13 Aralık 2017 Çarşamba
  • Altın153,876
  • BIST109.050
  • Dolar3,8375
  • Euro4,5051
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin5,1231
  • İstanbul14 °C
  • Ankara3 °C
  • İzmir8 °C
  • Konya3 °C
  • Adana7 °C
  • Antalya9 °C
  • Diyarbakır0 °C
  • Bursa9 °C
  • Kayseri-1 °C
  • Kocaeli2 °C
  • Şanlıurfa6 °C
  • Gaziantep2 °C
  • İçel14 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Zaman Gazetesi ve Samanyolu'na el konulacak mı?
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, gündeme ilişkin yaptığı değerlendirmede İpek-Koza Grubu'na yapıaln atama, basın özgürlüğü, Gülen'İn iadesi ve teröre ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Zaman Gazetesi ve Samanyolu'na el konulacak mı?
28 Ekim 2015 / 07:08 Güncelleme: 28 Ekim 2015 / 09:10

Kanal A ekranlarında Fatin Dağıstanlı'nın hazırlayıp sunduğu Türkiye'nin Seçimi programına konuk olan Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Akdoğan, İpek-Koza Grubu'na kayyum atanması ile ilgili olarak atamanın, bir medya grubuna dönük bir kayyum ataması gibi algılamanın doğru olmayacağını söyledi.

İşte Yalçın Akdoğan'ın konuşmasında öne çıkan kısımlar:

İpek-Koza Grubu'na müdahale

"Burada bir medya grubuna dönük bir kayyum ataması gibi algılamak doğru değil. Çünkü bir çok şirket var. Yani bu savcının istemesi ile olan bir şey değil doğrudan hakimin kararı ile gerçekleşen bir kayyum atama durumu. Kayyum atanması şirketlerin yürütmenin emrine girdiği anlamına gelmiyor.

Kayyumun denetimi de hakim kontrolüne tabi. Ortada yargı sürecinin bir parçası olarak gerçekleşen bir durum var. Konuya bu bakış açısıyla yaklaşmak lazım. Ama medya, basın özgürlüğü anlamında bakarsak devam eden diğer yargı süreçleri, diyelim ki bir örgüt davası var. Bu örgütlerin ilişki olduğu bir çok yapı olabiliyor. Yani iş dünyasından ilişkiler olabiliyor. Sivil toplum ayağı olabiliyor. Medya ayağı olabiliyor. Bunu biz PKK'da da gördük. Bu tür hukuksuz yapıların, farklı alanlarda legal görünümleri olabiliyor. Paralel Yapı'nın içinde olduğu bir algı operasyonlarını bir kaç yıldır yaşıyoruz. Bu durum önce Erdoğan karşıtlığı ile ortaya çıktı. Fakat arkasına bakınca bir Türkiye düşmanlığı olduğunu gördük. Bunlar sürekli bunu pompalıyorlar."

"Türkiye'de basın özgürlüğü bir çok Avrupa ülkesinden daha ileridir.  Ama burada basın özgürlüğü maskesi altına sığınarak, başka bir ideolojik kavga veriliyor. Ve adeta hükümete savaş açarcasına bir yayın içerisine giriliyor. Ve bunların son dönemde özellikle organize bir şekilde illegal bir takım yapıların tezahürü olarak ta ortaya çıkabildiğini görüyoruz. Bunun ilgili devam eden de yargı süreçleri var."

"Cumhuriyet, Sözcü, Zaman, Hürriyet, Posta... Nasıl bir ilişki ağı olduğu görülüyor"

"Bakın bazen, aynı fotoğraf kadrajı, aynı başlık, sanki sadece gazetenin logosu değişiyor, baktığımız zaman görülüyor, nasıl bir işbirliği. Biri topu kaldırıyor, biri pas atıyor, öbürü bunu şuta çeviriyor böyle bir iş birliği var. Cumhuriyet, Sözcü, Zaman, Hürriyet, Posta... Nasıl bir ilişki ağı olduğu görülüyor. Bu da arkadaki ittifakı gösteriyor. Bu tamamen AK Parti, Tayyip Erdoğan karşıtlığı üzerine 'Bunu biz ne yapıp edip bir şekilde devirmeliyiz', böyle bir konsorsiyum var. Düşmanımın düşmanı dosttur anlayışı ile bir takım yapıların bir araya geldiğini görüyoruz. Bunlara statüko bloğu da diyebiliriz.Geçmişten bu yana bunlar AK Parti'ye karşı ellerinden gelen her şeyi yaptılar."

Zaman Gazetesi ve Samanyolu'na el konulacak mı?

"Bu hükümetin bildiği, planladığı, takip ettiği bir konu değil. Yargının devam eden süreçleri var, bu süreçlerin gereği olarak birtakım kararlar alınıyor, tedbirler uygulanıyor. Bu konularda spekülasyon yapmak da çok doğru olmaz. Çünkü geçmişte gördük çoğu bunların Türkiye'den kaçtılar. Neden? Çünkü içeriden bilgi aldılar ve bir takım şeyler oldu. O yüzden süreçlere zarar verecek spekülasyonlardan kaçınmak lazım."

Fethullah Gülen Türkiye'ye iade edilecek mi?

"Gelir mi gelmez mi bilmiyorum ama bunlar şu anda Türkiye'den kaçma modundalar, Türkiye'ye gelme modunda değiller. Neticede açıklanan iddianameler ortada, devam eden davalar ortada. Bu davaların neticesine göre hukuk sistemi içerisinde ne yapmamız gerekiyorsa bununla ilgili yazışmalar, görüşmeler yapılır."

Paralel Yapı Kandil ilişkisi ne düzeyde?

"Bunlar hiçbir kutsal tanımıyorlar, ihanet derecesinde Türkiye düşmanlığına girdiler. Her türlü kötülüğü yapıyorlar. Kendi ülkelerinin aleyhine Batı'nın gözüne girmeye çalışıyorlar.  'AK Parti bir şekilde iktidar olamasın' diye her türlü desteği HDP'ye de verdiler, Suriye ve Kuzey Irak bağlamında bölgede örgütlerle de işbirliği içinde oldukları biliniyor. Bunlar Çözüm Süreci'nde, süreci bozmak için, sabote etmek için her şeyi yaptıkları gibi şimdi terörle mücadele sürecini akamete uğratmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Kendi adamları üzerinden yapıyorlar. Provokasyonlarla yapıyorlar. yani çok farklı şekilde bir ihanet, işbirliği var."

Doğu ve Güneydoğu'da sandık güvenliği nasıl sağlanacak?

"Burada YSK'nın aldığı sandıkların birleştirilmemesi kararı olumsuz bir karardı. Seçim güvenliği ile ilgili yürütmeye düşen görevleri hükümetimiz yapmaktadır. O gün 385 bin güvenlik görevlisi görevinin başında olacaktır. Bu seçim güvenliği meselesini şöyle düşünmek lazım. Sandık güvenliğini sadece seçim gününe dair bir mesele değildir. Bunun öncesi var. Sonrası var. Bütün bunlarla ilgili İçişleri Bakanlığımız ciddi bir çalışma yürütüyor."

"Bu operasyonlar seçime endeksli değildir"

"PKK'nın son dönemdeki stratejisi halkı bıktırdı. Şehir merkezlerine taşıdılar hadiseyi. Hendek kazdılar, bomba döşediler. İnsanlar çocuğunu okula göndermekten korkuyor. Kepenk kapatmaktan esnaf bıktı. Normal hayatı bozdular. Bunun ürettiği bir tepki var halkta... Bu operasyonlar seçime endeksli değildir. 'Seçimden sonra bitecek, devlet görüşme yapıyor' gibi söylemler tamamıyla yalan. Bu operasyonlar terör konusunda mesafe alınana kadar, belli bir sonuca varana kadar devam edecek. Bunlar sıkıştılar, bu tür yalanlarla milleti kandırıyorlar. Millet de 'Sana oy verdim, mahvettin ortalığı, hiçbir şey beceremedin' diyor. Onu telafi etmek için bir umut vermeye çalışıyorlar. Bu süreci bozan sensin. AK Parti'yi devirme projesinde barajı geçmek için kendini kullandırtan sensin. Bölgede Kürtler için yapılan tüm projeler ve yatırımları AK Parti hükümeti yapmıştır."

Oslo ve Dolmabahçe açıklaması

"Dolmabahçe görüşmesinde sanki bir taahhüt var. Sanki bir şey imzalandı. Ortak bir mütabakat var. Böyle bir şey değil Dolmabahçe görüşmesi. Ben yasamadan sorumlu Başbakan Yardımcısıyım. Ve orada Öcalan'ın PKK'ya 'kongreyi topla, silah bırak' çağrısı yaptığını açıkladı. Ben hükümet adına kendi düşüncelerimizi açıkladım. Öcalan'ın o günkü silah bırakma çağrısı önemliydi"

"Cumhurbaşkanımız ilk gün hatırlarsanız çıktı dedi ki," Biz lafa bakmıyoruz. Uygulama önemli." Orada bir takım maddeler vesaire okudu HDP. Şimdi MHP sanki biz bunlara imza atmışız, bunları kabul etmişiz gibi takdime diyor. Ben o günkü konuşmamda şunu söyledim, "Bu gök kubbe altında konuşulmadık hiç bir şey yok. Siyaset kurumu bu konularda tartışır. Siyasetin tartışamayacağı şey yok." Bizim dediğimiz budur. Ama bu başka bir şekilde lanse edildi. Arkasından çok ciddi olarak sabote edilecek şekilde açıklamalarla bu bozulmaya başlandı. Cumhurbaşkanımız da bunun üzerine bir tepki ortaya koydu. Biz yanlış bir taahhüdün altına girmiş değiliz. AK Parti iktidarı Oslo ve daha sonrasında milletin rıza göstermeyeceği hiç bir şeye onay vermez. Onun ötesinde bir alver, pazarlık mümkün değildir."

 

KANALAHABER.COM / ÖZEL İÇERİK

 // serhan ~ Azerbaycan
SAMANYOLU tv acilsin lutfen...
30 Kasım 2015 09:42
Ülkemizi Suriye yapma derdindeler..Hepimiz kaybedeceğiz
 // Abdullah
Denildi ki tabanın bir şekilde kazanılması için müsamaha edilsin diye, fakat onlar ise daha çok kudurdular, ciddi önlem şart oldu...
28 Ekim 2015 06:42
Çok dehşetli bir algıya millet iğfal ediliyor
 // Abdullah
Şu bir kaç gün içerisinde hem CB hem Ak part hemde hükümet bazında özellikle milleti iğfal eden parallel yapının yalanları ifşa edilmeli...
28 Ekim 2015 06:37
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler