı olmadan önce 7 milyon 700 bin liralık bir destek vardı. Biz belediyeyi alınca bu oran 2,5 milyon liraya düştü. Bunun yarısı geçmiş dönemden kalan alacaklılara ödendi. Bize gelen 1.2 milyon lira aldık. Sonra bu oran git gide düştü. Bu sene ödenek 250 bin lira olarak belirlendi. Sanıyorum bu para henüz kasamıza yatmadı" şeklinde yanıtladı. Festivale herkesi davet ettiğini söyleyen Başkan Akaydın, "Ben devamlı davetlerimi yapıyorum. Hatta ilk yıl çok düzenli yaptım. Tek tek devlet adamlarına davetiyeyi elden götürdüm. Hatta Mehmet Ali Şahin beyefendi bu daveti kabul etti. Ertuğrul Günay ile de randevulaştık. Başbakanımızla mümkün olmadı" dedi.

Altın Portakal heykelinin eski haline getirildiğini de ifade eden Başkan Akaydın, "Heykeli eski haline getirdiğimiz doğru. Beş sene önce. Bundan da gurur duyuyorum. Çünkü Altın Portakal bu heykelle anılıyor. Böyle devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bundan dolayı da bir üzüntüm yok" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçen yıl festivale geldiğini belirten Başkan Akaydın, "Ondan önceki sene de sanıyorum genel başkan yardımcılarımız katılmıştı. Bu sene de iki kere yüzyüze, bir kere telefonla davet edildi. Eminim sayın başkanımızın, malum seçim kampanyaları başladığı için, çok özel bir gündemi yoksa mutlaka gelmek isteyecektir. Ödül törenine gelmek istediğini de ifade etti" şeklinde konuştu.

Çapulcu sözü kulağıma çok hoş geliyor

Habercilerin bu seneki filmlerin "Akil mi, yoksa çapulcu filmleri mi?" diye sorulan soruya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, "Ben bu konuda yorum yapmak istemiyorum. Ama çapulcu sözü kulağıma çok hoş geliyor" ifadesini kullandı.

Daha çok çapulcu filmi izleyeceğiz

Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Başkanı Feride Çiçekoğlu da, "Gençler çok mutlulukla çapulculuğu üstlendiler. Bundan sonraki kısa filmlerde güzel çapulcu filmler izleyeceğiz" diye konuştu

Nitelikli filmlerin ortaya çıkması için daha çok destek vermek gerekiyor

Nitelikli filmlerin ortaya çıkması için genç sinemacılara daha fazla destek verilmesi gerektiğini ifade eden yapımcı Şükrü Avşar, Kültür Bakanlığının verdiği desteğin az olduğunu belirterek, "Şimdi bütün dünyada popüler filmler de yarışıyor, yönetmen filmleri de yarışıyor. Fakat bizde bu ayrım biraz daha fazla. İzlediğimiz filmlerde pek ticari bir şey göremiyorum.

Çok film var artık.Yerli filmlerimiz de çok. Maliyetler yüksek olduğu için sinema salonları daha çok seçerek ticari filmleri değerlendiriyorlar. Bu durumun buraya gelme nedenini Kültür Bakanlığı’na bağlıyorum. Kültür Bakanlığı, yardım yaptığı filmlerde, destek verdiği filmlerde böyle durum çok görülüyor. Aslında çok fazla filme destek değil. Nitelikli filmlere destek verilmesi gerekiyor. 200 bin lira para destek veriyor. Film yapmaları bekleniyor. 200 bin lira ile film yapılınca başarılmıyor. Bir sinema filmine destek olmak için en az 700 bin bir milyon vermek gerekiyor. Ben şimdi beş milyon dolara da bir milyon dolara da film çekiyorum. Çektiğimiz filmler halka hitap etmesi gerekiyor. Film yapmak için kaynanasının bileziğini bile satan arkadaşlar var" diye konuştu.

Daha çok yapımcının var olması lazım

Yönetmen Reis Çelik ise, "İki konuyu konuşmak gerekiyor. Birincisi, festivallere politikacıların yaklaşımı, sinemaya ya da sanata politikacıların yaklaşımı. Cumhuriyet tarihi boyunca sanat her zaman politikacılarla ters düşmüştür. Festivallerin özellikle böylesi büyük Türkiye’yi var eden, kültür varlığını ayağa kaldıran ve onu yaşatan festivallerin biraz politika üstü olması gerekiyor. Politika dışında bırakılması gerekiyor.Bu festivaller hep bu tür şeylere maruz kalıyor ve bunu bir türlü bu durumdan kurtaramıyoruz. Çok üzücü bir durum. Diğer bir konu, filmlerin üretimi, desteklenmesi ve bugünkü geldiği nokta konusunda bir fikrim var. 85 yıllık Cumhuriyet tarihinde sinema hep yargılanmıştır. Sansürlenmiştir. Sonra artık modern bir devlet aşamasına geldiğimizde biraz desteklenmesi görüşü alınmıştır.

Eski Turizm Bakanı Erkan Mumcu ile birlikte destekleme kanunu çıkardık. Ve destekleme kanunuyla destek aldık. Bir ülkede bir tarlayı yeşertmek için çok tohum ekersiniz. O tohumların yapısına göre kendinizi şekillendirirsiniz. Bir eksiklik var ben bunu hissediyorum. Genç sinemaya alternatif sinemanın önünü açmak gerekiyor. Her türlü sinemaya destek verdik. Türkiye’nin unutmaya çalıştığı siyasi toplumsal filmlere destek verdik. Bakanlık da bize destek verdi. Şimdi geldiğimiz nokta da şöyle bir sıkıntı var. Yapımcı eksikliğinin olmasından dolayı genç sinemacı arkadaşları eksiklik hissediyor. Biz yeni bir yasa tasarısı hazırladık. Lal filmi festivallerde 35 ödül aldı ama Türkiye de 16 bin seyirci izledi. Yapımcıların artması gerekiyor ki, sinema gelişsin. Festivallerin Türkiye'deki politikalardan uzak durması gerekiyor" dedi.

Oyuncu Mahir Günşıray ise, "Bu seneki filmlerde tanımadığım çok yönetmen ve oyuncu var. Koskoca Türkiye'de 4 festival var. Benim bu festivallere yarışmış filmlerin de katılması yönünde düşüncem var. Kaç film çekiliyor ve kaç festival var. Türk sinemasını çok olumlu görüyorum" diye konuştu.

 

İHA

KÜLTÜR SANAT Kategorisindeki Diğer Haberler