YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Yenilmediniz, mağlup edildiniz!
Gazeteci - Yazar Cem Küçük, Recep Tayyip Erdoğan'ın zafer kazandığı cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili muhalefete yüklendi, "yenilmediniz, millet sizi mağlup etti" dedi.
Yenilmediniz, mağlup edildiniz!
12 Ağustos 2014 / 14:05 Güncelleme: 12 Ağustos 2014 / 14:15

İşte Cem Küçük'ün Yeni Şafak Gazetesi'nde yayımlanan o yazısı:

Türkiye iki gün önce 12. Cumhurbaşkanını seçerek yepyeni bir dönemin perdesini araladı. Erdoğan 9. Seçim zaferiyle rakiplerini hezimete uğrattı. Girdiği her seçimde -2009 yerel seçimi hariç –hep oyunu artıran, kendisiyle yarışanları sürklase eden Erdoğan tartışmasız bu toprakların en güçlü liderlerinden biri konumunu tescillemiş oldu.

Bu seçimin en büyük galibi Erdoğan. İkinci galibi Selahattin Demirtaş. Ama Demirtaş'ın başarısının kalıcı olup olmadığını anlamak için 2015 seçimlerini görmek lazım. MHP en büyük kaybeden, CHP ondan sonra geliyor. Seçim sonuçları açıklandıktan sonra şöyle bir tweet atmıştım: 'İddia ediyorum, CHP her seçimde olduğu gibi başarılı olduğunu söyleyecektir.' Nitekim Gürsel Tekin bu anlama gelen şeyler söyledi. Devlet Bahçeli'nin durumu tam trajik. Başarısızlığını sorgulayacağına, seçmene hakaret ediyor. E tabii, başarısızım dese koltuğu gidecek. Hem Kılıçdaroğlu hem de Bahçeli 2015 seçimlerini de kaybettikten sonra istemeseler de, delege kal dese de artık o koltuklarda oturamayacaklardır.

Gülen Hareketi'nin durumu ise tam trajik. Sürekli kaybetmekte. İrtifası öyle hızlı ki, baş aşağı gidiyor. İyice loser durumuna gelen bir paralel Ankara temsilcisi attığı tweetlerle suikast iması yapıyor. Kaybettiklerini buradan anlayabiliriz. İyice kafayı kırdılar. Millet nezdinde itibarları şu an sıfır. Allah Pensilvanya'nın taksiratını affetsin.

Her seçim döneminden sonra halkı aşağılayan, küçümseyen yazarlar, televizyon programcıları gene belirdiler. Biliyorsunuz yağmur yağdıktan sonra sülükler kendilerini hemen gösterirler. Bunlarınki de o durum. 30 Mart'ta bunların bir kısmı tasfiye oldu, 10 Ağustos sonrası bir kısmı da silinip gidecek. Bir iki sene içinde şu anda halkı aşağılayanların bir kısmı da mecburen tasfiye olacak. Çünkü halkı hiçe sayarak, küçümseyerek bir yere varılmıyor. Ana akım medyada böyle isimler kendine yer bulamaz. Devletin en mahrem bilgileri dahi ortalığa saçıldığında bunu kınayamayan, tapeleri ortaya saçan paralel çeteye tek laf edemeyenler inandırıcılıklarını kaybederler.

30 Mart seçimlerinden hemen sonra şöyle yazmıştım. Bu yazdıklarım geçerliliğini hala koruyor:

'Gazetelerde arada bir şöyle haberler okursunuz... Türk siyasetinde hiç de önemli olmayan bir figür çıkar ve 'Türkiye'nin yeni bir sol partiye ihtiyacı vardır' diye bir şeyler yumurtlar. Ya da, 'Türkiye'nin umudu sol' gibi kime hizmet ettiğini hiç bilmediğimiz laflar türer. Aslında Türkiye'de kimsenin böyle bir talebi yoktur. Bu lafları uyduranların çoğu sol Kemalist'tir. Türkiye yapı olarak muhafazakâr ve gelenekçidir. Mevcut siyasi yelpazede kendisine sol diyen bayağı parti var ama yüzlerine bakan yok.

Her halkın bir mayası vardır ve halk o mayayla yoğrulur. Türkiye Cumhuriyeti sevseniz de sevmeseniz de Osmanlı İmparatorluğu'nun devamıdır ve hepimiz Osmanlı'nın torunlarıyız. Bana inanmıyorsanız Halil İnalcık'ın 'Devlet-i Aliyye' kitabına bakabilirsiniz. 1923'te kurulan Cumhuriyet kimseye uymayan bir elbiseyi zorla giydirmek istedi. Ama 1950'de çok partili hayata geçtikten sonra ve eğitim düzeyi arttıkça bazı şeyler daha da açığa çıktı.

Siyaset halka hizmet için yapılır. Yol yaparsınız, köprü yaparsınız, hastane, okul açarsınız. İstihdam sağlarsınız. Şimdi şöyle bir düşünün ve bu ülkedeki önemli hastane, köprü, yol, okul, havaalanı vb. kim yaptı bir düşünün. En özgürlükçü adımları Erdoğan'ın attığını unutmamak lazım. Rahmetli Menderes'in ve Özal'ın yaptıklarını anlatmaya bu sayfalar yetmez. Aynı şekilde Erdoğan'ın da, ki bütün olan bitene rağmen hâlâ niçin tek başına iktidar olduğunun ve bugün seçim olsa yine tek başına iktidar olacağının cevabı da burada saklı.

Şimdiki durumda da aslında iki sağ kavga ediyor. Kemalist-laik ve bir kısım sol da bakınıyor. Ne olduğunu anlayamıyor. Türkiye'de AK Parti olmasa oylar gene CHP ya da MHP'ye gitmeyecek. Başka bir oluşumda toplanacak oylar. Sizlere düşen her şeye, bütün kara propagandalara, hukuksuzluklara, 12 yıllık muhalefete rağmen halkın size niçin itibar etmediğine kafa yormanız. Niçin iktidar olamayacağını bildiğiniz halde bunu kendinize dahi itiraf edememeniz sizi içten çürütüyor. Buradan başlarsanız bayağı yol alırsınız!'

Evet, Erdoğan ve AK Parti gitse de millet tercihini CHP ya da MHP'den yapmayacaktır. Özgürlükleri genişletmeyen, çözüm sürecine ayak direten, paralel çeteyle mücadele etmeyen, Batı'dan ürken, İsrail'in maşası olan, sömürge kafalı herkes yeni Türkiye'de olmayacak. Olması da mümkün değil.

Türkiye bu saatten sonra geriye gidemez. Ayrıca muhalefeti başarısızlığından dolayı eleştiren bazı medya mensupları, akademisyen ve yazarlar da kalemlerini bıraksalar iyi olacak. Muhalefet başarısız, onlar daha başarısız. Ama hiç kendilerini sorgulamıyorlar. 17 ve 25 Aralık darbe girişimleriyle hükümetin gideceğini varsayan, Gezi'den sonra Erdoğan'ın işi bitti ve Türkiye'yi idare edemez diyen biri bence emekli olup bahçe, çiçek işlerine girsin. Gerçi bunlar onu da beceremez ama en azından bir işe yararlar.

Unutmayın, yenilmediniz, millet sizi mağlup etti. Bütün sosyolojik analizleriniz, tespitleriniz, varsayımlarınız çöpe gitti.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler