YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Zamanında müdahale edilseydi ölmezdi
Kurşunlayıp bıçakladı ardından ambulans ile polisi suçladı. İşte Derya öğretmenin katili kendini böyle savundu;
Zamanında müdahale edilseydi ölmezdi
06 Mart 2010 / 09:22 Güncelleme: 06 Mart 2010 / 09:34

İSTANBUL Bağcılar İstanbul Ticaret Odası (İTO) İlköğretim Okulu'nda, dün anasınıfı öğretmeni 25 yaşındaki Derya Çakır'a bir kurşun sıktıktan sonra boğazından ve sırtından bıçaklayan 33 yaşındaki müdür yardımcı Ekrem Şavran, “tasarlayarak canavarca his saiki ile adam öldürmek” suçundan tutuklandı. Üsküdar'daki Paşakapısı Cezaevine konulan Ekrem Şavran, ifadesinde "Amacım aşkıma karşılık vermezse hem onu hem de kendimi öldürmekti" dedi. Ambulans ve polisin geç gelmesi yüzünden Derya’nın öldüğünü ileri süren Ekrem Şavran, “Zamanında müdahale edilseydi belki hayatta olurdu" diye ifade verdi.

Polisteki işlemleri biten Ekrem Şavran, Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi. Ekrem Şavran ifadesinde “Derya Çakır'ın aşkına karşılık vermedi. Annesiyle 7-8 gün önce konuştum. Annesi ile yaptığımız konuşmayı kendisine aktardım. Öğrencilerin önünde bana ’yüzsüzlük’ yapmışsın dedi ve beni tersledi. Annesinin ne düşündüğünü sorduğumda 'senin hasta olduğunu düşünüyor’ dedi ve kapıyı gösterdi. Bir daha görüşmemiz olmadı" dedi.

Olay gününü soğukkanlılıkla anlatan Ekrem Şavran, 4-5 gün önce İzmir’e giderek ruhsatsız tabanca satın aldığını belirterek, şunları şöyledi: "Olay tarihinde sabah saat 9’da evden çıkıp okula geldim. Olay tarihinden yaklaşık 4-5 gün önce İzmir’den 1500 TL’ye ruhsatsız silah satın aldım. Ben sevgimi Derya’ya göstermek istiyordum. Evdeki silahı ve bir de ekmek bıçağını alarak çantama koydum. Okula gittim. Amacım Derya ile son kez konuşmaktı. Kabul etmemesi durumunda hem onu hem de kendimi vuracaktım. Mutfağa inip bir çay içtim. Daha sonra saat 13:15 sularında Derya’nın sınıfına çıktım. Kendisi dersteydi dışarıya çağırdım gelmedi. Birkaç kez daha çağırdım, yine gelmedi. Hatta öğrenciler de beni çağırdı. Derya yine gelmeyince öfkelendim. Ne yaptığımı bilmiyordum ve üzerimde bulunan silahı çıkarttım kendisinin karın boşluğuna bir el ateş ettim. Silah tutukluk yaptı silahtan çıkan merminin Derya’nın sağ karın boşluğuna isabet ettiğini gördüm ancak kan görmedim. Bunun üzerine bıçağı çıkararak Derya’nın boğazına ve karın boşluğuna sapladım. Bu sırada sınıftaki öğrenciler sakin bir şekilde oturuyordu. Sınıfa da seslenerek öğrencilere ’Derya hocayı ne kadar sevdiğimi biliyorsunuz’ dedim. Hemen silahı kavradım ve mekanizmasıyla birkaç kez uğraştım. Kendime de sıkacaktım ancak silah bir türlü ateş almadı. Olay yerine ambulans gelmedi. Derya yerde iken boğazından kan aktığını gördüm. Boğazını kapatmaya çalıştım müdürü çağırdım ve hastaneye götürmelerini istedim. Olay yerine gelenlere ilk yardımdan anlayıp anlamadıklarını sordum. Eger bilen varsa gelip yardım etsin, dedim. Kendimi öldürecektim ancak silah tutukluk yapınca başarılı olamadım"

NİŞANLI OLSA HABERİMİZ OLMAZ MI

Derya Çınar’ın cenazesi saat 13.30’da Adli Tıp Kurumu’ndan amcası Bahri Çakır ve dayısı Alaattin Kaba aldı. Derya’nın dayısı Alaattin Kaba, "Sadece psikolojisi bozuk olan bir şahsın bir şeye girişmesi, üstelik bunu 0-6 yaş grubu öğrencilerin olduğu bir okulda yapmasını siz değerlendirin" dedi. Bir gazetecinin "Derya nişanlı ve ya sözlü müydü?" sorusuna Derya Çakır’ın amcası Bahri Çakır, "Kızımız nişanlı olsa haberimiz olmaz mı?" diye tepki gösterdi. Bahri Çakır, "Öğretmenin silahı kalemdir. Öğretmende silahın ne işi var? İnsanı sevemeyen kişi öğretmenlik yapabilir mi? Okula öğretmen nasıl silahla giriyor? Bilemiyorum. Burada kimi suçlayacağız. Bu kişinin öğretmen olmaması lazım. Bize herhangi bir şey söylemedi. Söyleseydi biz de peşine düşerdik" diye konuştu. Bir gazetecinin "Aralarında bir ilişki var mıydı?" sorusuna Bahri Çakır, "İlişki demeyelim. Adını doğru koyalım lütfen. Bu tek yanlı bir iddia. İddia ile ilişkiyi birbirine karıştırmayalım. İlişki olsa kızımız da sıcak bakardı. Gönül ilişkisi olsa kardeşine kuzenine bahsederdi. Bahsetmediğine göre böyle birşey olması sözkonusu değil" diye yanıt verdi.

YAVRUM SANA NASIL KIYDILAR

Derya Çakır'ın cenazesi Zeytinburnu Kozlu Mezarlığı Gasilhanesi’ne kaldırıldı. Burada yıkanan ve ilaçlanan Derya Çınar’ın cenaze daha sonra Yeşilpınar Kazım Karabekir Mahallesi 954 Sokak’daki evlerin önüne getirildi. Cenazenin gelmesinin ardından mahalleli gözyaşlarına boğulurken, tabuta sarılan Derya Çınar’ın annesi Aliye ile babası Hicabi Çınar sinir krizi geçirdi. Aliye Çınar’ın "Yavrum sana nasıl kıydılar" diye haykırışı sokakta bulunan herkesi gözyaşlarına boğdu.

Çakır ailesinin yakınları mahalleli ve Derya Çakır’ın öğretmen arkadaşları baba Hicabi Çakır’a taziyede bulundu. Baba Hicabi Çakır, kızının rahatsız edilip edilmediğine ilişkin bir soruya, Hicabi Çakır, "Bir rahatsızlık olduğunu söylemedi. Ama bir teklif olduğunu söyledi. Ayrıntısını bilmiyorum. Aynı okulda olduklarına göre görüşebilirler" yanıtını verdi. Hicabı Çakır, bir gazetecinin "Cinayet mi cinnet mi sorusuna?" sorusu üzerine "Cinnet bir anlık bir şeydir. Planlanmış birşey, öyle görünüyor. Bunları devlet kurumları değerlendirsin" dedi.

Burada dua okunması ve helallik alınmasının ardından Derya’nın cenazesi bir süre evinde bekletildi. Türk bayrağı ve yeşil bir yazma örtülen cenaze daha sonra evden çıkarılarak, bir yolcu otobüsüne konuldu. Derya’nın cenazesi toprağa verilmek üzere memleketleri Giresun’un Bulancak İlçesi Erdoğan Köyü’ne nakledildi.

VELİLER ENDİŞELİ

Bugün veliler öğrencilerini okula getirdi. Bazı veliler ise çocuklarını okula göndermedi. Okul önünde bekleyen veliler, yaşanan olaydan sonra endişeli olduklarını söyledi. Veliler çocuklarını kendilerinin okula getirip, okuldan götürdüğünü belirtti. Derya Çakır ile Ekrem Şavran'ı tanıyan bazı veliler çok üzüldüklerini belirtti. Veliler Ekrem Şavran’ın sakin birisi olduğunu da söyledi.

Kapısında endişeli bir şekilde çocuklarını bekleyen öğrenci velileri ile okulda görev yapan bazı öğretmenler rasında kısa süreli bir tartışma yaşandı. Veliler olaydan sonra endişeli olduklarını dile getirirken, okulun öğretmenleri velileri sakinleştirmeye çalıştı.

Okulun öğretmenleri yaşanan olayı öğrencilerine olabildiğince yansıtmamaya çalıştıklarını belirterek velilerden yardım istedi. Öğrenci velilerinden Kadriye Demirdağ, okulun kapısında baygınlık geçirdi. Kadriye Demirdağ’a olay yerinde bulunan diğer veliler yardım etti.

Okulda o gün nöbetçi olduğunu söyleyen öğrencilerden İsmail Kılınç, "O gün Ekrem Öğretmen çok sinirli ve asabiydi. Odasından çıktı Derya Hoca’nın yanına gitti. Ateş etmiş galiba biz duymadık. Sonra bıçak aldı. İçeri girdi kapıyı kilitledi. Çocuklara da tiyatro çekiyoruz demiş" dedi.

Milliyet

derya öğretmen
 // cansu olbay
çok üzüldüm yazık olmuş bu adama ömür boyu müeebbet versinler...
07 Haziran 2010 22:09
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler