YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Yiğit Bulut: 5 Mayıs 1960'ta da...
Başbakan Erdoğan'ın Başdanışmanı Yiğit Bulut 24 TV'ye konuk oldu. Bulut, 5 Mayıs 1960 darbesi öncesi ve Gezi olaylarının benzerliklerine dikkat çekti.
Yiğit Bulut: 5 Mayıs 1960'ta da...
29 Mayıs 2014 / 11:48 Güncelleme: 29 Mayıs 2014 / 11:50

Yiğit Bulut, Gezi olaylarının başlama şeklini ve nedenlerini 1960 darbesi ile olan benzerliklerine dikkat çekti. Bulut, şunları söyledi:

5 Mayıs 1960'ta da Gezi olaylarına benzeyen olaylar yaşanmaya başlamıştı
 
 “5 Mayıs 1960’ta Gezi olaylarına benzeyen olaylar İstanbul, İzmir, Ankara ve Büyükşehirlerde başlamış, bunun üzerine rahmetli Menderes bir radyo programı yapmış ve gerçek dışı olaylardan türetilen dedikodularla insanlarımız sokaklarda devlete karşı ayaklanmaya teşvik edilmektedir. Lütfen evlerinize dönünüz, istirham ediyorum demiş fakat 5 Mayıs’ta fitili yakılan olaylar tam 22 gün sonra askeri darbeyle sonuçlanmış ve Menderes iktidardan düşürülmüştü.”
 
AKktörlerin isimleri değişerek devam ediyor
 

“Gerçekten tarihe bakınca ve son bir yılı analiz edince 5 Mayıs 1960’tan 27 Mayıs 1960’a süren yirmi iki günlük süreç ve geçen sene 31 Mayıs 2013’ten itibaren yaşadığımız o birkaç aylık dönem, arkasından gelen paralel örgüt tarafından ortaya konan 17 Aralık yargı darbesi, arkasından gelen yine 25 Aralık yargı darbesi denemesi. Bütün bunları incelediğimizde geçmişten bu güne aynı mantığın, aynı sürecin ve aynı aktörlerin isimleri değişerek var olmakta ısrar ettiklerini görüyoruz.”
 
Yiğit Bulut, Başbakan Erdoğan, faiz eleştirisini Merkez Bankası’na müdahale olmadığını, eleştiri olduğunu söyledi. Davulun Başbakan Erdoğan’ın sırtında olduğunu aktaran Bulut, tokmağın da Merkez Bankası’nın elinde olduğunu ifade etti.
 
Bulut konuşmasına şöyle devam etti:
 
Merkez Bankası'nın politikasını eleştirmek müdahale değildir
 
Merkez Bankası faiz oranını 5 puan faizi artırdı, yüzde 10’u kadar geri çekti. Bu tartışılıyor, eleştiriyor. Bir kere bir şeyi tespit etmek lazım: Merkez Bankası’nın attığı adımları eleştirmek veya Merkez Bankası’nın attığı adımlarla ilgili fikir söylemek, Merkez Bankası’nın bağımsızlığına müdahale etmek değildir. Kaygıları dillendirmek, özellikle siyasi otorite tarafından bu yapılıyorsa ve siyasi otoritenin lideri tarafından kaygılar dillendiriliyorsa bu Merkez Bankası’nın bağımsızlığına müdahale etmek değildir. Bir kere bunun altını çizeyim.
 
Davul Başbakan'ın sırtında
 
Davul Başbakan Erdoğan’ın sırtında, tokmak Merkez Bankası’nın elinde. Böyle bir dünya yok. Hesap kime soruluyor? Hesap davulu sırtında taşıyana soruluyor. Merkez Bankası Başkanı Erdem Başcı’ya kimse sormuyor sokakta yürürken ‘neden bu oldu’ diye. Sorumsuzların karar aldığı, sorumluların onları dahi eleştiremediği ve buna modern dünyada bağımsızlık adı altında insanlara yutturuldu.

Erdoğan'ın yaptığı en büyük devrim
 
Türkiye’nin borçlarını bitirilmesini istenmediğini fakat Başbakan Erdoğan’ın bunu başararak en büyük devrim yaptığını söyleyen Bulut, 2008’de alınan IMF kararını eleştirenlerin, Merkez Bankası ile ilgili tepki gösterenlerin aynı olduğuna dikkat çekti. Bulut konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
“2001 krizini hatırlayalım. Kemal Derviş’i uçağa koyup Türkiye’ye gönderdiler. Merkez Bankası Başkanı olarak uçağa bindi, Türkiye’ye süper yetkili Bakan olarak indi. Ve hatırlayın; rahmetli Ecevit ceketinin önü ilikli, titriyor hasta (5 milyar dolar için) Kemal Derviş Başbakanlık merdivenlerinden indi ve rahmetlinin sırtına dokunarak böyle dedi: “Sizin için en önemli olan; sürdürülebilir borç dinamiği içinde kalmaktır.” Sürdürülebilir borç dinamiği içinde kalmak kavramı güçlüler tarafından güçsüzleri soymak için uydurulmuş bir kavramdır. Adam diyor ki; "senin hayattaki tek amacın sürdürülebilir borç dinamiği içinde kalmaktır." Yani; hayat boyu çalışacan çalışacan sadece borcunu sürdürmeyi hedefleyecen. Bitirmeyi değil, sürdürmeyi. Sayın Erdoğan’ın bu ülkede yaptığı en büyük devrim bu ülkenin 1939’da bu coğrafyanın boğazına takılan finansal prangayı sökmesidir. 2008’de aldığı IMF kararını eleştirenler, bugün Merkez Bankası ile ilgili söylediklerini eleştirenlerle aynı isimlerdir. İster bürokrat olsun, ister siyasetçi olsun, ister gazeteci olsun. ”
 
Petrol bölgelerine ulaşımı olmayan bir Türkiye tasarladılar
 
Halka Bankası’nın Anglosakson para akışını bozduğunu, sisteme çomak soktuğunu anlatan Yiğit Bulut, İngilizler’in petrol bölgesine ulaşımı olmayan bir Türkiye tasarladığını ifade etti.
 
“Halk Bankası bu sisteme çomak soktu ve Anglosakson para akışını bozarak Kuzey Irak petrollerinin Türkiye üzerinden ve bir Türk bankası üzerinden nakde çevrilmesine yoğunlaştı. Halka arz edilmiş, borsalarda işlem gören bir kamu bankası o milyarlarca dolara çıkmış piyasa değeri, hisselerinin fiyatı sürekli yukarı gidiyor ve Misak-ı Milli sınırları dışında bırakıldıktan sonra Cumhuriyet’in kurulmasının kabul edildiği bir ülkede (Kuzey Irak’tan bahsediyorum) Musul ve Kerkük’ün Misak-ı Milli sınırları dışına çıkması sonra İngilizler Cumhuriyeti kabul etti. Çünkü petrol bölgelerine ulaşımı olmayan bir Türkiye tasarladılar. Azerbaycan ile iletişim kesik. Kuzey Irak ile kesik. Hiçbir gazı ve petrolü olmayan bir Cumhuriyet tasarladılar. Kontrolleri olsun diye.

Alman medyasının Türkiye’deki medya uzantısından birinin Der Spiegel’in manşetini “o kadar sıkıntı çektiler ki artık patladılar” yorumunda bulunmuştu. Bulut, “nasıl bir sıkıntı çekti de bunu atacak gale geldi” dedi.
 
“Der Spiegel “Cehenneme git Erdoğan” diye manşet attı. Ve Alman medyasının bu ülkedeki medya uzantısının bir ferdi televizyona çıkıp şöyle söylüyor; “O kadar sıkıntı çektiler ki artık patladılar.” Der Spiegel’in editörü Erdoğan’ın icraatından nasıl sıkıntı çekiyor? Türkiye’deki bir dergi olsa “gel arkadaş, bunu tartışalım” da Der Spiegel’in editörü Erdoğan’ın icraatından nasıl bir sıkıntı çekti de bunu atacak hale geldi?
 
Osmanlı İmparatorluğu dağılırken canını alan iki devlet var: İngiltere ve Almanya. Osmanlı’nın kanını emen, coğrafyasını sömüren iki devlet.”
 
Basın, ülkeyi yönetmeye talipse haddini bildirirler
 
Yiğit Bulut, “ülkenin son 10 yıldaki en büyük kazanımının gerçek demokrasiye geçişinde en önemli adımı olarak iktidar harici, gücünü halktan almayan odakların halkın oyuyla tecelli etmiş iktidara ortak olmalarıdır” ifadesini kullandı. 2003’ten önce cebinde para, elinde medya, belinde silah olanların iktidara ortak olup ülkeyi yönetmeye alıştıklarını söyledi. Bulut, konuşmasının devamında şunları aktardı:
 
“Bu ülkede, bu ülkenin Başbakanı’na “mezarına tükürecekler, biz de TOMA koyacağız, tükürmesinler diye” köşe yazısı yazdı adam. Aynı adam Soma’daki şehit madenciler için “müstehaktırlar” diye televizyonda açıklama yaptı. Şimdi baktığınız zaman eğer bir ülkede basın ülkeyi yönetmeye talipse, bir ülkede dört tane matbaası olan, halkın seçtiği liderin iktidarına ortak olmaya talipse, bir ülkede medya gücü olan sandıktan geçmeden ülkeyi yönetmek için “hayır, bu ülkede yönetim benim” diyorsa o ülkede onun haddini bildirirler. O ülke onun haddini bildiremediği zaman hiçbir zaman gerçek demokrasi olamaz. Siyasi otorite o ülkenin iktidar sahibidir ve iktidarın ortağı olmaz. 2003’ten önce bu ülkede cebinde para, elinde medya, belinde silah olanlar iktidara ortak olup halkın seçtikleriyle birlikte bu ülkeyi yönetmeye alıştılar. 2001 koalisyon hükümetinde bu güçlerin iktidara ortak olduğunu görürsünüz. Daha önceki hükümetlerde bu güçlerin iktidara ortak olduğunu görürsünüz. Olamadıkları hükümetleri de devirdiklerini görürsünüz.”
 
Yiğit Bulut, “biz emekçiyiz” diyenlerin, evine ekmek götüren polisle çatıştığını söyledi. Bulut, medya ile insanların bilinçaltına çatışmayı körükleyenlerin hazine bonolarından kazandıklarına dikkat çekti.
 
“Bu ülkede emek mücadelesi yapanlara sesleniyorum. 642 Milyar TL faiz devletin cebinde kaldı. Bunu idrak edebiliyor musunuz? O 642 Milyar beş bin kişinin cebine girecekti. “Biz emekçiyiz, biz şöyleyiz, biz böyleyiz” diyen Gezi olaylarına katılan kişiler. Geç arkadaş bunları. Neye alet olduğunun farkında mısın? Sana, bilincine ve bilinçaltına “polise saldır, devlete taş at, ortalığı yak-yık” diyen, bu emri bilinçaltına veren medyanın bu olaylardan, elindeki hazine bonolarından ne kadar para kazandığını biliyor musun? Sen, seninle aynı ekonomik seviyede polise taş atmak için sokağa çıkıyorsun. O da çocuğuna-çoluğuna  ekmek götürüyor, sen de.

Sen kullanılıyorsun arkadaş. Seni kullananlar sabah kahvaltısında seni sadece bir dakikalık haberin içinde seyrediyorlar. Sen onlar için yoksun ama sen bu devlet için varsın. Gel devletine sarıl. Bu ülkede emekçinin hakkını savunmak üzere 1940’lardan sonra kurgulanan “sol eğilimli” denen tüm yapıların neden bankacılık sistemiyle organik bağı olduğunu hiç araştırdın mı? Emekçinin hakkını savunan bir partinin bankacılık, yani faiz düzeniyle organik bağı olabilir mi? Ya emek vardır, ya paranın fiyatı vardır. Ya emek vardır, ya faiz vardır. Faizin olduğu yerde emeğin değeri olmaz.”

yiğidim aslanım benim (2)
 // Ibrahim Kıyakoğlu
2008 te imf antlaşmasını yenilemiyen hükümet sayesinde yabancıların ve içerdeki işbirlikçi burjuvazinin hükümet üzerindeki kontrolü giderek kaybolmuştur bugün kü feryatlarının sebebi budur türkiyede ilk defa gerçek halk iradesi iktidardadır ve bunu değiştirmek isteyenler artık hep hüsrana uğrayacaktır. saygılarımla......
29 Mayıs 2014 Perşembe 17:32
yiğidim aslanım benim
 // ibrahim kıyakğlu
adı gibi yiğit birisi cnn türk de ekonomi üzerine programlar yapardı o günlerden bu yana hiç değişmedi çok büyük bir ilgi duyardım yorumlarına hele de borsada dönen dolapları çok iyi analiz edip izleyici ile paylaşırdı sonradan bazılarının ayaklarına bastığı için cnn türk' ten ayrılmıştı her zaman doğruları savunmuştur türkiyeyi bu iktidara kadar aslında kimlerin yönettiğini açıklarken yabancıların montaj sanayi ile semirttiği o bildiğimiz 5000 kişilik kaymak tabakasından bahsetmektedir 2008 te...
29 Mayıs 2014 Perşembe 09:26
09:00
 // bulut
Tek gercek recep tayyip erdogandir arkadas.bu ulke icin bi takim yurekli insanlar. ne zaman faydali isler yapmaya kalksa hemen iftiralara maruz kaliyor.paralel anti yapilarla ayni havayi solumaktan rahatsiz oluyorum.allah kahretsin ulke dusmanlarini.amin....
29 Mayıs 2014 09:00
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler