YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Batı’nın kölesi mi, Osmanlı’nın incisi mi?
Roma İmparatorluğu’nun hazırladığı bir kanunda kadının değeri akıl hastalarıyla bir tutulmuştu. Doğarken bile büyücü bir şeytan olduklarına inandıkları kadınların, mazilerinde kara bir leke olduğu hakikattir. BağlantıPeki ya Osmanlı'da...
Batı’nın kölesi mi, Osmanlı’nın incisi mi?
05 Mart 2016 / 20:43 Güncelleme: 05 Mart 2016 / 20:43

Derin Tarih Dergisi yazarlarından Ekrem Buğra, derginin bu ayki sayısında Osmanlı'daki kadın haklarını ele aldı.  Buğra, Batılı devletlerin kadın haklarına yaklaşımından yola çıkarak, Osmanlı Devleti'nde kadına verilen önemi ve hakları anlattı.

İşte Ekinci'nin o yazısı:

OSMANLI VAKIFLARININ YÜZDE 36'SINI KADINLAR KURMUŞTU

Osmanlılara baktığımızda vakıf kuranların yüzde 36’sının kadın olduğunu görürüz. Bu da Osmanlı cemiyetinde kadınların servet sahibi olduğunu ve servetlerini serbestçe tasarruf edebildiklerini gösterir.

BULUĞA ERMİŞ KADIN SERBESTÇE EVLENEBİLİR

Buluğa ermiş kadın serbestçe dilediği kimseyle evlenebilir. Velisi onu zorla evlendiremez. Ancak kadının hayatını alıştığı gibi sürdürebilmesi için dengiyle evlenmesini ister. Kadın dindarlık, zenginlik, meslek, soy gibi cihetlerden kendisinden aşağı biriyle evlenmişse velisi bu evliliğe itiraz edebilir. Burada da gaye kadını korumaktır.

KADINI KORUMAK MAKSADIYLA DİNİ NİKAH

Osmanlılar yine kadını korumak maksadıyla evliliklerden haberdar olmak; bu sebeple nikâhların kadının velisi ve mahkemeden alınacak hususî izinle, imamlar tarafından veya gayrımüslimler için kendi rahiplerince kıyılmasını istemişlerdir. Bu sebeple dinî nikâha halk tarafından imam nikâhı denilmiştir.

KADINLAR DA KOCASINI BOŞAYABİLİRDİ

İslama göre koca, dilediği zaman zevcesini boşayabildiği gibi, kadın da kendisini boşayabilir. Bunun için evlenirken veya evlendikten sonra talâk (boşama ve boşanma) yetkisini eline almış olması gerekir. Buna temlik veya tefviz-i talâk denilir.

Koca, temliki kabul ettikten sonra dönemez. Kadın, evlenirken dilediği zaman kendisini boşamak şartıyla evlenebilir veya daha sonra koca kendisine boşama yetkisi verebilir ve bundan geri dönemez.

EVLİLİĞİN DEZAVANTAJLARINDA KADINLAR MEHR ADI VERİLEN BİR PARA ALIRDI

Evlenen kadın, evliliğin kendisine getirebileceği dezavantajları bertaraf etmek için kocadan mehr adıyla bir para alır. Evlilik sona erdiğinde tekrar evleninceye kadar bu parayla geçimini sağlayabilir. Erkek, bir seyahate çıkmadan evvel zevcesinin nafakası için kefil göstermek zorundadır. Hatta izin almadan zevcesini ikamet ettiği şehirden uzağa götüremez.

SIBYAN MEKTEPLERİE ERKEK VE KIZ ÇOCUKLARI DEVAM EDERDİ

Osmanlılarda sıbyan mekteplerine erkek ve kız çocukları devam eder; sınıfta birbirlerinden ayrı da otursalar aynı hocadan aynı dersi alırlardı. Zenginlerin haremi, kızlar için adeta bir “leydi mektebi” hüviyetindedir.

Burada edep, terbiye, güzel konuşma, dikiş-nakış gibi kadınlarda aranan meziyetlerden başka, okuma, yazma, hesap, edebiyat, tarih gibi zarurî bilgiler de öğretilir. Bilhassa padişah, şehzade ve sultan hanımların sarayları bu hususta eşsizdir. Buradan yetişen saraylı hanımlar cemiyet içinde parmakla gösterilir.

2. ABDÜLHAMİT KIZLAR İÇİN ÇEŞİTLİ MEKTEPLER AÇTI

Tanzimat’tan sonra kadınların da erkeklere karışmadan ilim tahsil edeceği modern mektepler kurulmuştur.

Bilhassa halkın eğitimine çok ehemmiyet veren Sultan II. Abdülhamid’den itibaren kızlar için orta, lise, sanat ve yüksek tahsil mektepleri açılmış; burada dinin icaplarına uygun şekilde kızlar ve erkekler tamamen ayrı binalarda ders görmüşlerdir. Aynı binada ise farklı sınıflarda ve derse giriş ve çıkış saatleri ayrı ayarlanmıştır.

İslamiyetin kadınlara hangi sorumlulukları yüklediğini, örtünme şekillerinin nasıl olacağını, nikâh aktlerinde hangi haklara sahip olduğunu açıkça belirten Ekrem Buğra Ekinci, bu kaidelerle Osmanlı sosyal devlet anlayışının da aynasını yansıtıyor Derin Tarih okurlarına. 

 // yazik
Bugün pozitif ayrımcılık adı altında kadın kadınlık şerefini kaybetmeye yönlendiriliyor. Bunu müslüman camiası destekliyor roma kafali lar ise alkış tutuyor.çocuk hakları ise insan disinda baska varlıklara kaldı. Osmanlı yaşasaydı kahrolurdu....
05 Mart 2016 23:57
KÜLTÜR SANAT Kategorisindeki Diğer Haberler