YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Zalimin yanında yer almak Müslüman'a yakışmaz
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, ''Dini ne olursa olsun zalimin yanında yer almak Müslüman'a yakışmaz. Dini ne olursa olsun mazlumun yanında yer almak her Müslümanın asli görevidir'' dedi.
Zalimin yanında yer almak Müslüman'a yakışmaz
22 Şubat 2013 / 14:56 Güncelleme: 22 Şubat 2013 / 14:58

 

Diyanet İşleri Başkanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı tarafından düzenlenen ''Şimdi Suriye'ye Yardım Zamanı'' kampanyası kapsamında toplanan yardımlar, İstasyon Meydanı'nda düzenlenen törenle Suriye'ye ve Türkiye'deki çeşitli kentlerde yaşayan Suriyeliler'e gönderildi.  
 
Uğurlama törenine katılan Görmez, yaptığı konuşmada, vatandaşların kampanyaya büyük bir ilgi gösterdiğini söyledi. Yardımların yüreklerde duygu geliştirilmesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Görmez, şunları kaydetti:
 
''Hayır duygusu insanın yüreğinde sevinç ve coşku oluşturur. Ama bugün sevinçli değiliz, hüzünlüyüz. Yürekten hüzün duyuyoruz, elem duyuyoruz, keder hissediyoruz. Neden  Duyarlılığını kaybeden insanlık adına üzülüyoruz. Duyarlılığını kaybeden Müslüman kardeşlerimiz adına üzülüyoruz. İslam dünyası adına üzülüyoruz, kederleniyoruz. Duyarlılığını kaybeden uluslararası camia adına üzülüyoruz. İnsani duyarlılığını kaybeden uluslararası kuruluşlar adına üzülüyoruz, hüzün duyuyoruz.''
 
 
''Antep Halep'siz, Halep Antep'siz asla düşünülemez''
 
 
Görmez, Suriye'de başlayan hadiseler hakkında farklı düşünceler ve yorumların olabileceğini, ancak bu konuda sonuca odaklanılması gerektiğine dikkati çekti.
 
 ''Yüz binlerce insan yerinden, yurdundan oldu. Yüz binlerce insan katledildi, ne kadar insanın yaralı olduğunu, dermansız kaldığını bilmiyoruz. İki ateş arasında ne kadar çocuk, ne kadar kadın kaldı, ne kadar yaşlı, hasta kaldı bunu bilmiyoruz'' diyen Görmez, Suriye'ye yardım konusunda Türk halkına, insanlığa ve İslam dünyasına çağrıda bulundu. 
 
Suriye'de iki ateş arasında kalmış çocuklar ve hastaların olduğunu, bu insanlarla da Adem ve Havva'dan kardeş olduklarını ifade eden Görmez, şöyle devam etti:
 
''Müslüman kardeşlerimiz, ortak bir tarihimiz ve ortak kültürümüz var. 5-6 asır birlikte yaşadık. Antep Halep'siz, Halep Antep'siz asla düşünülemez. Ra'sulayn Nizip'siz, Dar'a Kilis'siz düşünülemez. Şam Ankara'sız, Ankara Şam'sız düşünülemez. Aynı tarihin, kültürün ve medeniyetin ortak çocuklarıyız. Öyleyse hepimizin hem millet olarak hem de insanlık olarak sonuçlara odaklanması ve en azından oradaki insanların kardeşlerimizin, akrabalarımızın ve komşularımızın bir an önce bu felaketten kurtulması için elimizden gelen gayreti göstermemiz lazım.''
 
 
''Mazluma el uzatmak her Müslümana vacip''
 
 
Mezhep ve meşrep adına, zulmün ve zalimin yanında yer alan Müslümanlar adına da büyük bir elem, büyük bir keder hissettiklerini aktaran Görmez, ''Dünyanın neresinde olursa olsun bir mazluma el uzatmak her Müslümana vacip, her Müslümanın asli görevidir. Zalimin ve mazlumun dini sorulmaz. Dini ne olursa olsun zalimin yanında yer almak Müslüman'a yakışmaz. Dini ne olursa olsun, mazlumun yanında yer almak her Müslüman'ın asli görevidir'' şeklinde konuştu.
 
Diyanet İşleri Başkanlığı ve Diyanet Vakfı olarak son 2 yılda pek çok yardım kampanyasına önderlik ettiklerini dile getiren Görmez, bu çalışmalarla Somali'de, Endonezya'da ve Pakistan'da yaraların sarıldığını belirtti. Bu yardımları yaparken sevindiklerini ifade eden Görmez, sözlerini şöyle tamamladı:
 
''Ama bu yardım hüzün ve keder veriyor. Oralara daha çok tabii felaketlerden kaynaklanan neticeleri ortadan kaldırmak için koştuk. Ama burada insanlık vicdanında depremler yaşanıyor. Şam'da, Halep'te insanlık vicdanı sarsılıyor. Sadece güç ve ihtirasın, kendi milletini topyekun suçlu ilan edip üzerine top ve tüfek ateş yağdırması gibi çok ciddi dramatik tabloyla karşı karşıyayız. Hayırsever milletimize teşekkür etmeyi büyük bir vazife olarak görüyorum. Devletimiz de çok büyük yardım yaptı. Yardımlar akmaya devam edecek. 10 günde bir böyle bir yardım filomuzu Suriyeli kardeşlerimize gönderiyoruz. 900 kilometre sınırımız var. Hiç gönderemezsek her birimiz ekmeğimizi alır, götürür oraya koyarız. Bu toprağın çocuğu olmakla iftihar ediyorum. Sizler tıpkı Ensar gibi size sığınan insanlara yardımcı oluyorsunuz.''
 
Valisi Erdal Ata ise Gaziantep'teki kamplarda 34 bin civarında, şehirde ise 30 bin civarında Suriyelinin yaşadığını söyledi. Bu insanların her türlü ihtiyaçlarını karşıladıklarını vurgulayan Ata, şunları kaydetti:
 
 ''Suriyelilerin acı günlerinde yanlarında olmak boynumuzun borcudur. Türk milleti üzerine düşen görevi yerine getiriyor. Devlet olarak yaptığımız yardımların yanında BM ve diğer yardım kuruluşlarının yaptığı yardımlar devede kulak kalıyor. Belediyelerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız da çeşitli yardımlarla acıları sarmaya çalışıyor. Hepsine teşekkür ediyorum.''
 
Koordinatör Vali Veysel Dalmaz da Suriye'de bir dram yaşandığını, bu dramda binlerce insanın yerinden ve yurdundan olduğunu belirtti. 
 
Konuşmaların ardından, yardım malzemelerini taşıyan 5 tır Suriye'ye, 5 tır ise çevre illerde yaşayan Suriyeliler'e gönderildi.
 
Programa, AK Parti Gaziantep milletvekilleri Nejat Koçer ve Derya Bakbak Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey ile diğer ilgililer katıldı.
 
 
AA
 
 
17:49
 // kenan akkus
sayın ve muhterem diyanet başkanımız, bugün bir askeri darbe olsa, aynı sözleri söylermiydi merak ediyorum. Hiçbir askeri darbe döneminde, 'zalimin yanında olmak, müslüman olana yakışmaz' sözünü duymadık....
22 Şubat 2013 17:49
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler