YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Yine Kamer Genç, yine olay
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan'a yönelik sözleri, TBMM Genel Kurulu'nda tartışma oluşturdu.
Yine Kamer Genç, yine olay
05 Şubat 2014 / 00:01 Güncelleme: 05 Şubat 2014 / 00:02

Genel Kurul'da Torba Kanunu Tasarısı'nın görüşmeleri sürüyor. Tasarı'nın 66. maddesi üzerindeki önerge hakkında konuşan CHP'li Genç, "Alnı temiz olan bir iktidar çıkar tarafsız mahkeme karşısında ifade verir. Şimdi siz hakimi, savcıyı, polisleri görevden alacaksınız, ondan sonra diyeceksiniz ki 'bundan sonra herhangi bir soruşturma yapmak için Vali'den izin alacaksın.' Tayyip Erdoğan'ın oğlu ifadeye çağrılıyor. Niye gitmedi şimdiye kadar? Savcıları değiştiriyorsunuz, mahkemeyi ortadan kaldırıyorsunuz, kendi yargılamanızı kendiniz yapıyorsunuz.

Siz yıllarca bu Fethullahçıların elini ayağını öpüyordunuz. Bülent Arınç Amerikalara gidip elini öpüyordu. Şimdi paralel yapı var diye, bu bahane altında Türkiye'de diktatör bir rejim kurmak için bunu bahane ediyorsunuz. Yoksa paralel yapı diye bir şey yok. Gelin şu soruşturmaları yapalım, bu fezlekeleri getirelim, eğer temizseniz önce ben çıkar özür dilerim. Temiz değilseniz, kirli, hırsız, yolsuz olan kişiler bu devletin başında bulunmasın" dedi.

Genç'in sözlerine, AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi.  Sataşma gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, kişinin "kendi aynası" olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Burada arkadaş, sanki karşısına ayna koymuşlar, aynaya bakarak konuşmaya devam ediyor. Şu Meclis tutanaklarını bir açın bakın, bu  arkadaşın konuşmalarına bir bakın. Bütün konuşmaları hakaret dolu ve aynıdır. Hiç bıkmadın mı, usanmadın mı, yazık günah nedir bilmiyor musun, hiç mi vicdanın yok, hiç mi doğru söylemek gibi bir derdin yok? Bu kadar hakareti, küfürü, ithamı nasıl bir arada yaparsın? Allah ıslah etsin. Bizim abdestimizden de namazımızdan da şüphemiz yok. Bu son olaylarla ilgili her seferinde olup olmadığı belli olmayan bir takım iddialar üzerinden kalkıp bütün bir grubu suçlamanız, ne ahlakla ne hukukla bağdaşır.

Masumiyet ilkesinin içine ettiniz, soruşturmanın gizliliği diye bir şey bırakmadınız. Asıl suç o tape'leri getirip burada okumanızdır. Kamer Genç ile ilgili bir sürü iddia var, malvarlığından tutun da başka bir takım şeyler var. Burada ben kalkıp sizi suçlasam doğru olur mu? Sayın Başbakanımızın oğlu hakkında ne yakalama kararı ne tutuklama kararı var. Kendisi de bizzat açıkladı, 'adresim bellidir, ifadeye çağrılırsam ben ifade vermeye hazırım' diyor."

"Araştıralım, bir şey yoksa özür dilerim"

Sataşma gerekçesiyle söz isteyen Kamer Genç, kürsüde her zaman doğruları söylediğini ifade ederek, "Benim mal varlığım, Tayyip Erdoğan'ın da oğlunun da malvarlığı araştırılsın. Tayyip Erdoğan'ın oğlunun Vakıflar Bankası'na yatırılan 100 milyon dolar nereden gelmiş. Bu vakıfa kimler bağışta bulunmuş, Fatih Belediye Başkanı niye SİT alanı içinde olan Hazine arazisine büyük bir yurt yapmış da Erdoğan'ın oğluna vermiş, bunları araştıralım. Eğer bir şey yoksa gelir sizden özür dilerim" dedi.

AK Parti'li Aydın da sataşma gerekçesiyle yeniden söz alarak, bozuk bir saatin bile günde iki kez doğruyu gösterdiğini belirterek, Genç'e, "Ama sen ömründe bir defa doğru konuşmayı beceremedin. Yazık yahu. Seni muhatap bile almak istemiyorum. 'Savcıyı, hakimi, mahkemeyi kaldırdınız' diyorsun. Asıl hakimi, savcıyı kaldıran sensin, mahkemelere de gerek yok. Burada herkesi mahkum ettin. El insaf, herkesi mahkum eden sensin. Hem iddia sahibisin, hem hakimsin, mahkemesin, yargılama yapıyorsun, hükmü de tesis ediyorsun. Eğer bu söylediklerini ispat etmezsen müfterisin, namertsin. Her bir iddiayı ispat etmek zorundasın. Ya iddiada bulunmayacaksın ya da iddiada bulunduğunu mahkeme kararı ile ispatlamak zorundasın. Elinde varsa bilgi, belge mahkemeye gitmeyen namerttir. Sonuna kadar git takip et, beraber takip edelim. Eğer varsa birinin yolsuzluğu beraber sonuna kadar gidelim.

Yoksa gelip bütün bu gruptan, bütün bu milletten, Başbakanımızdan, Cumhurbaşkanımızdan özür dilemen lazım. Ayıptır, her seferinde Cumhurbaşkanı'ndan başlıyorsun, milletvekilinden çıkıyorsun. Bu kadar hakaret etmeye hiçbirinizin hakkı yok. Senin hiç hakkın yok. Milli iradeye saygılı ol önce. Eğer elinde bir takım bilgiler ve belgeler varsa yargıda ispat etmeye çalış, ispat edebilirsen seninle bile beraber olurum. İspat edemezsen müfterisin" diye konuştu.

Tartışmanın sürmesi üzerine birleşime ara verildi.

 

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler